Gönderen: Rojaciwan Tarih: 14.07.2006, 14:21:43 (2946 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
İSTANBUL (14.07.2006)- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, avukatlarıyla yaptığı haftalık olağan görüşmede, TMY sonrasında halka yönelim olması ihtimaline karşı hazırlıklı olunması uyarısında bulundu. Öcalan, demokratik çözüm programının bir an önce çıkartılması gerektiğini de söyledi.
Boğazındaki acımsı-yakıcı akıntının hala devam ettiğini ifade eden Öcalan, avukatların bu konuyu savcılıkla görüşebileceğini, iyi bir uzman hekimin gelmesinin iyi olacağını belirterek, uzmanlara göstermek üzere bu akıntıdan bir örnek almayı savcılıktan talep edebileceklerini dile getirdi.
IRAKLI GÜÇLER ÇÖZÜM İÇİN DEVREYE GİREBİLİR
Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin Ankara'ya geldiğini hatırlatan Öcalan, PKK'nin kendi denetimlerinde olmadığını belirttiğini, daha önce Celal Talabani ve Mesut Barzani'nin söylediklerini tekrar ederek, Türkiye'nin sorunu kendi topraklarında demokratik-siyasal yöntemlerle çözmesi gerektiğini dile getirdiğini belirterek, "Bunlar aynı şeyi söylüyorlar son zamanlarda. Bizi daha önce de imha etmeye çalıştılar. Bu şekilde sonuç alamayacaklarını anladılar" dedi. Leyla Zana ve Eşbaşkanların da yaptığı görüşmede benzer şeyleri söylediklerini belirten Öcalan, radyodan kısmen de olsa takip edebildiğini, çözüm konusunda samimi iseler onların da devreye girebileceğini söyledi. Öcalan, "Zamanında onlarla çok mücadele ettik, çok savaştık. Öyle kolay kolay imha edemezler. Türkiye'de devletin tavrı nasıl şekillenecek. Bir çözüm umudu doğar mı? Kısa vadede belli olur" diye konuştu.
'PKK VE BENİ TASFİYE ETME PLANLARI YAPTILAR'
PKK ve kendisini tasfiye etme planları yaptıklarına dikkat çeken Öcalan, bu konuda gizli anlaşmaların olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bunu iyi anlamak lazım. 91 Körfez savaşıyla birlikte ABD, Talabani-Barzani ile tasfiyemiz üzerine ilişkiler başlıyor. '92'de Avusturya'da Talabani ve Hikmet Çetin'in gizli anlaşması var. Ardından bize saldırdılar. '95'te Çiller ile birlikte Avrupa'ya PKK'nin terörist ilan edilmesi karşılığında 'siz PKK'ye karışmayın biz size Türkiye'yi açarız' dediler. Gümrük Birliği anlaşması bu temelde oldu ve böylece Türkiye'yi tamamıyla Avrupa'ya açtılar." Gümrük Birliği'nden kaynaklı 70 milyar dolar kayıp olduğunun altını çizen Öcalan, bu konunun araştırılıp, işlenerek ortaya konulabileceğini söyledi. Öcalan, Almanya ile Türkiye arasında artan ticaret hacmini bu anlaşmanın sonucuna bağlayarak, "Bu anlaşma ile bizi Almanya'ya terörist ilan ettirdiler" dedi.
'AĞAR'IN HABERİ OLMAYABİLİR'
'96'da Suriye'de imha edilmeye çalışıldığını, basında Mehmet Ağar'ın 96 suikastine ilişkin açıklaması olduğunu belirten Öcalan, "Bana kimin haber verdiğini bildiğini, fakat kanıt olmadığından açıklamadığını belirtiyor. Mehmet Ağar'ın da bilmediği hususlar olabilir. Birçok kesimin bundan haberi yoktu. Mehmet Ağar'ın da haberi olmayabilir. Özel savaş kliği bunu planlamıştı" diye konuştu. Öcalan, Radikal'de Bülent Orakoğlu'nun bir yazısı olduğunu ve cevap vermesi gerektiğini de ifade ederek, "Benimle işbirliği yapan devlet yetkilileri olduğunu ve bunu ileride açıklayacağını söylüyor. Bunların kim olduğunu, varsa öyle bir şey şimdi açıklamalıdır" dedi.
TASFİYE WASHİNGTON ANLAŞMASIYLA BAŞLADI
Tasfiye sürecinin '98 Washington Alaşması’nın ardından başladığını belirten Öcalan, askeri olarak da Güneyli güçlerle imha edilmeye çalışıldıklarını hatırlattı ve yaşanan sürece ilişkin şunları söyledi: "Bizden bin, onlardan üç bin civarında kayıp oldu. Daha sonra da benim Suriye'den çıkarılış sürecim başladı. Bütün bu gizli anlaşmalar bizim imhamız temelinde yapıldı. Yunanistan sözde kendi akıllarınca bizi teslim karşılığında Kıbrıs, Ege sorunlarını çözeceklerdi. Güneydeki federe Kürt Devleti yine bu anlaşmalar sonucunda şekillenmiştir. Bizim tasfiyemiz şartıyla güneyde bu devlet kurulacak, kuzeyde ise Abdulkadir Aksu, Çelik ve onun gibi diğer Kürt milletvekilleri aracılığı ile Kürt sorunu sözde çözülmüş olacaktı. Daha sonra İmralı sürecinde de bu tasfiye planını işlettiler. Osman'ı ve onunla birlikte bir grubu yanlarına karı ve para vererek kopardılar. Kolay değil bunlar yüzünden 250 civarında kadro da gitti. Bunlar on yıl boyunca beni de çağırdılar. Adeta yalvardılar. Ama kabul etmedim, etmem de. Burada böyle çürümeyi tercih ederim. Sorun bu şekilde çözülmez. Ben çözüm şeklini mektuplar da anlatmıştım."
Radyo da TRT-1'de bir tartışma programı dinlediğini ifade eden Öcalan, buraya katılan Emekli General Armağan Kul’un, Kürtlerin siyaset yapmasına izin verilmemesi, Kürt siyasetinin yok edilmesini istediğini aktardı. Öcalan, programa katılan Sedat Laçiner’in de şunları söylediğini aktardı: "Amerika dahil Ortadoğu'da siyaset yapmak isteyen bütün güçler bir şekilde Kürtlerle ittifak yapıyorlar, Kürtleri kullanmak istiyorlar. Biz ise yüzlerce yıldır Kürtlerle beraber yaşıyoruz neden Kürtlerle işbirliği yapmayalım, neden akılcı davranmayalım?"
Mahir Kaynak'ın da buna benzer görüşleri olduğunu dile getiren Öcalan, bunların kendi görüşlerine yakın olduğunu, ilk tartışmacının (Armağan Kul) görüşlerinin özel savaş kliğinin görüşlerini yansıttığını söyledi. İbrahim Kaboğlu, Baskın Oran gibi görüşlerinin örtüştüğü başka aydınların olduğunu da belirten Öcalan, Kürtlerin sürülmesi gerektiğini söyleyecek kadar ileri gidenlerin olduğuna da dikkat çekti ve şunları söyledi:
"Mesela Gündüz Aktan, Kürtlerin Irak'a sürülmesi gerektiğini söylüyor. Bu nasıl olacak? 25 milyon Kürdü nereye süreceksin? Sadece bana bağlı milyonlarca Kürt var. Böyle bir şey büyük bir katliama yol açar, imkansızdır. Bu çözüm olabilir mi? Bunlar barış istemiyorlar mı? Demokratik bir Türkiye istemiyorlar mı? Sadece PKK'nin demokratik siyaset yapmasının önünün açılması yeterlidir. Başka bir şey istenmiyor. Legal siyaset yapılarak, sorunlar tartışılarak demokratik bir şekilde çözülür. Zaten bu koşullar sağlanırsa silahlı çatışma sona erdirilip, gelip yasal siyaset yapabilirlerse silahsız olunacaktır. Eğer o zaman biz yanlışsak zaten silahsız oldukları için istediklerini yapabilirler, tutuklayabilirler. Özel savaş kliğinin politikalarını benimseyenler 'Öcalan neden daha önce bunları söylemiyordu da içerde iken söylüyor?'diyorlar. Eğer samimi olmadığımız ortaya çıkarsa benim de burada boynumu kesebilirler. Biz barış istiyoruz, demokratik çözüm istiyoruz."
DTP HALKI KOŞULLARA GÖRE HAZIRLAMALI
Terörle Mücadele Yasası'nın Meclis’ten geçmesinin iyi olmadığını belirten Öcalan, halktan bir çok tutuklamanın olduğunu, hatta eşbaşkanlar hakkında davanın açıldığını hatırlatarak, yasanın yürürlüğe girmesiyle halk üzerinde baskı sürerse, tutuklama furyası devam ederse, DTP'nin halkı bu koşullara göre hazırlaması gerektiğini söyledi. DTP'nin demokratik çözüm planlarını hazırlamasını ve hükümete sunmasını isteyen Öcalan, "İki ay içinde bunu yapsınlar. Süre önemlidir. İki ay içerisinde demokratik çözüm ve barış süreci gelişmezse genel bir tutum almalılar. Böyle bir tehlike var. Herkes ona göre hazırlık yapmalıdır. Koşulları iyi değerlendirmek gerekir. Suriye'de çok zor koşullarda siyaset yaptım. Biliyorsunuz Esad'a 'aslan' diyorlar. Yirmi yıl aslanın ensesinde, dengeleri kollayarak yürüttüm. Kimse bunu doğru anlamadı. Birçoğu 20 yıl sırtlarını bana dayayarak bir şeyler yaptılar. Ben şimdi buradayım. Hala da sırtlarını bana dayayarak bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Ben kalp krizi geçirip yarın ölebilirim, bundan sonra ne olacak? Barışın da savaşın da kararını kendi öz iradeleriyle versinler. Beni Önder kabul edip savaşan gençler, beni iyi anlamalıdırlar. Her zaman bilinçli hareket etsinler" diye konuştu.
BÜTÜN MİLLİYETÇİLER VE SOLCULAR BİRLEŞTİ
Bu özel savaş kliğinin çözümsüzlüğü dayatan politikalarına hizmet eden grubun çok ilginç bir oluşum olduğunu söyleyen Öcalan, bütün milliyetçilerin ve solcuların birleştiğini, hatta bunun biraz Doğu Perinçek'in şahsında olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Oysa bunların ne solculukları solculuk, ne sağcıları sağcılık, ne komünistlikleri komünistlik, ne de İslamcılıkları İslamcılıktır. Ben Doğu'ya da sesleniyorum, gerçekleri biraz görsünler. Bugün bunların yaptığı Türkçülüğün aslında Türklükle alakası yoktur, çok ilginç bir Türkçülük. Bu konuda Prof. Mümtazer Türköne'yi okumuştum. Kendisi de milliyetçi bir akademisyen. Türkiye'deki nerdeyse bütün milliyetçilerin Türk soylu olmadıklarını belirtiyor, 'Türk olmayanların Türkçülüğü' ile ilgili bir yazısını okumuştum. Benim yaptığım tespitlere çok uyuyor. Nihal Atsız da Türk olmayan Türkçülerden bahsediyor. Ama onun milliyetçiliği Hitler milliyetçiliğidir. Hitler hayranıdır. Türkçülük kurulurken teorisyenliğini yapanların hiç biri Türk soylu değil"
İnsan Hakları Komisyonu Raporu'nun açıklandığı toplantıda Baskın Oran'a Türkçülükle saldıranın da Türk olmadığını ve Baskın Oran'ın da kendisine saldırana "sen Türk değilsin" dediğini dile getiren Öcalan, bunun yapay bir Türkçülük olduğunu söyledi. Öcalan, "Bunlar 'kendini Türk hisseden herkes Türktür' diyor. Bu doğru değil. Oysa Türklerin kültürü, yemekleri, mutfağı var, kahramanlıkları var. Bir ırktırlar. Orta Asya'dan geliyorlar. Fakat bu yapay Türkçülük anlayışı Osmanlı'nın yıkılması sürecinde ortaya çıkmıştır. Osmanlı yıkılırken Osmanlı Devleti'nin üst düzey bürokrasisinde yer alan ve sermayeyi elinde bulunduran bu kesimler paniklediler. Bu statülerini korumak için devletçiliğe ve milliyetçiliğe sarıldılar. Bunlar Balkan kökenli Boşnaklar, Bulgarlar, Arnavutlar. Kafkas kökenliler, Çerkezler ve Yahudiler. Hatta dikkat edilirse İttihat ve Terrakicilerin dört kurucusu da Kürttür. Abdullah Cevdet ile Ziya Gökalp bunlardandır. Bunların hepsi Türk olmayan Türkçülerdi. Bu Türkçülük ideolojisini benimseyen ittihatçılar, bu ideoloji adına Ermeni katliamına da imza atmışlardır. Ermeniler'i bu şekilde Kürtlerin de eliyle hallettikten sonra Kürtleri de Türkleştirerek eritme politikasını devreye soktular" diye konuştu.
Mustafa Kemal'in Cumhuriyeti kurarken bunlarla da mücadele ettiğini anlatan Öcalan, bunların Mustafa Kemal'i kendilerine tehdit olarak gördüğünü söyledi. Öcalan, şöyle konuştu: "Mustafa Kemal onların yapay Türkçülük anlayışıyla değil, Kürtlerle ittifak yaparak çözüme ulaşabileceğini biliyordu. Ki böyle de yaptı. Kürtlere muhtariyet verilmesinden bile söz ediyordu. Mustafa Kemal bu ittihat ve terakkicileri tasfiye edip cumhuriyeti kurduktan sonra da bunlar mücadelelerini sürdürdüler. Ancak Mustafa Kemal'in de bunlara gücü yetmedi, bunları tam anlayamadı, çözemedi. Bu süreç nedeniyle daha sonra Kürt isyanları başladı. İngiliz emperyalizminin de devreye girmesiyle birlikte Mustafa Kemal inisiyatifi elden kaçırdı. 1960'tan sonra Kürt inkarı had safhaya ulaştı. Bunun neticesinde PKK direnişi ortaya çıktı."
ÇÖZÜME GİDİLMEZSE OLAYLAR ÇIKAR
Bugünkü özel harp kliğinin bu gelenekten geldiğine dikkat çeken Öcalan, Şemdinli olayına da bu açıdan bakmak gerektiğini vurgulayarak, davadaki müdahil avukatların bazı açıklamalarını dinlediğini ve yüzeysel olduğunu söyledi. Öcalan, "Danıştay'ı taradılar, bir çok çete ortaya çıktı. Bu klik, ABD ve AB destek verse darbe yaparlar. Buna hazırlar, güçleri de var. Böyle bir istekleri de var. Bu özel kliğin politikalarından biri de Kürt çocuklarının aç bırakılıp, büyük şehirlere gelip suça karışmalarıdır. Bunlar hepsi kirli savaş, özel savaş politikalarıdır.
Öte yandan da adeta sadaka vererek Kürtler'i kandıracaklarını sanıyorlar. Diyarbakır milletvekili Aziz Akgül'ün projesine göre Kürtlere mikro kredi adı altında küçük küçük paralar vererek sözde kalkındıracaklar. Yine bazı Kürt ailelerine rant sağlayarak bunlara Türkçülük yaptırılıyor. İtirafçılar, korucular var. Bunlar devleti batırıyorlar. Türkiye ekonomisi daha önce söylediğim gibi dışa bağımlılık açısından Duyun-u Umumiye'den daha kötü duruma gelmiştir. Zeydanlar’ın gelini yirmi kilo altının altından kalkamazken öbür taraftan çevredeki halk aç. Bu ne büyük ahlaksızlık. Bunların Türklere hiçbir faydaları olamayacağı gibi Kürtleri de kurtarmaz. Bunun gibi yüz aile var. Bu aileler de artık bu politikalardan vazgeçmeliler. Eğer çözüme gidilmezse Diyarbakır benzeri olaylar çokça yaşanır, daha büyükleri yaşanır bu zenginlik onlara kalmaz." dedi.
'BAYKAL ÖZEL SAVAŞ EKİBİNDEN'
Deniz Baykal'ın Tayip Erdoğan'la yaptığı görüşmeye de işaret eden Öcalan, iki tarafın da politikalarıyla oy kaybettiklerini anlayınca görüşmeye başladıklarına dikkat çekerek, aslında muhalefet diye bir şeyin olmadığını, bunların yaptıklarının danışıklı dövüş olduğunu söyledi. Deniz Baykal'ın özel savaş ekibinden olduğunu belirten Öcalan, şöyle dedi: "Cumhuriyet iyi bir yönetimdir. Atatürk'ün cumhuriyeti kurarken ilan ettiği ilkeler Fransa'dan alınmıştır, onlar da iyi ilkelerdir fakat yeterli değildir, bugüne uyarlanması gerekir. Biz bunu söylüyoruz. Deniz Baykal, Erdoğan Atatürkçü olduklarını söylüyorlar, onlara sesleniyorum, eğer Atatürkçü iseler bu ilkeleri uygulasınlar. MHP'ye, Muhsin'e de sesleniyorum. Bu gizli anlaşmalar içinde o da var. İdamımı savunuyordu. Türkiye'yi seviyorlarsa, Türkiye'nin çıkarlarını düşünüyorlarsa bizi dikkate alsınlar, bu özel savaş kliğinin politikalarının önüne geçsinler"
Demokratik çözüm ve barış için komiteler kurulması çağrısını yineleyen Öcalan, bu komitelere her kesimin katılımının önemli olduğunu, Türkler, azınlıklar herkes yer alabilmesi gerektiğini söyledi. AİHM'in Carlos hakkında kararını verdiğini hatırlatan Öcalan, "Onun yakalanışı ve içinde bulunduğu koşullar benimkiyle benzerlikler taşıdığına, kaldığı koşulları tecrit olarak değerlendirmediğine karar vermiş. Onun yakalanışı ile benim yakalanışım farklı. Avrupa topraklarından yasa dışı bir şekilde çıkarıldım. En son Yunan Elçiliği'nden zorla çıkarıldım. Yunanistan'a yasal yoldan girmiştim fakat yasa dışı şekilde çıkarıldım. Carlos ise Sudan'da yakalanmıştı. Davanın Yunanistan boyutu üzerinde durmak gerekir" dedi.
..
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: nilhayal Tarih : 2006-07-14 15:40:21 Puan :      |
|
Çok gerçekçi tespitler. Türkiye''nin diyalog için mutataplarla masaya oturması halinde iç savaş önlenebilir.
nilhayal |
|
Yazan: ptari Tarih : 2006-07-14 18:36:45 Puan :      |
|
BENIM ANLAMADIGIM DURUM ONDERLIK HEMEN HEMEN HER GORUSMESINDE ULUSLARARASI KOMPLODAKI IHLALLERI ( KACIRILMASI ) AVUKATLARI ARACILIGIYLA DILE GETIRMESINE RAGMEN NEDEN AVUKATLAR BUNUN SONUCLARINI KAMUOYUYLA PAYLASAMIYORLAR YANI EGER AHIM''E YENI VERILER VERILMISSE BUNLARIN SONUCLARI MUTLAKA BILINMELIDIR
ILERIDE ORAYA BURAYA TAS ATILMAMALIDIR!!!!!!!!!!!! |
|
Yazan: busar Tarih : 2006-07-17 21:19:57 Puan :      |
|
|
önderlig oraya düsecek birisi degildi bizler onu aniyamadik ve o simdik imralida TC NIN ELINDE BURDAN TC YE BIR DUYURUM VAR EGER TASFIYE PLANLASMISA ÖNDERLIG ICIN BEDENLERIMIZI BOMBAYLA ANKARANIN ORTASINDA HAVAYA UCURUS ANT OLSUNKI SEHITLERIN INTIKAMI ALINACAK HEP BARIS HAYKIRDIK AMA CEVAPZIZ TAHMÜLÜMÜZ KALMADI ARTIK YA REBER APO YLA ÖZGÜRLÜK YADA YASAMAMA VE YASATMAMA BIJI REBER APO BIJI HPG BIJI PKK BIJI TAK INTIKAM INTIKAM INTIKAM |
|
|
|
 |
| |
|