İSTANBUL - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, uluslararası komplonun 8. yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı.
Öcalan, "Beni teslim eden güçler, imhamla birlikte büyük bir Türk-Kürt savaşını başlatmayı hesaplıyorlardı. Aslında bugünkü Iraklaşma önce Türkiye'de planlanmıştı. Türkiye eğer bu sorunu çözemezse Iraklaşma ile karşı karşıya kalacaktır" dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, uluslararası komplonun 8. yıldönümü dolayısıyla avukatları aracılığıyla "Öcalan açıklıyor" başlığı altında açıklama yaptı. Öcalan'ın açıklaması şöyle: "Komplonun sekizinci yılına girdik. 9 Ekim 1998 ve 15 Şubat 1999 tarihleri arasında ulusal ve uluslararası tüm hukuk kuralları çiğnenerek Türkiye'ye teslim edildim. Benim komployla buraya getirilmem ABD ve AB'nin oyunuydu.
Kenya'da Yunan Büyükelçiliğindeyken yoğun bir diplomasi trafiğiyle beni dışarıya çıkarmaya çalıştılar. Ben, oyunu fark ettim ve kabul etmedim, dışarı çıkmadım. Polis gücüyle beni dışarı çıkarmak istediler. Bana, dışarı çıkarsan kendini koruma amaçlı yanına tabanca al demişlerdi. Eğer silahla çıksaydım çatışmada vuruldu diyeceklerdi. Ben bu oyunu da fark ettim. Silahı kabul etmedim ve ısrarla, inatla dışarı çıkmayı reddettim. Daha sonra soruşturmada bu konuda bana "Çok akıllıca davrandınız, eğer elçilikten çıksaydınız anında vurulacaktınız" demişlerdi. İmham amaçlanmıştı, imhamla birlikte şahsımda Kürt Özgürlük Hareketi'nin bitirilmesi amaçlanıyordu. Bu gerçekleşmeyince Türkiye'ye teslim edildim."
TÜRKİYE'NİN IRAKLAŞMASI AMAÇLANDI
"Beni teslim eden güçler, imhamla birlikte büyük bir Türk-Kürt savaşını başlatmayı hesaplıyorlardı. Aslında bugünkü Iraklaşma önce Türkiye'de planlanmıştı. Böylece Türkiye'yi ekonomik, siyasi, her açıdan zayıf düşürerek tamamen kendilerine bağlamayı hedeflemişlerdi. Benim buradaki sorumlu tutumum ve beklemedikleri bir tezle ortaya çıkmam nedeniyle bu amaçları boşa çıkmış, Türkiye'nin Iraklaşması önlenmiştir. Ancak komplocu güçler, yani ABD, AB ülkeleri ve destekçileri bunun üzerine yeni yöntemler devreye koydular. Avrupa'daki son tutuklama ve yönelimler komplonun yeni bir düzeyde devamıdır. Yine AB'nin beni yeniden yargılamama yönündeki yaklaşımı, bana savunma hakkı tanımamaları, onların komplodaki gerçek yüzlerinin ve niyetlerinin açığa çıkmasını önlemeye yöneliktir."
TÜRKİYE'NİN IRAKLAŞMASINI İSTEMİYORUM
"Irak’ta ve Ortadoğu'da ABD ve AB politikalarının sonuçları görülüyor. Öyle üç beş PKK'linin üzerine gitmekle bu sorunu çözemezler. Türkiye'de son yaşananlarla birlikte, Türkiye eğer bu sorunu çözemezse Iraklaşma ile karşı karşıya kalacaktır. Kürtler üzerine katliama yönelik planlar yapılmaktadır. 14 yıldır, duruşumla bunu önlemeye Türkiye'nin barışı ve sorunun demokratik çözümü için çalışıyorum. Tarihi ve vicdani sorumluluğum gereği olarak, Türkiye'nin Iraklaşmasını istemiyorum. Türkiye Iraklaşmaya doğru giderse bunun tek sorumlusu, iktidar hırsı için bu ülkenin demokrasisini ve bütün menfaatlerini ayaklar altına alan iktidar partisi ve muhalefeti olacaktır."
SORUNU KENDİ İÇİMİZDE ÇÖZEBİLMELİYİZ
"Benim ve Kürt Özgürlük Hareketi'nin yirmi yıllık savunma anlayışımız, Kürt ve Türk halkı ve bütün Ortadoğu halklarının kardeşliği ve demokratik birliğini sağlamaktır. Bizim duruşumuz bağımsız ve özgürlükçüdür. Kendi özgücümüze, öz irademize dayanıyoruz. Kürt halkı özgürlüğüne ve onuruna sahip çıkacaktır. Bu sorunu dış güçlere ABD'ye, AB'ye havale edeceğimize kendi içimizde çözebilmeliyiz. Bütün Kürt halkı, halklar ve herkes komploya ve devam eden oyunlara karşı uyanık olmalı, büyük bir aşkla, büyük bir sevgiyle çalışmalıdır."
..
ANF NEWS AGENCY |