Gönderen: lawikemetini Tarih: 17.01.2007, 12:07:29 (5638 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
ANKARA (17.01.2007)- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, milletvekillerine bir mektup gönderdi. Öcalan'ın Asrın Hukuk Bürosu aracılığıyla milletvekillerine gönderdiği mektupta, ‘’Kürt sorunu şiddetle değil barışla çözülür. Ateşkesi kalıcı barışa dönüştürelim. Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu kuralım’’ dedi.
Türk parlamentosundaki milletvekillerine gönderdiği mektupta Öcalan, "Cumhuriyetin 84 yıllık tarihinde 28 Kürt isyanı yaşandı ve bugün yaşamakta olduğumuz sorunların kaynağında çözümsüzlüğe mahkum edilen Kürt sorunu yatmaktadır.
mevcut sorunları aşabilmenin Kürtlerin özgürlük sorunlarına yanıt olmaktan geçtiğinin, adalet ve özgürlük gibi kavramların ancak eşit paylaşıldığı toplumlarda varolabildiği gerçeğinin ışığında sizlere ve halkımıza karşı tarihi sorumluluğunun bir gereği olarak çözüm ve barış çabalarının ana hatlarıyla da olsa tarafınızca bilinmesi gerektiğine inanıyorum" diye konuştu.
KÜRT SORUNU ŞİDDETLE ÇÖZÜLMEZ
Parlamenterlere gönderdiği mektubunda Öcalan, çatışmasız bir ortam için yoğun çaba harcamak gerektiğini belirterek, Kürt sorunun şiddetle çözmenin mümkün olmadığını vurguladı.
Yaşanan ölümlerden acı duyduğunu kaydeden Öcalan, "Önemli bir dönemeçte olduğumuz şu günlerde hayata geçirilmeye çalışılan çatışmasız ortam için yoğun bir emek harcamak gerekiyor. Çabalarımızın yeni olmadığının bilindiğini düşünüyorum. 1999 ve öncesinde Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi için birçok girişimimiz oldu. Ama bu girişimlerimizi sonuçsuz kaldı. Girişimlerimizin sonuçsuz kalmasının bir kaç sebebi var. Bizim bu girişimlerimiz hep zaafiyet olarak değerlendirildi. Her seferinde PKK'nin ve Öcalan'ın artık bitmek üzere olduğu, taktik icabı bu tür girişimler yaptığı biraz daha PKK'nin üzerine gidilirse çözüleceği şeklinde değerlendirme ve propagandalar yapıldı. Buna göre hareket edildi. Büyük yönelimler oldu. Fakat hiçbirinde sonuç elde edilmedi. Kürt sorununu silah yoluyla şiddetle çözmek mümkün değildir. 99-2005'teki süreçte de yine kimi çevrelerin olumlu yaklaşımları bir yana barış çabalarımız zaafiyet olarak değerlendirildi ve böyle yaklaşıldı. Barış elçisi olarak gelen arkadaşlarımız bile tutuklanıp cezaevlerine kondu. Ölümden de savaştan da korkmam. Bu nedenle zaafiyet değerlendirmeleri, çok yanlış değerlendirmelerdi. Sonuç alınamamasında bu yanlış değerlendirmenin büyük payı var. Bu yaşananlardan asker olsun gerilla olsun ölümlerden büyük acı duydum’’ dedi.
‘HÜKÜMET BARIŞ İÇİN ÇABA İÇİNDE OLMALI’
‘’Koşullarım ağır. Türkiye'de belki de kimse bu koşullarda değildir’’ diyen Öcalan, buna rağmen barış çabalarını devam ettirdiğini, sürekli uyarılar yaptığını ve çözümler ürettiğini ifade etti.
On yılı aşkın süredir barış çabalarının sürdüğünü, fakat gelinen nokta kanın akmaya devam ettiğini belirten Öcalan mektubunda şöyle dedi:
‘’Yapılan çağrılara ve gelişen sürece karşı bir kez daha tek taraflı olarak ateşkes çağrısında bulundum ve 1 Ekim 2006 tarihi itibariyle PKK, üzerlerine imha amaçlı olarak gelinmedikçe şiddete başvurmayacaklarını, yani tek taraflı ateşkes ilan ettiğini açıkladı. Bu duruşa bir anlam biçmek gerekiyor. Yaşananlar karşısında Kürt ve Türklerden doğru Türkiye'de aklı selim kesimler, gruplar demokrasi yanlıları acil bir barış ihtiyacını dile getirdiler. Bunun için öncelikle çatışmaların durdurulmasına yönelik bir ilk adım gerektiğini dillendirdiler. Akan kanın durdurulması gerektiğini ve bunun için sorumluluk almaya hazır olduklarını her fırsatta vurguladılar. Hükümet ve siyasal çevrelerin de bu duruşa karşı demokrasi ve barışın gelişmesi için çaba içinde olması gerekiyor.’’
4’ÜNCÜ KÜRT-TÜRK İTTİFAKI
İlan edilen ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Öcalan, ‘’barışa dönük başlayacak olan süreç iyi değerlendirilirse, Cumhuriyetin Demokratik Kuruluş haline getirilebilir. O ilk kuruluştaki coşku heyecan dinamizm ve birlik yakalanabilir. Başbakanın bir sözü vardır. O sözünü önemsemiştim. Türkiye’yi bütün Ortadoğu’ya model olabilecek farklı bir ülke haline getireceğiz demişti. Bizim de amacımız budur. Eğer düşüncelerimiz dikkate alınırsa, barışı sağlarsak Türkiye her açıdan atılım yapar, ekonomisi düzelir. Ortadoğu siyasetinde itibarı artar. Ortadoğu’ya örnek olur. Türkiye'yi kendi koşullarına özgü bir şekilde Ortadoğu’ya model olacak bir ülke haline getirebiliriz. Ortadoğu'da barış ancak Türklerin ve Kürtlerin demokratik birliği ile sağlanır" dedi.
1919'da Meclis'i Mebusan'da kabul edilen Misak'ı Milli'nin bugüne uyarlanması gerektiğini belirten Öcalan, "Tarihte üç kez Türklerle Kürtler stratejik ittifak yaptıklarını söyledi. Öcalan, "Bugün de tarihtekilere benzer 4'üncü Türk-Kürt Demokrasi ittifakı sağlanarak Türkiye bu güç ve tehlikeli durumdan kurtulmalıdır. Bu durumdan ancak Kürt -Türk kardeşliği temelinde bugün Ortadoğu’da demokratik fetih yapılarak kurtulabilir. Israrla vurguladığım gibi Türk Kürt ittifakı da sağlanıp Ortadoğu’ya demokrasi kültürü yerleştirilmelidir. Yapılacak yeni ve demokratik bir ittifak ile Türkiye demokratikleşebilir ve bu demokrasi kültürü bütün Ortadoğu’ya taşınabilir. Ortadoğu’da ciddi demokrasi kültürü eksikliği var. Ortadoğu’da siyasetin ve toplumun demokratikleşmesi gerekir. Egemenler geçen yüzyıl başında siyasetin ve toplumun demokratikleşmesi gerekir. Egemenler geçen yüzyıl başında Ortadoğu’ya despotik devlet anlayışları dikte etti, 20. yüzyılı kaybettik. Ortadoğu demokratikleşmezse bir yüzyıl daha kaybederiz" diye konuştu.
’GERÇEKLERİ ORTAYA ÇIKARALIM’
Öcalan, mektubunda şu ifadeler yer verdi:
"Karşılıklı birbirimizi affedelim. Affetmek de değil, karşılıklı yanlışlarımızı ortaya çıkarıp, itiraf edip, gerçekleri ortaya çıkaralım. Uzlaşma ancak bu şekilde olur. Bu komisyonda örneğin aydınlar, barolar, barolar birliğinden hukukçular, Tabipler Birliği'nden uzmanlar, üniversitelerden en tanınmış bilim adamları, profesörler yer alabilir. Biz silahları bırakacak aşamaya gelirsek ancak böyle bir komisyona bırakabiliriz. Bu komisyon adaleti sağlamalıdır. Adalet vaat etmelidir. Adalet olmadan silahları kime bırakalım? Devlet veya örgütün daraldığı, çıkmaza girdiği anda aydınlar devreye girer, bu üçüncü alandır."
SORULAR TÜRKİYE’YE ÖNÜNE GELECEK
"Eğer yapılmak istenen bir oyun ise bu oyunun çok tehlikeli sonuçları olacağı kesindir. Onlarca kontrol dışı grupların ortaya çıkma ihtimali vardır. Bu öyle İsrail Filistin çatışması gibi de olmaz, çok daha kötü olur. Öyle bir kaos meydana gelir mi, hepimiz bunun altında kalırız. Ben olabilecekleri söylüyorum, uyarıyorum, bu tehlikeler hesaba katılmalı, sürece bu sorumlulukla yaklaşılmalıdır. Türkiye bu sorunu çözmeden Avrupa Birliği'ne gidebilecek bir pozisyona gelemez. Kürt sorunu çözümsüz kaldıkça, Türkiye meselelerini demokratik bir şekilde çözmedikçe Kıbrıs sorunu ile birlikte Ermeni sorunu da, Asuri Süryani sorunu da Pontus Rum sorunu ve diğer bazı sorunlar da Türkiye'nin önüne getirilecektir."
Öcalan, mektubunu şöyle sona erdirdi: "Türkiye kendi gerçeklerini, Kürt gerçeğini, dünyadaki değişim dinamiklerini artık doğruca görüp analiz edebilme yeteneği gösterebilmelidir. Bu gerçekleri göremeyen her devletin krize girmesi kaçınılmaz olur. Türkiye için adil demokratik bir ülkede yaşayabilmenin Kürtlerin özgürlük sorunlarına yanıt olmaktan geçtiğinin adalet ve özgürlüğün ancak eşit paylaşıldığında var olabildiği gerçeğini görerek davranmak gerekiyor. Önemli olan sadece yaratılmaya çalışılan çatışmasız sürecin devam etmesi değil, başarıya ulaştırılmasıdır."
..
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: kurdernas_agit Tarih : 2007-01-17 23:10:11 Puan :      |
|
|
yani öyle guzel yazmis ki baskanimiz ellerine saglik insallah baskanin dedigi gibi olur baris asiti olur ve bencede yani tc baris istemiyor ve cok kan akacakdir ne diyelim olan hep fakir yoksul halka oluyor yazik inssalah baris olur |
|
Yazan: aftarli_ Tarih : 2007-01-18 00:14:06 Puan :      |
|
önderlik o kadar cok acik ve güzel yazmiski ellerine saglik baskanim
ancak yazilalnlari saptiriyorlar alcak tc |
|
Yazan: GUNESEYOLCULUK Tarih : 2007-01-18 20:46:19 Puan :      |
|
|
başkanımızı selamlıyor kendısını duşuncelerını ve BARIŞ parlementoya yaptıgı BARIŞ mesajında kendısının nekadar BARIŞ yanlısı oldugunu ıfade edıyor ınşallah TC başkanımızın bu BARIŞ cagrısını anlarlar ve BARIŞ dogru bı yol kat ederler |
|
Yazan: carnewa_21 Tarih : 2007-01-18 22:12:28 Puan :      |
|
|
umarım önderimizin bu öngörülerini iyi değerlendirip bir formül arama yeteneğine sahiptirler.işte barışın anahtar sözcükleri. |
|
Yazan: nevalkaval Tarih : 2007-02-02 18:40:48 Puan :      |
|
|
çözümü şiddette aramak şiddeti beraberinde getirir.şiddet içermeten bir toplum için tarafların çaba sarfetmelerini istiyorum.önderimiz üzerine düşeni yapmıştır.lütfen bu çağrıya kulak verilsin artık. |
|
|
|
 |
| |
|