Basından Seçmeler: Kürtler muhatabını buluyor
Gönderen: lawikemetini Tarih: 21.01.2007, 07:32:39 (821 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
MEHMET ÖZGÜL

Son günlerdeki değil, son yıllardaki en önemli gelişme nedir diye sorulursa bence “Türkiye barışını arıyor” konferansıdır yanıtını vermek gerekiyor.

Bu girişimle Kürt sorununun çözüm kapısı gerçek anlamda belki ilk defa aralanamıştır denebilir.

Savaşta olduğu gibi barış da iki tarafın sorunudur. Şimdiye kadar Kürtlerin savaşta karşı tarafı, muhatabı hep belli olmamıştır. Ancak barışta bir türlü muhatap bulunamamıştır! Barışda muhatap olması gerekenler doğal olarak savaşanlardır. Ancak bu konuda dünyada gerçekten eşi olmayan Türk devleti barış sandalyesine oturmamakta son derece kararlı bir duruş sergiledi hep! Bilmiyorum ama Türk devletinin hayli uzun tarihinde herhalde onurlu bir barış sayfası yoktur. Ya yenmiş ya da yenilmiş, ya ezmiş ya da ezilmiş hep öyle barış yapmıştır. Tabi bir tarafın teslimiyetine barış denirse! Bir anlamda Türk devleti hiç barış yapmamış, ya teslim almış, ya da teslim olmuş. Yakın tarihte 1. Dünya Savaşı, Balkanlar örneğinde olduğu gibi.

Ancak son yirmi yıllık savaşta durum bu değil. Ne yenen var, ne yenilen var. Ama Türk devleti öyle düşünmedi, Kürtlerin yenildiğini sandı. Bundan dolayı, tarihsel karakterinden hareketle teslimiyet bekledi, teslimiyet dayattı. Barış çağrılarına kulak kapattı. Haklı olarak Kürtler teslimiyet dayatmalarına direnişle karşı koydular. Bunun üzerine Türk devleti bu sanının bir yanılgı olduğunu anlayınca onurlu bir barış yerine, yeniden savaşı dayattı. Ya savaş ya teslimiyet! diyor. Türk devletinin lügatında savaşın karşılığı barış değildir, bir tarafın teslimiyetidir. Bunun için birçok devlet yetkilisi ve aynı tarihsel saplantı içinde debelenen bazı medya mensupları “PKK silah bırakmadan barış olmaz” tekerlemesini söylemeye devam ediyor, edecek.

Bu durumda ne olacak, ne olabilir? Kürtler, muazzam bir direniş geleneği yaratan, dört parçaya, dünyanın dört bir yanına yayılmış örgütlü gücüyle Kürtler teslim olmayacağına göre ne olacak? Barış, kardeşlik ısrarları devlet tarafından savaşla karşılık bulan Kürtler çaresiz savaşa savaşla mı karşılık verecek? Nitekim bunun sinyalleri var. KKK, PKK, Öcalan bu yönde uyarılar yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. Mayıs’a kadar ateşkese karşılık verilmez, olumlu adımlar atılmaz, savaşta ısrar edilirse artık geri dönüşü olmayan bir yola girilebilineceği vurgulanıyor hep. Doğrusu devletin tutumu ve Kürt tarafının buna karşın uyarıları derin bir kaygı yarattı. Barış ısrarlarında muhatap bulamıyan Kürtler, savaş-teslimiyet dayatmaları karşısında seçeneksiz kalan Kürtler, zorunlu olarak savaşı mı seçecek düşüncesi sağduyulu her vatandaşın beynini, yüreğini kemirdi.

Gerçekten devletin barışa gelmemesi, savaşta olduğu kadar barışta muhatap olmaması, seçim, Irak, Ortadoğu gibi birçok olgunun da etkisiyle savaş kışkırtıcılığını had safhaya çıkarması karşısında Kürtler çaresiz savaşı mı seçecek? Veya Kürtlerin devletin tutumu karşısında tek seçeneği savaş mıdır, başka bir seçeneği yok mudur?

Var! Evet Kürtlerin artık başka seçeneği var! Artık diyorum çünkü bunun koşulları yeni oluştu. Daha doğrusu oluşuyor. Bu Türkiye Barışını Arıyor girişimidir. Bu temelde doğal olarak oluşan Barış Meclisi’dir. Yani artık Kürtlerin barış için de muhatabı var. Belki Türkiye Barışını Arıyor girişimini abarttığım, oynayacağı rolden çok fazlasını atfettiğim düşünülebilinir. Bu doğru da olabilir. Ama ortada büyük bir heyecan, umud var. Ve buna hepimizin ihtiyacı var. Bu girişimin büyümesi, yayılması, ortaya koyduğu programa ısrarla sahip çıkması, onu ete kemiğe büründürmesi ancak amacına varmasını sağlayacak ve gerçekten barış muhatabı kılacaktır. Ama emek örgütlerini, aydınları, sanatçıları, yazarları, bilim insanlarını, solcu, islamcı, liberal demokrasiden, özgürlüklerden yana her kesimi kapsayan geniş bileşkesiyle bu güçlü girişimin barışın muhatabı olmaması, Türkiye’de hatta Ortadoğu’da barışı bulmaması için hiç bir neden yok.

Bu durumda, Barış Meclisi rolünü hakkıyla oynadığında, beklentiye yanıt olduğunda, umudu gerçek kıldığında, en azından bu yönde samimiyetle, ısrarla yürüdüğünde Kürt tarafı, devlet savaşta ısrar da etse, seçeneksiz olduğunu düşünmeyecek, ateşkesi sürdürecek, kalıcı bir barışa dönüşmesi için elinden geleni yapacaktır. Çünkü artık bir muhatabı var! Ve bu muhatap en geniş kesimlerden aldığı güçle eninde sonunda devleti dizginleyecektir. Çünkü hiç bir devlet halkın desteği olmadan savaş yapamaz. Hiç bir devlet hak, hukuk ve halk karşısında savaşda ısrar edemez.

NOT: Ermeni gazetesi Agos’un Genel Yayın Yönetmeni değerli aydın Hrant Dink’in silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesini son anda öğrendim. Saldırganları nefretle kınıyorum, sevenlerine başsağlığı diliyorum.

m.ozgul@hotmail.com

www.yeniozgurpolitika.org
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
·  GÜZELLİĞİN, SADELİĞİN, MÜTEVAZILIĞİN GENÇ KOMUTANI
· Öcalan: Penceremden görünen iki ağacı da kestiler
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· Türk ordusu Lice'de ağır darbe aldı
· Her onurlu Kürt direnecektir
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Binbaşı Süleyman Can özel görevle Ağrı'ya gelmiş
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· DTP’den Zaman’a yalanlama

Basından Seçmeler
· Babam heval Beşir
· ANF Türkiye’de dördüncü kez yasaklandı
· ‘JİTEM elemanıyız’ diyen 3 kişi tutuklandı
· Engin Çeber soruşturması tamamlandı: Şüpheli sayısı 60
· Ankara'da Kürt karşıtı Diyarbakır'da Kürtsever
· Roj Tv Türkiye'de reyting rekorları kırıyor
· ‘Hun bıxêr hatin’ dedi 7 ay hapis cezası aldı
· Kürt Egemenlerine ve Aydın Taslaklarına Bir Kaç Söz
· Le Monde Öcalan’ın tutukluluk koşullarını yazdı
· Kürt sorununa pompalı demokrasi

© Rojaciwan.com