Gönderen: Rojaciwan Tarih: 09.02.2007, 11:57:28 (7849 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
İSTANBUL -Avrupa'da PKK'ye karşı devam eden operasyonlara değinen Öcalan, ‘’Avrupa ülkeleri yüz yıldır sorunun çözülmesini istemiyor. Türkiye’yi hep çatışmalı ve gergin tutma politikasını yürütüyorlar. Hep böyle yapıyorlar. Kürt sorununu kullanıyorlar’’ dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çarşamba günü yaptığı görüşmede önemli mesajlar verdiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Gül'ün ABD temaslarına değinen Öcalan, "Pazarlıklar sürüyor. Öyle sınırlı bir iki şeye de izin verebilirler. Ama bu şekilde sonuç alınamaz. Yine Güney'e operasyon yapmakla hiçbir şekilde sonuç alınamaz" dedi. "Türkiye Güney'e girerse oyuna gelmiş olur" diyen Öcalan, "Türkiye'yi batağa çekmek istiyorlar. Bunu göremiyorlar mı?" diye sordu. ABD'den yardım isteyerek, uluslararası ya da diğer dış güçlere güvenerek sorununun çözülemeyeceğini vurgulayan Öcalan, şöyle konuştu: "ABD'den medet ummamak lazım. Irak'ın durumundan hiç mi ders alınmıyor? Irak ortada. Müslümanlar birbirlerini öldürüyorlar, Şiiler Suniler birbirlerini boğazlıyorlar. Saddam'ı da şişirip bu hale getiren ABD idi. Kuveyt'e saldırıyı ABD teşvik etmişti. Son ana kadar Saddam bu oyunu göremedi. Saddam, son anına kadar da ABD'ye güvenmeye devam etti. Oyunu fark edemedi. Halkını felakete sürükledi. Türkiye'de ABD, AB gibi dış dinamikler devreye sokularak hala şiddet yoluyla, imha temelinde sorunu çözeceklerini sanıyorlar."
Soruşturma aşamasında görevlilerin kendisine tehlikeli oyunları gördüklerini, sorunu beraber çözebileceklerini söylediklerini ifade eden Öcalan, "Ben on dört yıldır elimden geleni yaptım. İmralı süreci boyunca da bu şekilde hareket ettim. Ben bunu halklarımıza karşı duyduğum sorumluluktan dolayı yaptım, yapıyorum. Ama geldiğimiz noktada devlet yetkilileri bu şekilde hareket etmiyor" diye konuştu. Bahsettiği oyunları veya tehlikeleri az da olsa görenler olduğunu kaydeden Öcalan, şöyle devam etti: "MİT Müsteşarının açıklamalarını olumlu bulmuştum. Benim söylediğim tehlikeleri o da görüyor ki bu tür açıklamalar yapma gereği duyuyor. Mevcut ulus-devlet anlayışında ısrarın Türkiye'yi parçalanmaya götüreceği açık. Türkiye'dekiler şunu anlamıyorlar; ulus-devlet yapılanması gayri-millidir. Türkiye'deki milliyetçiler, ulusalcılar mevcut ulus-devlette bu kadar ısrar ediyorlar ama bu ulus-devlet denen yapılanmanın Batı icadı olduğunu göremiyorlar."
SÜREÇ FAŞİZME GİDİYOR
Mevcut ulus-devlet anlayışının Ortadoğu'nun tarihi toplumsal gerçekliğine uymadığının altını çizen Öcalan, şu hususlara vurgu yaptı: "Daha önce de söylemiştim, Saddam'ın ipiyle birlikte ulus-devletin de Ortadoğu'da ipi çekilmiştir. Ulus-devlet süreci Fransız ihtilaliyle birlikte 16. Lui'nin başı kesilerek başlamıştır. Avrupa, bu ulus-devlet anlayışının verdiği zararlardan kurtulmak için iki dünya savaşı yaşamak zorunda kalmış, milyonlarca insan ölmüştür. Avrupa'daki sert ulus-devlet anlayışı İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra değişmeye başlamıştır. Avrupa Birliği ile ulus-devlet anlayışı aşılmaya çalışılmıştır. Hitler, ulus-devlet ideolojisiyle iktidara gelmiş ve o korkunç faşizmi Almanya'da uygulamıştır. Süreç oraya doğru hızla gidiyor."
ULUS-DEVLETİ ORTADOĞU KALDIRMAZ
Ulus-devletin Almanya'yı ve Avrupa'yı götürdüğü nokta ile Türkiye ve Ortadoğu'yu götüreceği noktanın aynı olduğunu söyleyen Öcalan, "Bu tehlikeyi Avrupa'da önceden görüp uyaranlar da olmuştu. Hitler'den çok önce Nietzsche bunu öngörmüştü. Almanya'da herkes ulus-devleti överken, O, bu anlayışın felaket getireceğini savunmuştu ve döneminde anlaşılamamıştı. Hitler ulus-devleti anlayışını benimsetmek için Marks'tan bile yararlanmıştı. Bu uğurda sosyalizmi bile kullanmıştır ki, partisinin adı da Nasyonal Sosyalist Parti idi. ama Nietssche'nin bahsettiği tehlikeleri kimse ciddiye almamıştı. Ben de uzun zamandır bu tehlikeyi anlatmak için kendimi parçalıyorum. MİT müsteşarı da tehlikeyi görüyor. Söylediğim gibi ulus-devlet anlayışı Ortadoğu'ya uymuyor" şeklinde konuştu.
FARKLILIKLARLA BARIŞ İÇİNDE OLMALIYIZ
Dünya Savaşlarından sonra Ortadoğu haritalarının cetvelle çizildiğini hatırlatan Öcalan, ulus-devlet -Ortadoğu etkileşimine ilişkin şunları söyledi: "Birçok yapay ulus-devlet oluşturuldu. Ortadoğu'da otuza yakın ulus-devletler yaratıldı. Bu nedenle Ortadoğu'da kalıcı barış bir türlü sağlanamadı. Aynı sorun Afrika'da da yaşanıyor. Afrika'da durum daha vahim. İddia ediyorum, Sümerler'de dahil tarihin en eski çağlarından beri Ortadoğu toplum örgütlenmeleri hep konfederatif olmuştur. Bütün bu tehlikelere karşılık olarak Ortadoğu'da bizim çözüm önerimiz halkların, toplulukların konfederal demokratik örgütlenmelere gitmeleri, birbirlerinin farklılıklarını tanıyarak, saygı duyarak barış içinde yaşamalarıdır. Başka türlü olmaz. İsrail de oluşturulan ulus-devlet ile Filistin'de oluşturulan ulus-devlet çatışıyor. Kıbrısta'da Türk ulus-devlet anlayışı ile Rum ulus-devlet anlayışının yarattığı çözümsüzlük ve çatışmalar her zaman gündemde."
ULUS DEVLETE KARŞIYIM
Öcalan, Güneydeki Kürt oluşumu ve siyasetine de değindi. Öcalan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Artık Güney'de de ulus-devlet anlayışına dayalı bir Kürt federe devleti var. Daha öncede belirttiğim gibi buradaki yönetime karşı değiliz, ulus-devlet anlayışını yanlış buluyoruz. Çünkü nihayetinde bu ulus-devletle Türk ulus-devleti çatıştırılacak. Biz bunun önüne geçmeye, doğru çözümü koymaya çalışıyoruz. Ben Türkiye'deki mevcut Türk ulus-devlet anlayışını eleştirdiğim kadar Kürt ulus-devlet anlayışını da eleştiriyorum. Birinci Dünya Savaşı dönemi Skyes-Pickhot, Sevr anlaşmaları ne çabuk unutuluyor. Bunlar tarihten ders çıkarmıyorlar mı? Şimdi ABD'de Ortadoğu'ya ilişkin haritaları basına yansımıştı. O anlaşmalarda işte Ermeni ulus-devleti, Kürt ulus-devleti öngörülüyordu. Bu ortaya çıkan haritaların da benzer içerikte olduğu görünüyor."
Türkiye'yi bölen haritalara rağmen Türkiye'nin hala Kürt sorununu ABD'ye havale ettiğini kaydeden Öcalan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye, ABD'ye PKK'ye operasyon yap ya da beraber yapalım diyor. Hep söylüyorum bunlar Mustafa Kemalciyiz diyorlar ama Mustafa Kemal'den hiç ders çıkarmıyorlar. Bu nedenle sık sık Mustafa Kemal'e atıfta bulunuyorum. Mustafa Kemal hiçbir zaman dış güçlerle hareket etmedi. O tehlikeli dönemde ortada haritalar dolaşırken, ülke işgal altındayken Mustafa Kemal, önce Kürtlerle ittifak yapmıştır. Erzurum Kongresi bunun ifadesidir. Kürtlerle bu dönemde geniş ölçüde ittifak sağlanmıştır. Koçgiri meselesi bile Meclis'te halledilmiştir. Kuruluştan sonraki yıllarda Mustafa Kemal'in yaptıkları eleştirilebilir ama o günkü koşullarda davranması gerektiği gibi davranmıştır. Kurtarabileceğini kurtarmak mantığıyla hareket etmiştir. Cumhuriyet, o dönemin koşulları içinde ileri bir adımdır. Cumhuriyet ve ulus-devlet farklı kavramlardır."
SIRA TÜRKİYE’YE DE GELEBİLİR
Şu günlerde ABD'nin İran'a müdahalesin de gündemde olduğunu kaydeden Öcalan, ABD'nin büyük ihtimalle İran'a da saldıracağını, Irak'tan sonra sıranın İran'a geleceğini söyledi. Öcalan, şöyle demam etti: "Zamanı gelince sıra Türkiye'ye de gelecek. Türkiye'deki daha da korkunç olur. Saddam'ın da güçlü bir ordusu vardı, petrol zenginliğiyle Batı'dan uçak, tank her türlü silahı almıştı. Ama hiç birini kullanamadı. Gerektiğinde iki günde Türkiye'deki orduyu da etkisiz hale getirebilirler. Türkiye ekonomisi de uluslar arası sermayeye ve ABD'ye göbekten bağımlı. Desteklerini çekerlerse ekonomi iki günde çöker. O nedenle Türkiye sorunu dış güçlerle değil kendi içinde demokratikleşerek çözmelidir."
KÜRTLERE YIKICI ROL VERİLİYOR
Ortadoğu siyasetinde yarın ne olacağının belli olmadığını ifade eden Öcalan, "ABD Irak'tan çekilebilir, Kürtleri yüzüstü bırakabilir. ABD bunu yapar, yaptı, daha önce yaptı. Bunları unutmamak lazım. Kürtler için tehlikeli iki ihtimal her zaman vardır. Birinci ihtimal ABD Irak'tan çekilmese bile politikaları çözüm getirmiyor. Irak'ta milyonlarca insan öldü. Şii-Suni çatışması devam ediyor, Bağdat'a Kürt güçleri gönderilmek suretiyle Kürtler de her an bu çatışmaya dahil edilebilirler. İkinci ihtimal olarak ABD çekilirse o zaman da Arapların ve Türkiye'nin ve diğer komşu devletlerin, İran'ın Kürtlere müdahalesi söz konusu olabilecektir. Bu duruma olan halka olacaktır. Elit kesim, yöneticiler Avrupa'da imkanları var yerlerini hazırlamışlar, onlara bir şey olmaz. Kürt halkının kaderi yine katliam olacaktır. Bu tehlikelere karşı Kürtler, kendi öz güçlerine güvenmelidirler. ABD, İsrail ve İngiltere başta olmak üzere Batı, kendi politikalarını Ortadoğu'da harekete geçirmek için Kürtlere yıkıcı bir rol yüklüyorlar. Biz bunu engellemeye çalışıyoruz. Bizim tarzımız yapıcıdır. Halkların kardeşçe, özgür, eşitlik temelinde barış içinde bir arada yaşaması için çalışıyoruz. Bunu demokratik konfederalizm biçiminde ortaya koyduk" şeklinde konuştu.
TÜRKÇÜLÜK YAPAYDIR
Son günlerde Türkiye'de yeniden kabaran milliyetçi-şoven dalgayı da değerlendiren Öcalan, Baykal ve MHP gibi ulusalcıların, milliyetçilerin üzerine titredikleri ulus-devlet modelinin Batı icadı olduğunu bir kez daha vurguladı. Öcalan, "Bu durum ne kadar gayr-i milli bir durum ise, bu kesimlerin yaptıkları milliyetçilik de aynı şekilde yapaydır, sunidir. Daha önce çok değindim. Bunların Türkçülük anlayışı yapaydır. Türkiye'deki şu an egemen milliyetçiliği Başbakan da negatif milliyetçilik olarak adlandırıyormuş. Bu milliyetçiliğin yapay olduğunu kendileri de Türk milliyetçisi olan Mümtaz Türköne gibi aydınlar da söylüyor. Bu milliyetçiliğin gerçek Türk kültürüyle yani Türkmen kültürüyle bir alakası yoktur. Devşirme anlayışına dayanır. Fatih dönemine kadar gider. Fatih, kendi Türk sadrazamı Çandarlı Halil Paşa'yı öldürüp yerine Rum-Devşirme Zağanos Paşa'yı geçirmiştir. Bütün Yeniçeri ordusu gayr-i müslümdür, devşirme yoluyla oluşturulmuştur. Bunların gerçek Türklükle alakası yoktur" diye konuştu.
KÜRTLER BÖLÜCÜLÜK YAPMIYOR
Osmanlı ordusu ve bürokrasisini elinde bulunduran devşirmelerin gerçek Türkmen halkını ve diğer halkları sürekli ezdiğini anlatan Öcalan, şunları söyledi: "Germiyanoğulları, Kahramanoğulları, Menteşeoğulları gibi Türkmen beylikleri ile diğer beylikleri de tasfiye etmişlerdir. İttihat Terrakki'nin kurucuları da Arnavut, Kürt, Çerkez ve diğer Türk kökenli olmayanlardır. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra da ABD eliyle ant-i komünistlik temelinde faşizm geliştirilmiştir. Bunlar hep devlete çalıştılar. Devlet Türküdür bunlar, Türkçülükleri yapaydır. Şüphesiz içlerinde iyi insanlar vardır. Ama bu kesimlerin asıl fedekar-cefakar Anadolu Türkmeniyle ilgisi yoktur. Fedekar ve cefakar Türk halkı tarih boyunca sürekli cephelere sürülmüş, ezilmiştir. Bizim de içimizde anısını saygıyla andığımız Kemal Pir gibi bir çok Türk arkadaşımız var. Toroslar bölgesinden bir çok Türkmen arkadaşımız var. Bizim köye komşu dört köy de Türkmen köyüydü. Ben Türkmen kültürünü iyi bilirim. Bizim kesinlikle gerçek Türk halkıyla, Türkmenlerle, Türk emekçilerle bir sorunumuz yoktur. Kürtler bölücülük yapmıyor. Biz, Türkiye'nin demokratik birliği için çaba sarf ediyoruz."
AVRUPA KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİNİ İSTEMİYOR
Son günlerde Almanya, Belçika ve Fransa'da PKK'ye karşı başlatılan operasyonlara da değinen Öcalan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye hala anlamıyor. Türkiye'nin ağzına bir parmak bal çalıyorlar. Avrupa PKK'nin tümden üzerine gitmez, bitmesini istemez. Çünkü PKK, Avrupa'ya her zaman lazım olacak. Avrupa, kendi politikalarını Türkiye'ye kabul ettirmek için PKK'yi her zaman kullanmak isteyecektir. Böyle göstermelik operasyonlar yaparlar ama söylediğim gibi Kürt sorununun çözülmesini de istemezler. Fransa ve Avrupa ülkeleri yüz yıldır bu sorunun çözülmesini istemiyor. Türkiyeyi hep çatışmalı ve gergin tutma politikasını yürütüyorlar. Ayrıca Türkiye'nin Fransa'ya 900 milyon Euroluk bir ihale verdiği söyleniyor. Türkiye'nin kaynaklarını böyle peşkeş çekiyorlar. Ayıptır. Halkın parasıdır. Halkın parasını böyle peşkeş çekmeye hakları yoktur. On milyar dolarlık bir silah anlaşmasından da bahsediliyor. Hep böyle yapıyorlar. Kürt sorununu kullanıyorlar. Bazen de Ermeni tasarısı gibi diğer sorunları kullanıyorlar. Yakın gelecekte Pontus meselesini de kullanırlar. Avrupa'nın Türkiye'ye düşmanlığı çok eskilere dayanır. Ortaçağ Yeniçağ boyunca bu düşmanlık devam etmiştir. Ama Türkiye hala bunu göremiyor. ABD ve Avrupa'ya dayanarak Kürt sorununu bastıracağını sanıyor. Ben Avrupa'nın Türkiye'ye bakışını çok iyi biliyorum, onları iyi tanırım. Zamanında bizi Türkiye'ye karşı kullanmak için ellerinden geleni yaptılar. Biz Avrupa'nın niyetlerini bildiğimiz için kendimizi kullandırtmadık. Zaten bu nedenle gözden çıkarıldık. Terör listesine de bu nedenle alındık."
BİZDEN UMDUKLARINI BULAMADILAR
"Hatta tarzımızı Lenin ve arkadaşlarının tarzına benzetiyorlardı. Onlar gibi davamızdan ve ilkelerimizden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğimizi anlamışlardı. Bizden umduklarını bulamayınca diğer Melik Fırat, Şerafettin Elçi gibilerle Avrupa'da toplantılar yapıldı. Bunlardan haberdardık. Bu toplantılarda PKK'yi devreden çıkarmanın planları yapıldı. PKK'yi terörist ilan edip onları öne çıkarmanın kararlarını aldılar. Özellikle Almanya onlara her türlü imkanı tanıdı, onları kolladı. Yine bizden kaçanlara her türlü imkanı sağlıyorlar. Komployla Türkiye'ye verilişim de bu gelişmelerle bağlantılıdır. O süreçte başta İngiltere olmak üzere bütün Avrupa'da persona non grata (istenmeyen kişi) ilan edildim. Almanya'dan Fransa'dan peş peşe mahkeme kararları önüme getiriliyordu. Siyasi nedenlerle gelen herkesi kabul ettikleri halde beni istemiyorlardı. Neticede Türkiye'ye teslim edilmemi sağladılar ama ben duruşumla onların oyunlarını bozdum. Soruşturma aşamasında yetkililer de bu oyunun farkında olduklarını söylüyorlardı ama gereğini yapmadılar. Hala ABD ve Avrupa ülkelerinden medet umuyorlar. Türkiye'nin ağzına bir parmak bal çalıp oyalıyorlar. Karşılığında da işte ihale alıyorlar, Kıbrıs, Ege ve limanlar konusunda tavizler alıyorlar. Ama rezervler tükendi, yakında verecek şeyleri de kalmayacak."
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: izdubar Tarih : 2007-02-10 11:42:29 Puan :      |
|
Binlerce selam sana BASKNIM bu dünya seni iyi anliyor ama islerine gelmiyor.
seni okumak bir ayricaliktir. okuyorum tümdünyayi bir saatlik görüsme notuna öyle ustaca anlatisin,büyük bir yetek büyük bir öngörü bence senin gibi bir kisiligin kürtlerin baskani olmasi cok büyük bir sereftir.
saygilarimla |
|
Yazan: birhatcilo Tarih : 2007-02-11 02:08:40 Puan :      |
|
|
bu herkes anlasın önderliği iyi anlayın diyorum BİJİ SEROKEMİN bunu herkes iyi bilsinki başkan temel atmıştır er yada gec başkanın dediyine gelecek kurtuluş burda önderliği iyi anlayın YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ biji SEROK APO |
|
Yazan: axinbatman Tarih : 2007-02-13 16:36:48 Puan :      |
|
|
gerçekten bu insanların gözleri kör,kulakları sağırmı.ne zamana kadar gerçeklerden kaçacaklar.yoksa gerçekler önderlik tarafından dile getirildiği içnmi düyülmazlıktan geliniyor.ortadoğunun durumu gözler önünde hep önderlik önceden söylüyor |
|
|
|
 |
| |
|