Basından Seçmeler: Halil DAĞ: Şiir Dostluktan Doğar…
Gönderen: lawikemetini Tarih: 04.01.2007, 06:06:56 (989 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Keşke yüreğimden derip yoldaşıma
Sunabilecek bir gülüm olsaydı
Bunu hiç sakınır mıydım sizden
Özveriyle ruhumu adadım dostluğa
Ve lakin kendime yetemedim
Keşke dedim, keşkelerimiz zamanın marazıdırlar




Bu cümleler ile başlıyor Dr. Rubar’ın bu sabah elime ulaşan şiiri. Henüz gün doğmadan, kuşlar bile uyanmadan kaybolan yavru bir atı ararken karşılaştım Kadir Usta ile... O sırada gece boyunca uykumu bölen kurt ulumalarını, yavru atın arazideki yalnızlığını düşünüyor ve gözlerimi aceleyle gezdiriyordum yaprakları kırağı tutmuş ağaçların arasında. Aklımda kurtların acımasızlığı ile Kadir Usta’ya sadece bir selam verip geçecektim ama bırakmadı.

Sanki onun benden daha acelesi vardı ve aradığı da sanki bendim… Hızla gömleğinin cebinden bir parça kâğıt çıkarıp uzatıverdi. Henüz yavru atı görüp görmediğini sormaya fırsat bulmadan, o daha hızlı davrandı ve yazılanları okumamı istedi. Bir insan bir başkasına güzel bir haber verir ya, verirken karşısındakinin sevineceğini bilerek sevinir ya, Kadir Usta’da öyle bakıyordu sabahın ilk ışıkları altında. Benim sevineceğim o anı görmek istiyordu. İlk satırları okumaya başladığımda da çekip gitti. Kadir Usta’nın getirdiği mektubun Dr. Rubar’dan geldiğini öğrenince bütün gece uykumu bölen kurt ulumalarını da, atımın arazideki yalnızlığını da bir anda unutuverdim.

Bu benim Dr. Rubar’dan aldığım ilk mektup. Onun bir çok arkadaşa mektuplar yazdığını ve güvercinlerle gizlice gönderdiğini biliyorum. Hatta onun gönderdiği arkadaşlardan mektuplarını alıp sanki bana göndermiş gibi gizlice okuyorum. Ondan bir mektup almanın ne anlama geldiğini mektupların sahipleri çok iyi bilirler. Hiçbir yazılı yasada yeri olmasa da, Dr. Rubar’ın mektubu bir ayrıcalıktır bu dağlarda.
Ve ben bilirim ki, O mektuplarını ancak yürekli insanlara yazar ve o mektuplar ancak gönülden okunursa okunabilir.

Onunla tam on yıldır arkadaşız. Birlikte gerillacılığı öğrenmiş, o yaralıların ben ise görünümlerin peşinde dağdan dağa dolanmışız. O sırtında ilaç çantasını, ben ise kamera çantasını taşırken birbirimize bakıp az gülmemişiz. Yolları kesişen bu bahçede her karşılaştığımızda birbirimizi yoklamış ve yine yolumuza devam etmişiz.

Ama vefasız, yıllar boyunca bana bir tek mektup bile göndermemiş. Karşılaştığımız zamanlarda ona söylemedim ama O’ndan birkaç satırlık mektubu her zaman bekledim. Onun diğer arkadaşlara yazdığı mektupları içten içe kıskandım.

Gün doğarken hem atımın hem de kurtların izine ulaştım. Gece boyunca ne çok yürümüşler, ne çok yön değiştirmişler. Doktorun şiirini okumaya sürdürürken içimi bir hüzün bastı. Bunun iki nedeni vardı. Eğer gece yavru atı kurtlar kapmışsa kendimi affetmeyecektim. Diğeri ise garip bir farkındalık olmuştu.
Ben de yıllar boyunca Doktor’un bir tek fotoğrafını çekmemişim.
Araziyi iyi görebileceğim bir yerde durup şiirden bir bölüm daha okudum…

Yazık, yıllarımı uçurumlardan sarkıttım
Ama bir gülü yüreğimden derip
Dosta sunacak gücü kendimde bulamadım
Gül bir yanda, dostluk bir yanda
Ben ise ruhun derdine çare ararım

Nedendir bilemiyorum, ama sanırım insan çok sevdiğini çok çabuk göz ardı ediyor. Ben de onu hep sonraya, en sona sakladım. Yıllar yılı onun hakkında ne bir kelime yazdım, ne bir tek fotoğrafını çektim, ne de bir görüntüsünü kayda aldım. Bunları neden yapmadım hâla bilemiyorum. Yapmak için hangi zamanı bekliyordum onu da bilmiyorum. Bunları her zaman düşündüm ama bir türlü gerçekleştirmedim.

Onunla bu dağlarda ilk karşılaştığım günden bu güne kısa boyuna, zayıf bedenine rağmen, o müthiş iradesi beni etkilemiş, o anlatılmaz iç dünyasının sıcaklığını hep hissetmişim. Dostluğu ise belki de onun en büyük yanıydı. Dağlarda zaman ilerledikçe, dostluğumuz pekiştikçe onu yeniden yeniden keşfettim. O bu dağ çocuklarının hem silah arkadaşı, hem yoldaşı, hem dostu, hem de doktoru olmayı başardı…

Ondaki derinliği yakalayamadığım için mi atlamamıştım bu nehre? Acaba bundan mı korkmuştum?

Tarih savaş meydanlarındaki kahramanları anlatır. O ise geri cephelerin kahramanıydı. Vurulanların, yaralananların en sadık dostuydu. Hangi doktor çepeçevre kuşatmaların içinden yaralılarını sırtlar ve çıkarır. Hangi doktor yaralısına ulaşmak için Metina’dan Zağrosa yürür. Hangi doktor koca kara kış boyunca onlarca yaralının, bütün imkansızlıkların orta yerinde bakıcılığını tek başına yapar…
Ve hangi doktor bütün bunların orta yerinde bir de şiir yazar…
Ve benim bu aralığın son sabahında kendime sorduğum ve bir türlü cevabını veremediğim soru ise, neden O’nu böylesine ertelediğimdir.

Yavru atı bulduğumda sanki o da beni bekliyordu. Rüzgarın kokusunu alıp yırtıcı hayvanlara götüremeyeceği bir dere yatağına saklanmıştı. Bütün tepelerde takip ettiğim vahşi hayvanların ayak izleri bir tek buraya ulaşmıyordu. Bu yavru nasıl bulmuştu kurtların uğramadığı bu kuytuluğu, kim bilebilir...

Atımın soğuktan donmuş uzun saçlarını okşarken şimdi uzaklardaki arkadaşımı düşünüyorum.
Bir hayattan başka bir hayata çekip gelirken karşılaştığım arkadaşım, o gün sırt çantalarımızda mesleğimizin malzemeleriyle farklı hayatlardan aynı hayata yolculuk yaptığımızı nereden bilecektik… Demek ki, senden bir şiiri hak etmek için on yıl kıyasıya dostluk yapmak gerekiyormuş. Bu da yeni bir başlangıç olsun. On yıl sonra yazdığın ve Kadir Usta’ya emanet edip gönderdiğin bu mektup nasıl düştü yüreğine…

Sende beni en sona bıraktın sanırım, benim yaptığım gibi… Borcum olsun… sözleri dökülüveriyor dudaklarımdan ve elimdeki kâğıtta yazılmış son mısraları okuyorum…

Şöyle yazıyor dostum, doktorum…

Evet Xelilim
İşlenmiş tüm zamanların yüreğimde kantarı
Ağır aksak bir yaşama güler zaman
Gülmelerim bu yüzden yetinme sayıldı
Bu yüzden sakındım dost edinmeye
Dostu onurlandıracak yürek taşımadan
Sunulan gül sadece bir ruh sanrısıydı

www.hpg-online.net/tr

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· “PKK terör örgütü” demeyen Nil Demirkazık’a soruşturma
· YJA STAR: İntikamları alınacak!
· Devlet 10 gerillanın cenazesini ailelere vermiyor
· Avrupada Yaşayan Tüm Halkımıza ve Yurtsever Apocu Kürt Gençliğine
· 2007’de yaşamını yitiren 3 gerillanın kimliği belirlendi
· YJA-STAR ANAKARARGAH AÇIKLAMASI
· HRW’den PKK baskını yapan yargıca sert eleştiri
· HPG Haziran bilançosu: 69 operasyon, 66 çatışma, 158 ölü
· Ruşen Çakır: Erdoğan Başbuğ’la gözaltıları konuştu
· Kürt gençlerinin gerillaya katılımı sürüyor

Basından Seçmeler
· Kürdistan'a karada da denizde de sansür!
· Baykal: Türkiye tarihi bir kırılma yaşıyor
· Büyükanıt bu generali örnek alır mı?
· Ömrünü Kürtlere adayan bilimkadını, Fedovna
· YASAĞA KARŞI MİTİNG HAZIRLIĞI
· Kıskırtan mutabakat
· Ahmet Altan’dan Paşalara çağrı: Bu toplumu küçümsemeyin
· Müvekkiline ‘Sayın’ demesi de suç!.
· Gündem'e internette 4. sansür
· Yeşil’li, JİTEM’li, Albaylı çeteye 57 yıl hapis istendi

© Rojaciwan.com