Gönderen: lawikemetini Tarih: 03.01.2007, 02:49:49 (861 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
Kürtler yeni yıla ateşkes süreci ile giriyorlar. 2007 yılı Kürt sorununda gerçek bir final yılı olacağa benziyor.
Elbette bu final yılının nasıl sonuçlanacağı ateşkes sürecinin ilerleyişine bağlıdır. Ateşkes sürecinin stratejik sonuca yol açıp açmayacağı da ilgili çevrelerin sürece yaklaşımına ve stratejik başarı yönünde harcayacakları büyük çabaya bağlıdır.
Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine 1 Ekim’den itibaren ilan edilen ateşkes süreci, ilk üç ayında özgürlük ve demokrasi mücadelesine önemli katkılar sunmuştur. Kürt sorununun iç ve dış çevreler nezdinde yoğunca tartışılmasına ve çözüm arayışlarına yol açmıştır. Ateşkes etrafında her alandaki Kürtlerin birliğini yaratmıştır.
PKK’nin 1 Ekim’den itibaren geliştirdiği ateşkes sürecinden kazanç gören sadece Kürtler değil, barış ve demokrasiden yana olan herkes olmuştur. Kürtlerden çok Türkiye demokrasisi kazanç görmüştür. Savaşta gerilen Türkiye toplumu derin bir nefes alarak kısmen rahatlamıştır. Türkiye’nin demokratik güçleri yeni bir aktivite ve birlik süreci içine girmiştir. Başta Kürt sorununun demokratik çözümü olmak üzere, Türkiye’nin demokratikleşmesinde esas dinamiğin aydın, emekçi, kadın ve gençlerden oluşan demokrasi güçleri olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Daha da ötesi, Türkiye’nin demokratik dönüşümünde rol oynayabilecek yeni liberal eğilimlerin gelişmesine yol açmıştır. Bu temelde Türkiye demokrasi güçlerini çoğaltırken, ateşkes temelinde Kürt sorununa demokratik çözüm bulmanın herkesin yararına olacağına bir kez daha göstermiştir.
Ateşkes süreci ilk üç ayında özgürlük ve demokrasi mücadelesine önemli kazanımlar eklemiştir; ancak bu yetmemektedir, süreci stratejik başarıya götürmek gerekmektedir. Çünkü 1 Ekim ateşkesi ilan edilirken, bunun bir taktik değil, bir stratejik adım olmasının istendiği tekrar, tekrar ifade edilmiştir. İşte bu stratejik başarının kazılma görevi 2007 yılına yüklenmiştir.
Nedir ateşkes sürecinin stratejik adım olması? Kürt sorununa demokratik çözüm sürecinin başlayıp gelişmesi demektir. Çünkü savaşta, ateşkes de Kürt sorunundan kaynaklanmaktadır
Peki, Kürt sorununun demokratik çözümü yönünde herkes üzerine düşeni yerine getirmekte midir? Bunun olumlu olduğunu söylemek zordur. Örneğin, ateşkes sürecinin başarısı için gerekli olan demokratik eylemlilik çok zayıftır. Başta gençler ve kadınlar olmak üzere Kürt halkı, geçen üç aylık süreci demokratik eylem yönünde yeterli değerlendirmemiştir. Yine aydınların ve demokratik güçlerin çabaları çok yetersizdir. Dikkatle değerlendirilmesi gereken M. Ağar çıkışı, henüz ürkek söz olmaktan öteye gidememiştir. Bütün bunların, Kürt sorununun demokratik çözümünü Türkiye’nin iç dinamikleriyle gerçekleştirmek açısından yetmeyeceği açıktır.
Bu noktada hükümetin ve AKP’nin tutumu ibret vericidir. Ağustos 2005’de Diyarbakır’da “Bu sorun Kürt sorunudur, hepimizin sorunudur” diyen Başbakan Tayyip Erdoğan, Aralık 2006’da Amerika’da “Kürtlerin herhangi bir hak sorunu yoktur” diyebilmiştir. Takiyyeciliğin bu düzeyi artık çok sırıtmaktadır. Belli ki AKP’de CHP- MHP ittifakına katılma yönündedir ve Türkiye’de yapabileceği fazla bir şey kalmamıştır.
Tıpkı 11 Eylül olaylarından sonra olduğu gibi, bu kez de AKP, 7 Kasım ABD seçimlerinin sonuçlarını yanlış değerlendirmektedir. “Bush yönetimi seçim yenilgisi aldı, Amerika bize muhtaç oldu, bunu Kürtlere karşı kullanabiliriz” denilmektedir. Bu temelde koordinatörlük sistemi yeni bir PKK operasyonu planlamak amacıyla çalıştırılmaktadır. Gizli pazarlıkların epeyce ilerlemiş olduğu basında yer almaktadır. “Kuzey Irak operasyonuna ABD’nin onay verdiği” söylenmekte ve ordunun Mayısta Irak’a girmeye hazırlandığı ifade edilmektedir. En son Abdullah Gül, muzaffer komutan edasıyla, “Barzani Kürtleri temsil etmiyor, istediğimiz zaman Kuzey Irak’a gireriz” demiştir.
Bütün bunlar ne anlama geliyor? Ateşkes ilan ederek demokratik çözüm arayan PKK’ye karşı, AKP hükümeti yeni saldırı planları hazırlamaya çalışıyor. Bunun içinde, İran ve Suriye’den sonra ABD’nin desteğini almaya çaba harcıyor. Celal Talabani açıkladı: Tüm bunlarla AKP hükümeti, ABD’nin kendisine muhtaç hale geldiğini düşünerek bundan yararlanıp PKK’yi tasfiye etmek amacıyla yapıyor. Ateşkes sürecine AKP işte böyle yaklaşıyor.
Besbelli ki bu yaklaşım çok tehlikelidir. Türkiye yönetimine bu yaklaşım hakim olur ve aşılamazsa, açık ki ateşkes süreci stratejik başarı kazanamaz ve yerini çılgınca çatışmaya bırakır. AKP hükümetinin izlediği politikalar, Türkiye’yi böyle bir tarihi tehlikeye doğru sürüklemektedir.
Amerika’nın AKP hükümetine “orduyu Kuzey Irak’a sürme” izni verdiği doğru olabilir. Peki, bu ne anlama gelir? AKP hükümetine ve Abdullah Gül’e göre bu durum, ABD’nin Türkiye’ye destek verdiği anlamına geliyor. Bu görüş yanlış ve tehlikelidir. Oysa ABD Türkiye’yi, kendi içi de dahil yeni çatışmalar içine sokmak istemektedir. Saddam Hüseyin’in idam edilmesi AKP yönetiminde soğuk duş etkisi yapmış olmalıdır. Bir yandan Saddam’ı idam ederek, diğer yandan Türkiye’yi Kürtlerle çatıştırarak, ABD, Ortadoğu dinamiklerini tüketmek istemektedir.
Demek ki AKP’nin ABD’ye bağlanan siyaseti Türkiye’yi felakete götürebilir. Türkiye’nin çıkarı, ABD desteğinde Kürtlerle ve Ortadoğu dinamikleriyle çatışmakta değil, ateşkes temelinde Kürt sorununun demokratik çözümünü sağlayarak Ortadoğu’nun demokrasi ve birliğe ulaşmasına öncülük etmektedir.
2007 yılı işte tüm bu konularda netlik yılı olacaktır. Eğer ateşkes süreci doğru değerlendirilirse, Kürt sorununun demokratik çözümü temelinde Türkiye’nin demokratikleşmesi yönünde yeni bir tarih başlayacaktır. Bu olmazsa, gündeme gelecek çılgınca savaş, kendi mantığı içinde sorunları çözmeye çalışacaktır. Herkesin zarar göreceği bu çılgınlığı önlemek için herkes ateşkese sahip çıkmalı ve stratejik başarısı için tüm gücüyle çalışmalıdır. |
www.yeniozgurpolitika.org |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
| |
|