Basından Seçmeler: Siyasetin bittiği yer
Gönderen: Cudibotan Tarih: 07.12.2006, 01:11:27 (400 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Uluslararası araştırma şirketi ACNielsen’in dünyanın 46 ülkesinde yaptığı bir araştırmaya göre, Türkiye toplumunun “siyasi istikrar endişesi” dünya ortalamasının 2 kat üzerinde. Bu anormal durumun son derece önemli nedenleri var tabii. Kanımca bunun en önemli nedenlerinden biri, Türkiye’nin bir darbeler ülkesi olması ve neredeyse her 10 yılda bir “millet adına” ordunun yönetime el koymasıdır. Travmalarla dolu sıkıyönetim ve olağanüstü hal yıllarını da hesaba katarsak, “istikrar endişesi”nin ikiye, hatta üçe katlanması son derece doğal. Bir diğeri ise; darbe, sıkıyönetim ve olağanüstü hal dışında kalan zamanlarda da askerin siyaseti belirliyor olmasıdır. Bu ülkenin en temel sorunlarında her zaman asker oldu. Halen de böyle. Siyasal yapı ve iktidarların halktan kopuklukları kadar, Kürt sorunu gibi, siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel ve ruhsal derinliği olan önemli bir sorunun “güvenlik sorunu” sayılarak, onun da askerin hanesine yazılmış olması, bir başka endişe kaynağıdır.


* * *

Sadece endişe kaynağı mı? Aynı zamanda siyasettin bittiği yerdir de. Çünkü halk adına siyaset yapması gereken yapılar yerine asker rol üstlenmiş ve konuşmaya başlamıştır. Bu durumda da ya siyasetçi susmuştur ya da asker gibi konuşmaya başlamıştır. DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın, “Siyasetçi asker gibi konuşuyorsa, orada siyaset biter” sözü bu anlamda son derece doğrudur.

“Siyasetçi asker gibi konuşuyorsa orada siyaset biter. Tersi de doğrudur; askerin siyasetçi yerine konuştuğu yerde de siyaset biter. Devreye kan girer. Kavgalar, çatışmalar başlar. Sağduyu ve serinkanlılık yerini öfkeye bırakır. Varsa çözüm ve uzlaşı kanalları tıkanır. Böylece problemler çözülmez; aksine daha karmaşık, daha içinden çıkılmaz duruma gelir. Çözümün değil kaosun, bitişin siyaseti baskın çıkar. Toplum bilerek ve istenerek terörize edilir. Böylece toplumun kendisi de askerin şahsında güce/şiddete tapınmaya, çözüme/diyaloga inanmamaya başlar.

Ne yazık ki bu ülkenin iktidarı da, muhalefeti de, sivil toplum örgütleri ve sendikal yapıların çoğunluğu da, hatta toplumun önemli bir kesimi de siyasetin bittiği yerde duruyor.

* * *

“Siyasetin bittiği yer” de, siyasetin gerçek aktörleri (anti-militaristler) devreye girebilir mi? Girebilir. Ancak bu, salt siyasetçilerin asker gibi konuşmamasına bağlı bir şey değil. Yani problem, sadece siyasetçi yerine askerin konuşması değildir; askerde hâkim olan ve sürekli şiddet üreten zihniyetin siyasetçiyi de teslim almasıdır.

Bu zihniyetin aşıldığı yerde siyaset gerçek işlevine kavuşur; çözüm ve uzlaşı bilimi olarak rolünü oynar.

Türkiye’de siyasal aktörler bilerek ve isteyerek askere yol vermiştir. Tüm askeri rejim dönemlerinde askeri “göreve çağıran”, “gel yönetime el koy, bu toplumu, bu ülkeyi yönet, yeni yasalar Anayasa’lar oluştur, terör estir, kimini sallandır, kimini sürgün et, kimini de zindana at, çürüt” diyen bu aktörlerdir.

Aslında Türkiye siyasetçileri, ne kendileriyle ne de yarattıkları siyasal tarihle yüzleşmiş, muhakemesini yapmış değillerdir. Kürt sorununun barışçıl demokratik çözümü konusunda yeni kanalların açılmaması, yeni, iradeli aktörlerin çıkmaması da sanırım bu durumla bağlantılıdır.

“Siyasetçi asker gibi konuşuyorsa orada siyaset biter” diyen Ağar başarabilir mi? Siyasetin tam da bittiği/bitirildiği, felç edildiği, askerileştirildiği yerde çıkış yapabilir mi, ya da yaptığı çıkışı sürdürebilir mi?

Sanırım şu genelleme doğrudur: Eğer tespitler doğruysa, sonuçların dayandığı nedenler akla ve hakikate uygun biçimde ortaya konmuşsa, çözüm için genel doğrultu ve bu doğrultunun gerektirdiği uygun yaklaşımlar belirlenebilmişse başarı her zaman mümkündür.

DELİL KARAKOÇAN

Özgür Politika

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: "KAHRAMAN"LAR İNTİKAM ALIYOR
· Karakol baskınında yaşamını yitiren 4 gerillanın kimlikleri
· HPG BOTAN SAHA KOMUTANLIĞI
· 4 EYLÜL 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Bitlis'te görüşmeye giden gerillalara komplo
· Öcalan: Ergenekoncular fazla içerde kalmaz
· Askerlerin öldürdüğü çoban PKK'li olarak gösterildi -FLASH -
· Kürt Kültür Festivalleri 16 yılı geride bıraktı
· Uzun yürüşçuler Hagen’de coşkulu anlar yaşadı
· Uzun yürüyüşe polis engeli -SON DAKİKA -

Basından Seçmeler
· AKP'nin programında Kürt inkarı
· KON-KURD’dan festival çağrısı
· Bush, Abdullah Gül ile PKK’yi görüştü
· Dünyaya barış Türkiye'ye savaş
· Cezaevinde herşey Kürtçe!
· Başarısızlığa 'yasal' kılıf
· AKP'de rant kavgası
· MEYDANLARA AKIN VAR
· 1 Eylül
· Savaşla ülkeye bir yıl kaybettirdi

© Rojaciwan.com