Basından Seçmeler: Emre ZEYTİNOĞLU: Emre ırkçı olabilir mi: “Hayır” mı, yoksa “belki” mi?
Gönderen: lawikemetini Tarih: 12.01.2007, 10:12:50 (740 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Geçtiğimiz hafta gündeme gelen konulardan biri, Emre Belözoğlu’na yöneltilen ırkçılık suçlamasıydı. Söylenenlere göre Emre, Everton maçında Lescott ile Howard’a ırkçı hakaretlerde bulunmuştu.

Bu doğru muydu? Burası açığa çıkmadı. Emre, böyle bir şey yapmadığını iddia etti ve kendi kulübü ona destek verdi. Hattâ Everton takımı da yaptığı basın açıklamasıyla konunun kapatılmasını istedi ve iş fazla uzamadı. Sonunda Emre suçsuz bulundu.

Emre ile yapılan televizyon söyleşileri, bu futbolcunun giderek olgunlaştığının işaretlerini veriyor. Ne var ki Emre’nin sahadaki davranışlarına bakıldığında ise ortaya bir çelişki çıkıyor. Kimi zaman o söyleşilerdeki insan ile sahadaki insan arasında büyük farklar görülebiliyor. O halde Emre’nin saha dışındaki olgun davranışlarına karşın, eğer bana “Emre sahada bu berbat hakareti etmiş midir?” diye sorsalardı, “belki” diye yanıtlayabilirdim ancak...

Hemen belirteyim ki bu, Emre’yi yargılama yazısı değil. Zaten suçsuzluğu kanıtlandığına göre, ortada onun yargılanmasını gerektirecek bir durum da yok. Durup dururken genç bir futbolcu hakkında ortaya çıkan söylentiler yüzünden, onu manasız bir incelemeye tabi tutacak değilim.

Fakat Emre’den yola çıkarak, konu etmek istediğim daha genel bir durum var: Futbolcuların neredeyse tamamına yakını, yukarda Emre üzerine söylediklerime uyum gösteriyorlar. Saha dışında son derece mantıklı, son derece insani, son derece olgun davranışlarına rağmen, saha içinde yüzseksen derecelik sapmalar yapabiliyorlar. Bu öyle bir meslek ki, o mesleğin icrası sırasında, tüm insani değerler rafa kaldırılıyor ve saha içinde bu değerleri çiğneyip geçme alışkanlığı egemen oluyor.

Her zaman bunun niçin böyle olduğunu düşünmüşümdür. Yani niçin futbolcular sahaya çıktıklarında, yaşama dair inandıkları değerleri soyunma odalarındaki dolaplarına kilitlemek zorunda kalıyorlar? Bunu onlardan kim istiyor? Bunu onlara kim öğretiyor? Eğer hiç kimse öğretmiyorsa, onlar niçin kendilerini buna zorunlu görüyorlar?

Futbol giderek “kazanmak” yönünde vahşileşse de, giderek paranın gücü (her alanda olduğu gibi) futbolun canına okusa da, yine de saha içi ve saha dışı davranışların böylesine uç noktalarda seyretmesinin anlamını çözmek kolay değil. Çünkü bu iş öyle mesleğin sert koşullarıyla, mesleğin kaprisleriyle, bu meslekte olanların sinirsel ya da ruhsal sarsıntılarıyla açıklanacak gibi bir şey değil. Her işin kendisine ait zorluklarının olduğu kesin. Bu mesleklerden kimileri insana biraz daha soluk aldırabilecek özellikler taşıyor olsa da, kimileri (aynı futbol sertliğinde) insanın aklını başından alacak kadar acımasız. Bu acımasız meslekler de, insani değerleri hayli bozan, insanı hayli çirkinleştiren sonuçlar doğurabiliyor. Ama hiçbiri insana, futbol sahasında yaşananlar kadar bir bataklık ortamı hazırlamıyor.

Yöneticilerin duygudan yoksunlaştığı, yazarların ırkçılaştığı, doktorların yeminlerinden uzaklaştığı, bakkalların müşteriye karşı acımasızlaştığı, şoförlerin kabalaştığı, öğretmenlerin görevlerini kötüye kullandığı, bilim adamlarının sahtekarlıklara başvurduğu vs. olmuyor mu? Oluyor. Fakat bu mesleklerdeki davranış bozuklukları, iş yerinden çıkar çıkmaz, birden bire insani değerlere yönelmiyor. Bu bozukluklar, mesleki uygulamalarda nasıl açığa çıkıyorsa, özel yaşamlarda da aynen devam ediyor.

Oysa futbolda durum farklı. Daha önce açıklamaya çalıştığım gibi, bir futbolcunun sahadaki hali ile saha dışındaki hali arasında, asla bir bağlantı kurabilme olanağı bulunmuyor. Futbolcu sahaya çıktığında, sanki tüm çirkin davranışları ortaya koyabilmeyi kendisine hak görüyor.

İtalyan Materazzi (hani şu, Zidan’ın bir kafayla dağıttığı “şey”) diyordu ki: “Evet annesine ve kız kardeşine küfür ettim ama, biz sahada bunu hep yaparız.”

Gerçekten de Materazzi doğru söylüyordu. Bu sahalarda hep yapılıyor. Kameraların yakın çekime aldığı futbolculara bakabilmek “mide” istiyor. Dudak hareketleri, onların en iğrenç küfürlerini televizyon izleyicilerine kadar ulaştırırken, her türlü el-kol hareketi, tükürük ve sümkürme zinciri, evleri kirletiyor.

Bu gençler bu hareketleri saha dışında yapıyorlar mı? Kendi evlerinde eşleriyle ve çocuklarıyla birlikteyken, sevgilileriyle eğlenirlerken vs. yapıyorlar mı? Hayır, yapmıyorlar. İyi de sahada niçin yapıyorlar? Anlamak mümkün mü?

Dahası; bu gençler saha dışında ırkçı mı? Bu gençler saha dışında küfürbaz mı? Bu gençler saha dışında kavgacı mı? Tümü bu kadar acımasız mı? Değil tabii...

Peki niçin sahaya çıktıklarında değişiyorlar? Peki örneğin, ben niçin Emre’ye karşı girişilen ırkçılık suçlaması sırasında, güvenle “hayır, o öyle bir şey yapmaz” diyemiyorum? Üstelik birçok kez onun aklı başında konuşmalarını, televizyonda izlediğim halde? Çünkü orası sahanın içi, orada nedense her şey bir anda değişiyor, bir anda değerlerin altı üstüne geliyor.

Ve bunu kim istiyor ya da kim yaptırıyor, orası meçhul.

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· 45 gerilla adayı mezun oldu
·  25 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Mardin'de sağ yakalanan iki gerilla kurşuna dizildi-FLASH-
· Bitlis'te çatışma: 3 korucu öldü
· Zap bozgununu unutamayacak
· Bir buçuk saatte gerilla kıyafeti!
· 27 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· İzmir bombasında medyanın yalan rüzgarı
· Kürt Kültür Festivali engellenmeye çalışılıyor
· Güney Kürdistan’da endişe verici gelişmeler

Basından Seçmeler
· 97 konsepti aranıyor
· Büyükanıt'tan giderayak büyük yalan
· Ben ve dağlı geceler hep seni düşleyeceğiz
· Yasak olmayan Kürtçenin hali!
· HRW: Zelâl, Bermal ve Abdurrahman helikopterden atıldı -ÖZEL-
· Çatı Partisi'ne doğru 20
· Çatı Partisi'ne doğru 19
· Hakikatleri gizliyorlar
· Kürt Gladiosu 'Çürükkaya'lar...'
· Demokratik Konfederalizm De Kadın Ve Gençlik Öncülüğü Üzerine

© Rojaciwan.com