Görüşme Notları: Öcalan: Muhatap halkın temsilcileridir
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 17.06.2006, 10:17:24 (2879 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
KKK Önderi Abdullah Öcalan, Kürt sorununun çözümü için halkın seçtiği temsilcilerin muhatap alınabileceğini söyledi. Öcalan, herhangi bir savaş durumunda Türkiye’yi ciddi tehlikelerin beklediğine dikkat çekti.

Kürdistan Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan, Kürt sorununun çözümünde halkın seçilmiş temsilcilerine işaret etti. Türkiye’de bir savaşın ciddi tehlikeler yaratacağına dikkat çeken Öcalan, “Türkiye bizi dikkate almak zorunda. İlle de beni muhatap almaları gerekmez. Halkın seçilmiş temsilcileri var, demokratik kitle örgütleri var” dedi.

Öcalan, Çarşamba günü avukatları ile yaptığı görüşmede Kürt sorununun çözümüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu...


Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e ve Meclis Başkanı Bülent Arınç’a 8 ve 11 sayfalık mektuplar yazdığını belirten Öcalan, Hükümetin kalıcı çözümler için irade göstermesi gerektiğini kaydetti.

Kürt sorununun şiddetle, tasfiye ile çözülemeyeceğinin bir kez daha anlaşıldığını vurgulayan Öcalan, yazdığı mektuplara ilişkin şunları söyledi: “Ben mektuplarda üzerime düşeni yapacağımı Sayın Cumhurbaşkanı’na ve Meclis Başkanı’na da anlattım. Bir kez daha söylüyorum; Terörle Mücadele Yasa Tasarısı geri çekilmelidir. Yasanın yürürlüğe girmesi savaş ilanıdır. Bu toplu imhayı dayatmadır.”

Böylesi bir savaşın yaşanması durumunda Türkiye’yi ciddi tehlikelerin beklediğine dikkat çeken Öcalan, “Türkiye bizi dikkate almak zorunda. İlle de beni muhatap almaları gerekmez. Halkın seçilmiş temsilcileri var, demokratik kitle örgütleri var. Aksi halde Türkiye de Iraklaşır. Türkiye ekonomisinin daha şimdiden başlayan krizleri daha da derinleşir” dedi.

‘Demokrasi hamlesine ihtiyaç var’

KKK Önderi Abdullah Öcalan yazdığı mektupların içeriğine ilişkin ayrıca şunları da söyledi: “Cumhurbaşkanı’na yazdığım mektubun ana fikrini söyleyeyim. Özetle Amasya Tamimi’nin günümüzde güncelleşmesine ilişkindi. Meclis Başkanı’na yazdığım mektupta ise 1919’da Meclis-i Mebusan’da kabul edilen Misak-ı Milli’nin bugüne uyarlanması konusuna değindim.”

O dönem Cumhuriyet’in kuruluşu için yapılan hamlenin bugün demokrasinin kurulması için yapılmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan KKK Önderi Öcalan, “hatta buna Misak-ı Demokrasi de diyebiliriz. Kaboğlu’nun 1921 Anayasası’na ilişkin bir değerlendirmesi vardı. 1921 Anayasası o dönemin ilerici bir anayasası olup Cumhuriyeti kuran anayasadır. Biz bu anayasanın bugün tekrar uygulanmasını istiyoruz. O dönem için geçerli olup da bugün geri sayılabilecek yönleri hariç. Daha sonra çıkarılan 1924 anayasası Cumhuriyeti kuran anayasa değildir. Bu anayasa ile 1921 anayasasının olumlu yönleri ortadan kaldırılmıştır” dedi. Mektuplarda Kürt sorununa ilişkin görüşlerini de açıkladığını belirten Öcalan, Türkiye eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal zamanında başlayan diyalog ve ateşkes süreçlerini anlattığına dikkat çekti.

‘Erdoğan meclisten yetki almalı’

Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın Kürt sorununun çözümüne ilişkin olarak İspanya’daki gibi Meclis’ten yetki alması gerektiğini kaydeden Öcalan devamla şunları söyledi: “Başbakan’ın harekete geçip yeşil ışık yakması halinde ben burada elimden gelen her şeyi yapmaya çalışacağımı daha önce de söyledim. PKK halen kontrol edilebilir durumdadır. Bu önemlidir. Çatışmalı süreç uzun sürer ve derinleşirse PKK başka güçlerin kontrolü altına da girebilir.” Mektuplarına yanıt verilmemesinin çözümsüzlük anlamına geldiğini belirten Öcalan, imhanın dayatılması durumunda HPG güçlerinin tüm tedbirlerini alarak kendini savunacağını vurguladı.

‘TMY 6.maddesi örgütten kaçanlar için’

Terörle Mücadele Yasası’nın yürürlüğe girmesinin savaş ilanı anlamına geleceğini belirten Öcalalan, yasa tasarısı’nın geri çekilmesini istedi. Öcalan “ bu yasa savaş ilanıdır. Toplu imhayı dayatmadır” diye konuştu. Yasa’nın 6.maddesine ilişkin de görüş belirten Öcalan, ilgili maddenin örgütten kaçanlar için tasarıya konduğunu belirtti. YNK lideri Talabani’nin 2003 yılında yaptığı Ankara ziyaretini ve Erdoğan’a ‘Öcalan’ı niye konuşturuyorsunuz’ diye sorduğunu anımsatan Öcalan sözlerini şöyle sürdürdü; “Talabani bu cümlesi ile Öcalan’ı muhatap almayın diyordu. O zaman PKK’ye dönük ciddi bir tasfiye planı olduğunu anladım. Benim yerime kaçanları muhatap hale getireceklerdi. ABD kürt burjuvazisi üzerinden sorunu kendi denetimine alarak, kendi yöntemlerini, kendi politikalarını hayata geçirmek istiyorlardı. Osman ve yanındakiler Talabani’nin himayesine, Nizamettin Taş ile Hıdır Sarıkaya da Neçirvan Barzani’nin himayesine girdiler. Bunların amacı partiyi dağıtmaktı. Yanlarında götürebildikleri kadar insanı götürmek istediler. Fakat ne parti ne de halk bunlara tenezzül etmedi. Bunların gerçek yüzlerini gördüler. Böyle olunca ABD ve diğerleri de bunlardan birşey çıkmayacağını anladı.”

Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in TMY’nin 6.maddesine ilişkin “Öcalan yararlanmayacak ama diğer yöneticiler yararlanabilmeli” şeklindeki ifadesinden de bu maddenin örgütten kaçanlar için olduğu sonucunun çıktığını dile getiren Öcalan, “Bu sözden anladığım, bu maddenin partiden kaçan yöneticiler için olduğudur. Fakat bu yasa da yine gelip bana takıldı. Çünkü Anayasa’nın eşitlik ilkesi nedeniyle bunun herkesi uygulanması durumu ortaya çıkacaktı.”

‘GAP kandırmacadan ibarettir’

Çözüm için ortaya atılan projelerle çözümsüzlüğün daha da derinleştirildiğini belirten Öcalan, GAP projesinin de bunlardan biri olduğunu kaydetti. GAP projesinin kandırmacadan ibaret olduğunu vurgulayan Öcalan, “Bu proje ile Kürt halkına oltaya takılacak balık muamelesi yapılıyor. Bir yandan da halk bilinçli işsizlik politikasıyla terbiye edilmeye çalışılıyor” dedi. Ilımlı İslam modelinin de Türkiye’ye çözüm getirmeyeceğini ifade eden Öcalan şunları söyledi: “Yaşanan laik-anti laik kamplaşması tehlikelidir. Bu aynı zamanda tüccar sınıfı ile bürokrasinin rant ve iktidar savaşıdır.”

Komala çatı örgütüdür

Komala sistemi üzerine de değerlendirmede bulunan Öcalan, “Komala sistemi bütün toplulukların örgütlenip kendilerini ifade edebildikleri bir çatı örgütlenmesidir. Kom kelimesi Aryanca’da grup anlamına gelir, Komala kelimesi ise topluluk anlamına geliyor” dedi. Dünya devletlerinin örgütlenmesi olarak BM’deki yapılanmaya da benzediğine dikkat çeken Öcalan Komala sistemine ilişkin şunları söyledi: “Hukuk, Genel Savunma ve Güvenlik Konseyi, Genel Yönetim. Üçlü sistem bu. Türkiye’nin demokratikleşmesi için de bu üçte üç sistemi uygulanmalıdır. Siyaset, Devlet ve Toplumun demokratik şekilde dönüştürülmesi gerekir. İlk olarak siyasetin demokratikleştirilmesi için; birey, siyasi partiler ve STÖ’ler üzerinden hareket edilir. Bir kere birey bilinçlenmeli özgürleşmeli. Bu konuda Anarşistler bile incelenebilir. Siyasi Partiler ve Siyasi Partiler Yasası ile Seçim Yasası demokratikleşmeli. İkinci olarak devletin demokratikleşmesi için; Anayasa Konseyi, Senato ve Temsilciler Meclisi gibi yapılanma olabilir. Anayasa Mahkemesi, yetkileri genişletilerek bir çeşit Anayasa Konseyi şeklinde örgütlenebilir. Senato üyeleri için seçilmeleri gerekmez, yaşlı ve bilgelerden oluşturulabilir. Yine Duma benzeri Temsilciler Meclisi olabilir. Üçüncü olarak, toplumun demokratikleşmesi için; ekolojik yaklaşım, kadın özgürlüğü, topluluk ekonomisi. Kadın özgürlüğü için, özgür erkek ve özgür kadının yaratılması. Kadınlar da özerk yapılarını korurlar, zaten ayrı örgütlenmeleri var, ama Komala Sisteminin çatısı altında onun bütünlüğü içinde hareket etmelidirler.”

Milliyetçi olmadığını vurgulayan Öcalan, bu sistemin Irak’ta kurulmaya çalışılan Kürt federe devletine benzemediğini belirtti. Her ülke için ayrı bir “komala” olabileceğini kaydeden Öcalan, “Türkiye Komalası, Irak Komalası, Suriye Komalası da olabilir. Bunların içinde bütün etniseteler yer alabilir” dedi. Komala adında bir gazetenin de çıkarılabileceğini ifade eden Öcalan, bu sistemin basında iyi işlenmesi gerektiğini söyledi. Komala sisteminin ideoloğu olduğunu ve fahri sözcülüğünü yaptığını belirten Öcalan, “bu ilan edilebilir. Wallerstein ve Bakunin’in fikirleri benzer ama onlar benim gibi bir sisteme oturtamamışlardır. Ben bunu bir sisteme oturttum” dedi.

‘Tek başkan olursa kadın olsun’

Öcalan, Demokratik Toplum Partisi (DTP)’ndeki eşbaşkanlık tartışmalarına ilişkin de görüşlerini ortaya koydu. Eşbaşkanlığın fiili olarak yürütülebileceğini belirten Öcalan, “bir erkek bir kadın yine yürütmelidir. İlla bir kişi olacaksa da kadın olabilir. Kadınlarımız bunu hak etmiyor mu?” dedi.

DTP’nin içinde bulunduğu durumdan rahatsız olduğunu vurgulayan Öcalan şunları söyledi: “DTP’nin durumunu beğenmiyorum. Ne yapıyorlar, çalışmıyorlar mı? Belediye Başkanları da kendilerini meclise atma planları mı yapıyorlar? Daha önce de söylemiştim, şehir meclislerini hayata geçirilebilir.” Şehir meclisleri için yasal engelin olmadığını kaydeden Öcalan, “illa Kürtler için olacak diye bir şey yok. Diyarbakır’da olduğu gibi Denizli’de de olabilir. Şehrin insanları toplanıp 300-400 kişilik bu meclislerde şehrin her tür ekonomik sosyal sorunlarını tartışabilirler” dedi. Diyarbakır Belediyesi’nin çalışmalarını da eleştiren Öcalan, “Belediye ne yapıyor? Gençlerin tiyatro ve sinema yapabilecekleri bir merkez kurabilirler. Dil üzerinde durabilirler. Eğer çalışması gerekenler çalışmıyorlarsa kendisine güvenen yetkin yurtseverler bu çalışmaları ve projeleri hayata geçirmeyi üstlenebilirler. Halk da çalışmayan ve çalışmak isteyenleri engelleyenlerin yüzlerine tükürür” diye vurguladı. Halkın bu tepkisi için Öcalan, Avrupa’da çalışmayan temsilcilere çürük meyve ve sebze atma eylemlerini hatırlattı.

Seçim için geniş ittifak çalışmalarının devam etmesi gerektiğini belirten Öcalan, İtalya’daki zeytin dalını örnek vererek, “Kendi Prodilerini çıkarsınlar” dedi.

‘Moral gücüyle dayanıyorum’

KKK Önderi Abdullah Öcalan sağlık sorunlarına ilişkin de açıklamada bulundu. Boğazındaki akıntının devam ettiğini belirten Öcalan, “bunun dışında öyle kalp gibi önemli ciddi bir hastalığım yok, genetik bir hastalığım da yok, bu anlamda sağlıklıyım, ölümcül bir sağlık sorunum yok. Koşullar ne olursa olsun intihar gibi bir zayıflığa düşmeyeceğim. Burada ölürsem bu kesinlikle benden kaynaklı olmayacaktır. Burada ölümüm de yaşamım da devlete bağlı” dedi.

İmralı koşullarında yaşayabilmek için çok güçlü bir irade, manevi ve moral gücünün olması gerektiğini vurgulayan Öcalan şunları söyledi: “Benim çok güçlü bir fikir dünyam var. Sürekli değişik konular üzerinde düşünüp yeni fikirler oluşturuyorum. Bir konu alıp iki-üç saat üzerine düşünüyor, fikir üretiyorum. Daha sonra başka konular üzerinde aynı şekilde duruyorum. Burası normal cezaevleri gibi değil. Üretken olmazsam burada dayanılmaz.”

‘Zavallı bir erkeğe teslim olmak kurtuluş değil’

Cezaevlerindeki kadın tutuklulardan mektuplar aldığını belirten Öcalan, “bu mektuplarda güzel değerlendirmeler de var, sorunlardan bahseden, şikayetleri dile getirenler de var. Belki kimi kadın arkadaşlar, evlenip çoluk çocuğa karışma yaşlarının geçtiğini düşünüyorlar. Kurtuluşu kendilerini zavallı bir erkeğe teslim etmekte görüyorlar. Bu, kendini bir aslanın kucağına atmaktan farksız değildir. Bu şekilde mi özgürleşecekler ve halkı özgürleştirecekler. Kolay değil beşbin yıllık şekillenme var. Özgür yaşam bunun tam tersini yapmaktır. Özgür, onurlu ve güçlü şekilde erkekle ilişkilensinler” dedi. Kendisine ilişkin çıkarılan özel kısıtlayıcı yasalardan mağdur olanların bu durumlarını AİHM’e taşıması gerektiğini belirten KKK Önderi Abdullah Öcalan, “Benim bu şekilde ele alınışım Türkiye’nin demokratikleşmesine de engel oluyor” dedi.

HABER MERKEZİ
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: setxan62     Tarih : 2006-06-17 13:09:25     Puan :

Yazan: ronin123     Tarih : 2006-06-17 16:28:38     Puan :
az kaldı çok az birgün halk mahkemelerinde ağarların çillerlerin namussuz anıtların yargılanacağı ve gözbebeklerimizin özgürleşeceği güne

Yazan: nugerin     Tarih : 2006-06-17 21:57:57     Puan :

Yazan: nugerin     Tarih : 2006-06-17 22:02:13     Puan :
öndrelik dört duvar arsında eğer gündemi ve süreçi bu kadar muazam bir şekilde değerlendirip çözüm sunuyoysa ACİLEN aydınlar,demokratlar,sivil örgütler ve hükümet bunları anlayıp pratiğe koyulmalıdır.ki güzel yarınlar gelebilsin,

Yazan: sipansahan     Tarih : 2006-06-17 23:44:58     Puan :
Bu sese bugun kulak vermeyenler yarin yarattiklari enkazin altinda gomulmeye mahkumdurlar.

BIJI SEROK APO

Yazan: arhatcan     Tarih : 2006-06-18 10:55:14     Puan :
özellikle halkın seçtikleri ve sivil toplum örgütü yöneticileri bunca güzel degerlendirme ve projeleri ne zaman yorumlayıp, algılayıp hayata geçirecekler...

Yazan: vedo     Tarih : 2006-06-18 12:07:11     Puan :
başkan apoyla ilgili bir haber bir görüntü bir ses duyunca sadece ağlamak istiyorum.seni çok seviyorum başkanım hemde kendimden çok.

Yazan: busar     Tarih : 2006-06-18 17:49:21     Puan :
ÖNDERLIGIMIZI BIZDEN ALDINIZ DÜNYAMIZI KARARTINIZ AMA ICIMIZDEKI KIN NEVRET INTIKAM DUYGUSU GIDEREK AGIRLASIYOR ARTIK GÜN APOCU RUHLA EYLEM YAPMA GÜNÜDÜR REBER APONUN ETRAFINDA ATESTEN BIR CHEMBER OLUSTURMA GÜNÜDÜR TÜRKIYEYI CHENEME CEVIRMEK GÖREVIMIZDIR YA BASKAN APOYLA ÖZGÜRLÜK YADA ONURLU BIR ÖLÜM BIJI APO SEROK BIJI PKK BIJI TAK BIJI HPG

Yazan: VIYAN_DENIZ     Tarih : 2006-06-20 00:14:49     Puan :
merhaba bence ne yorum eklenir nede dusunce belirte bilir insan tek kelimeyle mukemel bir eserdir her insan bunu hayatlastirmasi gerekir ve tabiki orgut militanlari iyice okuyup yasamlastirmalidir bastan kendisinde tabiki

En çok okunan haberler
· HPG: 6 AĞUSTOS HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Hüseyin T: Bombayı babam bile koysa kabul etmem
· HPG’den Emniyet Müdürlüğü Binası’na saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
· Öcalan’a 1 ton C4 ile suikast ittirafı
· 7 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Ateşin başındaki Makolu kadın gerilla
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir
· Swoboda: Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınmalı
· Kürtlere Kerkük kuşatması!
· 'Barbar Polis Tartıştığı Genci Karnından Vurarak Öldürdü'

Görüşme Notları
· Öcalan: Ergenekon doğrudan ABD operasyonudur
· Öcalan: Tasfiye edilemeyeceğim anlaşıldı
· Öcalan: Sol ciddi alternatif olabilir
· Öcalan: İmralı Diyarbakır Cezaevi'ne dönüştü
· Öcalan: GAP Paketi ile işbirlikçi Kürt yaratacaklar
· Öcalan Erdoğan'a yine çözüm çağrısı yaptı
· Öcalan: PKK'yi sınır dışına çıkarabilirim
· 13.05.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 12.04.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 10.05.1999 Tarihli Görüşme Notu

© Rojaciwan.com