Basından Seçmeler: Prof. Dr. Cengiz GÜLEÇ: Türkiye’de sosyal patlama olur mu?
Gönderen: lawikemetini Tarih: 13.12.2006, 04:45:33 (639 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Muhalif siyasetçileri dinlersek Türkiye bir sosyal patlamanın eşiğinde. Mevcut hükümet dört yılı aşan icraatları içinde ciddi bir ekonomik büyüme ve istihdam yaratamadı. İşsizlik geçen yıllardan daha fazla. Yoksulluk ise giderek artıyor.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik bütün şiddeti ile devam ediyor. Metropol kentlerin varoşlarında yaşamaya mahkum eğitimsiz ve işsizler ordusu içinden gençler kapkaçla geçimlerini sağlamaya çalışıyor. Sokaklarda şiddet kol geziyor. Güneydoğu’da silahlı mücadele eski hızında olmasa da sürüyor. Ateşkes ilan ediliyor ama operasyonlar durmak bilmiyor. Kısacası ülke düşük yoğunluklu bir iç savaş yaşıyor. Yüksek öğrenim görmüş ama uygun bir iş bulamadığı için vasıfsız işlere bile razı gençler geleceklerinden endişe içindeler. Kısacası toplumsal –ekonomik göstergelere bakarsak ciddi ve yaygın bir hoşnutsuzluk yaşandığını görebiliriz.

Bu gözlemler ve verilerden hareket ederek halkımızın içinde bulunduğu kitle psikolojisini belirleyebilir miyiz? İşte sorun da tam burada.

Yaşam kalitesi yüksek, geleceği güvenli ve örgütlülüğü yüksek gelişmiş bir toplumda yukarda sayılan sorunların bir kaçı bile bir isyan, başkaldırı ya da patlama nedeni olabilir. Ancak ülkemiz halkı toplumsal çalkantılara ve ekonomik-siyasal krizlere adeta aşılı bir toplum. Bu nedenle, Türkiye’de kolay kolay bir sosyal patlama olmaz. Bunun birkaç nedeni var kanımca;

Birincisi, ülkemiz sanayileşme ve çağdaşlaşma yolunda ne kadar büyük adımlar atmış olsa da özünde ‘köylülüğün’ hakim olduğu bir kültür atmosferinde yaşamaktadır. Sanayi kültürünün özerk, bağımsız ve girişken bireyi henüz bizde gelişmemiştir. Toplumsal ölçekte yaygın ve etkin bir psikolojik kategori olarak ‘birey’ mevcut değildir. Kişiler cemaat kimlikleriyle yaşamaya alışık olduklarından, dayanışma ve tevekkül genel bir davranış kalıbı olarak baskındır. İnsan onurunu gözeten, bireysel insan haklarını savunan ve talep eden bir değerler manzumesi henüz işlerlik kazanmış değildir. Hala ‘her koyun kendi bacağından asılmakta’, ’gemisini kurtaran kaptan’ alkışlanmaktadır.

Gelecek zaman ve bunun vaat ettikleri yerine geçmiş zamana gömülü ve yeniliğe, farklılığa kapalı bir zihniyet dünyasında ‘ebedi hoşgörü‘, daha doğrusu ‘kayıtsızlık’ sosyal patlamaların panzehiridir.

İkinci neden, köylülük zihniyetimizle ilişkili olan ‘AVANTACI’LIK eğilimidir. Nedir bu avantacılık? Günlük yaşamda tezahürleri nedir? Özetle şöyle tanımlayabiliriz.

Şu sıralar işsiz olabiliriz. Dar gelirli ve geçim derdinde yaşıyor olabiliriz. Ama bir fırsatını bulduğumuzda ki bunları koklama ve kollama yönünde inanılmaz bir sezgiyle donatılmışızdır, bu durumu lehimize değiştirebiliriz. Yeter ki avanta dağıtan kurum ve kişilerle yakın ilişkiler içinde olalım. Bunun bilenen en etkili yolu da siyaset kurumunda iktidar olasılığı taşıyan gruplara yakın olalım. Siyasi/ideolojik inanç ve tutarlılık hiç de önemli değildir.

Fırsatçılık konusunda kimse bizle boy ölçüşemez. Türkiye sanılanın tersine fırsatlar cennetidir. Yatay ve dikey toplumsal hareketliliği bu kadar yüksek bir ülke çok azdır. Akrabalarız daha önce yerleştikleri ve kamu arazisinde gasp ettikleri gecekondularının yanında bize yer bulmuş olabilirler, ucuz emek gücü olarak bize bulaşıkçılık bulabilirler. Avrupa’da yaşayan yakınlarımız ki hemen her on aileden birinin Avrupa’da göçmen olduğu göz önünde tutulursa, bir yolunu bulup bizi kaçak işçi olarak oralarda bir yerlere yerleştirebilirler. Kısacası ‘Allahtan umut kesilmez!’

Bu psikolojinin ve yaşam beklentilerinin bulunduğu bir ülkede işler ne kadar kötüye gidiyor olursa olsun bir sosyal patlama nasıl ortaya çıkabilir?

mcengizgulec@ttnet.net.tr
www.yeniozgurpolitika.org
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
·  KARAKOÇAN, HAKKARİ VE YÜKSEKOVA'DA ETKİLİ GERİLLA EYLEMLERİ
· Yuksekovadaki Gerginliğin göruntusu ( Video )
· Öcalan: Almanya suçüstü yakalandı
· 24 TEMMUZ 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· KCK:Almanya yanlış politikalarından vazgeçmeli
· O kadar da korkmayın
· Avukatları Öcalan ile görüştü
· 25 TEMMUZ 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Güney'de iç siyaset 2
· Güney'de iç siyaset 1

Basından Seçmeler
· Yarbay Çağlar: Ali Öz, Dink’e suikasti ihbarını önemsemedi
· Kürtlere karşı suç işlemek meşrulaştırılıyor
· Cezaevlerinden siyasi mektuplar...
· Bilgi vermiyorlar alay ediyorlar
· Bu yoldan geçen fişlenir!
·  Anayasa Mahkemesi raportörü: AKP kapatılmasın
· 14 Temmuz direniş tarihidir
· Alman basını: PKK Berlin üzerinde baskıları arttırdı
· W dergisinde Ehmedê Xanî dosyası
· Haftaya Bakış’ın yazı işleri müdürüne 2 yıl 6 ay hapis cezası

© Rojaciwan.com