Gönderen: EVINA Tarih: 11.10.2006, 10:57:42 (603 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
ANKARA (DİHA) – PKK tarafından ilan edilen ateşkes kararı Türkiye'nin çeşitli kesimlerinde olumlu yankı buldu. Atılan adımın olumlu olduğunu belirten siyaset, aydın ve sendika çevreleri, PKK’nin bu adımının geliştirilmesi için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini, devletin de gerekli adımları atması gerektiğini dile getirdiler.
DTP’nin PKK’ye yaptığı ateşkes çağrısının ardından, Kürt sorunun demokratik, barışçıl yöntemlerle çözümü konusu yoğun olarak tartışılırken, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın da yaptığı ateşkes çağrısının ardından PKK’nin ilan ettiği ateşkes kararı, bazı milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, aydınlar ve siyasetçiler tarafından olumlu karşılandı. Kararı değerlendiren çevreler, herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini vurgularken, bu adımların geliştirilmesi için, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda çalışmaların yapılması gerektiğini dile getirdiler.
CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan:
Önemsiyorum. Elbette belli bir süreden beri hem DTP’nin ateşkes çağrısı ardından Türkiye’deki tüm aydınların o yöndeki çağrısı ve son olarak Öcalan’ın ve hatta Avrupa Parlamentosu’nun bu konudaki çağrılarına ateşkes kararıyla yanıt verilmesini olumlu buluyorum. Umarım böyle bir ortam böyle bir süreci devlet de bir fırsat olarak görür. Bir barış ortamı sağlanır. Ve bunun ardından da umarım ve diliyorum ki artık silahlar temelli bırakılır. Devletin atacağı demokratik adımlar Kürt sorununun demokratik ve diyalog zemininde çözümüne yönelik adımların atılması durumunda Türkiye’de bir barış ortamı, bir kardeşlik, bir sevgi, bir hoşgörü ortamı doğar. Bu bir fırsattır. Geçmişte de ateşkesler yapıldı ama o zamanlar kimse önemsemedi. Gerçi o ateşkeslerin de Türkiye’ye yararı olmuştur ama yani Kürt sorununda hiçbir adım atılmadığı için yeniden bir şiddet ortamı devam etmeye başlamıştır. Umarım bu süreçten sonra bir şiddet ortamına ihtiyaç olmaz.
AK Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay:
Ateşkesin ilan edilmesini olumlu bir adım olarak değerlendiriyorum. Bunun devamlı olmasını diliyorum. Şiddet ve silahın insanoğlunu devamlı olarak mutsuz ettiğini düşünüyorum. Bu sürecin kalıcı hale gelebilmesi için, demokratik düzenin yerleşmesi, AB girişin hızlanması, AB standartların geliştirilmesi gerekir.
DTP Eşbaşkanı Aysel Tuğluk:
Bu süreci parti olarak çok önemsiyoruz. Yeni bir döneme girildiğini düşünüyoruz bu açıdan. Çağrıda bulunan bir kesimi ifade ediyoruz. Dolayısıyla bu sürecin gerçekten süreklilik kazanması ama sonuçta bir demokratik çözüme doğru, çözüme de yol açacak bir seyir izlemesi için bütün organlarımızla, bütün yapımızla aktif olacağız. Bu anlamda tarihi sorumluluğumuzun bilinciyle hareket edeceğiz. Bu tabi başlı başına yeni bir planlama, yeni bir düzenlemeyi, yeni bir dil ve üslupla her anlamda yeni bir süreci ifade ediyor. En başta bizlere, Türkiye'deki tüm siyasi partilere, aydınlara, demokratlara çok büyük görevler düşüyor. Aslında tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Bir sınav diyebiliriz buna. Ya bu sınavı hep beraber aşacağız. Ya da altında kalacağız. Bu altında kalma seçeneğini düşünmek bile istemiyoruz. Son derece tehlikeli olacaktır böyle bir şey olursa. Türkiye bir bütün olarak kaybedecektir. Biz, halkımızın, bütün kesimlerin yeni dönemin sorumluluğu ile hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz. Her zaman olduğu gibi bu dönemde de sevginin, hoşgörünün, barışın gelişmesi için çaba sarfedeceğiz. Hem iç diplomasi hem dış diplomaside durumu anlatmaya çalışacağız. Kimin barış istediği, kimin bundan yana olduğu aslında görülüyor. Bu anlamda PKK'nin buna olumlu yanıt vermesi özellikle Sayın Öcalan'ın bu yöndeki çağrısı son derece önemli, tarihidir. Çok önemli bir adım atıldı. Umarım buna doğru yanıtlar verilir ve bu süreç hak ettiği yeri bulur.
ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu:
Çatışmanın durması, insan yaşamlarının kaybının sona ermesi açısından yerinde bir karar olarak nitelendiriyoruz. Zaten alınması gereken bir karar olarak nitelendiriyorduk. Yerinde bir karardır. Öncelikle insanların silahı, şiddeti bir çıkış yolu olarak düşünmesini engelleyecek bir şekilde kültürel taleplerin, sosyoekonomik taleplerin, tüm yurttaşların taleplerini politikayla ifade edebileceği zeminlerin açılması biran önce hızlandırılması, bir barış hoşgörü ortamının tesis edilmesi gerekir.
SDP Genel Başkanı Filiz Koçali:
Ateşkes ya barışa dönüşecek, ya da karanlık güçlerin hazırladığı vatandaş savaşına doğru sürükleneceğiz. Ateşkes yalnız TSK ile PKK arasındaki silahlı çatışmaları durdurmayacaktır, aynı zamanda büyük kentlerde, varoşlarda linç taburlarının, ırkçı Kürt düşmanlarının yakmak üzere olduğu Türk-Kürt halk savaşı ateşini de söndürecektir. Silahların tümüyle bırakılması ve silahsız yola geçilmesi için, şu andan itibaren, asıl olarak Kürt tarafının değil, iktidar tarafının yapacağı işler gündeme gelmiş bulunuyor.
İHD Genel Başkanı Yusuf Alataş:
Ateşkes ilan edilmiş olması, son derece olumlu bir gelişme. Mutlaka değerlendirilmesi gereken bir gelişme. Eğer biz bu ülkede toplumsal barışı, iç barışı, kalıcı bir barışı düşlüyorsak, herkesin, hepimizin, başta hükümet olmak üzere bu ateşkes sürecini çok iyi değerlendirip, bunu sürekli kılmak ve sonuçta tümüyle silahların bırakılması ile noktalanmasını sağlayıcı adımlar atılması ve bu sürecin desteklenmesi gerekir. Bizde İHD olarak bu sürecin harcanmaması, 1999-2004 gibi bir şekilde sadece beklemekle ve nasılsa bu iş bitti diyerek, herhangi bir pozitif adım atılmaması şekline getirilmemesi bakımından elimizden geleni yapacağız. Bütün sivil toplum örgütleri, insan hakları kuruluşları özellikle aydınlar siyasi partiler bir parça siyasi kaygıları bir kenara bırakıp iç barışın sağlanması yönünde mutabakat etmelidir. Ümit ediyorum ki hükümet de bu süreci olumlu değerlendirir ve bu ülkeye şu veya bu şekilde barış gelir. Tabi ki bilmeliyiz ki barış da en az savaş kadar çaba ister. Savaş için harcanan enerji para ve insan yaşamı, barış için kısmen de olsa seferber edilse, bu ülkede barışın çok uzak olmadığını düşünüyorum.
Mazlumder Genel Başkanı Ayhan Bilgen:
Silahların susması, sorunların konuşulabilmesi için önemli bir fırsattır. Ancak barış silahların susmasından ibaret değildir. Gerçekleştirilebilir ve kalıcı bir barışın tesis edilebilmesi için, herkesin üzerine düşen sorumluluğu cesaretle ve kararlılıkla yerine getirmesi gerekir. Çocuklarının tabutlarına sarılan annelerin feryadını yeniden görmek istemiyorsak, provakasyonlara ve barış için atılacak adımları sabote edecek girişimlere karşı sivil bir inisiyatif geliştirebilmeliyiz. Siyaset kurumunun güvenlik bürokrasisinin denetleyebilmesi, barış için önemli adımlar atılmasının temel kriteridir. Silahlı grupların geleceği ile ilgili somut bir tutumun geliştirilmeside, herkesin sağduyu ile düşünmesi gereken önemli bir boyuttur. Özellikle aydınlar, sivil kurumlar, medya ve siyasetçi, silahların ve şiddetin egemen olduğu bir Türkiye'ye geri dönüş yaşanmaması için, sesini yükseltmeli ve kurulacak platformlarla adeta barış için bi inisiyatif örülmelidir. Özellikle kamuoyunda öfke ve nefret duygusunu arttıracak söz ve yaklaşımlardan herkes kaçınmalıdır. Siyasal muhataplar, birbirleriyle konuşmayı ve birbirlerini anlamayı hedeflemelidirler.
TİHV Başkanı Yavuz Önen:
Silahların susması bizim insan hakları ortamında yıllardır dile getirdiğimiz bir özlemdi. 'Kardeş kavgası bitsin' diyorduk. Umarım bu sefer bu ikinci devre, bu ikinci karar süreci geçmiştekinden daha ciddiye alınır ve iyiniyetle yaklaşılır bu karara. Buna ihtiyaç var Türkiye'de. Sorunların diyalog yoluyla çözülmesinde ihtiyaç var. O bakımdan son derece yararlı ve doğru buldum, destekliyorum. Böyle bir süreci sonuna kadar elimizden geldiğince desteklemeliyiz. Sorunu açmak lazım. Sorunu görmezden geldiğimiz sürece hiç bir yere varamayız. Ateşkes tek başına çözüm değildir. Karar 'tamam bu iş çözüldü' anlamında değildir. O bir başlangıçtır. Bir sürecin başlaması için bir koşuldur. Bir gerekliliktir. Bundan sonrası sorunu görmek, onu kabul etmek, Kürtlerin bu topraklar üzerinde kardeşçe ve eşit şartlarda yaşayabildiği bir program çerçevesinde onlarla diyalog kurarak, sorunları çözmek lazım. Bu uzun vade olabilir. Ama kısa vadedede acil sorunlar üzerinden de bir program geliştirmek lazım. İnsanlarımızın acı çekmiş olduğunu son yirmi yılda hepimiz biliyoruz. Zorunlu göçler, dağılmış aileler, toprağından kopmuş insanlar, üretimden uzaklaşmış, ekonomisi yıkılmış bir bölge bu bir harabe görüntüsüdür. Hem sosyal anlamda, hem ekonomik anlamda. İnsanları biraz ciddiye alıp sorunlarını da acilen gündeme getirmek gerekiyor. Uzun vadeli olan siyasal çözümlerin önünde öncesinde böyle insani acil programlara ihtiyaç var. Böyle bir sürecin başlaması için bu silahların susması kuşkusuz güzel bir başlangıçtır.
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul:
Bütün sorunların barışçıl ortamda demokratik yollarla çözümünü savunuyoruz. Bu konuda da Kürt sorunun demokratik çözümü için silahların sustuğu anda yeni adımlar atılmalıdır. Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Demokratik çözüm için adımlar atılmalı ki, artık silahların konuşmadığı, silahların bırakıldığı bir ortam olsun.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi:
Biz daha önceleri çağrıda bulunduk. Bunu olumlu buluyoruz. Artık silahların susmasını söyledik. Şiddetle bu sorunun çözülemeyeceğini hep ifade ettik. Her gün onlarca insan hayatını yaşamını yitiriyor. Bu sorun artık köklü bir çözüme ulaştırılmalı ve bir daha Türkiye’nin gündemine bu şiddet gelmemeli. Bunun için sorunun çözümü konusunda herkese sorumluluk düşüyor. Soğukkanlıca herkes olayı değerlendirerek, bundan sonraki süreçteki daha önce ifade edilen, yapılan çağrıların yerine getirilmesi, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda çalışmalar yapılmalı ve adımlar atılmalı diye düşünüyorum.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet soğancı
Biz TMMOB olarak söylediğimizi söylüyoruz, Kürt sorunun çözümü barışçıl yöntemlerle olacaktır. Burada özellikle siyasal iktidara büyük görevler düşmektedir. Türkiye’deki yasal düzenlemelerin özgürlüklerin tanınması yolunda yapılması gerekmektedir. AB ile pazarlıklar çerçevesinde demokratik açılım Türkiye için yanlış olacaktır.
Ankara 78’liler Derneği Başkanı Ruşen Sümbüloğlu:
Kaçırılmaması gereken tarihi bir fırsat olarak değerlendiriyorum ve gereğinin yerine getirilmesini bekliyorum. Muhataplar kendi yaklaşımlarını aşağı yukarı belirlediler. Önemli olan burada mücadeleyi yürüten örgütün fiili bir yaklaşım tarzını sergileyeceğini ifade etmiş olması. Bu ifadenin doğrultusunda da gerekenlerin yerine getirileceğinin görülmeye başlanması. Bu noktada devletin de gerekli adımları atması gerektiğine inanıyorum.
Halkevleri Genel Başkanı Abdullah Aydın:
Öteden beri barış talebimiz. Savaşın bitmesi ülkemizde ırkçı temelde bir çatışmanın gerilimin kamplaşmanın olması son derece tehlikeli. Bütün demokratik gelişmelere ve halkın bu anlamdaki özlemlerine de engel oluyordu. Ben bundan son derece memnun kaldığımı olumlu bulduğumu, bunun sadece tek taraflı ateşkesle falan olamayacağını, bütün dinamiklerin, tarafların, toplumun bütün güçlerinin, bu talep doğrultusunda enerjisini yoğunlaştırması gerektiğini düşünüyorum. Bu sadece bir herhangi bir tarafın talebi biçiminde yeterince sonuca ulaşmayabilir, bütün toplumdaki kesimlerin, savaştan zarar gören herkesin, bunun bir an önce bütün toplumda genel bir kabul görmesi için çaba sarfetmesi gerekir.
TESEV Yönetim Kurulu Üyesi Osman Kavala:
Bende bu kararı silahların gömülmesi olarak algılıyorum ve insan hayatı açısından toplumsal dokumuzun korunması açasından önemli buluyorum. Tabi ki asıl istediğimiz, Ortadoğu'da, dünyanın her köşesinden görülebilecek şekilde silahların yakılmasıdır. Bunun için el bilirliği ile ceasaretle ve insan merkezli bir anlayışla sorunlarla yüzleşmemiz gerekir. Bu yüzleşme sırasında ise her türlü siyasi aracı ve barışçı yöntemi değerlendirmemiz gerekir.
Gazeteci Oral Çalışlar:
Tabi ki ateşin kesilmesi önemli bir durum ama sorunun çözümü için yetmez. Biz daha önce de PKK'nin sartsız silah bırakması gerektiğini dile getirmiştik. Önce silahların bırakılması gerekiyor daha sonra neler olacağı tartışılır. Yani demokratikleşme, dağdakilerin nasıl indirileceği gibi konular daha sonra işlenecek bir durum. Yinede silahların susması önemli bir adım.
Yazar Aydın Çubukçu:
Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız barış grişimi projesinin değerlendirilmesi gereken fırsatlarından biridir. Yalnızca bizim için değil tüm Türk halkının da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de önemle üzerinde durup değerlendirmesi gereken bir barış fırsatıdır. Barışın kendisi değildir bu. Ama ona doğru yapılacak işleri kolaylaştıran, iki halk arasındaki yakınlaşma fırsatlarını çoğaltan bir girişimdir. Ben destekliyorum ve aklı başında herkesin de desteklemesi, bunu geliştirmesi gerektiğine inanıyorum.
Avukat Ergin Cinmen:
Ateşkes kararı son günlerde gelen en güzel haber. Türkiye bundan sonra bekleriz ki bu ortamı kalıcı hale getirsin. Bundan sonra en önemli şey bu ortamın kalıcı hale gelmesi için çabalamak. Bu sürece ABD ve başlıca kişilerin etkisi ile girildi diye değerlendirmeler yapılıyor, tabi bu olumlu bir şey değil ama önemli olan akan kanın durması. Bundan sonra demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile yaşama geçilmesi bu barışı kalıcılaştırabilir. Bu konuda sivil topluma görev düşüyor. Geçmiş savaşın taraflarına görevler düşüyor. Devlete önemli görevler düşüyor. Önümüzde bizim için yeni bir dönem var. Bu konuda önemli olan iki tarafında göstereceği samimiyet. Son yapılan açıklamaları ve Başbakan'ın 'silah bırakılırsa asker kurşun sıkmaz' açıklamalarını olumlu karşılayıyoruz. |
|
|
|
|