Basından Seçmeler: Mehmet ÖZGÜL: Ateşkes kesilir mi?
Gönderen: lawikemetini Tarih: 23.12.2006, 21:28:15 (557 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

23 Aralik 2006

Ateşkes sona mı erecek? Uluslararası, bölgesel, yerel birçok gücün çağrısı üzerine Öcalan’ın önerisiyle Kürt hareketinin ilan ettiği ateşkes üç aydan bu yana kısmi de olsa karşılığını bulamayınca tehlike sinyalları vermeye başladı.

Hiç bir ateşkes tek taraflı olamaz. Bir taraf durup bir taraf ateş etmeye devam edince buna ateşkesildi denemez. Ve hiç kimse karşıdan ateş edilmeye devam edilince eli kolu bağlı ölümü beklemez. Sadece insan oğlu değil her canlı varlık doğal olarak kendini savunur. Bu doğanın, toplumun temel yaşam yasasıdır. Kendini koruma, meşru savunma en temel doğal refleksdir. Israrla sürdürülen operasyonlara gerilla karşılık vermeye başladı, ki bu en doğal haktır.

Operasyonların sürmesi, tek taraflı ateşkesle birlikte çağrıcıların derin bir sessizliğe gömülmesi karşısında Kürt hareketi bir nevi hayal kırıklığıyla yeniden durum değerlendirmesi yapmaya başladı. Bu ateşkesin son ateşkes olduğu ilan edilirken vurgulanmıştı. Ama çağrıcılar, muhataplar bunu kavramaktan uzak bir görüntü sergiliyor. Bu durum Kürt halkını, hareketini, Önderliğini kaygılı düşüncelere sevkediyor. Öcalan ve Kürt hareketi peşpeşe uyarılarda bulunuyor. Artık ateşkesin sona erdirilmeyeceği, çünkü başka ateşkes olmayacağı, ateşkesin sona erdirilmesinin yepyeni bir yolayrımı olacağı, ayrılığa kadar gidebileceği vurgulanıyor. Hatta Öcalan, uyarıları ciddiye alınmaz böyle sürerse, Özal’dan bu yana sürdürülen barış çabasının sona erebileceğini, tüm barış girişimlerinde hep oyalandıklarını belirtip Kürt halkından hareketinden özür dileyerek bu yönlü girişmlerine son vereceğini, aradan çekileceğini, Kürt halkını, hareketini kararında serbest bırakacağını söyledi. Ki bu bir anlamda barış stratejisinin sona edirilebileceği mesajını içeriyordu. Nitekim dağdan tüm Kürt kurumlarının durum değerlendirmesi yaptığı, ateşkesin gözden geçirildiği haberleri gelmeye başladı.

Bu kaygı verici, ciddi bir gelişmedir. Eğer umut verici işaretler gözükmez, Kürt hareketi başka yolu kalmadı sonucuna varır, ateşkes kesilirse bunun altından kimse kalkamaz. Çünkü gözüken o ki, bu kez ateşkesin kesilmesi diğerlerine benzemiyecek; beraberinde stratejik değişikliğe yolaçacak. Barış yerini artık kimsenin önünü alamıyacağı bir varolma-yokolma savaşına, birlik yerini artık kaçınılmaz bir ayrılığa bırakacak. “Dağda tek bir terörist kalmayıncaya kadar“ sloganı, “ülkemde tek bir işgalcı kalmayıncaya kadar“ karşılığını bulacak. Durum bu denli ciddidir.

Yani operasyonda diretmek ve bunun karşısında suskun kalmak demek, Türkiye’yi bölmek, parçalamak demektir. Olgu, pratik budur. Tersi demogojidir. Kendini ve Türkiye’yi aldatmaktır.

Generallerin, devletin, AKP Hükümeti’nin tutumu ortadadır.

Ama bilinmelidirki generaller, devlet, Hükümet bu savaş kışkırtıcısı tutumunun gücünü bizden, halktan, sivil toplum örgütlerinden, medyadan, aydından, yazardan, sanatçıdan alıyor. Hiç bir güç halksız, toplumsuz güç değildir. Generaller arkalarında halkın, medyanın, sivil toplum örgütlerinin ya doğrudan, ya da sessiz kalarak desteğini almasa operasyonda, savaşta bu kadar ısrar edemez.

Dolayısıyla aslolan devletin tutumu değil, bizlerin, Türk, Kürt halkının, sivil toplum örgütlerinin, medyanın, aydınların, yazarların, sanatçıların tutumudur. Savaşın, ayrılığın önüne ancak biz geçebiliriz. Generalleri desteksiz bırakarak ancak biz durdurabiliriz; o zaman Kürt hareketini istenmeyen bir karar almaktan vazgeçirebiliriz. Kürt, Türk halkı, sivil toplum örgütleri, aydınları operasyonlara, savaş kışkırtıcılığına karşı net bir tavır alır, bunu her alanda eyleme dökerse, isterse generaller, Hükümet tutumunda ısrar etsin, Kürt hareketini, halkını, Önderliğini arzulanmayan yeni bir kararın eşiğinden dönderebilir.

Asıl muhatap devlet değil halktır. Bu bilinçle hareket etmek yeni felaketlerin önüne geçecektir. Sevindirici olan odurki uyarılar yerini bulmaya başladı. Kürt seçilmişleri Amed’den Ankara’ya uzun bir tarihi yürüyüş gerçekleştirdi. Meclis’ten kimse görüşmemiş bu o kadar önemli değil, en önemlisi Kürt halk temsilcilerinin ilk defa bu kadar yekpare, net bir tutum takınmasıdır. Peşisıra asıl muhataplar diğer kesimlerden de ses vermeye başladı. 322 aydın, yazar, akademisyen barış deklarasyonu yayınladı. Ateşkese destek veren, “tek bir terörist kalmayıncaya kadar” militarist asayış politikasına, yani operasyonlara karşı tutum takınan, diyalog, sivil çözüm isteyen, af, Kürt kültürü, dilinin tanınması, seçim barajının indirilmesi, ekonomik eşitsizliğin giderilmesini talep eden etkin birçok ismin, kuruluşun imzası bulunan deklarasyon son derece tarihi önemdedir. Tabiki böylesi talepler ancak somut girişimlerle ete kemiğe bürünür. 13-14 Ocak 2007’de “Türkiye Barışını Arıyor” adıyla Yaşar Kemal’in açılışını, Mehmed Uzun’un kapanışını yapacağı kapsamlı bir konferans yapacağını duyuran ‘Demokratik Barış İnisiyatifi’ girişimcilerinden Orhan Doğan somut program, teklifler olacağını, bu temelde bir barış hareketi oluşturulacağını açıkladı ki bu son derece önemlidir. Zaten sorun burada. Söylenenle kalmamak, somut girişimlerle, eylemlerle söylenenlerin takipçisi olmak, söylenenlerin yerini bulmasını sağlayacaktır. İnanıyor ve umut ediyoruzki bu tarihi olumlu girişimler yayılır, büyür, generallerin önü kesilir, olası yıkıcı bir savaşın önü alınır.
http://www.yeniozgurpolitika.org/
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: 6 AĞUSTOS HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Hüseyin T: Bombayı babam bile koysa kabul etmem
· 7 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· HPG’den Emniyet Müdürlüğü Binası’na saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
· Öcalan’a 1 ton C4 ile suikast ittirafı
· Ateşin başındaki Makolu kadın gerilla
· Bahoz Erdal: Ekonomik kaynaklara saldırı sürecek
· Swoboda: Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınmalı
· 1. Ordu Komutanlığına saldırıyı adı hiç duyulmamış bir örgüt üstlendi
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir

Basından Seçmeler
· Ve dördüncü dönem
· Kürt sorunun çözümü için İtalyan örneği
· Ahmet Altan: AKP-Hürriyet'in Güngören ilişkisi kuşkulu
· Azadiya Welat da Ergenekon hedefindeydi
· İtirafçıya bile söyletemediler
· 1970’lerin ‘gerilim stratejisi’ aktifleşiyor!
· AKP 'devlet partisi' yolunda
· Roj TV'ye büyük destek
· Düğümü Erdoğan-Başbuğ görüşmesi çözdü
· AKP’NİN FETTULAHÇI NEO-GLADİO’SU

© Rojaciwan.com