Basından Seçmeler: DELİL KARAKOÇAN: Algı, ateşkes, aydın ve öncelik
Gönderen: Cudibotan Tarih: 27.11.2006, 19:20:28 (587 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Bir durumun ya da olayın nasıl algılandığı önemlidir. Algılama biçimi; düşünsel, siyasal ve ruhsal olarak oluşacak tepkiyi/refleksi belirler.

Ateşkesin nasıl algılandığı bu açıdan dikkate değer. Taraflar kadar, ortak coğrafyada yaşayan farklı sosyal kesimler ve bireyler ateşkesi nasıl algılamıştır? Birey ve toplum hayatındaki yeri nedir, ne düzeyde önemsenmiştir? Gibi sorular karşılığını bulması gereken sorulardır.

Bir de şu var: İnsan; ahlaki, duygusal ve ruhsal kişiliğini doğrudan etkileyen, derin kanamalar yaratan durum ve olaylar karşısında tepki verebilir. Bir biçimde hayatına girip yüreğinde derin sarsıntılar yaratmayan olaylara tepki vermez. Bu olaylar, ister çok trajik, çok dramatik gelişsin, ister kahramanca olsun fark etmez.



* * *

Bu anlamda ateşkesin nasıl algılandığı, savaşın, birey ve toplum yaşamında ne gibi sonuçlar yarattığıyla doğrudan bağlantılıdır ve kır yoksullarının ateşkes-barış talebi karşısında bu kadar istekli oluşları da bundandır.

Kürt yoksullarının savaşı doğrudan yaşamış olması ve kendi dünyalarında derin tamiri zor yarılmalara yol açmış olması, bugün, siyasal duruş ve kararlılığa dönüşen böylesine güçlü bir ruhsal etkileşim, sahiplenme yaratmıştır.

Bunun dışında ara sınıfların uğradığı sosyal ve ekonomik yıkım bu kesimi de ateşkese önemli ölçüde isteklendirmiştir. Bu halka, dışa doğru genişledikçe ilgi de düşer; ateşkes/barış gündeminin yerini farklı sorun ve gündemler alır. Çözüme ilişkin konsepsiyonlar (tasarımlar) pek ilgi görmez; ortaya provoke edici, blok oluşturucu manipülasyonlar çıkar.

* * *

Özellikle Türkiye aydınlarının emici konumu, toplum ile çözüm konsepsiyonları arasında kalın, kolay yıkılmaz bir duvar oluşturur. Böylece çıkar ilişkilerinin yarattığı fiksiyonlar (zihnen uydurma), gerçekleri tersyüz ederek, toplumu yönlendirmeye, manipülasyonlara kurban etmeye başlar. Böylece toplum, ateşkes gibi önceliklerin dışında kalır.

Ateşkes ve barış gündeminin geniş toplumsal kesimlerin aktüel önceliği haline gelmeyişinin önemli bir nedeni de budur. Türkiye’de savaşa, çatışmaya tavır alan, çözüm konsepsiyonları oluşturan aydın yok gibidir.

Bunun, özellikle 12 Eylül kültürü ve geliştirilen çıkar ilişkileriyle alakası vardır. Bu Türk aydınlarını da Kürt aydınlarını da bir anlamda bağlamıştır. Genel aydın sessizliğini, Ağar kadar bile tepki vermemeyi başka nasıl izah edebiliriz?

Oysa Aydın olmak; sanatsal ruh, duyarlılık, incelik ve içtenlik demektir. Kendi yaşamasa bile, nerede ve hangi kara parçasında olursa olsun bir halkın ya da toplumun yaşadığı sorun ve acıları derinden duyumsaması, bu acıların içinden geçerek kendini yaratması demektir.

Aydın-toplum bağının anlamı da budur. Ve aydınlar, toplumsal sorun ve talepleri titizlikle sahiplendiği, gündeme taşıdığı, çözümü için rol üstlendiği oranda kendi olabilir.

* * *

Bu ülkenin aydınları; aynı zamanda kendi olma, kendilerini tamamlama süreci olarak da gelişecek ateşkesin, bir çözüm sürecine dönüşmesi için rol üstlenebilirler mi? Taraflar arasında bir yakınlaşma yaratabilirler mi? Neden barış, neden çözüm konularında düşünsel, siyasal, felsefi, kültürel ve edebi açılımlar yapabilirler mi?

Savaşın ve şiddetin yarattığı yıkımı görebilirlerse yapabilirler. Halkların yaşadığı açıları duyumsayabilirlerse yapabilirler. Etik olabilirlerse başarabilirler. Olası bir savaşın ya da çatışmalı sürecin, hangi insanlık birikimini alıp götüreceğini, tüketeceğini anlayabilmişlerse yapabilirler.

Önemli bir açmaz daha var: O da, toplumun yaşadığı çözülme düzeyidir. Ateşkes sürecine ilgisizliğin önemli bir nedeni de budur. Bilindiği gibi, 2000’li yıllarla birlikte devlet, topluma farklı şiddet araçlarıyla yönelmiştir. Artan fuhuş, aile içi şiddet, töre cinayetleri, hırsızlık, çetecilik, açlık vb. durumlar toplumun direncini kırmış, talep ve önceliklerini farklılaştırmıştır.

Sosyal moral değerlerdeki aşınma, ortaya çıkan yabancılaşma özellikle diaspora da ve kent merkezlerinde farklı kültür ve algı biçimlerinin gelişmesine yol açmıştır. Örneğin kent yoksulları açısından açlık, hayatını idame etme, hatta köşe dönücülük, fırsatçılık ateşkesten çok daha önemli ve öncelikli sorun haline gelmiş, ciddi ilgi yitimlerine, soğumalara yol açmıştır.

Egemen güçlerin, özellikle son yedi yılda çözüm dinamiklerini dağıtmayı başarmamış olsa bile, parçalamayı, farklı talep ve öncelikleri olan kümeler haline getirmeyi başardıklarını itiraf etmek gerekir.

Talepleri önemli oranda farklılaşmış birbirleriyle sosyal bağı kalmamış, hatta önemli oranda karşıt duruma getirilmiş kümelerden çözüm önceliğine yönlendirilmiş örgütlü bir toplum oluşturmak mümkün mü?

Mümkün. Bu da başta aydınlar, sivil toplum örgütlerinin, çözüm yanlılarının toplumla nasıl ilişkileneceklerine bağlı…

 


delil-karakocan@hotmail.com

Özgür Politika

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
·  GÜZELLİĞİN, SADELİĞİN, MÜTEVAZILIĞİN GENÇ KOMUTANI
· Öcalan: Penceremden görünen iki ağacı da kestiler
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· Her onurlu Kürt direnecektir
· Türk ordusu Lice'de ağır darbe aldı
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Binbaşı Süleyman Can özel görevle Ağrı'ya gelmiş
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· DTP’den Zaman’a yalanlama

Basından Seçmeler
· Babam heval Beşir
· ANF Türkiye’de dördüncü kez yasaklandı
· ‘JİTEM elemanıyız’ diyen 3 kişi tutuklandı
· Engin Çeber soruşturması tamamlandı: Şüpheli sayısı 60
· Ankara'da Kürt karşıtı Diyarbakır'da Kürtsever
· Roj Tv Türkiye'de reyting rekorları kırıyor
· ‘Hun bıxêr hatin’ dedi 7 ay hapis cezası aldı
· Ergenekon ve Ümit Fırat
· Kürt Egemenlerine ve Aydın Taslaklarına Bir Kaç Söz
· Le Monde Öcalan’ın tutukluluk koşullarını yazdı

© Rojaciwan.com