Basından Seçmeler: Yener ORKUNOĞLU: ŞİKAYETÇİ İNSAN
Gönderen: Cudibotan Tarih: 06.12.2006, 02:03:18 (671 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Karanlıktan şikayet edeceğine bir mum yak!’

F. Bacon

Oldum olası şikayetçi insanları sevemedim. Yazılarımda kendimden bahsetmeyi sevmem ama, en zor günlerimde bile şikayetçi olmadım. Ağlayıp, sızlamadım. Hep bir çıkış yolu olduğuna inandım. Yanımda ölen Yüksel Eriş yoldaşımın çok güzel bir sözü vardı: ‘Devrimci, sinekten yağ üreten insandır.!’

Sinekten yağ çıkarmak, güçlü iradenin ve çabanın önemine dikkat çekiyor.

Bazen düşünüyorum. İnsan neden şikayetçi olur? Hangi tip insan şikayette bulunur?

Aslında beklenti içinde olan insan şikayet eder. Peki ama insan neden beklenti içinde olur?



İste işin sırrı buradadır!

Beklentisi yerine gelmeyen insan ise şikayet etmeye başlar.

Dolayısıyla beklenti ve şikayet bireysel girişkenliğin yetersizliğinden kaynaklanır. Bizim gibi toplumlarda bireysel girişkenlik eksiktir. Bireysel girişkenliği kıt insan şikayet etmeye yakındır. Çünkü şikayet, kendi eylemine ve düşüncesine güvenemeyen insanın bilinçsiz çığlığıdır.

Demek ki, eylem ve düşünce gücünü artıramayan insan şikayetçi olur.

Şikayetçi insan, bireysel girişim yeteneği gelişmemiş insandır. Örneğin Batı Almanyalılar, iki devletin birleşmesinden sonra, Doğu Almanyalılardan şöyle bahsederler: Ossi’ler (Doğu Almanyalılar için kullanılan deyim) çok insiyatifsiz ve girişim yeteneği olmayan insanlar. Devlet, onlara herşey hazır sunmuş. Devlet desteği ortadan kalkınca, Ossi’ler ne yapacaklarını şaşırdılar. Devlet bunları öyle hale getirmiş ki, en ufak bir bireysel girişim yeteneğini göstermiyorlar.

Tüm bu söylenenlerde haklılık payı yok değil.

Kimileri devletten şikayet eder. Kimileri aydınları görev başına çağırır. Görevini yapmayan aydından şikayetçi olur. Oysa Türkiye’de aydın eylemden kopmuştur. Eylemden kopan aydının kendine güveni yoktur. O da beklenti içindedir. Birileri ortaya çıksın, birşeyler yapsın beklentisi içindedir. En çok da devletin bir şeyler yapmasını istiyor.

Elbette, bizi şikayetçi hale getiren koşullar var. Egemen sınıfın akıllı devlet yöneticileri, vatandaşın şikayet etmesinden esasen memnun olurlar. Çünkü onlar biliyor ki, devlete şikayet eden insan, kendi eylem ve düşünce gücüne inanamayan insandır. Kendi eylem ve düşünce gücüne inanan birey veya toplum, mevcut devlet için tehlikelidir. Demek ki, akıllı devlet, şikayet eden toplumdan memnundur. Çünkü baskıcı devlet kendi egemenliğini bu sayede sürdürebilmektedir.

Filozof Spinoza bu konuya başka bir açıdan yaklaşmıştı. Düşünür Gilles DELEUZE, Spinoza’nın keder konusunda söylediklerini şöyle özetliyor:

‘Nasıl oluyor da iktidar sahibi insanlar, hangi alanda olursa olsunlar, bizi kederli bir tarzda duygulandırmaya, etkilemeye ihtiyaç duyuyorlar? Neden kederli tutkuları gereksiniyorlar? Evet, kederli tutkular tattırmak iktidarın işleyişi için zorunludur. Ve Tanrıbilimsel-Siyasal Çalışma’sında Spinoza bunun despot ile rahip arasındaki derin bağ olduğunu söylüyor –tebaalarının kederine ihtiyaçları var onların. Burada, kederi, üzüntüyü sıradan bir anlamda almadığını iyi anlıyorsunuz değil mi? Kederi, ona vermeyi iyi bildiği kesin olarak belirli bir anlamda kullanıyor: Keder gücün azalmasını içermesi bakımından duygulamdır.’

Elbette devrimciler zaman zaman hüzünlenirler, üzülürler. Zaman zamanda şikayet ederler. Ama devrimciler, hüzne, kedere ve ümitsizliğe yenik düşmezler. Kedere ve ümitsizliğe yenik düşmek, egemen devlete boyun eğmek, pasifliğe mahkum olmak demektir.  

Şikayet etmekten sıyrılmak gerekir. Şikayet eden toplumda bilinki despotluk ve ruhbanlık egemndir. Despotluk, eylem gücümüze, ruhbanlık ise düşünce gücümüze zincir vurur.

Pasif bireysellikten ve eylemsizlikten kurtulumazsak daha çoook şikayet eder hale geleceğiz!  Konformizm fedakarlık ruhumuzu çok sarstı. Eski devrimci erdemliliklerimizi yeniden kazanabilmek için büyük fedakarlık ve girişkenlik ruhunu geliştirmemiz gerekir.

 

Yener  ORKUNOĞLU             E-Mail: yorkunoglu@gmx.net

www.yeniozgurpolitika.org 

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
·  KARAKOÇAN, HAKKARİ VE YÜKSEKOVA'DA ETKİLİ GERİLLA EYLEMLERİ
· Yuksekovadaki Gerginliğin göruntusu ( Video )
· Öcalan: Almanya suçüstü yakalandı
· 24 TEMMUZ 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· KCK:Almanya yanlış politikalarından vazgeçmeli
· O kadar da korkmayın
· Avukatları Öcalan ile görüştü
· 25 TEMMUZ 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Güney'de iç siyaset 2
· Güney'de iç siyaset 1

Basından Seçmeler
· Yarbay Çağlar: Ali Öz, Dink’e suikasti ihbarını önemsemedi
· Kürtlere karşı suç işlemek meşrulaştırılıyor
· Cezaevlerinden siyasi mektuplar...
· Bilgi vermiyorlar alay ediyorlar
· Bu yoldan geçen fişlenir!
·  Anayasa Mahkemesi raportörü: AKP kapatılmasın
· 14 Temmuz direniş tarihidir
· Alman basını: PKK Berlin üzerinde baskıları arttırdı
· W dergisinde Ehmedê Xanî dosyası
· Haftaya Bakış’ın yazı işleri müdürüne 2 yıl 6 ay hapis cezası

© Rojaciwan.com