Görüşme Notları: Öcalan: Osmanlıya benzer çöküş olabilir
Gönderen: lawikemetini Tarih: 19.01.2007, 15:06:45 (11563 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
İSTANBUL - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, "Osmanlının son dönemlerinde Hürriyet ve İtilaf partisi ile İttihat ve Terakki arasındaki çekişme, nasıl ki Osmanlıyı çöküşe götürdüyse; bu 50'li yıllardan sonra geliştirilen milliyetçi sağ-milliyetçi sol çekişmesi, Türkiye'yi Osmanlı'ya benzer bir sona götürüyor" dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çarşamba günü yaptığı görüşmede önemli mesajlar verdiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre 13-14 Ocak'ta Ankara'da yapılan Türkiye Barışını Arıyor isimli konferansı değerlendiren Öcalan, "Radyodan kısmen izleyebildim. Birçok kesimden geniş katılım olmuş sanırım. Bu konferansı olumlu buluyorum. Bu Aydınlar ve akademisyenler toplumun vicdanıdırlar. Her kesimden aydınların katılması önemlidir" dedi.

Konferansa katılanlar içinde devletin önemli noktalarında yer almış isimlerin bulunmasının önemli olduğunu ifade eden Öcalan, "Mesela Mümtazer Türköne bir Türk Milliyetçisi, yurtseveridir. Yine Cevat Öneş eski MİT Müsteş yardımcısıdır. Sanırım daha önceki söyledikleriyle MİT Müsteşarının söyledikleri birbirleriyle örtüşüyor. Müsteşar devletin gözü kulağı pozisyonundaki bir kurumun başındadır. Muhtemelen tehlikeyi görüyor ve uyarıyor. Konferansta tartışılanları kısmen dinleyebildim. Bu konferansın olumlu gelişmelere yol açmasını umuyorum" şeklinde konuştu.

TÜRKİYE KÜRTLERLE İTTİFAK YAPMALI

Avukatlarıyla yaptığı her görüşmede uyarılar yaptığını, Ortadoğu'da olası gelişmelere ilişkin 4 tezden bahsettiğini hatırlatan Öcalan, şöyle devam etti: "Şu anda Ortadoğu'da ABD eliyle bir Şii-Sünni kutuplaşması yaratılıyor, karşılıklı iki blok yaratılıyor. Talabani bugünlerde Suriye'ye gitmiş Esad'la görüşüyor. Talabani'nin Şiilerle, daha doğrusu İran'la ilişkilerinin çok güçlü olduğunu söylemiştim, daha önce gidip İran Cumhurbaşkanı ile görüşmüştü. Yani bir Kürt-Şii ittifakının koşulları mevcut, alt yapısı hazırlanıyor. Bu Şii kuşakta; İran, Irak’taki Şiiler ve Suriye yer alacak. İran ve Suriye, ABD ye karşı birlikte hareket edecekler. Sünni blokta ise, Suudiler ve diğer Arap ülkelerinin bir kısmı yer alacak. AKP iktidarda ve Nakşilerin çoğunlukta olduğu bir partidir. Türkiye de, bu Sünni bloğa çekilmeye çalışılıyor, yer alır mı bilemiyorum. Her iki blokta yer almanın yararları da, zararları da olabilir. Ama sonuçta bu bloklaşmanın yaratacağı bölgesel savaş, halklar için felaket olacaktır. Bize göre Türkiye bu kutuplaşmada yer almamalıdır. Türkiye kendi çözümünü üretebilmelidir. Kendi sosyal yapısına uygun çözüm tarzını geliştirebilmelidir. Türkiye, Kürtlerle ittifak geliştirmelidir. Kürtlere karşıtlık temelindeki politikalarını bir yana bırakmalıdır. ABD'nin, dolayısıyla İsrail'in asıl yapmak istediği Şii ve Sünni blokları çatıştırmaktır. Bunu nasıl göremiyorlar, her şey ortada."

SADDAM YÖNLENDİRİLDİ

ABD'nin bir yandan Saddam'ı kaba direnişe kışkırtırken, bir yandan da Şiilere destek verdiğini, Saddam'ın ABD'nin desteği ile İran'la savaştığını, Kuveyt'i işgal ettiğini belirten Öcalan, sözlerine şöyle devam etti: "İlginçtir son olarak da yine ABD'nin telkinleri ile kaba bir direniş sergiledi. İdamına kadar da ABD'nin onu koruyacağına hayatta kalacağına inanıyordu, ABD eski bakanlarından Ramsey Clark gidip onu yanlış yöne sevk etti, kaba direnişine sebep oldu. Saddam son anlarına kadar böyle olacağını sanıyordu. Sonra Şiileri karşısında görünce şok oldu, adeta çöktü. ABD kendi eliyle Saddam'ı Şiilere teslim etti. Saddam bunu beklemiyordu. Amaç Şii-Sünni karşıtlığını derinleştirmekti. Saddam da duruşuyla buna hizmet etti. Şii-Sünni karşıtlığı tarihten gelir, basit değildir. Şiiler Saddam'ı idam etmekle Hz. Hüseyin'in bir nevi intikamını almış oldular."

YAHUDİ MİLLİYETÇİLİĞİ HİTLERİ DOĞURDU

Öte yandan benzer bir kutuplaşmanın da Filistin'de yaratıldığını dile getiren Öcalan şöyle devam etti: "El-Fetih-Hamas çatışması yaratıldı, Filistinliler artık İsrail'i bir kenara bırakıp birbirleri ile çatışıyorlar. Ben yine altını çizerek Anti-semitist olmadığımı belirtiyorum ama İsrail'in bölgedeki politikalarını da görmemiz gerekiyor. Ben Yahudilerin üç bin yıllık tarihini iyi bilirim, İbranilerin de peygamberi olan Hz İbrahim Urfalıdır, ben de Urfalıyım. Milliyetçiliğin kökenlerinin İbrani Kavimciliği ile atıldığını bilirim. Yahudilerin Fransız ihtilalindeki rollerini ve bu ihtilal sonucunda ulus devletlerin ortaya çıkışındaki rollerini de iyi bilirim. Yahudilerin temellerini attığı bu milliyetçiliğin sonuçta Hitler faşizmi ile sonuçlandığını ve kendilerine yöneldiğini de bilirim. Fakat Yahudilerin Auschwitz ve benzer kamplarda uğradıkları soykırımı da görmezden gelinemez.’’

OSMANLI’YA BENZER ÇÖKÜŞ OLABİLİR

"ABD emperyalizminin Ortadoğu'ya dönük planları yeni değildir, son üç beş yıllık hikaye değildir" şeklinde konuşan Öcalan, Türk milliyetçiliğinin yaratacağı olası tehlikelere dikkat çekti: "Elli altmış yıldır bugünün alt yapısı hazırlanıyor. Bunları artık görmek lazım, 1950'li yıllara kadar Alman etkisindeki Türk milliyetçiliği, 52 yılında Türkeş ve benzerlerinin ABD'ye gitmesi ile ABD usulü faşizmin etkisi altına girmiştir. Ve bu faşizm bugüne kadar Türkiye'yi yemiş bitirmiştir adeta. Türkiye kendi içinde kamplaşmıştır. Son zamanlarda Kemal Yamak gibi bazı askerler anılarını yazıyorlar. Ordu içerisinde de yaşanan ABD'nin etkisi olan bu kutuplaşmaları anlatıyor. Osmanlının son dönemlerinde Hürriyet ve İtilaf partisi ile İttihat ve Terakki arasındaki çekişme, nasıl ki Osmanlıyı çöküşe götürdüyse; bu 50'li yıllardan sonra geliştirilen milliyetçi sağ-milliyetçi sol çekişmesi, Türkiye'yi Osmanlı'ya benzer bir sona götürüyor. Türkiye'de bu yapay Türk milliyetçiliği geliştirilirken, bir yandan da Baba Barzani döneminden itibaren yine ABD ve İngiltere eliyle Kürt Milliyetçiliği geliştiriliyor. Yani bugünkü Kürt-Türk çatışmasının hazırlığı çok eskiden başlatılmıştır."

ABD KÜRT-TÜRK SAVAŞI İSTİYOR

Türkiye'deki siyasetçilerin bu tehlikeyi bir türlü göremediklerini vurgulayan Öcalan, şu hususların altını çizdi: "Gözleri iktidardan başka bir şey görmüyor. Deniz Baykal ve MHP benzeri Kızıl Elmacıların tavrı Türkiye'yi felakete götürecek. Meclis önümüzdeki hafta Irak'a ilişkin bir oturum yapacak galiba. Oyuna getiriliyorlar, bunu göremiyorlar mı? Başbakan böyle sert konuşursa Talabani, Barzani de sert konuşur. Bu da çatışma ve savaşı getirir, ABD bunu istiyor. Yılardır hazırlanan oyun bu. Göz göre göre oyuna gelmesinler. Deniz Baykal Londra'nın adamıdır. Tony Blair ile ilişkileri var, Sosyalist Enternasyonal'e de üyedirler. Oradan da ilişkileri var. Biliyorsunuz 90'ların başında da Doğan Güreş Londra'ya gidip geldikten sonra, onların işareti ile kirli savaşı başlatmıştı. O gün siz PKK'ye her şekilde saldırın, bu şekilde yok edebilirsiniz, biz görmemezlikten geleceğiz demişlerdi. Bugün de bu şekilde yine birileri işte PKK zayıf durumdadır, biraz daha uğraşırsanız son bir darbe ile bitirirsiniz diyor. Ama PKK bu şekilde bitmez defalarca söyledim. ABD Güneyli Kürtleri en modern silahlarla silahlandırıyor, işte gazetelerde yazıyor, otuzbin peşmergeyi silahlandırmışlar, Bağdat'a gönderileceklermiş."

3 ANA OYUNU GÖRELİM

Ortadoğu'da üç ana kutuplaşma yaratıldığını anlatan Öcalan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Filistin’deki Hamas- El-Fetih kamplaşması, öte yanda Şii-Sünni kamplaşması ve Türk-Kürt kamplaşması. Bu oyunların açığa çıkarılması gerekir. Bazı şeyleri zamanı geldiğinde açıklayabilirim. Türkiye'ye teslim edilmeden önce benimle görüşenler oldu. ABD'liler de İsrailliler de birlikte hareket etmek için davet ettiler. ABD 92'den beri çeşitli kanallarla bizimle görüşüyordu. Hatta Graham Fuller Roma'da görüşemediği için ah vah etmişti, keşke gitmeseydi görüşseydik demiş. Benim gözden çıkarılmamın teslim edilmemin sebebi de onların tekliflerini kabul etmememdi. Onların Ortadoğu'ya dönük politikalarına hizmet etmeyeceğimiz artık anlaşılmıştı. Daha sonra burada Genel Kurmay'ın yetkilisi ile konuşurken de ona kendilerinin sandığından çok şey bildiğimi söylemiştim. Bana bu oyunu boşa çıkarabiliriz diyen subaya siz taktik de yapıyor olabilirsiniz ama ben de taktik yapabilirim demiştim. Ama ben taktik yapmadım. Az önce bahsettiğim oyunları eskiden beri bildiğim için, amacın bir Türk-Kürt çatışması çıkarmak olduğunu bildiğim için olgun davrandım. Önceki barışçıl söylemlerimi devam ettirdim. Fakat devlet bizim bütün çabalarımıza rağmen olumlu ve olgun davranmadı."

KOŞULLARIM BİLİNİYOR!

Öcalan, son olarak kendisine gönderilen mektuplara değinerek şunları söyledi: "Bana gelen mektuplar var. Bu mektuplarda çok fazla sorun yansıtılıyor, tek tek cevap verme durumum yok. Aslında hepsine cevap olmak isterdim ama burada ne yapabilirim ki. Anladığım kadarıyla kendi iç problemleri var, koşullarım biliniyor müdahale edemem. Kadın arkadaşlardan gelen mektuplar var, Uşak Cezaevi'nden Türkan İpek bir mektup göndermiş. Yanılmıyorsam müzikle uğraşıyordu. Sorunları varmış. Selamlarımı iletirsiniz. Güçlü durması gerekir. Şadiye Manat, Aysel Doğan'dan gelen mektuplar var. Bu mektuplarda da kadınlarımızın yaşadığı sorunlardan bahsediliyor. Anladığım kadarıyla bir noktadan sonra evlilik meselesine gelip takılıyorlar. Kadına ilişkin görüşlerim biliniyor aslında. En eski toplumlar anaerkil toplumlardır, bana göre kadın tarihin en eski sömürgeleştirilmiş ulusudur. Ve kadınlar her zaman toplumların yozlaşmasına hizmet eden iktidarlar tarafından kullanılmışlardır. Savunmalarımda bu konulara daha çok değinebilmiştim. Onlara bu şekilde yanıt veriyorum. Savunmalarımı incelemelerini de tavsiye ediyorum. Bu konuda çok fazla yoğunlaşıyorum. Feminizm ve ekoloji konularında yoğunlaşıyorum. Son olarak Michel Foucault 'un Cinselliğin Tarihi var, onu okuyorum. Aram Dikran ve Ozan Şemdin'e selamlarımı gönderiyorum. Herkese selam, yeni yılda başarılar diliyorum."

GERİLLA TEK FİŞEK ATMAZ

"1920'lerdeki Misak-ı Milli anlayışını Misak-ı Demokrasi şeklinde bugün hayata geçirmemiz lazım" diye konuşan Öcalan, üniter birliğin hangi koşullarda korunacağına ilişkin şu tespitlerde bulundu: "O günkü coşkuyu birlikteliği bugünde demokrasi çerçevesinde sağlayabiliriz. O çok korkulan Misak-ı Milli sınırları Misak-ı demokrasi ile korunur. O zamanki Kürt-Türk birlikteliğini şimdi yine demokrasi ile sağlamamız gerekir. Kürtler Cumhuriyetin kuruluşunda Türklere tam destek vermişlerdir, Koçgiri ayaklanmasını örnek verebiliriz. Ülke yabancı, İngiliz işgali altında olduğu için Koçgiri isyanı sona erdirilmiştir. Kürtler anlayışla hareket etmişlerdir, Kürtler anlayışla hareket etmeseler işleri zorlaştırabilirlerdi. Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehlikeler görülüyor sanırım. Sorunun çözümünde herkese sorumluluk düşüyor. Aslında koşullar uygundur, çokta zor değildir. Olumlu şeyler gelişirse ve bizim de çalışma olanaklarımız artırılırsa, bende PKK üzerideki gücümü kalıcı bir barış için kullanmaya çalışacağım. Bu söylediklerim hayata geçirilirse, iki üç ay içerisinde çok şey yapılabilir. Aydınlar sorumluluğunu yerine getirirse gerilla tek bir fişek atmaz."

DTP GENÇLERE YER VERSİN

Öcalan, DTP ve DTP'nin düzenleyeceği kongreye ilişkin olarak şu tespitlerde bulundu: "Radyodan dinledim DTP kongreye gidiyor galiba. Olumlu gelişmelere yol açacaksa önemlidir. Tahminime göre çok büyük bir olumsuzluk nedeni ile genel kurula gidilmiyor. Seçimden daha güçlü çıkmaları gerekir, kendine güvenenler yer alabilir. Teorik eksiklikleri varsa kapanıp okuyarak bunu giderebilirler. Mustafa Kemal bile Cumhurbaşkanlığı döneminde bazen birkaç gün kapanıp kendini geliştirmek için kitap okuyormuş. Ben bu şartlarımda dahi her gün okuyarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Politika zor iştir, bunu yapmak için insanın bütün yüreğini vermesi lazım. Kimse kimseyi kandırmasın ben iki kelimeden bile dünyayı çözümleyebilirim. Aynı zamanda bu koşullarda politika yapmak cesaret de ister. Yani gücünün yetmediğini düşünenler çekilebilirler, iddialı olmak gerekir. Yeni yönetimde kendine güvenen yeni genç isimler de yer alabilir onlara şans verilebilir. İçinde uzmanların da yer alabileceği yirmiye yakın komisyon oluşturulabilir, çeşitli sorunlara ilişkin komisyonlar oluşturulabilir."

KERKÜK’TE TARAFLAR OTURUP KONUŞMALI

Kerkük'e ilişkin görüşlerini daha önce söylediğini kaydeden Öcalan, "Türkmenler de, Asuriler de korunacaktır, onlar orada azınlık konumundadır. Tarafların sorunu uzlaşma içinde çözmesi gerekir. Galiba Ankara da Kerkük'e ilişkin bir toplantı yapılmış fakat Kürtler çağrılmamış. Bu şekilde bir sonuca ulaşamazlar, bütün taraflar, Kürtler, Araplar, Türkmenler, Asuriler oturup konuşmalıdır. Türkiye ile barışçıl bir şekilde müzakere etmelidirler. Bu öneriler doğrultusunda yeni bir konferans yapmalılar" diye konuştu.

GERİLLALARA YAZIK DEĞİL Mİ?

Son günlerde kış koşullarına rağmen süren çatışmalara değinen Öcalan, "Lice-Kulp bölgesinde operasyonlar yapılıyormuş. Bu sert kış koşullarına rağmen operasyonları yapıyorlar. Ölen askerlere, gerillalara yazık değil mi, bu kayıplara çok üzülüyorum" dedi.

..

ANF NEWS AGENCY
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: fisovali     Tarih : 2007-01-19 23:39:24     Puan :
Devlet öcalandan mükemmel besleniyor ama hep rantçı çıkarcı yaklaşıyor ve bu da Devletin sonunu getirecek galiba ve bunun da farkında değil

Yazan: birhatcilo     Tarih : 2007-01-20 00:15:09     Puan :
umarım dinler herkes önderliği ortadoğunun tek şansi önderliktir diyorum . BİJİ SEROK APO

Yazan: bijihewalazilan     Tarih : 2007-01-21 12:41:55     Puan :
serok apo gerçekte dünayanın en büyük siyasteçisi hiçbir beyin onun gibi olmamz ..önceki arkadşımız türkiye serok apoda faydalanıyor ama bizimde kendimize göre politik konumumuz var..serokumuz geleçek olan tehlikler ve oyanana oyunlarada bahsederiyor..aslında türkiye değilde bizm gibi kürt gençleri ondana faydalnamalıdır arkadaşlar...

Yazan: rojat_63     Tarih : 2007-01-21 19:06:24     Puan :
mer haba oncelikle baskan apoyu selamliyorum ve bu oncu ve yol gosterir tavirini herzaman olarak tc devletine bir firsat olarak biliyorum ama tc devleti hicbir sekilde dinlemek istemiyor ama ne yazik baskan ne dediyse oluyor cunku siyaseti biliyor tc bunun farkinda degil tekrar baskan apoya saygilar bi can bi xwin em bi terane ey serok

Yazan: isabeyli     Tarih : 2007-01-24 10:12:34     Puan :
bu konuda süphesız önderlık haklıdır.sonunda önderlıgın dedigi olacaktır

Yazan: liloz     Tarih : 2007-01-27 15:23:55     Puan :
merhaba
turkiye sonunun geldigini anlayacagi gun gec kaldigini anlayacak ama cok gec olacak o zaman...spas
BIJI SEROK APO...

En çok okunan haberler
· “PKK terör örgütü” demeyen Nil Demirkazık’a soruşturma
· YJA STAR: İntikamları alınacak!
· Devlet 10 gerillanın cenazesini ailelere vermiyor
· Avrupada Yaşayan Tüm Halkımıza ve Yurtsever Apocu Kürt Gençliğine
· 2007’de yaşamını yitiren 3 gerillanın kimliği belirlendi
· YJA-STAR ANAKARARGAH AÇIKLAMASI
· HRW’den PKK baskını yapan yargıca sert eleştiri
· HPG Haziran bilançosu: 69 operasyon, 66 çatışma, 158 ölü
· Ruşen Çakır: Erdoğan Başbuğ’la gözaltıları konuştu
· Kürt gençlerinin gerillaya katılımı sürüyor

Görüşme Notları
· Öcalan: Tasfiye edilemeyeceğim anlaşıldı
· Öcalan: Sol ciddi alternatif olabilir
· Öcalan: İmralı Diyarbakır Cezaevi'ne dönüştü
· Öcalan: GAP Paketi ile işbirlikçi Kürt yaratacaklar
· Öcalan Erdoğan'a yine çözüm çağrısı yaptı
· Öcalan: PKK'yi sınır dışına çıkarabilirim
· 13.05.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 12.04.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 10.05.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 06.04.1999 Tarihli Görüşme Notu

© Rojaciwan.com