Görüşme Notları: KKK Önderi Abdullah ÖCALAN: Son karar halkın
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 19.11.2006, 13:32:17 (6826 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Manşet18 Kasim 2006 Avukatlarıyla haftalık olağan görüşmesini gerçekleştiren Kürdistan Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan, KKK tarafından ilan edilen tek taraflı ateşkes sürecinin şu anda sağlıklı görünmediğini, ancak 4-5 ay sonra devletten beklenen yanıtın alınmaması ve Kürtlere karşı imha amaçlı yeni bir yönelimin ortaya çıkması durumunda devre dışına çıkarak, Kürt halkına kendi kararını kendisi vermesi çağrısı yapacağını söyledi.

1 Ekim tarihinde yürürlüğe giren ateşkesten sonra üçüncü kez avukatlarıyla görüşebilen Öcalan, son siyasal gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi.



SÜRECİ SAĞLIKLI GÖRMÜYORUM

Ateşkesin şu ana kadar ki gidişatını değerlendiren Öcalan, “Şu anki süreci sağlıklı görmüyorum ancak dört-beş ay daha üzerimize düşeni yapmaya çalışacağız.

Fakat işte bir radyoyu bile bana çok görüyorlar. Yine mektuplar verilmiyor veya nadiren verilse de içinde bir iki cümlelik olan mektupları veriyorlar. Bu uygulamaların çözüme, barışa hizmet etmediği açıktır. Öte yandan operasyonlar da devam ediyor. Bunun bir oyun olma ihtimali her zaman var. Diyarbakır’daki karanlık patlamayı biliyorsunuz. Hala devletin içerisinde barışı istemeyenler var. AKP de bu konuda üzerine düşeni yapmıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi karşılığında bu süreci bir pazarlık aracı olarak kullanabilir. Bu tehlike göz önünde bulundurmalıdır” dedi.

ATEŞKESİN BAŞARISI İÇİN HERKES ÇALIŞMALI

Abdullah Öcalan, yeni sürecin oyun olmasının anlaşılması halinde tavırlarının şu şekilde olacağını ifade etti: “Bu sürecin bir oyun olduğu anlaşılırsa, şayet imha amaçlı yeni bir yönelim ortaya çıkarsa yine milyonlarca insanımızın yerinden sürüleceği bir süreç başlarsa o zaman ben de devre dışına çıkar ve Kürt halkına derim ki, bunun karşısında ne yapacağınıza kendiniz karar verin.

Topyekün direnme mi olur veya Güney’e mi ya da Doğu’ya İran’a mı göçersiniz buna siz kendiniz karar vereceksiniz. Bu konuda benim sorumluluğum olmayacaktır. Bu nedenle bu ateşkes süreci son şanstır ve iyi değerlendirilmelidir. Başarısı için herkes çalışmalıdır. DTP, aydınlar, bizimkiler herkes bu sürece sorumlu yaklaşmalıdır. Daha önce önerdiğim Güney Afrika deneyimine benzer Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu gündeme alınmalıdır. Kalıcı barış ve çözümün sağlanması bu temelde olacaktır.”

DAVAM BİR HALKIN DAVASIDIR

Yeniden yargılanmasının Türkiye’de kesin reddi nedeniyle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin görevinin önem kazandığını da vurgulayan Öcalan, “Benim yargılamam bireysel bir yargılama değildir, milyonlarca insanın, bir halkın davasıdır. Sıradan bir dava gibi ele almamaları gerekir. Türkiye’nin yaşadığı birçok sorunun özellikle Kürt sorunun çözümü bu dava ile bağlantılıdır. Bu davamızın olumlu sonuçlanması bu sorunların çözümüne de katkı sunacaktır. Bakanlar Komitesi üzerinde iyi durulmalı bu konu basite alınmamalıdır” diye konuştu.

Türkiye-AB ilişkilerini de değinen Öcalan, AB-Türkiye ilişkilerinde bir gerginlik olduğunu, özellikle Kıbrıs ile ilgili sorunlar yaşandığını, AB’nin Kürt sorununun çözümünde samimi olmadığını söyledi. Öcalan, şöyle devam etti: “Türkiye’ye teslim edilmem karşılığında Kıbrıs, Ege ve diğer bazı finansal konularda taviz peşindeler. Gerginlik bizimle ilgilidir. Teslim edilmem karşılığında verilen sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle yaşanan bir gerginliktir. Bence bu konuda Türkiye ile AB arasında bir anlaşma var. PKK’nin tasfiyesi, Öcalan’ın da bu AİHM kararı ile zamana yayılarak oyalanması ve benim burada İmralı’da tutulmam konusunda anlaşılmış görünüyor. Bu plana göre bir yandan Kıbrıs sorununda Denktaş vb. ulusalcı-milliyetçiler devre dışı bırakılacak; öte yandan biz de Kürt milliyetçisi bir hareket olarak değerlendirilerek devre dışı bırakılıyoruz. Ama bizim milliyetçilikle yakından uzaktan ilgimizin olmadığı nettir. Bu konudaki görüşlerimiz biliniyor.

Kendilerine göre her iki taraftaki milliyetçi kesimler devre dışı bırakılıp TÜSİAD gibi kurumların destek verdiği çözümler ön plana çıkarılıyor.”

GAP İSRAİL’E SATILDI

Doğan Güreş’in 1991-92 yıllarında İngiltere’ye gidip yaptığı anlaşmadan söz eden Öcalan, “İşte Türkiye’nin Kürt sorununu şiddetle bastırmasına göz yumulacak, karşılığında İngiltere’nin talepleri yerine getirilecekti. O zaman yaşanan kirli savaş sürecini herkes biliyor. Bu sürecin Türkiye’ye kaybettirdiği kesin. Şu anda da benzer bir süreç yaşıyoruz. Örneğin şu an Türkiye’nin yarısına yakınının satıldığı söyleniyor. İngilizlerle ticari ilişkiler kuran Türkiye’deki bazı kesimler, Türkiye’nin kıyılarında bulunan emlakların çoğunu İngiltere’ye satmıştır. Yine GAP projesi ile birlikte İsrail, Atatürk barajı bölgesindeki toprakların yarısından fazlasını satın almıştır ama bunlar kamuoyunca bilinmemektedir. Çünkü görünürde Türk şirketleri almış gösteriliyor ancak bunların arkasında İngiltere ve İsrail bulunmaktadır. Bu konuda Ecevit’in de bazı bilgileri vardı, bunu detaylı açıklamaya ömrü yetmedi. Rahşan Ecevit de bu konuda bir şeyler söylemeye çalışıyor ama tam ifade edemiyor.” diye konuştu.

DEMOKRATİK KOMÜNALİZM

Mehmet Ağar’ın tavrının olumlu olduğunu vurgulayan Öcalan, “Daha önce de söylemiştim De Clark’ın oynadığı rolü oynayabilir. Avni Özgürel de yukarıda bahsettiğim tehlikeleri çok iyi tespit etmiş, bu konuda adeta yırtınıyor. Fikret Bila’nın köşesinde yazdıklarını okudum. Herkes kendi çözüm projesini ortaya koysun diyor. Ama hala beni tam anlayamamış. Hala federasyon talep ettiğimizi düşünüyor. Düşüncelerimi yanlış anlamış. Oysa ben projemi daha önce de ortaya koymuştum. Demokratik Konfederalizm, en son Sivil Toplum Konfederasyonu demiştim. Bu proje Demokratik Komünalizm olarak da adlandırılabilir. Bizim projemiz budur” dedi.

Kendi projelerine göre ulus-devletin demokratikleştirileceğini kaydeden Öcalan, şöyle devam etti: “Çünkü mevcut ulus-devlet modelinin çözüm olamayacağı ortada. İşte Filistin-İsrail örneğini hep veriyorum. Kalıcı bir çözüm bir türlü geliştirilemiyor. Irak’ta yaşananlar ortada. Her gün onlarca yüzlerce insan yaşamını yitiriyor. Yaklaşık üçyüz yıldır ulus-devletlerin kuruluş süreçlerinde ve kendi aralarındaki savaşlardan dolayı çarpıcıdır yüzeli milyona yakın insan hayatını kaybetmiştir. Ve sonuçta bu modelin bugünkü dünyanın içinde bulunduğu krizi çözmediği görüldü. Bundan çıkışın yolları aranıyor. İşte dünyanın önde gelen sosyologları bu krizi aşma çabası içindeler. Bunlardan Anthony Giddens’in Üçüncü Yol olarak adlandırdığı tez ile kapitalizm adına bu krizden çıkmanın çarelerini ortaya koymaktadır. İngiltere Başbakanı Tony Blair bu tezi uygulamaya çalışmaktadır. Yine İmmanuel Wallerstein bu yöntemle bu krizden finans kapitalizmin daha erken bir çözüm üreterek çıkabileceği tehlikesini belirtiyor.

Wallerstein ezilenlerin, halkların, sivil toplumun kapitalistlerden daha hızlı davranması yönünde fikirleri var. Ben bunu sistemleştirdim. Süre kısıtlı olduğu için düşüncelerimi yeterince açamıyorum. Ama fırsatım olursa bu tezlerimi çok ayrıntılı bir şekilde hazırlayıp sunabilirim. Bu hazırlığa sahibim. Şimdiye kadar belirttiğim görüşlerim, evrensel çapta Dünyaya, Ortadoğu’ya ve Türkiye’deki krizlere çözüm üreten fikirlerdir.”

DEVLET MİNİMAL DÜZEYE ÇEKİLMELİ

“Bizim bahsettiğim projemizin devletin üniter yapısına da bir zararı olmayacaktır” diyen Öcalan, “21 yüzyılda devletin artık minimal düzeye çekilmesi, küçülmesi gerekiyor. Yine her şeyi devletten beklememek gerekiyor. Devletten maaş alarak, devletin sorunları çözmesini beklemek abesle iştigaldir. Klasik sol söylemle artık devleti ele geçirerek toplumu dönüştürmenin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştır. Devlete rağmen toplumu demokratikleştirmek gerekiyor. Bunun yolu da her konuda bütün toplumsal sorunlarla ilgili örgütlenmelerdir. Benim kom ya da komün dediğim örgütlenmeler bunu ifade ediyor. İşte kadın sorunu ile ilgili, çevre sorunları ile ilgili, azınlıklarla ilgili vb. akla gelebilecek her toplumsal olay ve olgu ile ilgili komün şeklinde örgütlenmeler olmalı. Tarımsal komünler, köy komünleri, mahalle komünleri vb. çoğaltılabilir. Yine basit bir örnek gibi görünebilir ama örneğin Meşe ağacını koruma, çoğaltma dernekleri kurulabilir. Her köyde yüzlerce meşe ağacı dikmek çok önemli ve faydalı olabilir. Bütün doğamızı ormanlaştırabiliriz. Tüm bu sivil örgütlenmeler Sivil Toplum Konfederasyonu veya Demokratik Komünalizm çatısı altında birleştiğinde muazzam bir demokrasi gücü açığa çıkar” dedi.

SEVR BENZERİ KISKAÇ

Türkiye üzerinde Sevr benzeri bir plan bulunduğunu da ifade eden Öcalan şunları söyledi: “Türkiye üzerinde aslında Sevr demek istemiyorum, yanlış anlaşılabilir ama Sevr benzeri bir plan var” dedi. Öcalan, “Birinci Dünya Savaşı öncesinde Ortadoğu’da Sykes-Pichot anlaşması ile yapılmak istenilenler biliniyor. Şu an için Türkiye üzerindeki emperyalist planda Kıbrıs ile ilgili hesaplar var, Ermeni katliamı ile ilgili hesaplar var, Güney Kürdistan’daki gelişmeler var. ABD’nin de burada rolü vardır.”

Güney Kürdistan’daki oluşumu değerlendiren Öcalan, konuya ilişkin şunları vurguladı: “Kurulmak istenen oluşum, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri’ne benzer aileler, hanedanlar tarafından yönetilen dış güçlere bağlı bir oluşumdur. Bu tür devletleşmeler anti-demokratiktir. İşte son olarak Afrika’da Zulular’ın yaşadığı bölgede kurulan yapay devleti örnek olarak verebiliriz. Plana göre, sınırdaki bazı bölgeler de bu oluşuma katılacak. Resmen sınırlar değişmese bile, fiilen böyle bir durum yaratılacak. Halihazırda da Güney Kürdistan’daki oluşumu yöneten ailelerin bu bölgelerdeki halk ile ilişkileri vardır. Bunların birbirleriyle aşiretsel bağları da vardır. Türkiye’de de bazı kesimler buna destek veriyor. Türkiye’deki kamuoyu hatta devletin bazı kesimlerinin de bilmediği şeyler var.”

IRAK POLİTİKASI DEĞİŞMEZ

ABD’de Irak ile ilgili çok şeyin değişeceğini zannetmediğini kaydeden Öcalan, “Demokratlar ile Cumhuriyetçiler’in Irak politikaları konusunda farklı hareket edebileceklerini düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

Irak’taki gelişmelerle ilgili olarak da Barzani’nin iyi niyetli açıklamaları olduğunu ifade eden Öcalan, “Bunu görüyorum. Dostluk ve Kürt ulusal birliği konusunda ilişkiler kurulmalıdır. Onlara şu söylenmeli; Irak’taki güçlerimiz oradaki Kürtleri koruma amaçlıdır. Oradaki halkımız üzerinde tehlike devam ediyor, belirsizlikler vardır. Irak’ın durumunun ne olacağı belli değildir. Bu tehlikeler karşısında Irak’ta kalacak güçler savunma amaçlı kalacaklardır. İran’daki güçler İran’daki halkımızı, Türkiye’deki güçler Türkiye’deki halkımızı, Suriye’dekiler de Suriye’deki halkımızı savunmakla görevlidir. Yine özellikle Maxmur Kampı’nın güvenliğine dikkat edilmelidir.

Talabani ve Barzani bu konuda halkımız için imkan yaratmalıdır. Türkiye ve İran’da tehlike altında olabilecek halktan insanlarımız da güvenli kamplara yerleştirilebilir. Mahmurdaki halkımıza selamlarımı iletiyorum, KKK’nin sivil modeli burada uygulanabilir. Buradaki halkımız için anadilde eğitim, kültür çalışmaları sürdürülmelidir. Burası bir komün olarak ele alınıp Demokratik Komünalizm burada en iyi şekli ile uygulanabilir” dedi.

KÜRT DİLİ ÖNEMLİ

Öcalan, “Daha önce de söylemiştim. Kürt dili ile ilgili kurumlaşmaların olması gerekir. Bir Kürt Dil Kurumu şimdiye kadar oluşturulmalıydı. Atatürk bile ilk iş olarak hemen Türk Dil Kurumunu kurmuştu. Kürtler de buna benzer bir kurumlaşmaya gitmelidirler. Kürt dili üzerindeki baskılar ateşkes, demokratik çözüm ve barış sürecinde son bulması gereken uygulamalardır ama devam ediyor. Bu uygulamalar devlettin politikasından bağımsız değildir. Diyarbakır’a Diyarbakır halkına selamlarımı söyleyin. Diyarbakır’ın rolü önemlidir. Demokratik Komünalizmin uygulanmasında gençliğin rolü önemlidir.” diye konuştu.

REEL SOSYALİZM ÇÖZÜM GETİRMEZ

“Reel sosyalizmin ve milliyetçi yaklaşımların günümüz dünyası sorunlarına çözüm getirmediği görülmektedir” vurgusu yapan Öcalan, şunları söyledi: “Dönüşüm Dergisi’nde Mahir Sayın’ın yazısını okuduğumu söylemiştim. İşte bizim demokratik komunalizm projemizi liberallerin bakış açısı olarak değerlendiriyor. Bu yanlıştır, ucuz eleştiridir. Bunlar liberalizmden de anlamıyorlar aslında.

Kendisine Lenin ile Kropotkin arasındaki tartışmaları okumasını tavsiye ediyorum. Kropotkin Lenin’e Sovyet örgütlenmesi bürokratikleşirse büyük bir yozlaşma ortaya çıkar demişti. Kropotkin ile Lenin arasındaki diyaloglardan yararlanabilirler. Ancak Kropotkin’in görüşleri veya anarşizmi de sorunları çözmeye yetmez.” Birikim Dergisi ve benzeri sol adına hareket eden çevrelerin otuz yıldır sadece tartışma yürüttüğünü, ancak Türkiye’nin temel meselelerine dönük bir çözüm üretemediklerini ifade eden Öcalan, “Artık somut çözüm önerileri neyse onu ortaya koymalıdırlar. Sadece tartışmalarla olmaz. Siyaset, günün yirmidört saatinde yoğunlaşarak, düşünerek çözümler üretme sanatıdır. Önemli olan çözüme götüren bir sentez yaratılmasıdır. AKP gibi bir parti iki yılda kurulmasına rağmen sağladığı başarıyı bunlar otuz yıldır başaramadılar. Bunlar kendi çevreleri ile sınırlı dar gruplardır. Reel Sosyalizmin etkilerinden kurtulamadıkları için başarılı olamıyorlar. Milliyetçi ve Totaliter devletçi zihniyetin insanı ve toplumu körleştirdiği açıktır. Benim bahsettiğim komünal örgütlenme ile toplum ve bireyin zihni, beyni, gözü ve gönlü açılacak, gürül gürül akacaktır. Bu komünal örgütlenmeye katılacak olanların da yüreği ve cesaretinin olması gerekir” dedi.

GELİŞMELERİ TAKİP EDEMİYORUM

Öcalan, görüşmede kendisine verilen yeni radyo yayınını dinleyemediğini belirterek, şunları söyledi: Radyo bana ulaştı ama TRT-1 yerine sadece müzik yayını yapan bir kanalı zor da olsa çekiyordu. Bu nedenle tamir etmek üzere tekrar aldılar. Ben bunun bilinçli olduğunu düşünüyorum. Roj TV’nin bölgede engellenmesi gibi bir durum sözkonusu. ‘Tamir edeceğiz’ diyorlar haftalarca vermiyorlar. Bu engellenme dışarıdan yapılıyor. Devlet içindeki bir kesimin işi olabilir. Radyo dinleme hakkım yasal bir haktır. Bana gelen mahkeme kararında da radyo dinleme hakkım olduğu belirtiliyor. Bu engellemeyi bilecek olan da devlettir. İki haftadır radyomla ilgili belirttiğim sorun nedeniyle gelişmeleri takip edemiyorum.

Baykal özel görevli

Kürtlerin Güney’e sürülmesini dillendirenler bu plana destek verenler olduğunu hatırlatan Öcalan, şu hususlara vurgu yaptı: “Gündüz Aktan ve Ümit Özdağ gibi ASAM’cılar daha önce bu konu ile ilgili fikirlerini açıklamışlardı. Milyonlarca Kürdün Güney’e sürülmesini savunmuşlardı. Bu konuda Baykal’a da dikkat etmek lazım. O da benzer tehlikeli fikirleri savunuyor. Ona sıradan yaklaşmamak lazım, tehlikelidir. Özel görevli olduğunu düşünüyorum. Menderes’e attığı tokadı unutmamak lazım. Bir Başbakan’a tokat atmak görevli olmayan bir kişinin yapabileceği bir şey değildir. Fakat bunların fikirlerinin hayat bulması mümkün değildir. Daha önce de dört milyona yakın Kürt yerlerinden edildi, büyük şehirlere sürüldü. Şimdi de İkinci Ermeni tehcirine benzer bir plan Kürtler için tartışılıyor. Bu durum Ermeni katliamına benzer bir tablo ortaya çıkaracaktır.

Devletten bazı yetkililerin de söylediği gibi günümüzde böyle bir planı uygulamak mümkün değildir. Şia-Kürt ittifakından bahsetmiştim. İran buna destek verecektir. Rusya, Çin de bu oluşuma destek verecektir. Böylece Türkler’in Orta Anadolu’ya sıkışacağı bir süreç başlayacaktır. Sevr benzeri plan dediğim budur. Bu gelişmelerden Türkler, Kürtler ve Ortadoğu’daki bütün halklar zarar görecektir. Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök de bu tehlikeli gelişmeleri biraz görmüştü. Döneminde yaptığı olumlu ve demokratik açıklamalar biraz da bu nedenleydi. PKK’yi ve bizi bu planlara engel gördükleri için tasfiye etmeye çalıştılar. Osman ile Botan gibiler bu planı gördüler, bunun çözüm olacağı yanılgısına düştüler, bu oyuna geldiler. Hemen biri YNK’ye biri de KDP’ye sığındılar. Burada onlara imkanlar da tanındı. Yanlarına birer kadın, ev, para verdiler. Bunlar bine yakın kadromuzun da ayrılmasına neden oldular ancak zavallı hale geldiler.”

ANF/İSTANBUL
Okunma: 2772
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: amedli_berzan2133     Tarih : 2006-11-28 15:29:08     Puan :
bu yormu bütün kürt halkı için yazıyorum ateşkesin türkiye için bi öneemi yok olsaydı pkk silahı bırakması onlara bi fırsat

Yazan: engince62     Tarih : 2006-11-30 08:10:08     Puan :
MERHABA
ARKADASLAR KURT HALKI OLARAK GOZUMUZUN ISI DURUMUNDA OLAN ONDERLIGIMIZIN SON UYARILARINI IYI OKUMAMIZ VE DERINLIGINI ORTAYA CIKARMAMIZ GEREK ONDERLIK ISRARLA UZERINDE BUNCA TECRIT VE IMHA DAYATMALARINA RAGMEN BEN BURADA INTAHARVARI EYLEMIN SAHIBI OLMAYACAGIM DIYOR YANI DEVLETIN BIR BARIS PROJESININ OLMADIGINIDA BOYLECE ORTAYA KOYUYOR BASKANIMIZ BIZLERE VERMEK ISTEDIGI MESAJ GOZLERIMIZI ACMAMIZ CUNKU DEVLET TUM CABASINI ONDERLIGIMIZIN HALKIMIZ UZERINDEKI KONUMUNU TARTISILIR KILMAK UZERE KARAR VERMIS DURUMDA BIZIMDE SURECE DAYATMAMIZ GEREKEN KURT SORUNU ONERLIKLE YADA OLMAZSA OLMAZI DAYATMAK OLMALI tc DEVLETININ KURT SORUNUNDA MUHATABI BU GUNE KADARKI BUTUN KAZANIMLARIMIZIM TOPLAMI OLAN ONDERLIGIMIZ sayin abdullah ocalandir ADINI VEREREK NEDEN YAZIYORUM CUNKU DUSMAN BASKA MUHATAPLARI YARATMANIN PESINE DUSMUS BASKANINDA DIKKAT CEKTIGI 2007 MAYISINA COZUM YOLUNA GIRILMEZSE KENDISINE KARSIDA VE HALKIMIZ UZERINDE YENI BIR IMHA SURECININ BASLAYABILECEGININ UYARILARINI YAPIYOR :SIMDI SOZ DEGIL IS ZAMANIDIR TASDA OLSAK CATLAMAYIP ONDERLIGIMIZIN BELIRTTIGI SUREYE KADAR ATESKESTE ISRARLI OLUP HALK VE SAVUNMA GUCLERI OLARAK OZGURLUK FINALIMIZI LAYIKIYLA KARSILAYABILMELIYIZ "2007 YILI BIRLIKTE YASAM YADA AYRI ULKE OLARAK AYRILMAYA KADAR GIDILECEK KUZEY BATI KURDISTAN ACISINDAN BIR FINAL YILI OLACAKTIR BU GUNLERI BIZE CANLARIYLA BIZE BAHSEDENLERIN HUZURUNDA SAYGIYLA EGILEREK SEHITLERIMIZIN HAYALLERINI YASAYAN HALKIMIZIN BIREYLERI OLARAK GORECEGIMIZ GUNLERIN YAKINLIGIYLA BASTA ONDERLIGIMIZE SAYGILARIMI SEHITLERIMIZE ALLAHTAN RAHMET DILERIM SLAW HURMET

Yazan: guerilla47     Tarih : 2006-12-18 08:07:40     Puan :
reber e sonsuz selamlarımı iletirken şunu sölemek isterim ki;KÜRTLER DAİMA ''''VARDI'''',''''VARLAR'''',''''VAROLACAKLAR''''
SERKEFTİN...

Yazan: rizgar-roj     Tarih : 2006-12-25 23:43:45     Puan :
selam-kürt halkina..önderligin tüm degerlendirmeleri bizim icin isiktir-aydinliktir

En çok okunan haberler
·  KARAKOÇAN, HAKKARİ VE YÜKSEKOVA'DA ETKİLİ GERİLLA EYLEMLERİ
· Yuksekovadaki Gerginliğin göruntusu ( Video )
· Öcalan: Almanya suçüstü yakalandı
· 24 TEMMUZ 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· KCK:Almanya yanlış politikalarından vazgeçmeli
· O kadar da korkmayın
· Avukatları Öcalan ile görüştü
· 25 TEMMUZ 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Güney'de iç siyaset 2
· Güney'de iç siyaset 1

Görüşme Notları
· Öcalan: Ergenekon doğrudan ABD operasyonudur
· Öcalan: Tasfiye edilemeyeceğim anlaşıldı
· Öcalan: Sol ciddi alternatif olabilir
· Öcalan: İmralı Diyarbakır Cezaevi'ne dönüştü
· Öcalan: GAP Paketi ile işbirlikçi Kürt yaratacaklar
· Öcalan Erdoğan'a yine çözüm çağrısı yaptı
· Öcalan: PKK'yi sınır dışına çıkarabilirim
· 13.05.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 12.04.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 10.05.1999 Tarihli Görüşme Notu

© Rojaciwan.com