Basından Seçmeler: Ez dixwazim bi zimanê zikmakî xeyalan bibînim
Gönderen: Cudibotan Tarih: 11.09.2006, 15:36:22 (611 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Ağır kış koşullarının yerini, özellikle doğadaki birçok canlı için hayatın yeniden başlaması anlamına gelen bahara bırakması, doğanın insanoğluna daha ılımlı yaklaşacağının göstergesiydi. Baharın gelişi, herkesin hayatında farklı bir şekilde yorumlandı. Kimileri, ekinleri için sevindi, kimileri doğanın tazeliklerinin kendi içi dünyasındaki yansımaları ile mutlu oldu, hayata gözlerini yeni açmış olanlar baharı ilk defa yaşadı. Diğer yandan da, doğanın insanoğluna cömert davranmasını, bir halkın özgürlük mücadelesi veren genç kadın ve erkeklerine karşı operasyonlar yürütmek için bölgeye askeri yığınak yaparak geçirenler de oldu.


Bahar başladığından bu yana, bölgede artan askeri operasyonlar ve çatışma ortamı bu topraklarda yaşayan tüm insanları bir şekilde ilgilendirmektedir. Yaşanan çatışma ortamından herkesin payına acılar düşmekte, herkesin yüreği yanmaktadır. Fakat çok açık bir gerçeklik vardır; o da bu yaşanan ölümlerin (asker/gerilla) en çok anaların yüreğine ateş düşürdüğüdür. Giderek artan çatışma ortamı toplumun her kesimini tedirgin etmektedir/etmelidir.

İmralı'daki tek kişilik cezaevinde bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, yaşadığı tüm ağır tecrit koşullarına rağmen halkların barışı için çağrılarda bulunmaktadır. Abdullah Öcalan'ın barışın sağlanması için yaptığı çağrılar demokrasilerdeki en temel iki insani koşulu içeriyor. Bunlar kültürel hakların anayasal güvence altına alınması ve genel bir af çıkarılması ile legal siyaset alanının açılması. Abdullah Öcalan'ın barış için önerdiği koşullardan genel af için Kürtlerin yanı sıra Türkiye'deki aydınların ve duyarlı kesimlerin de bir tavrı bulunmakta (destekleyenler veya desteklemeyenler). Diğer yandan, kültürel hakların anayasal güvence altına alınma konusu, tahminimce Kürtlerin canını daha çok yaktığı için, çoğunlukla Kürtler tarafından tartışılmaktadır. Bunun sonucunda da Türkiye toplumunun çözüm konusunda önemli olan diğer kesimleri bu can alıcı tartışmanın dışında kalmaktadır.

Peki, Kürt halkının her türlü kültürel hakkının anayasal güvence altına alınması Türkiye için, özellikle de Kürtler için ne anlam ifade etmektedir? Kültürel hakların başında, anadilde radyo-televizyon yayını ve anadilde eğitim gelmektedir. Bir insanın kendi anadilinde eğitim görmesi, eğitimdeki verimle kaliteyi artıracağı çok açıktır. Kürtlerin, yıllardır egemenlerin kirli siyasetleri sebebi ile gasp edilen kültürel haklarından talep ettiği insani açıdan belki de en temel ve inkar edilemeyecek olanı, kendi ana dillerinde HAYAL KURMA HAKKIDIR. Hayal kurmayı hangi insan istemez. Şu açıktır ki, insanlar en güzel hayalleri ana dillerinde kurarlar. Hayal kurmak insanın dünyasını genişletir ve insanlar hayal deryasının derinliklerinde kaybolmamak için en çok bildikleri dili yani kendi ana dillerini kullanırlar. Hayal dünyası ile barışık olan insan, gerçek hayatta kendisinden başlayarak herkes ile barışık bir yaşam sürer. Bekli de bölgede yaşanan birçok acı olayının temelini (genç kızların intiharı, namus kisvesi altında öldürülen insanlar vb) insanların kendi ana dillerinde tamamen özgür olarak hayal kurmamaları oluşturmaktadır. Sevdiği kavuştuğu günün hayallerini kuran bir genç kızın, intihar etme olasılığı muhtemelen çok daha azdır. Ya da namus kisvesi altında kız kardeşini öldüren genç hem kendisinin hem de kız kardeşinin yaşayacağı güzel günleri hayal edebilse, tahminimce bu tarz cinayetler hayli azalacaktır. İnsanlığın gelişim süreçlerini değerlendirdiğimizde, birçok bilimsel icadın temelinde hayal etmenin kavramının yattığı çok net bir şekilde görebiliyoruz. Jules Verne'in kitabı, Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, denizaltıların fikir babalığını yapmıştır. İnsanların uzayı hayal etmelerini, bugün uzaya gerçekleştirilen bilimsel uçuşları şekillendirmiştir. Bu örnekler daha da uzatılabilir. Bu ve benzeri gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda ana dilde hayal kurmanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlayabileceğimizi düşünüyorum.

Hayal etmek insanı hayata bağlar, bu yetisinden yoksun olan veya kendi istediği dilinde hayal deryasına dalamayan insanın, düşünme yeteneği giderek körelir. İnsanlar hayal dünyaları ile barışık oldukları sürece daha mutlu bir yaşam sürerler. Küçük çocukların ellerine aldıkları en küçük bir oyuncak ile dünyayı kurtarabileceklerini hayal etmeleridir onların mutlu dünyasını kuran. Kürt halkının yıllardır inkar edilen bu tarz kültürel ve insani hakları sebebi ile özellikle yeni yetişen kuşakta kendi ana dilinde hayal kuramayan bir çok insan vardır. (Kendim de Kürtçe hayal kurma yeteneğine sahip değilim.) Az önce belirttiğim gibi birçok icat hayal gücüne dayanır. Bu inkar politikaları sonucunda Kürtlerin bilim ve sanat alanından eksik kalması, hiçbir insani değer kalıbının kabul edebileceği bir durum değildir.

İnsanlar düşünebildikleri ve hayal ettikleri kadar vardır. Var olmayan/ olmayacak bir şey hayal edilemez. Bugün bir Kürt kendi ana dilinde hayal kurmayı hayal etmektedir. İnanıyorum ki, tarih bizlerin özgürce hayal kurduğumuz günlerimize şahitlik edecektir. Kürt halkının istediği en temel insani taleplerin hayata geçmesinin Kürtler açısından ne kadar önem taşıdığının anlaşılması mümkün: Herkes kendi anadilinde bir gün konuşmayarak ve de hayal kurmayarak bizlerle empati kurabilir örneğin. Öyle tahmin ediyorum ki, bu bireysel eylemi gerçekleştiren herkes, Kürdün çektiği acıyı bir günlüğüne de olsa daha iyi anlayabilecektir.


* Anadilimde hayal kurmak istiyorum

OSMAN İŞÇİ

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: 6 AĞUSTOS HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Hüseyin T: Bombayı babam bile koysa kabul etmem
· 7 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· HPG’den Emniyet Müdürlüğü Binası’na saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
· Öcalan’a 1 ton C4 ile suikast ittirafı
· Bahoz Erdal: Ekonomik kaynaklara saldırı sürecek
· Ateşin başındaki Makolu kadın gerilla
· Swoboda: Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınmalı
· 1. Ordu Komutanlığına saldırıyı adı hiç duyulmamış bir örgüt üstlendi
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir

Basından Seçmeler
· Ve dördüncü dönem
· Kürt sorunun çözümü için İtalyan örneği
· Ahmet Altan: AKP-Hürriyet'in Güngören ilişkisi kuşkulu
· Azadiya Welat da Ergenekon hedefindeydi
· İtirafçıya bile söyletemediler
· 1970’lerin ‘gerilim stratejisi’ aktifleşiyor!
· AKP 'devlet partisi' yolunda
· Roj TV'ye büyük destek
· Düğümü Erdoğan-Başbuğ görüşmesi çözdü
· AKP’NİN FETTULAHÇI NEO-GLADİO’SU

© Rojaciwan.com