Görüşme Notları: Öcalan'dan referandum önerisi
Gönderen: EVINA Tarih: 30.06.2006, 13:18:05 (2487 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

İSTANBUL (30.06.2006)- Avukatları ile yaptığı görüşmede üç aşamalı demokratik çözüm önerisinde bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, önerinin Meclis'te reddedilmesi halinde referanduma gidilmesini istedi. Öcalan, seçimlere bağımsız adaylarla da girilebileceğini söyledi. Öcalan görüşmesinde ayrıca Güney Kürtleriyle doğru temelde ittifakın yapılabileceğini vurguladı.

Referanduma gidilmesini isteyen Öcalan'ın önerilerini şöyle sıraladı: Türkiye'nin her tarafında Demokratik Çözüm ve Barış Arayışı Konferansları yapılsın. Altı ay boyunca her şey tartışılsın tartışılır. değişik toplum kesimleri katılır. Konferans sonuçları Meclis'e sunulsun. Meclis soruna bir çözüm getirsin Meclis bir çözüm bulamazsa, üçüncü aşamaya geçilsin. Sonuçlar referanduma sunulsun.

Eğer ayrılık çıkarsa bizi ayrılıkçılıkla damgalasınlar. Kürtler için önerim, ayrılıkçılık değil demokratik özerkliktir

Bu hafta 8. kez avukatları ile gören Öcalan, kamuoyuna önemli mesajlar verdi. Edinilen bilgiye göre, Öcalan, görüşmede avukatlarına 8 hafta boyunca görüştürülmesini "diyalog ve iletişimin sürmesi" açısından önemli bulduğunu söyledi.

25 Haziran'da gerçekleştirilen DTP 1. Kongresi'ne değinen Öcalan, coşkulu geçen kongrenin olumlu hava yaratması temennisinde bulundu. Öcalan, şunları dile getirdi: "Sanırım DTP Kongresi iyi geçmiş, kırk bin civarında bir katılım olmuş. Kongre'nin coşkulu geçmesi umarım olumlu bir hava yaratır. Orhan Doğan'ın röportajın da bahsettiği şeyler vardı, bazen böyle şeyler söyler ama hayalcilik yapmamak lazım, gerçekçi olmak lazım. PKK ile mesafe konusu sanıyorum siyasallaşma anlamında söylenmiştir. Bu anlamda doğrudur. Kreschmer bizi anlamamış görünüyor, benim düşüncelerimin ona da aktarılması gerekir."

ÖNERİLER MECLİS'E SUNULSUN

Abdullah Öcalan'ın avukatları ile yaptığı görüşmede çözüm önerilerine de değindiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, "Ben çetecilere ve darbecilere karşı demokratik çözüm ve demokratik birlik öneriyorum" diyen Öcalan, üç aşamalı çözüm önerisinde bulundu: Öcalan'ın çözüm önerileri şöyle:

"1. aşamada Demokratik Çözüm ve Barış Arayışı Konferansları yapılır. Altı ay boyunca her şey tartışılır. Bu Konferanslarda etnik sorun, Kürt sorunu, Türk sorunu, her sorun tartışılır, konuşulur. Türkiye'nin her tarafında bu konferanslar yapılır, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, değişik toplum kesimleri katılır. 2. aşamada konferans sonuçları Meclis'e sunulur. Meclis'in bir çözüm getirmesi beklenir. Eğer Meclis bir çözüm bulamazsa, üçüncü aşamaya geçilir. 3. aşamada Meclis'in çözüm getirmemesi nedeniyle sonuçlar referanduma sunulur. Eğer ayrılık çıkarsa o zaman bizi ayrılıkçılıkla damgalasınlar. Benim Kürtler için önerim, ayrılıkçılık değil demokratik özerkliktir."

'YANIT VERİLSİN'

Çeşitli çevrelerde kendisi aleyhine yürütülen propaganda faaliyetlerine de değinen Öcalan, bir broşür hazırlanarak yöneltilen saldırılara yanıt verilmesini istedi. Nizamettin ve Osman grubunun kendisine yönelttiği eleştirileri hatırlatan Öcalan, "Sağda solda benim için konuşuyorlardı, ama biraz duruldu sanıyorum. Benim bunları bilme ve cevap verme hakkım var. Bir broşür hazırlanarak şahsıma karşı yapılan saldırılara cevap olunabilinir" şeklinde konuştu.

Öcalan, Türkiye sağ cenadından kendisine yöneltilen eleştiriler için de şunları dile getirdi: "Yaşar Okuyan'ın gazetedeki demecini okudum. 'Atatürk'ten sonra başta ben olmak üzere hepimiz hata yaptık, şimdi de bu hataları düzeltmeliyiz' diyor. Çok şaşırdım. Onlar da gördü ama milliyetçilik temelinde yaklaşıyorlar. Muhsin Yazıcıoğlu benim için 'idam edilmeliydi' diyor. Bu çok tehlikelidir. Böyle olursa her şey kontrolden çıkar. 3 milyonu aşkın insanın beni desteklediği söyleniyor. Aslında bu on milyondur. Onlara teşekkür ediyorum. Benim idam edilmem durumunda savaş hızlı gelişir ve binlerce insan ölür."

Bu hafta da cumhuriyetin demokratikleştirilmesi konusuna değinen Öcalan, konuyla ilgili şu hususların altındı çizdi: "Cumhuriyeti demokratikleştirmeden olmaz. Fransa Cumhuriyeti kurdu ama tam demokratikleştiremediği için şimdi krizde. Fransız düşünürler örneğin Saint Simon'da da eşitlik ve özgürlük düşünceleri vardı. Fransız Devrimi düşüncelerini bunlara dayandırdı, ama Cumhuriyet demokratikleşmeyince bu düşünceler ütopya olarak kaldı. Sonra Proudhon, Marks gibi düşünürlerle de aynı düşünceler devam etti. Ben bu konuda daha ayrıntılı çalışma yapıyorum. Rusya'daki deneyim de demokratikleşmeyince çöktü. Üç yüz yıllık Cumhuriyet düşüncesi, uygulaması nihayetinde demokratikleşemeyince başarılı olamadı."

'KOMALA SİSTEMİ ÖNEMLİ'

Ulus-devlet konusundaki fikirlerinin belli olduğunu hatırlatan Öcalan, "Benim ulus-devlet konusundaki fikirlerim belli. Avrupa için Avrupa Konfederasyonunu, Ortadoğu için Ortadoğu Konfederalizmi, BM için de yeniden yapılanması konusundaki düşüncelerimi daha önce tartışmıştım. Bu düşünceler kavranıyor mu, gazete ve televizyonda tartışılıyor mu bilemiyorum. Kürtler için de Komala sistemi önemlidir. Komala örgütlenmesi, şirket, kooperatif gibi topluluk örgütlenmelerine benzer şekilde toplumun demokratik örgütlenmesidir. Bugün Güney'de olan oluşumun ideolojisi milliyetçilik, örgütlenmesi devlettir. Halbuki ben Komala sisteminde toplumun demokratik örgütlenmesini öneriyorum" diye konuştu.

Her hafta anlaşılmamasını eleştiren Öcalan, bu haftada bu konuya değindi. Öcalan, bir kez daha şu hususların altını çizdi: "Benim demokratik çözüme dönük düşüncelerimin samimiyetini tartışıyorlarsa, bunlar delidir, beni anlamıyorlar. Beni dar milliyetçi olarak göstermek istediler. Gidip baksınlar. 1975'te ADÖD (Ankara Demokratik Öğrenci Derneği) başkanıydım. O zamanki konuşmalarıma baksınlar. Ben o zaman da Türklerin ve Kürtlerin ittifakını savunuyordum. Bu konuda önceki ve devam eden süreçlerdeki konuşmalarım ortada, derli toplu incelense anlaşılır. Ama o zaman Türk Solu bile bizi anlamadı, dar yaklaştılar. PKK'nin kurucuları Haki Karer, Kemal Pir ve hala Duran Kalkan Türk değil mi? Biz bu arkadaşlarla bu konuları çok konuşuyorduk. Ben Kürtlerin 1071'de ve Çanakkale Savaşı'nda Türklerle birlikte yaşama eğilimini ortaya koyduğunu söylemiştim. Benim bu türden ve devam eden demokratik çözüm düşüncelerim biliniyor."

GÜNEYLE DOĞRU TEMELDE İTTİFAK

Öcalan, bu görüşmede geçmişte Güney Kürdistanla ilişkilere dikkat çekerek, Güneydeki Kürtlerle doğru temelde ittifak yapılabileceğini söyledi.

Öcalan, şöyle dedi: "ABD Kürtler içinde gelişen milliyetçi ulusçuluğa beni engel gördüğünden tasfiye kararı aldı. Çünkü benim ideolojim milliyetçilik değil, demokratik birliktir. Bu süreçte Avrupa Birliği de Kemal Burkay, İbrahim Güçlü gibilere olanak sağlayarak ABD'nin tasfiyesine güç verdi. Geçmişte Türkiye de, Güney'deki Kürtler'le bize karşı ittifak yaparak bizi tasfiye etmeye çalıştılar. Türkiye bu konudaki hatasını anladı. Bugün Güney'deki Kürtlerle doğru temelde ittifak yapılabilir. Ama bizi tasfiye etmeye kalkarlarsa sonuna kadar mücadele edecek gücümüz var. ABD şimdi Ortadoğu'daki despotik ulus devletlerden desteğini çekti. ABD 50 yıldır despotik ulus devletleri desteklediği için hata yaptığını söyledi. Bush, 'Çağımızın Hitler'i Ahmedinecattır' diyor. Doğrudur. İslamın ılımlısı radikali olmaz.Türk-islam sentezi de olmaz. İran da Şia milliyetçiliği var. Suriye'de de BAAS milliyetçiliği var. Biliyorsunuz Irak'ta despotik ulus devlet yıkıldı."

SAVAŞIN ÖNÜNE GEÇMEK İSTİYORUM

"Türkiye'deki Kürtler içinde ulusçuluk gelişirse Suriye, İran veya ABD de desteklerse yapılacak bir şey kalmaz" diyen Öcalan, "İşte Irak'ta bir avuç Kürt'le Saddam rejimini yerle bir ettiler. Demokratik çözüm yerine savaş gelişirse Türkiye'deki Kürtleri de kullanmak isterler. Ben savaşın önüne geçmek istiyorum. Çünkü savaş devam ederse benim de kontrol edemeyeceğim durumlar ortaya çıkar. Böyle bir savaşta halklar kaybeder" şeklinde konuştu.

Öcalan şöyle devam etti: "Almanlar Osmanlı İmparatorluğu'nda İttihat ve Terraki'yi destekleyerek parçalanmasına neden oldular. Batı, Ermeniler, Süryaniler ve Asuriler'le ticaret yaptı, bunlar da milliyetçi ulusçuluğu geliştirdi. Sonra da Ermeniler ve Süryaniler katledildi, Kürtler de kullanıldı. Mustafa Kemal, kurtuluşun milliyetçilikle olamayacağını gördü, ayrıca kurtuluş savaşında hiçbir yabancı güce de dayanmadı. Kürtlerle ve diğer halklarla ittifakı esas aldı. Mustafa Kemal "Özgürlük benim karakterimdir" demişti. Özgürlük benim de karakterimdir. İkinci Cumhuriyet demokratik cumhuriyettir. Ben de bunu savunuyorum."

'ABD İSTERSE DARBE OLUR'

Türkiye'nin bir darbecilik geleneği olduğunu vurgulayan Öcalan, ABD'nin istemesi halinde darbe olacağını söyledi.

Öcalan, "Türkiye'de bir darbecilik geleneği var. Türkiye'de ABD isterse yarın darbe olur. Şu anda ABD bir darbe olmasını istemiyor. Ama olmaz demiyorum, ben kahin değilim. Türkiye'deki bütün darbelerde ABD'nin rolü vardır. 27 Mayıs'ta Adnan Menderes Moskova'ya gitti bir hafta sonra darbe oldu. 12 Mart ve 12 Eylül'de de benzer süreçler yaşandı. 28 Şubat sürecini dahi Çevik Bir üzerinden ABD yönetti. Şangay beşlisi ile Çin ve Rusya'ya dayanarak darbe yapamazlar. Devlet içindeki çeteler ciddi bir şekilde darbe yapmak istiyor ama ABD istemiyor" dedi.

'RAHŞAN KURTARAMAZ'

Son günlerde sağda ve solda yürütülen siyasal ittifak çalışmalarının ülkeyi kurtarmayacağını vurgulayan Öcalan, şöyle devam etti: "İşte şimdi Rahşan Ecevit sağa sola koşuyor. Bu yöntemlerle cumhuriyet kurtarılamaz. Mesut Yılmaz'ın da siyasete döneceği söyleniyor. Bunlar alternatif olamazlar. Demokrasiyi inşa etmek gerek. Baykal ve Erdoğan siyasetinin başarılı olamayacağı görüldü, yeni alternatifler yaratmaya çalışıyorlar."

SEÇİMLERE BAĞIMSIZ DA GİRİLEBİLİR

Sol ittifak konusuna da değinen Öcalan, "Türkiye'de geniş demokratik güçlerle ittifak yapılarak sonuç alınmalıdır" dedi ve şöyle devam etti: "Bu konuda İtalya örneğini vermiştim. Eğer böyle bir demokratik ittifakın geliştirilmesi hususunda sonuç alınamazsa, meclise bağımsız adaylarla girme de olabilir."

Son günlerde artış eğrisi gösteren çatışmalara da değinen Öcalan, çatışmaların ciddi boyutta olduğunu bilmesi halinde bazı açıklamalarda bulunabileceğini kaydetti. Öcalan,"Şu anda da çatışmaları radyodan dinliyorum. Her yerde ve yoğun çatışmalar var. Bugün de radyoda çatışma haberi vardı. Kayıplar galiba karşılıklıdır. Basın kayıplar konusunda sınırlı rakam veriyor. Kayıplara üzülüyorum. Eğer çatışmalar ciddi boyutta ve tırmanmış durumdaysa, ortam da çok gerginse bazı açıklamalar yapabilirim" şeklinde konuştu.

'ÇÖZÜMSÜZLÜK KRİZ ÜRETİR'

Türkiye'de yaşanan ekonomik ve siyasi krize de değinen Öcalan, şu görüşleri dile getirdi: "Türkiye'nin ekonomisi de siyaseti de oldukça kötü durumda. Kürt sorunu da burada bir manivela görevi görüyor. Kürt sorunu çözülmediği müddetçe ekonomi ve siyasetteki kriz devam eder. Türkiye'nin bir çok şeyini sattılar, daha da satacaklar. Zaten mevcut borcu da Duyun-u Umumiye'den daha fazladır. Ekonomi ve siyasette çok ciddi bir manüpülasyon var. Bu bir mekanizmadır. Düğmeye basıldığında kriz devreye girer. Oysa demokratikleşme ve Kürt sorunun çözümü ile birlikte çetecilik ve krizler aşılır."

'OSMAN ÇETE'

Öcalan, görüşmede devlet ve PKK içindeki çeteleşme olgusuna da değindi. Öcalan konuya ilişkin şu hususların altını çizdi: "Türkiye'nin demokratikleşmesi gerekir. Oysa bizde de devlette de çok büyük çeteleşme var. Devletteki çeteler 'devlet biziz' diyorlar. Bizdeki çeteler ise 'PKK biziz' diyorlar. İşte görülüyor ki devletin her tarafını çeteler sarmış; Sauna Çetesi, Susurluk çetesi, Şemdinli çetesi....., işte Danıştay baskını. Daha büyük baskınlar da olabilir, Bab-ı Ali baskını gibi. Mahir kaynak da Mit Müsteşarı da söylüyor, Cumhuriyet'in tehlikede olduğunu ben de söylemiştim. Botan-Nizamettin, Şemdin, Çürükkaya kardeşler gibiler var. Osman da biraz böyle. Bunu nasıl söylüyorlar bilmiyorum, ama çılgınlıktır bu. Bunlar kendilerini daha kötü duruma düşürmemeliler. Kendilerini affettirmenin yollarını bulmalılar. Kendisini affettirmek isteyen herkes affedilebilir."

MEKTUPLARA DEĞER VERİYORUM

Cezaevlerinden çok sayıda mektup aldığını anlatan Öcalan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cezaevi'nden bana gelen mektuplara çok değer veriyorum. Öncelikle Veysel Avcı'nın gönderdiği mektup, değişik ve iyi bir çalışma. Midyat Cezaevi'nden iki bayan arkadaşımız Şadiye ve Ferdal'dan gelen mektuplar da iyi yazılmış. Kandıra'dan Suat Gökalp'ten gelen bir mektup da var. Çalışmalarına değer veriyorum bu temelde çalışmaya devam etmeliler. Daha iyi günlerde görüşmek dileğiyle."

..

ANF NEWS AGENCY
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: Ciwan22     Tarih : 2006-07-02 21:44:21     Puan :
Yorumsuz bir yazı hele bu yazı insanlık için hayati bir önem taşıyorsa, buna yorum değil kulak verip kavramak gerekir. BİJİ SEROK APO

Yazan: Dennis     Tarih : 2006-07-03 11:30:48     Puan :

Yazan: Dennis     Tarih : 2006-07-03 11:30:59     Puan :

Yazan: tirej86     Tarih : 2006-07-03 12:08:54     Puan :
senin için her an ölmeye hazırım
BE SEROK JİYAN NABE

En çok okunan haberler
· Diyarbakır'da polis ölu sayisi 5 yükseldi
· PKK'den Türk ordusuna en sert uyarı
· HPG: Diyarbakır’da 5 asker öldürüldü
· YJA Star: Komplonun intikamını mutlaka alacağız
· Ortadoğu'yu değiştiren gün, 9 Ekim
· Diyarbakır'daki saldırı sonrası ev baskınları
· Almanya’dan ROJ TV itirafı!
· Eğitim komisyonunda yer alan HPG gerillası yaşamını yitirdi
· Diyarbakır'da ölü sayısı 6'ya yükseldi
· BEZELÊ EYLEMİ VATAN SAVUNMASIDIR

Görüşme Notları
· Öcalan: AKP, Hizbullah’ın resmi biçimidir
· Öcalan’a 10 günlük hücre cezası verildi
· Öcalan: Çözüm için DTP ile görüşebilirler
· Öcalan: Ergenekoncular fazla içerde kalmaz
· Öcalan’dan açıklamalar
· Öcalan: Savcı Öz benimle görüşebilir
· Öcalan: Ergenekon doğrudan ABD operasyonudur
· Öcalan: Tasfiye edilemeyeceğim anlaşıldı
· Öcalan: Sol ciddi alternatif olabilir
· Öcalan: GAP Paketi ile işbirlikçi Kürt yaratacaklar

© Rojaciwan.com