Gençlik: İlticacı Kürt gençlerinden ''Askere gitmeyin'' çağrısı
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 03.01.2007, 13:25:18 (1778 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
BİRGÜL ÖZBARIŞ -ANF

STOCKHOLM (03.01.2007)- Hergün yüzlercesi kaçak gemilerde ölüme giden ilticacılardan sağ kalanlarda Avrupa'da kaçtıkları ülkeleri aratmayacak zorlukları yaşamaya mahkum ediliyor. Özellikle Türkiye'den Avrupa'ya gelen ilticacıların durumu adete bir muammaya dönüşürken, İsveç'e gelen Kürtler ise sınırdışı edilme tehliklesi altında yaşıyor.

Türkiye'den gelen ilticacılara oturum izni vermeyi giderek zorlaştıran İsveç devleti birçok kişiyi sınır dışı etme kararı alırken, Türkiye'ye dönmeleri halinde askere gönderileceklerini belirten Kürt gençleri ise askere gitmeyi ret ettiklerini açıklayarak Türkiye'ye dönmeyeceklerini belirtiyor

Türkiye'de geçmişte yaşanan savaş nedeniyle birçok Kürt zorunlu göç sonucu Türkiye metropollerinin yanı sıra Avrupa ülkelerine sürgün edildi. Bunlardan bir çoğu ise dünyada demokratik sistemiyle nam yapmış İsveç'i tercih etti. İsveç'te yaklaşık 65 bin Kürdün yaşadığından söz edilirken, Türkiye'den gelen Kürtlere yönelik sert bir uygulama hakim.

Türkiye'de Avrupa Birliği'ne üyelik çerçevesinde son yıllarda çıkarılan tartışmalı yasaları olumlu bulan İsveç devleti, gelen ilticacılara oturum hakkı vermeyi giderek zorlaştırırken, birçoğu hakkında ise sınır dışı kararı veriyor. Kürt gençleri ise geri dönmeleri halinde Türk devleti tarafından zorla askere gönderileceklerini belirterek askere gitmeyi ret ettiklerini açıklıyor.

9 yıldır İsveç'te oturum izni alamayan Kemal Acat'ta bunlardan biri. Türkiye'de askere gitmediği için vatandaşlıktan atılan Atac şimdi hiçbir vatandaşlık statüsüne sahip olmadığı için temel haklardanda yararlanamıyor. 1996 yılında Mardin'in Nusabin ilçesinden zorunlu olarak ayrıldığını dile getiren Atac, "Bizler buralara kendi keyfimizle gelmedik. Kürdistan'ı çok özlüyorum. Ancak dönemiyorum. Türkiye'de eğer gerçekten sorun kalmasa bizler neden buralarda oturumsuz haksız, hukuksuz dolaşalım ki? Kendi ülkemizde daha rahat bir yaşam süreriz. İsveç devletini Türkiye'ye giderek bölgedeki yaşamı yakından takip etmeye çağırıyorum. Türkiye'nin uyum yasaları çıkardığını söylüyorlar. Ancak bu uyum yasalarının ne kadar kötü olduğundan bi haberler" dedi.

TÜRKİYE VATANDIŞLIKTAN ATTI

Türkiye'de yürütülen kirli savaşta ağbeyini kaybettiğini anlatan Atac, öldürülme korkusuyla yaşamak istemediği için Avrupa'ya geldiğini söylüyor. Uzun ve zorlu bir yoldan sonra İsveç'e vardığını dile getiren Atac, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

"Türkiye'de hukuk bölümünü kazandım ancak okuyamadan kaçtım. Yaşam garantisi olmayan bir dönemdi. Tüm Kürtler tehdit altındaydı. Keyfi olarak buraya gelmedim. Türkiye'de ya devlet yanlısı olacak ajanlık yapacaksınız, arasında yada yaşam şansınız yoktur. Özellikle Kürdistan'da Hizbullah çok büyük baskı uyguluyordu. Ben birçok Avrupa ülkesine gittim. Hep kaçak dolaştım. Buraya ilk geldiğimde herşey çok zordu benim için. Avrupa ülkelerinin insan hakları açısından özgür olduğunu düşünerek geldim. Ancak düşünüldüğü olmadığı bir tokat gibi yüzüme çarptı. Her ülkenin özgürlüğü onun vatandaşı için geçerlidir. Ben 9 yıldır İsveçte yaşıyorum ancak halen oturum izni almış değilim. İsveçte oturum vermekte kişilere göre muamele ve zamana yayma durumu söz konusu. Ancak sağlık eğitim açısından diğer ülkelerden daha iyidir. Şu an zaten Türk devleti askere gitmediğim için beni vatandaşlıktan attı. Ama ben onlara askerlik yapmacağım. Kabul etmiyorum. Ben şu an vatansız biriyim. Ne İsveç'te oturumum var ne Türkiye'de vatandaşlığım. Böyle kala kaldım. İsveç hükümeti Türkiye'den gelenlere oturum vermekten zorluk çıkarıyorlar. Türkiye Avrupa Birliğine girmek için ileri adımlar atıldı deniyor. Ancak eğer ileri adımlar atılmış olsaydı Türkiye gibi güzel bir ülkeyi terk edip buralarda yıllarca oturumsuz sürünmezdik. Türkiye'de bize hiç bir yaşam hakkı yok. İsveç devletini gerçekleri görmeye çağırıyorum."

İSVEÇ'İ HOLLANDA SANDI

İsveç'e kaçak yollarla gelen İsmail Bayhan ise söylediği bir şarkı yüzünden 3 yıldır sürgünde yaşamaya mahkum edilmiş. Hakkari'den 2004 yılında hakkında verilen 3 buçuk yıl hapis cesası nedeniyle İsveç'e kaçtığını anlatan Bayhan, Stockholm havaalanını Hollanda havaalanı sanarak indiğini söylüyor.

"Tek derdim Türkiye'den kaçmaktı. Havaalanında ilk indiğimde Arlanda yazıyordu. Ben Hollanda sandım. 'İyi en azından Hollanda'ya gelmişim' diye aklımdan geçirirken polis tarfından durduruldum" diyor. Ceza aldıktan sonra tek amacının Türkiye'yi terk etmek olduğunu dile getiren Bayhan, zorlu ve tehlikeli bir yolu göze alarak yola çıkmış. Türkiye'de en büyük korkusunun faili meçhul cinayete kurban gitmek olduğunu belirten Bayhan, "İlk burda indiğimde Hollanda sandığımda polis bana İsveç olduğunu söyledi. Ben onun şokunu yaşarken, sorguya alındım. Çünkü kaçak yollarla gelmiştim. Ülkemi terk etmenin ağır etkisi üzerimdeyken birde polisin beni sorguya alması beni psiklojik olarak çok etkilemişti. Bu ülkeyi demokrat bir ülke olarak tehcih ettim ve geldim. Ancak burada yaşanan asimilasyon insanın yüzüne bir tokat gibi çarpıyor. Gelen insalarımız bir süre sonra psikolojik sorun yaşıyor ve intihara sürüleniyor. Oturum izninin verilmemesi yada uzatılması bunda büyük bir rol oynuyor" dedi.

Söylediği "Herne peş" şarkısı yüzünden Türkiye'de gözaltına alındığını ve 5 gün işkencede kaldığını söyleyen Bayhan, evlilik yolu ile elde ettiği geçici oturumu da kaybetme riski ile yaşıyor. İsveç devletinin oturum izni vermediği için gençlerin kendilerinden çok büyük yaşta olanlarla evlendiğini de hatırlatan Bayhan, "İsveç bizi buna zorluyor. Evlilik sonucu birçok psikolojik sorun yaşanıyor ve insanlar intihar ediyor. Bu bir çıkmazdır. Çıkış verildiğinde insanların ilk yaptığı birini bulup evlenmek oluyor. Bu duruma bir son verilmeli" diye konuştu.

'ÖLMEK ÖLDÜRMEK İSTEMİYORUM'

Türkiye'de ailesine sürekli baskı yapıldığını belirten Bayhan, "Türk devletine sesleniyorum 'ben burdayım annemi rahat bırakın'" diyerek, askere gitmeyi ret ettiğini duyurdu. Türkiye'de yürütülen kirli savaşa kurban olmak istemediğini dile getiren Bayhan, ret gerekçelerini şöyle dile getiriyor:

"Türk devleti ailemi rahat bıraksınlar. Annemi rahat bıraksınlar. Yaşlı annemi hergün karakola götürmekten vaz geçsinler. Ben İsveç'teyim bir dertleri varsa benimle görüşsünler. Gelip kendileri beni burdan götürsün aileme gelmem için baskı yapmasınlar. Askerlikte yapmadım, yapmayacam. Ben Türkiye Cumhuriyeti'ne asla askerlik yapmayacam. Kirli bir savaşın kurbanı olmak istemiyorum. Ya gidip kardeşimi öldürecem yada öldürülecem. Katiller ordusuna katılmak istemiyorum. Haksız ve bilmedğimiz bir amaca hizmet etmeyeceğim. Tüm Kürt gençelerinide askere gitmemeeye çağırıyorum. Türkiye'de öyle bir ortam yaratılmışki ya öleceksini ya öldüreceksiniz. Ben ikisinide yapmayacağım. Onun için askere gitmeyi ret ediyorum. Dünyanın hiç bir yerinde savaştaki galibiyet bile kar getirmemiştir. Galip gelen tarafın da yenileninde zararı büyüktür. Türkiye bunu görmeli ve artık Kürtlerin demokratik haklarını vermelidir. Nereye kadar inkar? Kirli savaş bitmeye mahkumdur."

GİTTİĞİ HER YERDEN SINIR DIŞI EDİLDİ

Askerlik yapmamak için kaçanlardan biride Mehmet İpek. Diyarbakır'dan 2001 yılında çıkan İpek, "En büyük korkum askere giderek ölmek yada öldürülmekti onun için kaçtım" diyor. Avrupa'ya kaçak yollardan gelmek için defalarca dolandırılan İpek, gittiği tüm ülkelerden çıkış kararı ile Türkiye'ye gönderilmek üzere sınır dışı edilmiş. En son Rusya'ya kaçak vize ile girdiğini anlatan İpek yaşadıklarını şöyle dile getiriyor:

"İstanbul'da defalarca dolandırıldım. Avrupaya gelebilmek için paralarımı çaldırdım. Kaçak gelecektim. En son ç10 bin euro kaptırdıktan sonraç kendi başıma yola çıkmaya karar verdim. Kimlik pasaport herşey sahteydi. Varlığım bile artık sahte olmuştu. Rusya vizesi ve şengen vizesini para ile satın aldım, tabi onlarda sahte. Rusya'ya geldim. Moskova'da indim. İki gece otelde kalarak sahte vizeleri pasaportuma yerleştirdim ve trene binerek Fillandiya'ya geçmeye çalıştım. Trende vizemin sahte olduğu anlaşıldı ve beni indirdiler. Onlarda da kaçmayı başardım. Daha sonra Rusya'nın yukarı bölgesine geçtim ve baktım tren istasyonunda Stockholm yazıyor. Ordan trene kaçak bindim. Havaalanına geldim. Elimdeki sahte vize ile bindim. Birçok ülkeye gittim beni yakaladılar. Türkiye'ye geri göndermeye çalıştılar ama ben hep kaçtıkm. ancak bu kez Rusya'da Stockholme doğru geldim havaalanında sahte pasaportla uçağa bindim. Pasaportu yırttım. Sonra Stockholmde indim. 4 yıldır burdayım. Oturum için başvurdum. Bir buçuk yıl içinde çıkışımı verdiler. Otrumumu kabul etmediler. Beni öldürselerde Türkiye'ye dönmeyeceğim. Çünkü Türkiye'ye gittiğimde beni askere gönderecekler. Kirli savaşa hizmet etmek istemiyorum. Onun için ret ediyorum."

..

ANF NEWS AGENCY
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
·  GÜZELLİĞİN, SADELİĞİN, MÜTEVAZILIĞİN GENÇ KOMUTANI
· Öcalan: Penceremden görünen iki ağacı da kestiler
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· Türk ordusu Lice'de ağır darbe aldı
· Her onurlu Kürt direnecektir
· Binbaşı Süleyman Can özel görevle Ağrı'ya gelmiş
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· DTP’den Zaman’a yalanlama

Gençlik
· Hewler'de öğrenciler Gülen tarikatını protesto etti
· Bochum Üniversitesi’nde Kürt müziği tanıtıldı
· Bochum Üniversitesi’nde ‘Kürdistan Günleri’
· Graz’da Kürt geçleri yol kapattı
· Essen'de gençlik şöleni
· italyada yaşayan kürt gençlerinden uzun yürüyüş
· Kürt gençlerinden “Ya sev ya terk et” tepkisi
· Pompalı tüfekli saldırganın otogalerisi ateşe verildi ( ERDOGAN'a TANIT)
· Bonn gençliğinden tecride yanıt
· Dortmund’da Kürt gençleri şölende buluştu

© Rojaciwan.com