Görüşme Notları: Öcalan’dan sivil toplum konfederasyonu önerisi
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 30.10.2006, 15:17:11 (2564 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

İSTANBUL (30.10.2006)- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bir aylık ateşkes sürecinden sonra ilk kez avukatlarıyla yaptığı görüşmede, ulus-devlet ve küresel finansal güçlere karşı, üçüncü yol olarak Sivil Toplum Konfederasyonu'nu önerdi. Demokratik Konfederalizm kavramının yeterince anlaşılamadığını kaydeden Öcalan, "Biraz bulanık kaldı. Bunun yerine Sivil Toplum Konfederasyonu kavramı kullanılabilir. Ben esas olarak toplumun bütünü için Sivil Toplumu öneriyorum. Sivil Toplum Örgütleri, güçlerini birleştirebilirler" dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, yeni bir örgütleme modeli önerdi. Üçüncü yol olarak tanımladığı örgütleme sistemine ilişkin Öcalan, şunları vurguladı: "Daha önce üçüncü yol demiştim. Bunu biraz daha açmak istiyorum.

Ulus-devlet anlayışıyla reel sosyalizmi bir süre önce hızla terk ettim. Belki 2000'e kadar ben de halen bunların etkileri mevcuttu fakat ikisini de hızla terk ettim. Açıkça belirtiyorum; ulus-devlet anlayışı ve modeli kandan başka bir şeyle sonuçlanmaz. Reel sosyalizm de modernizmin bir parçasıdır. Bunların hepsi kapital modernizminin parçaları, kavramları ve sistemleridir. Bugünkü dünyanın yapısını ve toplumunu analiz eden yazılar ve ipuçları var, fakat derli toplu formüle edilmiş değildir. Şimdi ben formüle ediyorum. Bunları ileride geniş bir şekilde açıklayacağım."

Bugünkü dünyanın yapısal durumunu üçe ayıran Öcalan, "Birincisi, ulus-devlet ve onun etrafındaki güçler. İkincisi, küreselleşmenin etkisiyle küresel finans kaynakları. Uluslararası hatta daha doğrusu ulsalarüstü büyük şirketler. Bugünkü dünyayı esas olarak küresel finans güçleri yönetiyor. Bu güç, ulus-devlet üzerinde çok etkililer ve onları yönetiyorlar. Davos'ta, Bildenberg benzeri yerlerde bir araya gelip dünya ile ilgili kararlar alıyorlar. Birleşmiş Milletlerden de daha güçlüdür. BM, çeşitli ulus-devletlerin bir araya gelip kurduğu bir kuruluştur. Küresel finans kadar gücü yoktur."

HERKES İÇİN SİVİL TOPLUM

Üçüncüsünün ise mağdurların, mazlumların, ezilen kesimlerin ve halkların oluşturduğu sivil toplum yapısı olduğuna vurgu yapan Öcalan, yeni sistemi şöyle formüle etti: "Ben bunlara Sivil Toplum Konfederasyonu diyorum. Ve bu şekilde örgütlenmeleri gerektiğini öneriyorum. Daha önce üçüncü yol, Demokratik Konfederalizm, demiştim. Şimdi de Sivil Toplum Konfederasyonu diyorum. Bu kavramların hepsi aynı gerçekliği ve sistem modellerini anlatan değişik ifade tarzlarıdır. Demokratik Konfederalizm kavramı yeteri kadar anlaşılamadı, biraz bulanık kaldı. Bunun yerine Sivil Toplum Konfederasyonu kavramı kullanılabilir. Ben esas olarak Sivil Toplumu öneriyorum. Toplumun bütünü için öneriyorum. Sivil Toplum Örgütleri, güçlerini birleştirebilirler. Birlikte kullanabilirler. Böylece daha çeşitli ve güçlü hale gelebilirler."

Öcalan, sistemin durumunu şu örnekle izah etti: "Türkiye'de herkesin sırtındaki tüpte ya oksijen var ya da hidrojen. Ama kimsenin aklına bu hidrojenle oksijeni bir tüpte uygun şekilde birleştirip su oluşturmak gelmiyor. Artık tüplerimizin içindekini birleştirme zamanı gelmiştir. İhtiyacımız olan suyu oluşturup kana kana içmeliyiz. Bunu başarabilirsek hepimiz susuzluktan kurtulabiliriz."

'HERKESİN BİR KOMÜNÜ OLMALI’

Öcalan, Sivil Toplum Konfederasyonu kavramının Kürtçe formülasyonu için düşüncelerini şöyle kaydetti: "Komalya veya Komalya Civakan kullanılabilir. Sivil Toplum Konfederasyonu kavramına karşılık gelebilecek uygun bir Kürtçe formülasyon yapılabilir. Kom kelimesi Aryan kökenli bir kelimedir. Kürtçede var olan ve kullanılan bir kelimedir. Bu gruptaki dillerin çoğunda vardır. Komünizm, komün kelimeleri de muhtemelen aynı kökene dayanır. Kürtçe'deki Kom kelimesi bir çeşit komün anlamındadır. Şimdi toplum çeşitli komünlerden oluşur. Herkes kendisini bir komünde ifade edebilmeli, herkesin bir komünü olmalıdır. Yine değişik meslek grupları veya bir amaç için bir araya gelenlerin bir komünü olmalıdır."

"Komünü olmayan kişi veya kişilerin benimle arkadaş olması söz konusu olmaz" diyen Öcalan, "Ben böyle arkadaşlığı kabul etmem. Mesela, birisi diyor ki ben beş bin sayfa yazı yazdım, yani işin teorisyenliğini yapmış. Bu önemlidir, fakat bu kadar yazı yazacağına bir tane de komün kur. Amargi Dergisi çevresi ve benzeri çevreler daha geniş bir şekilde örgütlenebilirler, komünler kurabilirler. Sivil Toplum Konfederasyonu çatısı altında ilerici demokrat, Türkiye'nin dönüşümünden yana olan tüm çevreci, feminist, çeşitli siyasi düşüncelere sahip partiler, dernekler, kurumlar, çevreler, kişiler yer almalıdır" şeklinde öneride bulundu.

'DTP BAŞINI ÇEKMELİ’

Öcalan, TUSİAD, TOBB ve bunların etkisindeki sivil toplum kuruluşlarıyla Türkiye'nin demokratik dönüşümünden yana olmayan siyasi partiler dışındaki bütün kurum ve kuruluşların bu çatı altında gücünü birleştirmesi ve ittifak kurması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye'nin demokrasiye ihtiyacı olduğunu düşünen tarikatların da bu yapılanmada yer alabileceğini ifade eden Öcalan, şöyle devam etti: "İtalya'daki zeytin dalı hareketi bu yapılanmayı kısmen uyguladı ve başardı. Yine İspanya'da da kısmen benzeri oluşuma gidilmişti. Bu başarılırsa seçime bu yönlü bir çalışmayla gidilmelidir. DTP bu projede üzerine düşen rolü oynamalı, hatta başını çekmelidir. Öyle barajın yüzde beşe indirilmesini falan beklemesinler. Çünkü anladığım kadarıyla DTP'yi engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Seçim barajını düşürmek bir yana başka yeni engeller çıkarıyorlar. Barajı düşünmeden bahsettiğim projeyi gerçekleştirerek Türkiye'deki bütün devrimci-demokrat ilerici güçleri bir araya getirerek seçime hazırlanmaları gerekmektedir."

ALEVİ VE ÊZİDİLERE SELAM

Öcalan, hukuksal durumuna ilişkin de şu talepte bulundu: "Yunanistan'la ilgili komploya ilişkin yeni bilgiler ortaya çıkmışsa, bu durumu AİHM'de değerlendirirsiniz, şartları varsa Avrupa Adalet Divanı'na da götürürsünüz. Bildiğim kadarıyla PKK davası da burada görülmeye başlanacakmış." Êzidi ve Aleviler mesaj gönderen Öcalan, şunları dile getirdi: "Avrupa'da yaşayan Ezidilere teşekkür ediyorum ve onların selamını çok anlamlı buluyorum. Onların büyük direnişleri var. Onları, yüzyıllardır süren bu anlamlı direnişleri temelinde selamlıyorum. Aynı şekilde Alevileri de selamlıyorum. Alevilerin de yüzyıllardır önemli bir kültür direnişleri vardır. Hepsini selamlıyorum."

DEPREMİ HİSSETTİM

Geçtiğimiz günlerde merkez üssü Gemlik olan deprem ilişkin şunları söyledi: "Gemlik depremini hissettim. Yetkililere de söyledim. Biliyorsunuz önceki depremde bu binada birtakım çatlaklıklar oluşmuştu.

..

ANF NEWS AGENCY
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: 6 AĞUSTOS HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Hüseyin T: Bombayı babam bile koysa kabul etmem
· 7 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· HPG’den Emniyet Müdürlüğü Binası’na saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
· Öcalan’a 1 ton C4 ile suikast ittirafı
· Bahoz Erdal: Ekonomik kaynaklara saldırı sürecek
· Ateşin başındaki Makolu kadın gerilla
· Swoboda: Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınmalı
· 1. Ordu Komutanlığına saldırıyı adı hiç duyulmamış bir örgüt üstlendi
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir

Görüşme Notları
· Öcalan: Ergenekon doğrudan ABD operasyonudur
· Öcalan: Tasfiye edilemeyeceğim anlaşıldı
· Öcalan: Sol ciddi alternatif olabilir
· Öcalan: İmralı Diyarbakır Cezaevi'ne dönüştü
· Öcalan: GAP Paketi ile işbirlikçi Kürt yaratacaklar
· Öcalan Erdoğan'a yine çözüm çağrısı yaptı
· Öcalan: PKK'yi sınır dışına çıkarabilirim
· 13.05.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 12.04.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 10.05.1999 Tarihli Görüşme Notu

© Rojaciwan.com