Basından Seçmeler: Günay ASLAN: Hak sorunu...
Gönderen: lawikemetini Tarih: 21.12.2006, 13:22:18 (483 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Türkiye Başbakanı Erdoğan, önceki gün New York’ta düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye’de Kürtlerin hak sorunu yok. Bu kadar basit” dedi.

Erdoğan bir gazetecinin, ‘Kıbrıs’ta Türkler için istediğiniz hakları kendi ülkenizde Kürtlere de vermeye hazır mısınız?’ sorusuna, “Türkiye’de Kürtlerin hak diye bir sorunu yok. Şu an parlamentoda 50’ye yakın Kürt kökenli milletvekili var. Türkiye’de etnik kökenlerin haklarıyla ilgili sorun yok. Ben Rizeliyim ve Türküm, eşim Siirtli ve Arap kökenli. 29 yıldır hiçbir sorunumuz yok” cevabını verdi.

Böylece Erdoğan’ın eşiyle bir sorunu olmadığını öğrenmiş olduk. Doğrusu bundan memnun da olduk. Ancak ‘eşimle aramızda sorun yok, dolayısıyla Türkiye’de Kürtlerin de sorunu yok’ demesini ise anlamakta zorlandık. Hem zorlandık, hem de yadırgadık.

Anlaşılan Erdoğan gerçeği söylemekten korkuyor. Gerçeği söyleyemediği için de kem-küm ederek konuyu geçiştirmeye, demagoji yaparak kendince bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor. O da tıpkı Demirel gibi anlamsız sözler söyleyerek gerçeği gözlerden kaçırabileceğini düşünüyor. Türkiye’nin Başbakanı, ‘bu kadar basit’ diyerek, basite kaçıyor...

Öte yandan Erdoğan’ın, ‘Kürtlerin Türkiye’de hak sorunu yok’ dediği saatlerde ise Kürdistan’dan yola çıkmış Kürtler de Ankara’da barış çağrıları yapıyorlardı. Ateşkese sahip çıkılması, operasyonların durdurulması, Kürtlerin ulusal ve demokratik haklarının yasal ve anayasal güvencelere kavuşturulması için yola çıkan Kürtler karşılarında bir muhatap bulamıyor, yanlarında getirdikleri güvercinleri kendi başlarına uçuruyor, beyaz poşileri ağaçların dallarına asıyor ve biraz hayal kırıklığı, biraz da kızgınlıkla gerisin geriye dönüyorlardı.

Türkiye’nin en ağır ve en can alıcı sorunu için ‘böyle bir sorunu yok’ diyen ve örnek olarak da eşiyle olan sorunsuz ilişkisini gösteren Erdoğan, kendi siyasi çıkarlarını korumak uğruna soruna sahip çıkma cesaretini gösteremiyor, bu nedenle Kürt temsilcilerle hükümetten ya da AKP’den kimse görüşmüyordu. Başbakan bu tutumuyla asteşkes fırsatını değerlendirecek yeteneğe ve yüreğe sahip olmadığını bütün açıklığıyla ortaya koyuyordu. Türkiye’nin Başbakanı farkında mı bilemiyorum ama sonunda kendisini de tasfiye edecek olan çatışmalı yeni bir dönemin yolunu açıyor; bir yandan Kürtlerin uzattıkları barış elini itiyor, diğer yandan da ‘eşimle sorunum yok, sizin de sorununuz yok’ diyerek aşağılıyor.

Oysa Türkiye’nin olduğu gibi AKP hükümetinin çıkarı ateşkesin devam etmesinden, sorunun silahlı zeminden alınıp siyasal zemine çekilmesinden ve özgürlüklerin genişletilmesinden geçiyor. Savaş bir tek silahlı bürokrasiye hizmet ediyor. Türkiye’nin iradesini gasp etmiş ordudan başka kimse savaş istemiyor.

Erdoğan ise başka meselelerde orduyla ters düşse bile Kürt meselesinde boyun eğiyor. Şemdinli’den bu yana orduya teslim olmuş görünüyor.

Kürt sorununda inisiyatifi askerlere bırakan Erdoğan böylece kendi misyonundan da vazgeçmiş oluyor. Türkiye’nin değişimi, demokratikleşmesi ve uluslararası demokratik toplumla bütünleşmesi noktasında ona yapacak bir şey kalmıyor.

Erdoğan Kürtlerin barış elini iterek aslında kendi ipini çekiyor...

Ancak bu konuda kararlı da görünüyor. Yalnız Türkiye’deki Kürt sorunu için değil Irak’taki sorun için de şahin kesiliyor. Aynı toplantı da bu sefer, ‘İran ve Suriye ile birlikte Irak’ın bölünmesine izin vermeyiz’ diyor. 100 bin kadar Kıbrıslı Türk için Kıbrıs’ı bölen ve onlara uyduruk bir devlet de kuran Türkiye, Irak’taki 5 milyon Kürdün kendi kaderlerini tayin hakkına karşı çıkıyor ve bunu gasp etmeye yelteniyor.

Türkiye Başbakanı Erdoğan yalnız Türkiye’deki değil, Irak’taki Kürtlerin de ‘hak sorunu’ olmadığını düşünüyor olmalı ki oraya da karşıyor. Kürt karşıtı cepheye katılıyor ve tehlikeli bir rol oynuyor. Onun Kürt karşıtı bu açıklamaları, Amerikan Savunma Bakanlığı’nın Basra Körfezi’ndeki askeri gücünü artırdığı ve ikinci bir uçak gemisini gönderdiği döneme denk geliyor. ABD, İran’a karşı askeri yığınak yapıyor, Erdoğan ise Kürtleri hedef gösteriyor. Bu da bize çok şey anlatıyor.

Ayrıca Erdoğan’ın eşiyle bir sorunu olmayabilir ancak Kürtlerin bu sistemle bir sorunu var. Kürtlerin Türkiye’nin ırkçı, inkarcı ve imhacı sistemiyle sorunları olduğu içindir ki Türkiye’nin de yaşamsal önemde bir Kürt sorunu var...

gunay_aslan@yahoo.de
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: "KAHRAMAN"LAR İNTİKAM ALIYOR
· Karakol baskınında yaşamını yitiren 4 gerillanın kimlikleri
· HPG BOTAN SAHA KOMUTANLIĞI
· 4 EYLÜL 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Bitlis'te görüşmeye giden gerillalara komplo
· Öcalan: Ergenekoncular fazla içerde kalmaz
· Askerlerin öldürdüğü çoban PKK'li olarak gösterildi -FLASH -
· Kürt Kültür Festivalleri 16 yılı geride bıraktı
· Uzun yürüşçuler Hagen’de coşkulu anlar yaşadı
· Uzun yürüyüşe polis engeli -SON DAKİKA -

Basından Seçmeler
· AKP'nin programında Kürt inkarı
· KON-KURD’dan festival çağrısı
· Bush, Abdullah Gül ile PKK’yi görüştü
· Dünyaya barış Türkiye'ye savaş
· Cezaevinde herşey Kürtçe!
· Başarısızlığa 'yasal' kılıf
· AKP'de rant kavgası
· MEYDANLARA AKIN VAR
· 1 Eylül
· Savaşla ülkeye bir yıl kaybettirdi

© Rojaciwan.com