Ben Türkiye’de kritik konularda gündemi şekillendiren “görünmez el” şeklindeki iradenin maharetine hayranım..
İyi saatte olsunların arzulamadığı konular uçup gidiveriyor.. En taze örneği Şemdinli.. Gözlerimizin önünde bir suçüstü yaşandı ama sanki hiçbir şey olmamış gibi yapıldı..
Hatırlarsanız sanık astsubaylar daha önce 39’ar yıl 10’ar ay ve 25’er güne çarptırılmıştı.. Üçüncü itirafçı sanık da aynı cezaya çarptırıldı.. Cuma günü sonuçlanan dava fazla yankılanmadı.. Üsteli olayın seneyi devriyesi de kaynadı gitti..
Halbuki arada savcının meslekten men edilmesi de kesinleşti.. Bundan böyle avukatlık da yapamayacak..
Bir başka gelişme ise cezaya çarptırılan astsubayların cezası Yargıtay tarafından bozuldu.. Gerekçeli kararda meslekten atılan savcıya yönelik ağır suçlamalarda yer aldı..
Savcıya neden kızılıyor?
Askerleri suçladığı için.. Askerleri bu tür iddialarla irtibatladığı için..
Savcı meslekten men edildi..
Yargıtay astsubayların cezasını bozdu ve meslektan men edilen savcıyı suçladı.. Medya üçüncü sanığın cezasını fazla büyütmedi.. Seneyi devresi geçiştirildi..
Ama “yargıçları hizaya getirmek için bomba attırdım” diyen Korgeneral’in itirafları unutuldu.. Acaba “mızrak çuvala nasıl sığacak?”.. Muhtemelen o da yok sayılacak..
Burasının hukuk devleti olduğunu söylemek, gerçek hukuk devletlerine ayıp oluyor.. Hala siyasetin ve gücün istediğini istediği gibi sunduğu, toplumsal hafızanın da ona uygun olarak hafıza kaybına uğradığı bir ülkeyiz..
Ülkenin gözü önündeki bir suçüstünü de hiç görmemiş gibi yapabidik ya..
Pes doğrusu..ne denir ki ?