Basından Seçmeler: PKK’den KKK’ye -2
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 07.10.2006, 18:10:25 (1059 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Yeni Özgür PolitikaPKK hiçbir zaman hiyerarşik, bürokratik, yetki ve mevkiiye dayalı bir örgütlenmeyi, çalışmayı ve yaşamı da esas almadı. İşte Bir Halkı Savunmak’ta, bu anlayış daha da ileri götürülmüştür.

‘Mücadelemiz bütünlük arz ediyor’

Bugün dile getirilen düşüncelerin PKK’nin ilk kurulduğu günlerden beri var olduğunu ve bir bütünlük teşkil ettiğini belirten PKK kurucular ından Cemil Bayık’la gelişen süreci ve bu sürecin yaratılmas ındaki tarihsel kökenlerin neler olduğunu konuştuk.



KKK sisteminin PKK hareketindeki kaynakları nelerdir?

PKK, tüm halk kesimlerini kapsayan; herhangi bir sınıfa dayanmayan, tümüyle emekçi kesimi, halk kesimi, toplumun alt kesimini kucaklayan, onu örgütleyen, harekete geçiren bir parti biçiminde gerçekleşti. Daha başlangıcında doğal insanı ve yaşamı esas alma var. Buna dayalı geliştirdiği bir ahlakı, kültürü, yaşam tarzı var. Bugün Önderliğimizin savunmalarda ortaya koyduğu doğal toplumun birçok özelliğini esas alan düşüncede ve yaşamda gelişmesi sözkonusu. PKK’de bütün yaşam ortaklaşadır. Bu yaşamda en ufak bir bireysel yaşam ve ayrıcalık sözkonusu değildir. Onun içindir ki, PKK hızla toplumda gelişti, benimsendi ve önemli gelişmelere yol açtı.

İlk PKK manifestosuyla günümüzde bir bütünlük ve tutarl ılık var…

Bugün Önderliğimizin savunmalarda dile getirdiği birçok düşünce aslında bu hareketin daha ilk manifestosunda görülebilir. İlk örgütlenme adımlarında, mücadelesinde, yaşamında görülebilir. Bugün ikinci manifesto gerçekleşen bu düşüncelerin daha da geliştirilmesi ve arındırılmasıdır. Ki bunu Önderliğimiz de çok net “Ben değişmedim, düşüncelerimde derinleştim” diyor. Birinci manifesto olan Kürdistan Devrim Yolu ile Bir Halkı Savunma karş ılaştırıldığında birçok yönüyle benzer olduğu, düşüncelerinin birçoğunun Kürdistan Devrim Yolu’nda olduğu görülebilir.

Hiçbir zaman hiyerarşik, bürokratik, yetki ve mevkiiye dayal ı bir örgütlenmeyi, çalışmayı ve yaşamı da esas almadı. İşte Bir Halkı Savunmak’ta, bu anlay ış daha da ileri götürülmüş, buna derinlik kazandırılmıştır. Buna devlet ve iktidar sorununu da ekleyerek, devlet ve iktidar dışında örgütlenmeyi geliştirmeyi esas almıştır. Yoksa birden bire hemen devlet dışı bir örgütlenmeye ulaşmamıştır. Çünkü Önderliğimiz “Benim karakterim özgürlükçüdür, demokratiktir, ben hep demokrasi ve özgürlük kavgası verdim. Bunun için büyük çabalar gösterdim. Ama bu çabalarımda bazı sonuçlar aldıysam da yer yer bununla çelişen durumların ortaya çıktığını gözlemledim. Bunun nereden kaynaklanabileceğini anlamaya çalıştım. Vard ığım nokta bunun devlet ve iktidar olayından kaynaklandı- ğını gördüm, anladım” diyor. İşte Önderliğimiz daha başından itibaren bir demokrasi ve özgürlük hareketi olarak geliştirmek istemiş, bu konuda büyük bir çaba içine girmiş, bu çalışmalar ında çok önemli gelişmeler de ortaya çıkarmıştır. Önderlik, İmralı’da bu düşünceleri ileri götürmüş ve derinlik kazand ırmışsa, düşünce yapısıyla çelişen yanları arındırmışsa, bu İmralı süreciyle başlayan bir durum değil, daha hareket Ankara’da küçük bir grup biçiminde örgütlenirken bu tohumları atmıştır. Eğer böyle ele alınırsa doğru ele alınmış olur. Diğer biçimiyle yanlıştır, çarpıktır. Bunun kesinlikle böyle düzeltilmesi gerekiyor.

“Derinleşme var, değişim yok” dediniz. Fakat sistemsel anlamda bir değişim yaşandı. Bu konuda değişen ve değişmeyen yanları somutlaştırırsak neler çıkıyor ortaya?

O günkü koşullarda örgütlenmede en ileri model, Lenin’in Rusya’da geliştirdiği modeldi. PKK’de o günkü koşullarda geliştiği zaman bu modeli esas ald ı. Ama hiçbir zaman o modeli olduğu gibi uygulayamadı. PKK’de iki önemli noktayı görmek gerekiyor. Ne tamamen bir Ortadoğu karakteri ne de tamamen bir Leninist karakteri taşı- yor. Başlangıcı böyledir. Bu örgütlenme geliştirildikçe Önder Apo tarafından yetersizlikleri, hatta yanlışlıkları görüldü. Yani Leninist örgütlenmenin yeterli bir örgütlenme olmadığını, bunun mutlaka aşılması gerektiğini kavradı. Yürütülen pratikten bunu çıkaran Önder Apo’nun en önemli yanlarından biri de teoriyi pratikte tamamlaması- dır. PKK somutunda da Önderliğin yaptığı bu oldu. Önderlik PKK örgütlenmesini geliştirdiğinde Leninist örgütlenmenin pek de öyle bütün yönleriyle özgürlüğü ve demokrasiyi geliştirecek bir örgütlenme olmadığını pratik yaşamdan çı- kardı. PKK’yi reel sosyalist anlay ıştan arındırmaya çalıştı. Daha sonra 1989’larda Önderliğimizin reel sosyalizm hakkında geliştirdiği eleştiriler pratikte gerçekleşti. Reel sosyalizm kendi kendisini tasfiye edince birçok sorunun daha iyi kavranmas ı ortaya çıktı. Önderliğimiz bu eleştirilere dayanarak yine reel sosyalizmde yaşanan durumu da değerlendirerek daha cesur adımlar attı ve giderek Bir Halkı Savunmak adlı savunmas ındaki düşüncelere ulaştı.

Diğer önemli bir nokta PKK hareketi daha başından beri kad ın özgürlüğüne önem veren bir hareket. Daha başından itibaren bu soruna el atan ve bütün sorunların kör düğümü olarak ele alan Önderliğimiz, “Eğer Kürt halkının sorunları çözümlenecekse, hatta insanlı- ğın sorunları çözümlenecekse bu sorunlar kadın sorununda düğümlenmiştir” dedi. Bunu giderek derinleştirdi.

Yeni dönemde, en az kadın özgürlüğü kadar doğa özgürlüğüne de önem veriliyor. Önderliğimizin geçmiş değerlendirmelerine bakılırsa doğa sevgisi, doğayla yaşama, doğayla birleşme üzerine birçok değerlendirmeler görülebilir. Özellikle doğa sevgisinden ülke sevgisini Önderlik geliştirmiştir.

Örgütlenmemizin temel bir ayağı olan demokratikleşme konusunda da bu hareketin yeni yaklaşımı yok. PKK demokrasiye, özgürlüğe bu kadar önem vermemiş olsaydı; hiçbir zaman Kürdistan’da halk bu denli bilinçlendirip irade, ruh ve kimlik sahibi kılamazdık. Önder Apo’nun geliştirdiği çizgi, felsefe ve mücadele tarzı Kürt halkına büyük bir güven verdi ve bu güven halkı ayağa kaldırdı, mücadele eder bir konuma getirdi. Konfederal örgütlenmenin amacı bu zaten.

Bazı çevreler, “PKK eski düşünceye göre hareket ediyor. Bu yüzden de istikrarlı değil. Kendi önderlikleriyle ters düşüyorlar” şeklinde değişik yorumlar yapılıyor. Gerçekte böyle midir?

Bu denli söylem, iftira ve sald ırılar varsa; buna neden olan yanları görmek gerekiyor. PKK’lilerin, PKK Önderliğini kavrama sorunu geçmişte de vardı, bugün de var. PKK’liler Önderliğini anlamaya çalışıyor. Kavradığı ve anladığı oranda da bunun gereklerini pratikte yerine getirmeye çalışıyor. Zaman zaman da PKK’lilerle Önderlikleri arasına mesafeler konularak çelişkiler yaratılmaya çalışı- lıyor. Aslında bütün bu çabalar ın özü Önderliği ve onun önderlik ettiği hareketi etkisiz kılma çabalarıdır. Zaten son dönemlerde de bunu açıkça “Apo ve PKK’siz çözüm, Apo ve PKK’ye hayır, herkes Apo ve PKK’den elini eteğini çekmeli” şeklinde formüle edip dillendiriyorlar.

Önder Apo bugün dünyada var olan zihniyete, ona dayalı olarak gelişen kültüre, vicdana karşı büyük bir mücadele yürütüyor. Tabii ki bu birçoğuna ters geliyor. Bunu değiştirmeye kalkmayı delilik, hayalcilik, olmazl ık biçiminde değerlendirenler var. Bu hareketin başlang ıcında da birçok çevre Önder Apo’ya delidir diyordu. Bu önderlikle yola çıkan insanlar için de deli insanlar deniliyordu. “Olmaz, başarılır mı?” biçiminde propaganda yapanlar vardı. Gerçekten o günün koşularında Kürdistan’ın özgürlüğüne, hele hele Önder Apo’nun sahip çıkt ığı tarzda sahip çıkmak bir delilikti. Önder Apo neyi gerçekleştirdi? Bir çoğunun olmaz dediğini gerçekleştirdi.

Bugün de aynı şey sözkonusudur. Bu düşüncelerin ipe sapa gelir bir yanı yok.

Tabii ki Önder Apo’nun önüne koyduğu basit hedefler değil. Çünkü “Devletsiz yaşanmaz” diyorlar. Şimdi Önderlik tam tersini “Devletle yaşanmaz” diyor. Yaşamı kirleten devlettir, bütün sorunların kaynağında devlet var. Egemenlik, kölelik var. Eğer gerçekten insan kendi özüne ters düşmeyecekse kendi özüne uygun yaşayacaksa, yani özgür yaşayacaksa, bunun yolu devlet dışında demokratik sistemde örgütlenmekten geçiyor. Birçok kesime göre olmayacak bir şey. Onun için bazıları bunu hayali görüyor, anlamsız görüyor.

Tam tersine Önder Apo geliştirdiği düşüncelerle sadece Kürt sorununu değil, insanlığın yaşad ığı sorunları çözmeye çalışı- yor. Ve bunun çözülebileceğini de bugüne kadar ki mücadele pratiğinde ortaya koymuştur. Her şart altında güvenen bir halk gerçekliği yaratılmıştır.

Bu saldırıların esas özü; Önderliğimizin birçok çevrenin çı- karlarını, adaletsizliğini, eşitsizliğini ortaya çıkarmasından oluşuyor. Dikkat edilirse, toplumun üst kesimini bütün gerçekliğiyle ortaya çıkarıp herkesin onu kavramasına büyük bir çaba gösteriyor. Yine Önderlik toplumun alt kesiminin kendi durumunu, hatalarını, yanılgı- larını ve çarpıklıklarını da doğru kavraması için çaba harcıyor. Bu saldırılar nereden geliyor? Toplumun üst kesimini temsil edenlerden geliyor. Toplumun üst kesiminden eleştiri adı altında saldırılar gelişiyor. Toplumun alt kesimlerinden Önder Apo’ya onun önderlik ettiği özgürlük hareketine yönelik bir saldırı yoktur. Tam tersine güç alma, büyük bir sevgi ve saygı duyma vardır.



KKK, PKK’nin 33 yıllık pratiği sonucu oluştu

PKK’nin kurucularından Duran Kalkan PKK’yle başlayıp KKK kadar uzanan süreci şöyle anlattı:

Yeni Özgür PolitikaDemokratik konfederalizm olarak tanımladığımız, halkların hiyerarşik devletçi toplum sistemine karşı 6 bin yılı aşan süre boyunca yürüttükleri demokratik mücadelenin birikimine dayanan bir sistemin yaratılmasının PKK’nin 33 yıllık pratiği içerisinde köklü dayanakları vardı. Yeni oluşan değil, PKK ile pratik biçiminde gerçekleşen bir sistemdir. Şimdi bu daha da açımlanı- yor, kurumlaştırılıyor, bir sistem kazandırılıyor, daha fazla demokratikleştiriliyor, halka dayandırılıyor. PKK daha çok bilinçli, inançlı öncü kadronun tarihsel sorumluluğuna dayalı olarak sorumluluk üstlenip bu değerleri radikal devrimci bir tarzda yaratırken; bunun topluma yayılması ise halkın demokratik katılımını ortaya çıkartan bir sistem oluyor. Bu bakımdan PKK pratiğinden kopuk değil, geçmiş birikiminde önemli kökleri var. Her şeyden önce belirttiğimiz gibi yeni bir felsefe ve ideolojiyi ifade ediyor. Bu sadece söylemde değil, parti yaşamında somutlaşan bir felsefik ideolojik duruştur. Bu yaşam son derece özgürlükçüdür, eşitlikçidir, kendi içinde demokratiktir, paylaş ımcıdır, komünaldır. PKK’- nin gerilla içerisinde ortaya çıkardığı yaşam en ileri düzeyde bir komünal demokratik yaşamı ifade ediyor. Üyelerinin son derece bilinçli, gönüllü, istekli katıldıklar ı ve onun gereklerine göre kendilerini yürüttükleri bir komünal yaşamdır, PKK yaşam ı böyledir. Dar bir toplulukta aslında geçen mücadele süreci içerisinde bu demokratik konfederalizm sisteminin komünal temelleri denenmiştir. 33 yıllık pratikle PKK içinde hiyerarşik devletçi toplum sistemine karşı alternatif bir toplumsal yaşam sistemi denendi, geliştirildi, ilkeleri ortaya çıkar ıldı, şimdi bunu topluma yaymak istiyor. Geçmişle bağ ı bu düzeydedir, komünal demokratik yaşamın partide şekillenen bir düzeyi var, bunun topluma taşırılmasını ifade ediyor. Nedir bunlar? Özgürlükçü, eşitlikçi ve kendi içerisinde gönüllülüğü, katılımcılığı, demokrasiyi öngören bir yaşam.

Bunun bir de kadın özgürlüğüyle derinleştirilmesi durumu var. Başlangıçta bu tabi o düzeyde olmasa da ulusal demokratik mücadelenin gelişip halk içerisinde kökleştiği, gerilla hareketine ulaştığı, toplumun tüm kesimlerini etkisi altına almaya başladığı; dolayısıyla da en yurtsever kesim olarak kadı- nı etkilediği süreçten itibaren, kadının yurtsever özünü ortaya çıkararak mücadele içerisine çekmesiyle birlikte ideolojik gelişiminde köklü bir derinleşme yaşanm ıştır. 1990’lı yılların başında ulusal diriliş devrimi temelinde kadının harekete etkin katılarak, aileden adeta boşanıp ulusal demokratik taleplerle eyleme geçmesiyle bu düşüncelerin daha güçlü savunulduğu bir ideolojik gelişme yaşandı. Bu da demokratik konfederalizmin günümüzdeki gelişimi açı- sından, PKK tarihindeki kökler oluyor. Bunlara dayanarak bir paradigmasal yenilenme var. Demokratik konfederalizmi bir sistem olarak tanımlarken PKK, geçmişten gelen felsefik, ideolojik yoğunlaşmasını ve mücadelesini ideolojik bak ımdan paradigmasal değişim düzeyinde bir yenilenmeye ulaştırdı. Bu anlamda yeniden bir parti öncülüğünün gerekliliği ortaya çıkı- yor, ama bu parti ilk oluşan PKK’nin oldukça geliştiği, değiştiği, yenilendiği ve yeniden inşa edildiği halidir. Demokratik konfederalizmi inşa etmek, ulusal devletçi sistemi aşarak toplumun konfederal demokratik örgütlülüğünü ve yaşamını yaratabilmek için yeni bir sosyalist paradigmayla donanm ış yeni bir parti öncülüğüne ihtiyaç var. PKK’nin yeniden inşası böyle gündeme geldi. Bu Kürdistan’ın bir özgünlüğüdür, ama tabi ulusal kurtuluş hareketini yaratmaya öncülük eden partinin çerçevesiyle demokratik konfederalizmi inşa etmeye öncülük eden partinin çerçevesinde farklılıklar var. Bu anlamda yeni PKK, ilk oluşan PKK’nin felsefik ideolojik ölçülerini, çerçevesini önemli ölçüde aşan, yenileyen, geliştiren bir düzeyi içeriyor.

Buna bir de gençlik ruhunu eklememiz lazım. Gençliğin dinamizmi, kirlenmemiş ruhu, duruşu da tabi bir ideolojik kaynaktır. Gençliğe dayalı ideolojik duruş kadın özgürlüğüne dayalı ideolojik duruşla hem en zor koşullarda bir ulusal demokratik hareketin yaratılmasını sağlad ı hem de demokratik konfedaralizm gibi kapitalist emperyalist devletçi sisteme karşı alternatif olacak bir sistemin pratikte gündemleştirilmesine götürdü.

Kürdistan ve Ortadoğu’- nun çözümlenmesine dayalı olarak yeni bir uygarlığa gidiş arayışı var. Bu çözümün gerçekleşmesi için mevcut devlet anlayışının aşılması gerekiyor. Devlet var oldukça mevcut baskı ve sömürü düzeninin tümden ortadan kaldırılması mümkün değil. Devlet dışı bir sistemin yarat ılması gerekli. Bunu demokratik konfederalizm olarak ifade ettik. Koma Komalên Kurdistan (KKK) olarak tan ımladık. Doğal komünal toplum yaşam özelliklerine göre demokrasi mücadelesini içinde barındıran, ama içinde baskı ve sömürünün olmadı- ğı örgütlü toplum yaşamından söz ediyoruz. Kürt sorununun çözümü Ortadoğu’- nun demokratikleşmesini ve birliğini gerektiriyor. Ortadoğu’da demokratikleşme ve birliğin sağlanması ise, hiyerarşik devletçi sistemin aşılmas ını gerektiriyor. Bu da dünyada hakim olan sistemin alternatifini gerekli kılı- yor. Demokratik konfederalizm budur. Bunun küresel tanımını Önderliğimiz, küresel demokrasi hareketi olarak ifade etti. Demokratik konfederalizm mücadelesinin küresel gelişimi öngörülerek, bu temelde hiyerarşik devletçi sistem düşüncede ve eylemde aşılarak bu temelde daraltılarak ancak baskı ve sömürü düzeninden kurtarı- labilir.


Devam edecek...

Hazırlayanlar: Nihat Kaya, Şevin Bingöl, Nalin Penaber, Sinan Cudi, Baki Gül
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· “PKK terör örgütü” demeyen Nil Demirkazık’a soruşturma
· YJA STAR: İntikamları alınacak!
· Devlet 10 gerillanın cenazesini ailelere vermiyor
· Avrupada Yaşayan Tüm Halkımıza ve Yurtsever Apocu Kürt Gençliğine
· 2007’de yaşamını yitiren 3 gerillanın kimliği belirlendi
· YJA-STAR ANAKARARGAH AÇIKLAMASI
· HRW’den PKK baskını yapan yargıca sert eleştiri
· HPG Haziran bilançosu: 69 operasyon, 66 çatışma, 158 ölü
· Ruşen Çakır: Erdoğan Başbuğ’la gözaltıları konuştu
· Kürt gençlerinin gerillaya katılımı sürüyor

Basından Seçmeler
· Kürdistan'a karada da denizde de sansür!
· Baykal: Türkiye tarihi bir kırılma yaşıyor
· Büyükanıt bu generali örnek alır mı?
· Ömrünü Kürtlere adayan bilimkadını, Fedovna
· YASAĞA KARŞI MİTİNG HAZIRLIĞI
· Kıskırtan mutabakat
· Ahmet Altan’dan Paşalara çağrı: Bu toplumu küçümsemeyin
· Müvekkiline ‘Sayın’ demesi de suç!.
· Gündem'e internette 4. sansür
· Yeşil’li, JİTEM’li, Albaylı çeteye 57 yıl hapis istendi

© Rojaciwan.com