Basından Seçmeler: SELAHATTİN ERDEM: Son şans
Gönderen: Cudibotan Tarih: 27.11.2006, 19:26:57 (735 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
PKK bundan 28 yıl önce kurulmuş. Her tarafta PKK’nin 29. yılına girişi kutlanıyor.

İster beğenelim, ister beğenmeyelim, bu yirmi sekiz yılda PKK Kürt toplumunda çok köklü değişikliklere yol açtı ve en temel Türkiye gerçeği oldu.

Bu 28 yılın tarihi olayları biliniyor, aktarmamıza gerek yoktur. Ancak bu süreç boyunca ister sıkıyönetimler, ister askeri darbeler, ister tek başına iktidar ve koalisyon hükümetleri olsun, isterse sorun NATO ve ABD’ye havale edilsin, bunların hiçbirinin PKK’yi yok edemediği bir gerçektir. Her aşamada kendini yenilemeyi başaran PKK, bu 28 yıl boyunca adeta Türkiye siyasetine yön veren bir olgu olmuştur. Yine bazı aydın ve yazarların iddiasının aksine, PKK bir gelenek yaratmayı ve tarihe iz bırakmayı başarmıştır.


Şimdi PKK kuruluşunun 29. yılına girerken, 1 Ekim’den başlamak üzere PKK’nin ilan ettiği son ateşkes de üçüncü ayına giriyor. Bu ateşkesin son şans olduğu birçok çevre tarafından sıkça ifade ediliyor. Ancak biz ister “bela” diyelim isterse “kurtarıcı” bu ateşkes sürecinin PKK sorununu çözmek açısından tarihsel bir fırsat yarattığı tartışma götürmez bir gerçektir.

Peki bu fırsat ne kadar değerlendirilmektedir? Son şans ne denli yerinde kullanılmaktadır?

Bu soruları, önce ateşkes çağrısı yapmış olanlar ve ateşkesi sahiplenip destek verdiklerini söyleyenler kendilerine sormalıdırlar. Kürt halkı, gençleri ve kadınları kendilerine sorsunlar. Türkiye aydınları, sivil toplum örgütleri, demokratik güçleri kendilerine sorsunlar. Gerçekten ateşkes sürecini ne kadar sahipleniyorlar. Operasyonların önüne ne kadar geçiyorlar? Demokratik kitle eylemliliğini ne kadar geliştiriyorlar? Tüm bunların çok cılız olduğu ve sürece uygun davranılmadığı açıktır. Kısaca herkes bilsin ki; böyle olmuyor, olmuyor, olmuyor!..

Daha ateşkes süreci üçüncü ayına bile girmeden, gerçek anlamda bir ateşkesin olup olmadığı tartışılmaya, başlanmış bulunuyor. En son PKK tarafından da yeni bir açıklama geldi: Böyle giderse ateşkes kararının gözden geçirileceği belirtiliyor. Çok yazık, barış umutları daha yeşermeden solacağa benziyor! Nedir PKK tarafını böyle sert bir açıklama yapmaya götüren nedenler? Bunlarda uzun, uzun izah ediliyor. Biz de birçok kez yazdık bunları. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki baskı uygulamaları devam ediyor. Ateşkes sürecine rağmen olumlu yönde ciddi bir değişiklik yapılmamış. Yine halkın demokratik eylemliliği ve özellikle Kürt kültürü üzerinde baskı ve engellemeler sürüyor.

Daha da önemlisi, ordunun operasyonları artarak devam ediyor. Yayınlanan verilere göre ateşkesin ilk ayı olan Ekim’deki operasyonlar, Eylül ayına göre neredeyse iki kat artmış. Herhalde ikinci ay olan Kasım’daki operasyonlarda, Ekime göre iki kat artmıştır. Çünkü, gün geçmiyor ki basında operasyon ve çatışma haberi olmasın. Dersim’de operasyon, Diyarbakır’da operasyon, Bingöl’de çatışma, Botan’da çatışma, Hakkari’de operasyon ve çatışma! Öyle ki, neredeyse Tv kanalları izlenemiyor. Bazı basın organları da bu haberleri öyle veriyorlar ki, bizzat savaş kışkırtıcılığı yapıyorlar.

Şimdi tüm bu olayları yapan ya da yaptıranların durumuna gelelim. Farz edelim ki, bu olaylarla ateşkes sürecini sabote etmeyi başardılar. Zaten gidişatın böyle olacağı anlaşılıyor. Ortada bir ateşkes durumu zaten söz konusu değil. Bu durumda ortaya ne çıkıyor? Ordunun PKK ile savaşması, çatışmaların sürmesi, “son fert kalıncaya kadar” operasyonların devam etmesi. Peki, 28 yıldır yaşanan da zaten bu değil miydi? 29. yılda da aynı şeyi yaşamaya gerek var mı? 28 yılda yapılamayanı 29. yılda başarmak mümkün mü? Besbelliki çok zordur. O halde, çatışma siyaseti Türkiye için bir çıkmazdır. Bu güçler, operasyonları sürdürerek ateşkes ortamını bozabilirler, ancak Türkiye’yi de daha derin bir çıkmaz içine sokarlar.

Peki, ateşkesi bozmaya çalışanların, PKK karşısında başarı elde etmede umut bağladıkları yer neresidir? Basına yansıdığı kadarıyla ABD oluyor burası. Amerika’ya umut bağlamış oldukları anlaşılıyor. Basın organlarında, ABD’nin bu işten sorumlu koordinatörüne, Türkiye tarafından, “eğer elin boş geleceksen, Türkiye’ye hiç gelme” dendiği ifade ediliyor. ABD koordinatörü Ralston’un elinin dolu gelmesi ne demektir? Bu durum, ya ABD’li koordinatörün PKK’lileri tutup Türkiye’ye getirmesi demektir ya da Türkiye’ye “istediğiniz yerde savaşabilirsiniz” demesi demektir.

Peki, ABD’li koordinatör PKK’lileri tutup Türkiye’ye getirebilir mi? Kelin merhemi olsa kendi başına çalarmış. ABD’nin böyle bir gücü olsa, herhalde önce kendini Irak çıkmazından kurtarır. Bunu yapamadığına göre, o zaman geriye ikinci şık kalıyor. Yani daha fazla zorlanırsa ABD, Türkiye’ye “ne halin varsa, gör” diyecek ve PKK’nin üzerine salarak Türk –Kürt çatışmasını derinleştirecektir. Bu da Türk-Kürt kopuşunu daha da tırmandıracaktır. Peki, bu mudur Türkiye’nin yararına olan? Türkiye’nin birliği böyle mi korunur?

Bizce herkes aklını başına gerçekten toplamalıdır. Hiç şakası yok, gidişat tehlikelidir, hem de çok tehlikelidir. Bu tehlikeyi önlemenin tek yolu, ateşkesi sahiplenmek ve Kürt sorununun demokratik çözümünü Türkiye’nin özgücüyle gerçekleştirmektir. Bu nedenle ateşkes Türkiye için son şanstır, tarihsel fırsattır.

Bu fırsat kaçırılmamalıdır, bu şans boşa harcanmamalıdır…

Özgür Politika

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
·  GÜZELLİĞİN, SADELİĞİN, MÜTEVAZILIĞİN GENÇ KOMUTANI
· Öcalan: Penceremden görünen iki ağacı da kestiler
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· Her onurlu Kürt direnecektir
· Türk ordusu Lice'de ağır darbe aldı
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· Binbaşı Süleyman Can özel görevle Ağrı'ya gelmiş
· DTP’den Zaman’a yalanlama

Basından Seçmeler
· Babam heval Beşir
· ANF Türkiye’de dördüncü kez yasaklandı
· ‘JİTEM elemanıyız’ diyen 3 kişi tutuklandı
· Engin Çeber soruşturması tamamlandı: Şüpheli sayısı 60
· Ankara'da Kürt karşıtı Diyarbakır'da Kürtsever
· Roj Tv Türkiye'de reyting rekorları kırıyor
· ‘Hun bıxêr hatin’ dedi 7 ay hapis cezası aldı
· Ergenekon ve Ümit Fırat
· Kürt Egemenlerine ve Aydın Taslaklarına Bir Kaç Söz
· Le Monde Öcalan’ın tutukluluk koşullarını yazdı

© Rojaciwan.com