Basından Seçmeler: PKK'DEN KKK'YE YENİ BİR SİSTEM -3-
Gönderen: Cudibotan Tarih: 08.10.2006, 22:37:11 (1060 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)



KKK, devletçi değil HALKÇI BİR SİSTEM


Koma Komalên Kurdistan sisteminin günümüzde ne tür hedefleri önüne koyduğu, sorunlara nasıl bir çözüm yaklaşımı getirdiği ve işleyişi konularını KKK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile konuştuk. Çağımızın kaotik bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Karayılan, devlet geleneğinin günümüzde ulus-devlet düzeyinde artık çözüm olmadığının iyice açığa çıktığını, bunun alternatifi bir sistem olarak demokratik konfederalizmin çözüm modeli olacağını söylüyor. Kürt sorunu ve Ortadoğu'daki çatışmalı ortamın ortadan kaldırılmasının yolunun halkların eşit birlikteliğinden geçtiğini vurgulayan Karayılan, 'Kürdistan parçaları arasındaki konfederal ilişki Kürt halkının birliğidir, Kürdistan'ın birliği ise Kürt halkıyla diğer halkların Ortadoğu'da konfederal birliğinin ifadesidir. Bu nedenle demokratik konfederal sistemin Kürt sorununun çözümü için bir formül ve anahtar olduğunu söylüyoruz' dedi.


KKK sistemi günümüzde ne tür sorunları çözmeye adaydır?

KKK sistemi yeni bir anlayış, yeni bir zihniyet, yeni bir örgütlenme modeli, yeni bir ekol, yeni bir demokratik anlayışı ifade etmektedir. İnsanlık Zagros eko-sistemi temelinde ilk kez tarım devrimiyle yeni bir uygarlık aşamasını başlatmıştır. Bu Zagros eko-sistemi temelinde gelişen uygarlık, 19. yüzyılda sanayi devrimine kadar gelmiştir. 19. yüzyılda gerçekleşen sanayi devrimiyle birlikte ulusal devletleşme gerçeği insanlığın yaşamından önemli bir faktör olarak yer almıştır. Günümüzde sanayi devrimiyle birlikte gelişen ulusal devlet yapılanması artık küreselleşen dünya gerçeği karşısında süreci ilerleten değil, gerileten bir faktör haline gelmiştir. Bu sistemin kapitalist mantık çerçevesinde geliştirildiği bilinmektedir. Bugün ulusal devlet gerçeğine göre gelişen finans-kapital her ne kadar küreselleşen dünya gerçeğine göre biçim vermek istiyorsa da sistemin yaşadığı kaotik durumu aşamamaktadır. Kapitalist metropollerde geliştirilen çözümler soruna cevap olamamaktadır. Çünkü devlet ve özellikle ulusal devlet artık gerici bir faktör haline gelmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla sorunun köklü çözümü yani insanlığın yaşadığı kaotik sistemin durumu tümden aşmanın yolu yeni bir mantıkla, zihniyetle ve örgütlenme modeliyle soruna yaklaşmaktan geçmektedir. Nasıl ki, dünyada insanlığın ilk devrimi yaşadığı yer Mezopotamya ise, günümüzde de insanlığın yaşadığı bu kaotik duruma müdahale de aynı zeminde gelişmek durumundadır. Önderliğimiz 30 yıldan bu yana hem yürüttüğü pratik mücadele hem de gerçekleştirdiği yoğunlaşma temelinde yeryüzünde insanlığın yaşadığı bu kaotik duruma çözüm formülü olarak demokratik konfederalizmi geliştirdi. Yani biz KKK sistemini günümüzde insanlığın yeryüzünde yaşadığı krize bir çözüm modeli olarak öngörüyoruz.

Kürt sorununu çözme perspektifi nedir?

KKK Kürt sorununun gerek Türkiye gerekse diğer parçalarda çözümünü bir hayli kolaylaştıran bir faktör olmaktadır. Şöyle ki, demokratik konfederal sistem karşılıklı bağımlılığı öngören, diyaloğu esas alan, herkesin özgür, eşit bir biçimde temsilini gerçekleştiren bir sistemdir. Türkiye için ele alındığında Türkiye'nin sınırlarını değiştirmeden Kürt toplumunun örgütlenmesini öngörür. Bu, tehlike olarak görülmemeli. Onun örgütlenme yasalarını tanıyan bir bakış açısının gelişmesi durumunda, bu konfederal örgütlenme modeli aynı zamanda Kürt sorununun da çözüm modeli olacaktır. Mesela Kürt ile Türk toplumu arasında konfederal bir çözüm geliştirilebilir. Bu perspektif ayrılıp devlet kurma değil de, halkların bir arada eşit ve özgür yaşamasını öngören bir perspektiftir. Kürtlerin istediği kendi iradesinin, kültürel ve siyasal haklarının tanınmasıdır.

KKK ilan edildiğinde Türkiye'deki siyasi güçler bunu 'korkutucu' olarak değerlendirdi...

Normalde bu kadar karşı olmamaları gerekiyordu. Bu Kürt sorununu fobileştirme anlayışından ileri geliyor. Türkiye'de çok çeşitli çevrelerin her taraftan Türkiye'ye dönük değişim dayatması vardır. Çünkü dünya ve çağ değişiyor. Türkiye sözüm ona yönünü AB'ye döndürmüş. Dolayısıyla Türkiye'nin değişmesi ve yenilenmesi gerekmektedir. Fakat bunu yapacak bir siyasi irade şu ana kadar ortaya çıkmadı. Türkiye'de o statükocu, eskide ısrar etmek isteyen anlayış vardır. Bu anlayış Türkiye dağılacak, parçalanacak, yok bilmem dış parmaklar var diye aşırı bir biçimde korkuyu topluma yayıyor ve toplumda, özünde 20. yüzyıla ait olan milliyetçiliği ve şovenizmi geliştirip derinleştiriyor. Bu çağımızda geliştirilmesi gereken bir anlayış ve çizgi değildir. Ne yazık ki Türkiye'deki sistem daha çok böylesi bir bakış açısının etkisindedir. Yani çağdaşlaşma, yeni bir zihin, bakış açısına ve siyasi anlayışa ihtiyaç olduğu kesin.

Farklı bir biçimde, ayrılıkçılık şeklinde değerlendirildi...

Demokratik konfederal sistem tersinden ele alındığı için ayrılıkçılık olarak anlaşılıyor. Halbuki demokratik konfederal sistem öyle korkulacak bir sistem değil. Kürtler artık eski sistemle yani Lozan'ın o katı inkar-imha rejimine dayalı bir uygulamayla yaşamak istemiyor. Sen bir toplumu şiddetle, silah zoruyla egemenlik altında tutamazsın. Bugün yeryüzünün neresinde diller yasaklanmıştır. Dünyanın neresinde bugün kültürel haklar yasaklanmıştır. Fakat bugün Türkiye'de bunlar vardır. İran ve Suriye de Türkiye'yi izliyor. Kürdistan'daki bu egemen devletler artık inkar ve imha siyasetini bırakmak zorundalar. Çağı geçmiş bir anlayıştır. Kürt halkı yaklaşık seksen yıldır bu haksız anlaşmaya karşı direnmektedir. Dolayısıyla bu devletler bunu artık görmeli. Kürtlerin yeni sistemi, demokratik konfederal sistemdir.

Kürtlerin yaşadığı diğer parçalar için neler söylenebilir? Suriye, İran, Irak...

Konfederal sistem ilişki sistemidir. Yeni ve demokratik ilişki biçimidir. Kürtler bu temelde Türkiye'nin, İran'ın ve Suriye'nin sınırları içinde sorunları çözmeyi öngörmekteler. Kürtler hem bulunduğu ülkenin halklarıyla konfederal bir ilişki istiyor, hem de Kürdistan'ın parçaları arasında bir ilişki istiyor. Bu aynı zamanda şu anlama gelmektedir: Kürdistan parçaları arasındaki konfederal ilişki Kürt halkının birliğidir, Kürdistan'ın birliği ise Kürt halkıyla diğer halkların Ortadoğu'da konfederal birliğinin ifadesidir. Bu nedenle demokratik konfederal sistemin Kürt sorununun çözümü için bir formül ve anahtar olduğunu söylüyoruz. Kürt toplumu köy köy komünlerini geliştirirse mahallelerde meclislerini oluşturursa, giderek meclislerini daha üst aşamalara, bölge meclislerine ulaştırırsa kimse onu durduramaz, kimse onu tasfiye edemez.

Ortadoğu'daki tarihi çelişkileri de çözecek bir model yani...

Aynı zamanda bölge halklarının yaşadıkları sorunları da çözebilecek bir projedir. İşte günümüzde yeniden Arap-İsrail çelişkisi doruğa çıkmış bulunmaktadır. Bunun kökeninde ne var? Milliyetçilik ve dincilik var. Bu sorunun köklü çözümü demokratik konfederal sistemdir. Ortadoğu'daki sorunları, öyle bir tarafın diğer tarafı imha etmeye çalışmasıyla çözmek mümkün değildir. Yine öyle dıştan hazırlanmış bir takım reçetelerin uygulanmasının da çözüm olmadığı çok açık. Geçmişte en çok birbiriyle çatışan uluslar Almanlar, Fransızlar ile İngilizlerdi. Fakat günümüzde bu halklar birbirleri arasındaki sınırları da kaldırmışlar ve ortak anayasayı gündeme getirmişlerdir. Avrupa Birliği (AB) konsepti bu temelde gelişen ve gittikçe de cazibesi artan bir birlik anlayışı olduğu açıktır. Niye Ortadoğu halkları da bunu yapmasın ki? İşte Ortadoğu halkları da Avrupa modeline benzer bir biçimde demokratik konfederal bir eksende birliğini kurabilir. Tarihin çok eski dönemlerinde bile bu bölgede yaşayan halkların diyalog ve ilişki içinde yaşamlarını örgütlediği bilinmektedir. Bu nedenle demokratik konfederal sistemi hem Kürt sorununun hem de Ortadoğu halklarının sorununun çözümünde temel bir formül olarak görüyoruz.


Karayılan Demokratik Konferadalizm sisteminin Kürt sorununda çözüm anahtarı olduğunu söylüyor

Demokratik konfederalizmin federasyondan farkını nasıl ortaya koyabilirsiniz?

Federasyon bir kere devletçi bir anlayışı temsil etmektedir. İkincisi, son tahlilde bir bağımlılığı ifade etmektedir. Ama konfederal sistem karşılıklı bağımlılıktır. Yani 21. yüzyılın eşitlik, özgürlük ve bağımsızlık çizgisidir. Olabilecek en özgürlükçü demokratik ilişki biçimidir. Yeni bir ilişki biçimidir. Ama günümüzde ulusal devlet gerçeği aşıldığı ve toplumlara herhangi bir fayda getiremeyeceği açığa çıktığı için, şimdi onun yerini tutacak olan birlikte eşit yaşamadır. Yani bu sistemin felsefesinde şu vardır: Kürt halkı ne kadar Türk halkına bağlı ise Türk halkı da o kadar Kürt halkına bağlıdır. Kürt ne kadar Arap'a bağlı ise Arap da o kadar Kürde bağlıdır. Bunu bireye indirgersek; erkek ne kadar kadına bağlı ise kadın da o kadar erkeğe bağlıdır. Karşılıklı eşit bağımlılıktır. İnsan doğadaki canlılara ne kadar bağımlı ise onlar da insana o kadar bağımlıdır. Ahenkli dengelere oturtulmuş bir ilişki biçimidir. Bu açıdan federasyonla kıyaslamayacak düzeyde daha farklı bir profilden bakılması gereken bir modelden bahsediyoruz. Federasyon da bir çözüm biçimidir. Ama yeni bir çözüm biçimi değildir. Mesela Güney Kürdistan'da Kürt halkı egemenlik altında olacağına federasyon daha iyidir. Fakat halkların eşit özgür birlikteliği için bir çözüm formülü mü? Hayır, yetersizdir. Bu konuda yeterli olabilecek çözüm demokratik konfederal sistemdir.

KKK sisteminin işleyişi

KKK'nin işleyişi ve şematik yapısı nasıldır?


KKK sisteminin en tepesinde Kongra Gel vardır. Kongra Gel halkın demokratik seçimiyle iki yılda bir seçilmiş üyelerden oluşur. Yani bunun klasik ifadesi halk meclisidir. Yasama görevini görür. Bu halk meclisi temel iki organ seçer. Biri başkan olmak üzere otuz bir kişilik yürütme konseyi seçer. Bu yürütme konseyi, Kongra Gel'in genel çerçevesine uygun bir biçimde rol ve iş koordinasyonu görevini görmektedir. Bunlar iki dönem seçilebilirler. Kongra Gel'in seçtiği yürütme, yürütme erkidir. Diğer bir organ ise, İdari Adalet Divanı'dır. İdari Adalet Divanı ve Halk Mahkemesi diğer bir deyişle Özgürlük Mahkemesi. Bu da Kongra Gel bileşimi tarafından seçilir ve sadece Kongra Gel bileşimine karşı sorumludur. Bağımsızdır. KKK'de yargı faaliyetlerini yürütür ve adaletin gerçekleşmesi için çalışır. Klasik sistemlerde olduğu gibi yasama, yürütme ve yargıdan oluşan üç temel kurum bulunuyor. Belki biçim olarak klasik sistemlere benziyor, ama uygulaması bundan çok farklıdır. Alta doğru gelindiğinde devletlerde bakanlar oluyor. KKK'de bakanlar yoktur. Bunun yerine komiteler vardır. Toplam on iki komiteden oluşuyor. Her komite yedi ile dokuz kişiden oluşuyor. Bu genel bir yürütme oluyor. Biz şimdi kuruluş sürecinde bulunuyoruz. Uygun bir biçimde örgütlenme sürecini geliştirme görevimiz vardır. Zaten KKK kendisini toplumun tüm kesimlerinde örgütlenmeye kavuşturursa toplumsal sorun çözülmüş olur. Bu açıdan bir mücadele sürecidir. Yani KKK'nin kuruluş çalışması aynı zamanda inşa süreci, aynı zamanda bir mücadele sürecidir.

KKK'nin şiddete yaklaşımı

Bu sistemi kurarken bir yandan da meşru savunma savaşı yaşanıyor? KKK sistemi içinde meşru savunma savaşı konusunda neler söyleyeceksiniz?


Kürdistan'da bu mücadele rahat yürütülmüyor. Bir saldırı var. Bu beraberinde bir direnişi getiriyor. Direniş de bir örgütlenmeyi ve savunma anlayışını gerektiriyor. KKK sisteminin dayandığı felsefe şiddeti öngörmez. Uluslararası evrensel yasalarda bu vardır. Birleşmiş Milletler (BM) yasalarında meşru savunma, meşru müdafaa yasası vardır. İnsanlık onurunun çiğnendiği, hukuksuzluğun yaşandığı ve şiddetin insanlığın değer yargılarını rafa kaldırır tarzda uygulandığı yerde, o saldırıya maruz kalan topluluk, ulus kendisini şiddet dahil her biçimde savunma hakkını elde eder. İşte KKK'nin şiddete yaklaşımı bu eksendedir. Yani şiddet uygulayarak sorunların çözümünü değil, haksız yere gelişen şiddet karşısında, hukukun tükendiği yerde, diyalog yöntemlerinin etkisiz kaldığı yerde uygulanan şiddeti durdurmaya dönük şiddet kullanımını reva görür. Bu çerçevede Kürdistan'da Halk Savunma Güçleri (HPG) vardır. HPG'nin mücadele stratejisi meşru savunma çizgisidir. HPG'nin görevi KKK sisteminin meşru savunma çizgisi çerçevesinde inandığı ve bağlı olduğu değer yargılarını korumaktır. Bugün eğer Türk devletinin operasyonel saldırıları, şiddet uygulamaları, değer yargılarımıza yönelimleri olmasa HPG'nin de eylemleri olmaz. Ama Türk devletinin yok edici saldırıları karşısında HPG savunma görevinin gereklerini yerine getirmek zorundadır.

Halkçı sistem

Bu yeni sistemin uygulanması üzerine neler söyleyeceksiniz?


Kuşkusuz KKK modeli daha yeni bir modeldir. İlk kez uygulama sürecine girmiş bulunmaktadır. Belki bugün itibariyle bir takım yetersizlikleri olabilir. Esasen Kürtçe Koma Komalên olarak tanımladığımız, demokratik konfederalizm, devlet sisteminde olduğu gibi kararların üstten alta doğru geldiği bir uygulamayı değil; bunun tersine demokratik toplum, siyaset, örgütlenme ve bireyi geliştiren, toplumun kendi içinde özgür, eşit ve barışık olduğu, cinsler ve sınıflar arası eşitliğin olduğu, ekolojik dünyayla uyumlu, ahenkli bir dengenin sağlandığı yeni bir sistemi öngörmektedir. Bunun için öncelikle üç temel devrim gerekmektedir. Demokratik devrim, kadın devrimi ve ekolojik devrim. Bu üç temel konuda gerçekleşecek devrimsel süreç, toplumu demokratize edecek, insanlar arası ilişkileri daha uyumlu, adil ve eşit hale getirecek ve aynı zamanda insanlarla diğer canlılar arası dengeyi adil bir düzeye getirecektir.

Halkın demokratik toplumsal katılım süreçlerinde yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnsanlık beş bin yıldır devletle yönetiliyor. Devlet erkinin insanlık yaşamında çok önemli bir yeri ve rolü vardır. Bu neye yol açmıştır? Kararların sürekli yukarıdan gelmesine yol açmıştır. Günümüzde işte devletleri sözde halkın devletine dönüştürmek amacıyla demokratize edici bir takım seçimler ve benzeri şeyler yapılıyorsa da bu gerçeği değiştirmiyor. Kararlar sonuçta üsten geliyor. Kararlar üstten tabana doğru yayılıyor. KKK modeli bunun tersine çevrilmesidir. Yani onun tam alternatifi olan bir sistemdir. Halkın sistemidir. Halkın kendi kendisini yürütme, yönetme, doğrudan demokratik uygulama sistemidir. Biz aslında nihai olarak bunun gideceği modelin bilimsel demokratik sosyalizm modeli olacağını düşünüyoruz. Bizim algıladığımız sosyalizm, reel sosyalistlerin düşündüğü bir sosyalist bakış açısı değildir. Bizim anlayışımız, öz ve öz halkın gerçeğine dayalı, halkın doğrudan demokratik süreci yaşadığı bir modeldir.

 

Hazırlayanlar: Nihat Kaya, Şevin Bingöl, Nalin Penaber, Sinan Cudi, Baki Gül

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: 6 AĞUSTOS HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Hüseyin T: Bombayı babam bile koysa kabul etmem
· 7 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· HPG’den Emniyet Müdürlüğü Binası’na saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
· Öcalan’a 1 ton C4 ile suikast ittirafı
· Bahoz Erdal: Ekonomik kaynaklara saldırı sürecek
· Ateşin başındaki Makolu kadın gerilla
· Swoboda: Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınmalı
· 1. Ordu Komutanlığına saldırıyı adı hiç duyulmamış bir örgüt üstlendi
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir

Basından Seçmeler
· Ve dördüncü dönem
· Kürt sorunun çözümü için İtalyan örneği
· Ahmet Altan: AKP-Hürriyet'in Güngören ilişkisi kuşkulu
· Azadiya Welat da Ergenekon hedefindeydi
· İtirafçıya bile söyletemediler
· 1970’lerin ‘gerilim stratejisi’ aktifleşiyor!
· AKP 'devlet partisi' yolunda
· Roj TV'ye büyük destek
· Düğümü Erdoğan-Başbuğ görüşmesi çözdü
· AKP’NİN FETTULAHÇI NEO-GLADİO’SU

© Rojaciwan.com