Basından Seçmeler: Dünya anladı, onlar anlamadı!
Gönderen: lawikemetini Tarih: 21.01.2007, 15:52:41 (893 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Birgün - Agos gazetesi genel yayın yönetmeni, BirGün yazarı, gazeteci Hrant Dink'in önceki gün katledilmesine dünyanın dört bir yanından tepki yağarken, suikast dünya basınında geniş yankı buldu. Ülke liderleri ve Ermeni cemaati saldırıyı şiddede kınarken, neredeyse bütün haberlerde, yorumlarda ve açıklamalarda Hrant Dink'in barışçı ve diyalog yanlısı tavrına, bu amaçla verdiği mücadeleye vurgu yapıldı. Sivil toplum kuruluşları da cinayetin 'kapsamlı ve tarafsız' şekilde soruşturulması ve ardındaki gerçeklerin aydınlatılması çağrısında bulundu.



AB Dönem Başkanı Almanya, 'Ermeni asıllı saygın Türk gazeteci Hrant Dink'in bir suikaste kurban gitmesi karşısında şok olunduğunu ve bu iğrenç saldırının kendilerini dehşete düşürdüğünü' bildirirken, Dink'in 'sürekli dengeli bir resim sunmaya çalıştığı ve kışkırtıcı kavgalardan kaçındığına' dikkat çekti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis, "Dink, Türkiye ve bölgenin acılı dolu tarihi yazma cesaretinde olan bir gazeteciydi. Çalışmaları, hep samimiyet ve uzlaşma ruhu içindeydi" ifadesini kullandı.

CHIRAC'TAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac da Dink'in öldürülmesini kınadı. Chirac, Dink'in ailesine yolladığı başsağlığı mesajında, saldırıyı 'iğrenç eylem' diye nitelendirdi. "Bu alçak saldırıyı kınamaya yetecek kelime bulamıyorum" diyen Chirac, bu saldırının, "Türkiye'yi en cesur ve en özgür seslerinden birinden mahrum bıraktığını" bildirdi. Dink'i 'özgürlük ve insan hakları savaşçısı' olarak tanımlayan Fransa lideri, Dink'in, Türk-Ermeni uzlaşmasını savunduğunu ve diyalog istediğini hatırlattı. Belçika Dışişleri Bakanı Carel De Gucht, "Düşünce özgürlüğü ve saygın diyalog, Türkiye'nin katılmak istediği Avrupa inşasının temelidir" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tom Casey, de Dink'in öldürülmesini trajik bir olay olarak nitelendirerek, cinayetin kaygı verici olduğunu söyledi.

TARAFSIZ SORUŞTURMA ÇAĞRISI
Uluslararası Af Örgütü, Dink suikastının üzücü olduğunu bildirdi ve 'tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma' çağrısında bulundu. Örgüt, 'Bu saygın insanın, ifade özgürlüğünü savunan bir gazeteci olarak, çalışmaları nedeniyle hedef alındığını' açıkladı. Dink'in 'evrensel insan hakları için uğraştığını' kaydeden örgüt, Türk yetkililerinin Dink cinayetini 'tarafsız ve kapsamlı bir şekilde' soruşturarak sonuçları kamuoyuyla paylaşmasını ve cinayetin sorumlularını adalet önüne çıkarmasını istedi.

Merkezi Paris'te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, Dink'e yönelik suikasttan 'derin şoka uğradığını' açıkladı. Açıklamada, "Bu saldırı, Türkiye ve başka yerlerde, düşünce ve yazı özgürlüğünü savunanları sarsmış ve endişeye uğratmıştır" ifadesi yer aldı. Türk Hükü-meti'nin, sorumluların yakalanıp yargılanması için gerekli sorumluluğu üstlenmesi gerektiği çağrısında bulunulan açıklamada, "Bu, AB'ye girme arzusu içinde olan bir ülke için çok önemli bir sınav teşkil ediyor" denildi.

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Dink'in öldürülmesini kınayarak, cinayetin sorumlularının yakalanarak adalete teslimini istedi. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu da (UGF), Dink'in öldürülmesini kınadı. Dink'in 'mevcut inanışı sarsan düşüncelerini açıklamaya kalkışması' nedeniyle tehdit ve küfürlerin hedefi durumuna geldiğini söyleyen UGF Genel Sekreteri Aidan White, Dink'in, Türk toplumunun bir kısmında derin köklere sahip olan hoşgörüsüzlük kültürünün kurbanı olması skandaldir" diye konuştu. AGİT Basın Özgürlükleri Temsilcisi Miklos Haraszti de, Dink'in öldürülmesini kınadığını ifade ederek, "Korkakça yapılan bir eylemin trajik bir kayıpla sonuçlandığını" söyledi.

ERMENİ DERNEKLERİ VE ERİVAN TEPKİLİ
Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan, Dink'in katledilmesini kınadı. Koçaryan, "Bu tanınmış gazetecinin öldürülmesi, birçok soruyu beraberinde getirmiştir. Bu cinayet, en sert şekilde kınanmalı" ifadesini kullandı. Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan ise "Türk Ermenisi gazeteci Dink'e suikast yapılması haberi bizim için büyük bir şok. Türk yetkililere sorumlularla ilgili herşeyin açıklığa kavuşturulması çağrısında bulunuyoruz" dedi. Ermenistan Parlamento Sözcüsü Tigran Torosyan ise, 'cinayetin ardından Türkiye'nin daha fazla AB hayali kurmaması gerektiğini' söyledi.

Amerika Ermeni Ulusal Komitesi Dink'in öldürülmesinden dolayı Türkiye'yi suçladı. ABD-Ermenistan Kamu İlişkileri Komitesi ise Dink'i, 'cesur bir demokrasi, barış, özgür düşünce ve gerçek adamı' ve 'Ermeni ve Türk toplumları arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesinin korkusuz savunucusu' olarak nitelendirdi. Ermenilerin yoğun yaşadığı Fransa'da yaklaşık 200 Ermeni, Hrant Dink'in öldürülmesini protesto için Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği yakınında gösteri düzenledi. Dış Haberler

MİLLİYETÇİ NEFRETE KURBAN GİTTİ...
»ASSOCIATED PRESS:

SUİKASTIN ardından Türkiye şok ve utanç duygusu içinde.

»CNN:
TÜRKLER Dink'in öldürülmesi nedeniyle acı içinde. Öfkeli ve üzüntülü protestolar yapılıyor. Ermeniler ve Türkler arasında diyalogun geliştirilmesi yönündeki çabalarıyla, Türkiye ve Ermenistan sınırlarının açılmasına verdiği destekle ve anavatanı Türkiye'ye sevgisiyle tanınan Hrant Dink'in öldürülmesi ülkenin her kesiminde şok etkisi yarattı.

»GUARDIAN:
SÖZÜNÜ sakınmayan editör İstanbul'da bir sokak saldırısında vurularak öldürüldü. Ermeni toplumunun en önemli seslerinden biri olan Dink son makalesinde aldığı tehditlerden bahsetmişti. Dink Türkiye'nin 1915 olayları ile ilgili süren inkarının açık sözlü bir eleştirmeni olduğu kadar, sorunun uluslararası girişimlerle siyasallaştırmasına da eşit oranda karşıydı. Fransız meclisinin geçen yıl Ermeni soykırımının inkarını suç sayan tasarını kabul etmesine de karşı çıkmıştı. Buna rağmen Dink Türkiye'deki milliyetçi kesimlerin nefret ettiği bir isimdi.

»THE TIMES:
DİNK cinayeti yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde zaten yükselen tansiyonu iyice yükseltecek. Türkiye'de milliyetçi yaklaşımlar güçlü bir şekilde ve bazen de şiddet içeren bir yapıda ortaya çıkıyor.

»THE DAILY TELEGRAPH:
CİNAYET Türkiye'nin AB üyeliği umutlarına vurulmuş yeni bir darbe olacak. Dink Türk-Ermeni diyalogunun ateşli bir savunucusuydu. Geçmişi serbest bırakarak yola devam edilmesi yönündeki ısrarıyla Ermeni toplumunun öfkesini yatıştırmaya çalışıyordu.

»WASHINGTON POST:
HRANT Dink 301. maddeden yargılanmıştı ve muhtemelen milliyetçi nefrete kurban gitti.

»NEW YORK TIMES:
DİNK Ermeni soykırımı ile ilgili açıklamalarından dolayı Türkiye'de özellikle milliyetçi kesimlerin tepkisini çekiyordu. Dink aynı zamanda bazı Ermenilerin Türkiye'nin soykırımı tanımasının AB üyeliği için şart koşulması yönündeki taleplerine de karşı çıkıyor ve bu nedenle Ermenileri de kızdırıyordu.

»LOS ANGELES TIMES:
DİNK uzlaşma ve diyalog arayan bir gazeteciydi. 1915 olaylarının aydınlatılması amacıyla 2005'te hükümetin engelleme girişiminde bulunduğu akademik düzeyde bir Ermeni konferansının gerçekleşmesine yardımcı oldu. ABD'de-ki Ermeni cemaati de suikast sonucu üzgün, ancak şaşkın değil.

»LIBERATION:
TÜRKİYE'dekİ Ermenilerin sesine suikast düzenlendi. Cinayetin sorumlularının aşırı sağcılar olduğundan şüphe duyuluyor. Hrant Dink Türk-Ermeni uzlaşması için mücadele ediyordu.

»LE FIGARO:
HRANT Dink uzlaşı ve diyalog yönünde mücadele ediyordu.

» EL PAIS:
GAZETECİ Dink'in ölümü, Ankara'nın AB'ye yakınlaşmasını sabote etti. Türk milliyetçiliğine karşı gelen bir gazeteciydi. Türkiye'nin Ermeni soykırımıyla ilgili gerçekleri artık kabul etmesi gerektiğini savunuyordu.

»LA RAZON:
ERMENİ olayının en büyük savunucusu öldürüldü. Türkiye'nin Ermeni soykırımını kabul etmesi gerekiyor. Eğer Türkiye, Dink'in ölümünden dolayı Avrupa'ya doğru yolculuğunun kesilmesini istemiyorsa katilleri yakalamak zorunda.

»ABC:
DİNK'in öldürülmesi sistemdeki karanlık güçleri gün ışığına çıkardı. Cinayet Türkiye'nin AB'ye doğru ilerleyişinde geri adıma neden olacak.

»BELÇİKA BASINI:
AGOS gazetesini yaratarak Ermeni davasının sözcüsü olan gazeteci tehditler alıyordu.

1.500.001'inci kurban
ROBERT FISK
Hrant Dink Ermeni soykırımının 1.500.001'inci kurbanı oldu dün. Eğitimli bir gazeteci ve haftalık Türk-Ermeni gazetesi Agos'un editörü sıfatıyla, 20. yüzyıldaki ilk soykırım hakkında ortak bir anlatı yaratmak için iki halk arasında diyalog kurulması izin uğraşıyordu. Ve bedelini ödedi: dün öğlen, İstanbul caddelerinde başına ve vücuduna sıkılan dört kurşunla hayatını kaybetti. Bu Türkiye'nin Ermeni cemaatine vurulan korkutucu bir darbe değildi sadece, Türkiye'nin AB üyeliği umudunu da tahrip eden bir eylemdi. Türkiye'nin Kıbrıs'la bozuk ilişkileri ve soykırımı (1915'te Osmanlı hükümeti tarafından bütün bir Hıristiyan halkın, bir buçuk milyon Ermeni'nin topluca katledilmesi) kabul etmemesiyle zaten azalan bir umuttu bu. Yaşananları ilk kez soykırım olarak niteleyenler arasında Winston Churchill de vardı, fakat bugüne kadar Türk yetkililer bu tanımı reddetti, bizzat Türk tarihçilerin su yüzüne çıkardığı ve hükümetin soykırım kastını gösteren belgeleri görmezden geldi. İki çocuklu, 53 yaşındaki gazeteci, gazetesinin kapısında öldürüldü. Çok değil, bir yıl önce meşhur 301. madde uyarınca 'Türklük karşıtı' olmakla suçlanmış, altı ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Hrant Dink, ceza aldıktan sonra da söz konusu suçlamayı inatla reddetti.

AB Türkiye'den, Nobel ödüllü romancı Orhan Pamuk'un da yargılandığı yasayı kaldırmasını talep etti. Yargılandığı sırada bir Türk televizyonuna konuşan Dink, gözyaşlarına zor hakim oluyordu. "Bu ülkede Türklerle beraber yaşıyorum. Ve onlarla tam dayanışma içindeyim. Türklere hakaret ettiğimi iddia eden bir kimlikle bu ülkede yaşayabileceğimi sanmıyorum," diyordu. Dikkat çekici bir ironi vardı olan bitende: Dink bir makalesinde Ermeni arkadaşlarının soykırım nedeniyle Türklere duyduğu düşmanlığı 'kanlarını zehirleyen bir etki' diye niteliyordu - mahkeme işte bu ifadeyi bağlamından kopardı ve Dink'in Türk kanına zehirli dediğini öne sürdü. Hrant Dink 2005'te gazetecilere, hakkında açılan davanın ilkokulda, geleneksel Türk andını ("Türküm, doğruyum, çalışkanım!") söylemek zorunda kaldığında neler hissettiği meselesinden çıktığını söylüyordu. Dink savunmasında şunu belirtiyordu: "Bir Türk vatandaşıyım, fakat bir Ermeni'yim, dürüst ve çalışkan olsam da, Türk değil, Ermeni'yim. İşte bunu söyledim." Türk milli marşındaki 'kahraman ırkıma' ifadesinin yer aldığı dizeyi de sevmiyordu. Bu dizeyi söylemeyi neden sevmediğini de, "Çünkü ayrımcılığa neden olan 'ırk' kelimesinin kullanılmasına karşıyım" diye açıklıyordu.

Daha önce de Orhan Pamuk bir İsviçre dergisinde 1915 soykırımından bahsettiği için mahkemeye çıkarılmıştı. Önde gelen Türk yayıncılar, bugün Türkiye'de, Ermenilerin yaşadıkları geniş topraklardan zorla sürüldüğü soykırıma dair gerçekleri söylemeyi isteyen tüm yazarlara karşı kışkırtıcı bir atmosfer olduğundan söz ediyor. On binlerce erkek Türk jandarmaları (ve Kürtler) tarafından katledildi, çok sayıda Ermeni kadın ve çocuk Suriye'nin kuzey çöllerinde tecavüze uğrayıp kesildi. Hâlâ yaşayan bir avuç Ermeni, Ermeni çocukların nasıl toplu halde yakıldığını anlatıyordu.

Aslında Türkiye ve ABD'de basılan, Türk akademisyen Taner Akçam'ın yazdığı bir kitap, İstanbul'daki Osmanlı hükümetinin Ermenilerin kasten ve sistemli olarak öldürülmesi için yolladığı emirlerin ayrıntılarını belgelerle ortaya koyuyordu. Binlerce Ermeni de, dünyanın ilk gaz odaları sayılabilecek yeraltı mağaralarında boğuldu. Adolf Hitler 1939'da generallerine, "Ermenileri bugün kim hatırlıyor?" diye soruyordu. Ve bunun ardından Polonya Yahudilerine yönelik Soykırım'ı başlattı. Türk polisinin Hrant Dink'in katilinin bir Türk milliyetçisi (veya az bir ihtimal de olsa, Dink'in daha önce söylediklerinden öfkeye kapılmış bir Ermeni milliyetçisi) olduğunu ortaya çıkarıp çıkarmaması, ülkenin mazisiyle yüzleşmeye gönüllü olup olmadığına dair de önemli bir işaret olacak. (20 Ocak 2007, The Independent)

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: 6 AĞUSTOS HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Hüseyin T: Bombayı babam bile koysa kabul etmem
· 7 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· HPG’den Emniyet Müdürlüğü Binası’na saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
· Öcalan’a 1 ton C4 ile suikast ittirafı
· Bahoz Erdal: Ekonomik kaynaklara saldırı sürecek
· Ateşin başındaki Makolu kadın gerilla
· Swoboda: Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınmalı
· 1. Ordu Komutanlığına saldırıyı adı hiç duyulmamış bir örgüt üstlendi
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir

Basından Seçmeler
· Ve dördüncü dönem
· Kürt sorunun çözümü için İtalyan örneği
· Ahmet Altan: AKP-Hürriyet'in Güngören ilişkisi kuşkulu
· Azadiya Welat da Ergenekon hedefindeydi
· İtirafçıya bile söyletemediler
· 1970’lerin ‘gerilim stratejisi’ aktifleşiyor!
· AKP 'devlet partisi' yolunda
· Roj TV'ye büyük destek
· Düğümü Erdoğan-Başbuğ görüşmesi çözdü
· AKP’NİN FETTULAHÇI NEO-GLADİO’SU

© Rojaciwan.com