Gönderen: lawikemetini Tarih: 16.02.2007, 12:28:40 (13539 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
İSTANBUL - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, ateşkesten sonra meydana gelen gelişmelere dikkat çekerek, "Biz barış için ateşkes ilan ederken AKP seçim hesapları yaparak Türkiye'yi uçuruma sürüklüyor, operasyonlar devam ediyor. Bu benim son uyarımdır. Ben bir daha asla PKK'ye ateşkes çağrısı yapmam’’ dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çarşamba günü yaptığı görüşmede önemli mesajlar verdiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararına değinen Öcalan, "Bakanlar Komitesi Sekretaryası kararını kimlerin hazırlamış olabileceğini daha önce de söylemiştim. Bunlar İngiltere, Almanya, Fransa devletleridir. Arka planında ise ABD var. Bunlar hep birlikte çirkin bir oyun içerisindedirler.
Benim komployla Türkiye'ye teslim edilmemde de bu devletler aktif yer almışlardır. Benim Atina'ya girişim tamamen yasaldır ama oradan zorla çıkarılmam hem onların ulusal hukukuna hem de Avrupa hukukuna aykırıdır. Sonradan da olayın hukuksuzluğuna ilişkin birçok belge ortaya çıktı" dedi. "Avrupa'nın niye böyle yaptığını biliyorum" Öcalan, şöyle devam etti: "Daha önce de söylemiştim. Samimi değiller. Büyük ve çok çirkin oyunlar tezgâhlanmaktadır. Bu büyük oyunun parçası olmayacağız. Herkesi uyarıyorum. AİHM kararı da yerine getirilmedi. Çünkü bazı şeyler daha da açığa çıkacaktı, bunu istemediler. Bizim duruşumuz bağımsızdır, kimseye dayanmıyor. AB ve ABD Saddam'ı son ana kadar destekleyerek Irak'ın bu hale gelmesini sağladılar. Sonra da konuşmasına izin vermemek için astılar. Saddam'ın bazı şeyleri, Kürt katliamı ve Halepçe'nin arkasındaki güçleri ve daha birçok gerçeği açıklamasına fırsat vermemek için idam ettiler. Büyük devletler Saddam'ı alelacele asarak onun işlediği suçlardaki ve katliamlardaki kendi rollerinin ortaya çıkmasını önlemeyi amaçladılar. Böylece maskelerinin düşmesini ve ikiyüzlülüklerinin görülmesini engellediler. Bu devletler benim de yeniden yargılanmamı, savunma yapmamı engelleyerek, haksız ve hukuk dışı yakalanmamdaki suçlarını örtbas etmeye çalışıyorlar. Benim de aslında ilk olarak imham planlanmıştı."
KOMPLO ABD VE AB OYUNUYDU
Komployla Türkiye'ye getirilmesinin ABD ve AB'nin oyunu olduğunu bir kez daha vurgulayan Öcalan, komplo sürecine dair şu değerlendirmeyi yaptı: "Kenya'da Yunan Elçiliğindeyken önce yoğun bir diplomasi trafiğiyle yaklaşık oniki saat boyunca beni dışarıya çıkarmaya çalıştılar. Ben oyunu fark edince bunu kabul etmedim, çıkmadım. İzbandut gibi dört polis zoruyla beni dışarı çıkarmak istediler. Ben de ısrarla çıkmadım. Hatta benim yanımdaki elçilik görevlileri arkadaşlarımıza 'eğer dışarı çıkarsa yanına silah alsın' diyorlardı. Eğer tabancayla dışarı çıksaydım dahi beni vuracaklardı ve daha sonra da 'çatışmada vuruldu' diye yansıtacaklardı. Ben bu oyunu da fark ettim. Silahı kabul etmedim ve ısrarla, inatla dışarı çıkmayı reddettim. Daha sonra soruşturmada bu konuda bir görevli bana; 'çok akıllıca davrandınız, eğer elçilikten çıksaydınız anında vurulacaktınız' demişlerdi. Benim imham amaçlanmıştı ve imhamla birlikte şahsımda Kürt Özgürlük Hareketi'nin bitirilmesi amaçlanıyordu. Bu gerçekleşmeyince Türkiye'ye teslim edildim. İmralı sürecinde benden de Saddam gibi kaba bir direniş gösterip sonsuz ve kanlı bir Kürt Türk savaşını başlatacağımı ve ardından idam edileceğimi ummuyorlardı. Öyle söylendiği gibi benim idam edilmemem yönünde bir telkin söz konusu değildir. Sekiz yıldır geliştirdiğim tez ve projelerle Saddam gibi oyuna gelmedim. Benim buradaki sorumlu tutumum ve beklemedikleri bir tezle ortaya çıkmam nedeniyle bu amaçları boşa çıkmıştır. Bizim duruşumuz bağımsız ve özgürlükçüdür. Bu nedenle gözden çıkarıldık. Ortada yine çirkin hesaplar var."
ABD TÜRKİYE’Yİ TESLİM ALMAK İSTİYOR
Öcalan, ABD, AB ve küresel sermayenin Türkiye'ye yönelik amaçları konusunda şu değerlendirmede bulundu: "ABD, İran'ı ortadan kaldırmak niyetindedir. ABD, bölgedeki bütün ulus devletleri parçalayıp Yugoslavya örneğindeki gibi dağıtmak ve küçük devletçikler kurdurmak amacındadır. Buna Rusya da dahildir. Kimse dile getirmiyor ancak ben biliyorum ki Rusya da bu konuda Amerika'nın hedefindedir. ABD, Küresel sermaye Türkiye'nin teslim olmasını istiyor. Bunlar Türkiye'yi küresel sermayeye tamamen teslim edecekler. Zaten Türkiye'nin dörtyüz milyar dolar borcu var. Avrupa Birliği de bu konuda Türkiye'yi sağlam kazıklara bağlamak istediklerini söylemişlerdi. Yani 'sağlam kazıklar' deniliyor. Bununla Türkiye'yi tamamen kendilerine bağlamayı ve kontrol edebilmeyi amaçlıyorlar. Bunlar Türkiye'nin kıyılarına egemen olmak istiyor. Zaten Kıbrıs elden gidecek, Ege'den tavizler verilecek. Ermeni yasa tasarıları çıkacak ve bir iki yılda Türkiye, bunu kabul edecek duruma getirilecek. Dediğim gibi ABD ve AB Türkiye'yi bağımlı hale getirmek istiyor. Fransa'daki tutuklamaların arkasında da zaten ABD var. Fransa bu baskın ve tutuklamalarla PKK'ye karşı mücadele ettiğini gösterip daha önce kabul ettiği Ermeni soykırımı yasasını meşrulaştırmış oldu. ABD de Fransa'daki bu tutuklamaları kendisinin yaptırdığını söyleyerek bunun karşılığında kendi meclisinde Ermeni soykırımı yasasını kabul edecektir."
BENİM SAVAŞIM ÖZGÜRLÜK İÇİNDİR
"Ortada çok büyük ve kanlı bir oyun var" diyen Öcalan, şöyle devam etti: "Biz bu oyuna gelmeyiz ve kendimizi kullandırtmayız. Güya Deveciyan ile görüşmeler varmış. Yani başka şeyler devrede. Türkiye ile 900 milyon Euroluk ihale gündemde. Bunların hiç birisi sonuç vermez. Türkiye PKK ile sorunlarını dış devletlere havale ederek sürekli tavizler vermektedir. Ama artık Türkiye'nin verebileceği bir şey de kalmamıştır. Savaşa dörtyüz milyar dolar harcanmış, katrilyonlarca iç ve dış borcuyla küresel sermayenin tutsağı olmuştur. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki dağlık Karabağ sorununda da Türkiye yine böyle bir yol izlemiştir. Ermenistan'dan bazı kişiler bize bir haritayla geldiler, birtakım talepler karşılığında bize destek olacaklarını söylediler. Ama ben bunu kabul etmedim. Bu nedenle bize destek vermediler tavır aldılar. Ben başkasının savaşımını yapmam, oyunlara gelmem. Benim savaşımım özgürlük ve demokrasi içindir. Bize tavır almaları karşılığında Ermenistan'la görüşmeler yapılarak Karabağ gözden çıkarıldı."
SORUN ABD VE AB’YE HAVALE EDİLİYOR
Öcalan, sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD'nin tavsiyesiyle Çiller, bunu Türkeş'in vasıtasıyla yaptırdı. Hem de Paris'te. Türkeş'in bizzat kendisi partisinin dahi bilgisi olmaksızın Paris'te Ermenilerle görüştü. Tam beş yıl boyunca bu görüşmeler sürdü. Ve PKK'ye tavır alma karşılığında Türkiye dağlık Karabağ ile ilgili taleplerinden vazgeçti. Şimdi de Baykal ve çevresiyle görüşüyor olabilirler. Türkiye bu haliyle ve kendisinden talep edilenlerle birlikte Duyun-i Umumiye'den daha kötü hale gelmiştir. Bu durumda Türkiye halen Avrupa'nın üç beş PKK'liyi yakalamakla, on onbeş kadrosunu tutuklamak ya da yok etmekle bu sorunun üstesinden gelebileceğini sanıyor. Avrupa'da yakalananlar yerine daha dinamik kadrolar gelir. Bu çözüm değildir. Mahmur'dan da birkaç kişi yakalayıp Türkiye'ye teslim edebilirler. Hatta pili bitmiş üç beş ayrılanı da Türkiye'ye teslim edebilirler. Yani bu şekilde Türkiye, sorunu AB ve ABD'ye havale ediyor.
PKK MİLYONLARDIR
Türkiye'nin PKK olgusunu yanlış değerlendirdiği vurgusunu yapan Öcalan, şu hususlara dikkat çekti: "Oysa PKK'yi tanımıyorlar. PKK onbeş yirmi kişi değil, PKK milyonlarca kişidir. Binlerce kadrosu vardır. Sürekli yeni katılanlar olmaktadır. Bunlar soruna hiç ciddi yaklaşmıyor, çözüm için son 3 ay önümüzdedir bir adım atılmadığı takdirde, kimse olacaklardan beni sorumlu tutamaz. Bundan ne ben ne de PKK sorumludur. Bundan da Türkiye kaybeder. Benim eskiden de halen de PKK içinde bir çizgim var. Halk arasında ve Avrupa'da beni sevenler ve taraftarlarım var. Ben temiz siyaset yapıyorum ve yaptığım siyaset çok açıktır. Gerçekler ortadadır. ABD'nin PKK'nin üstüne gidip bitirebileceğini mi düşünüyorlar? Öyle PKK'yi bitiremezler, bitirme gibi amaçları da yoktur. Bu sorunun en makul çözümü Türkiye'nin bütünlüğü içerisinde özgür birliktelik temelindedir."
ASLA PKK’YE ATEŞKES ÇAĞRISI YAPMAM
Öcalan, ateşkesten sonra meydana gelen gelişmelere dikkat çekerek, şu tespitlerde bulundu: "Biz barış için ateşkes ilan ederken AKP seçim hesapları yaparak Türkiye'yi uçuruma sürüklüyor, operasyonlar devam ediyor. Bu benim son uyarımdır. Ben bir daha asla PKK'ye ateşkes çağrısı yapmam. Zaten beni burada etkisizleştirmeye çalışıyorlar. Koşullarımı daralttılar, daraltıyorlar. Mahkememi bile yapmıyorlar. Dediğim gibi ben bu şartlar altında bir daha ateşkes çağrısı yapmam. Yine de üç ay zaman var, bu değerlendirilebilir. Türkiye Barışını Arıyor Konferansı'nın sonuçlarını okudum. Konferansa katılan aydınların yapmış olduğu çalışma gibi aktiviteler yoğun bir şekilde yapılabilir. Tarihi sorumluluklarını yerine getirmelerini istiyorum. Üç ayda çok güzel şeyler yapılabilir. Bu Hükümet'in siyasi iradesi yoktur. Hükümet'e sesleniyorum; duruma hemen el koysunlar. Maksadım darbe yapsınlar demiyorum. Meşru yönetim haklarını ve yetkilerini kullansınlar."
TÜRKİYE BAĞIMSIZ DEĞİL
Öcalan, Türkiye'nin küresel sistem içindeki rolü konusunda ise şu çarpıcı tespitlere yer verdi: "Türkiyenin bağımsız olduğunu söyleniyor. Bu tamamen yalandır. Türkiye Cumhuriyeti Mustafa Kemal döneminde bile sadece 6 ay bağımsız kalabilmiştir. Türkiye 1923 İzmir iktisat kongresi ile uluslararası sermayeye bağlılığını ilan etmiştir. İşte bu tarihten sonra Türkiyenin ulus devlet olarak devamına karar ve destek verdiler ve bu tarihten sonra Kürtlerin katledilmesine onay verdiler. Oysa Koçgiri isyanı Kürtlerle Türklerin işbirliği sonucu aşılmış ve Kürt-Türk birlikteliği burada gerçekleşmiştir. Bu dönemde Mustafa Kemal, Kürt ileri gelenlerinden Hacı Musa'nın elini öpmüştür. Bitlisli Yusuf Ziya, Dersimli Hasan Hayri bu dönemde mecliste milletvekilidir. Mustafa Kemal Koçgiri ayaklanmasında bu Kürtlerle anlaşma yapmış ve ayaklanma bu şekilde sonlandırılmıştır. Ama 1923'ten sonra durum daha farklı hale geliyor. Kürtlere bu tarihten sonra yönelme oluyor. Bu tarihten itibaren Türkiye ulus-devlet olarak kabul edildikten sonra Kürtlerin katliamı başlamıştır. Ben bütün Kürtleri uyarıyorum, bugün de imha ve komplo dayatılıyor. Buna karşı Kürtler kendilerini elbette savunacaklardır. Benim savunma anlayışım bütün halkların, Kürt Türk halklarının kardeşliği ve demokratik birlikteliği içindir. Yirmi yıldır bu temelde mücadele ediyoruz. Biz ne ABD ne ulus-devlet için mücadele etmiyoruz. Biz haklarımızı savunurken bunun demokratik bir bütünlük içinde olmasını talep ediyoruz. Ama bu mümkün olmazsa uyarıyorum benim de istemediğim başka alternatifler devreye girecektir."
KÜRTLERİ KİRLETMEYİ PLANLIYORLAR
Kendi koşullarına dikkat çeken Öcalan, gelecekte Kürtleri bekleyen olası gelişmelere değinerek şunları söyledi: "Mahkum olan bir insanın yönetme hakkı yoktur. Kürt halkı bilsin ki, benim burada onları yönetme koşullarım yoktur. Ben İmralı'dayım. İmralı'da yönetme, talimat verme gibi durumlarım ya da koşullarım söz konusu değildir. Onlara bir katliam ya da saldırı olması durumunda en ufak bir onurları varsa kendilerini her türlü savunurlar. Zaten onurlu ve şerefli insanlar da bunu yapar. Bütün Kürt halkı ve herkes şunu iyi bilmelidir ki ben, tarihi ve vicdani sorumluluk gereği Kürtlere yönelik planlanan katliamın önüne geçmek için konuşuyorum ve çaba sarf ediyorum. Bunlar Kürtlere katliam yapmak istiyorlar. Çok çirkin planlar devrede. On binlerce Kürdü katletmeyi planlamışlar. Böyle bir imha ve saldırı gelişirse PKK ve halkın kendilerini savunma hakkı vardır."
DİNK TÜRK YURTSEVERİYDİ
Hrant Dink cinayetini değerlendiren Öcalan, şu tespitlerde bulundu: "Hrant Dink olayı mit müsteşarının açıklamasından bir gün sonra oldu. Bu dikkat çekicidir. Bu olayın amacı halklar arasındaki ayrılıkları derinleştirmek ve gündemi saptırmaktır. Oysa Hrant Dink aslında bir Türk yurtseveridir. Olayın boyutu başkadır. Başka kişilere, kesimlere de ciddi yönelimler olabilir. Türkiye'de bu atabeyler operasyonunda ortaya çıktı -ki zaten bu dosyada gizlilik kararı alınmıştı- kırk iki adet bu tarz oluşum varmış. Bu sayı çok daha fazla olabilir. Bu çeteler çok yoğundur. Atabey çetesi kendileri de PKK gibi iş yaptığını -tabii bu onların deyimi- belirtiyorlar. Şemdinli'deki olayı yapan itirafçı, bu çetelerin uyuşturucu işini de yaptığını söylüyordu. Trabzon'da Yasin Hayal'in olduğu yerde Trabzonsporlu futbolcu çocuklardan bile para istediler. Siz çok kazanıyorsunuz ama yüz bin veriyorsunuz ya da vermiyorsunuz diye bunlara kurşun bile yağdırdılar. Fatih Tekke Rusya'ya kaçtı."
BAŞER’DEN İSTEDİĞİM DİYALOGDUR
Abdullah Öcalan, Türkiye'nin PKK Koordinatörü Edip Başer'e hitaben şu çağrıyı yaptı: "Edip Başer'den bilhasa şunu talep ediyorum. Bir an önce, derhal benimle diyaloga geçsin. Bu sorunu ABD, Avrupa'ya, şuraya buraya havale edeceklerine gelsin benimle diyaloga girsin. Bu sorunu kendimiz çözelim. Benim istediğim sadece diyalogtur. Taleplerimiz MİT müsteşar yardımcısının 18 ve 19 Ocak 2007 tarihli Milliyet Gazetesi'nde Belma Akçura ile yaptığı röpörtajında söylediklerinden daha fazlası değildir. Müsteşar yardımcısı, yurtsever vatandaşlık kavramını kullanıyor ve şöyle diyor; 'Anayasal vatandaşlık ve yurtseverlik kavramını şekillendiren bir anlayış, Türkiye'yi bütünleştirecek, demokratik hayatımızı zenginleştirecektir.' Biz de yıllardır bunu savunuyoruz. Bu noktada PKK, 'ben milliyetçiyim' diyenlerden çok daha yurtseverdir. Eğer diyalog ve çözüm gelişirse biz PKK'yi Türkiye'nin yurtsever güçleri haline getireceğiz. Bu konuda MİT beni iyi anladı. Daha öncesinde de 1998'de Kıvrıkoğlu'nun temsilcisi de bana gönderdiği mesajda, 'Cumhuriyetin çatısı çökerse hepimizin altında kalacağını' söylüyordu. Kıvrıkoğlu Edip Başer'in de komutanıydı. Bu doğru bir söylemdi. Biz de bunu doğru gördük. Sorunun Türkiye'nin bütünlüğü içinde çözülmesi için çabalarımız biliniyor. Ben yıllardır çözüm olması halinde bunu yapmaya çalışıyorum. Bu sorunu diyalogla üç ayda çözebiliriz. Taleplerimizi kabul etmezse yine etmezsin, eğer bu sorunu üç ay içinde diyalogla çözemezsek en ağır cezaya razıyım. Çünkü ben tarihi bir sorumluluk gereği olarak Türkiye'nin Iraklaşmasını istemiyorum. Türkiye'nin Irak'ın kaderini paylaşmasının önüne geçmeye çalışıyorum. Türkiye'nin durumu Irak haline gelirse soruyorum bu kimin suçudur? Bu oy için, küçük iktidarlar için, iktidar peşinde koşan muhalefetin ve AKP'nin suçudur. Ne benim ne de PKK'nin suçudur. Türkiye'deki siyasetçiler siyasetten anlamıyorlar. Bir tek Mehmet Ağar biraz samimi görünüyor fakat emin değilim, onun tavrını da tam anlamış değilim. AKP, sorunu çözmeyerek ve orduyu PKK'ye saldırtarak aradan kendisine çıkar sağlamayı mı düşünüyor? Bunun sonucunda İslami iktidar mı gelecek? Hayır. Ilımlı İslam iktidarı mı gelir? Hayır. Bu iktidarı ve konumu onlara da bırakmazlar. Kendileri de bu durumda çok zarar görürler. Bunu iyi bilsinler. Aynen MİT müsteşarının söylediği gibi olacak. Bakın ne diyor: 'Her kurumsal yapının kendisine göre bir payı, sorumluluğu vardır, ama siyaseti oluşturan sivil iradedir, iktidardır, hükümetlerdir. Bu irade oluşmamışsa boşluklar doldurulur." Evet yazısında 'boşluklar doldurulur' diyor. Aynen öyle olacak. Hükümet pasiftir. Bu sorunu iktidar çıkarları doğrultusunda kullanıyor. Bunun neticesinde hükümetin kendisi de zarar görür."
TÜRKİYE’Yİ IRAKLAŞTIRMAK İSTEDİLER
"Tekrar ediyorum; Beni teslim eden güçler, imhamla birlikte büyük bir Türk-Kürt savaşını başlatmayı hesaplıyorlardı. Aslında bugünkü Iraklaşma önce Türkiye'de planlanmıştı. Böylece Türkiye'yi ekonomik, siyasi, her açıdan zayıf düşürerek tamamen kendilerine bağlamayı hedeflemişlerdi. Benim buradaki sorumlu tutumum ve beklemedikleri bir tezle ortaya çıkmam nedeniyle bu amaçları boşa çıkmış, Türkiye'nin Iraklaşması önlenmiştir. Ancak komplocu güçler, yani ABD, AB ülkeleri ve destekçileri bunun üzerine yeni yöntemler devreye koydular. Avrupa'daki bu son tutuklama ve yönelimler komplonun yeni bir düzeyde devamıdır. Yine AB'nin beni yeniden yargılamama yönündeki yaklaşımı, bana savunma hakkı tanımamaları, onların komplodaki gerçek yüzlerinin ve niyetlerinin açığa çıkmasını önlemeye yöneliktir. Irak'ta ve Ortadoğu'da ABD ve AB politikalarının sonuçları görülüyor. Öyle üç beş PKK'linin üzerine gitmekle bu sorunu çözemezler. Türkiye'de bu son yaşananlarla birlikte Türkiye eğer bu sorunu çözemezse Iraklılaşma ile karşı karşıya kalacaktır. Kürtler üzerine katliama yönelik planlar yapılmaktadır. 14 yıldır buradaki duruşumla bunu önlemeye Türkiye'nin barışı ve sorunun demokratik çözümü için çalışıyorum. Ben tarihi ve vicdani sorumluluğum gereği olarak Türkiye'nin Iraklaşmasını istemiyorum. Türkiye Iraklaşmaya doğru giderse bunun tek sorumlusu, iktidar hırsı için bu ülkenin demokrasisini ve bütün menfaatlerini ayaklar altına alan iktidar partisi ve muhalefeti olacaktır."
Öcalan, sözlerini şöyle tamamladı: "Benim ve Kürt Özgürlük Hareketi'nin yirmi yıllık savunma anlayışımız, Kürt ve Türk halkı ve bütün Ortadoğu halklarının kardeşliği ve demokratik birliğini sağlamaktır. Kendi özgücümüze, öz irademize dayanıyoruz. Kürt halkı özgürlüğüne ve onuruna sahip çıkacaktır. Bu sorunu dış güçlere ABD'ye AB'ye havale edeceğimize kendi içimizde çözebilmeliyiz. Benim Demokratik Konfederalizm projem de Ortadoğu halklarına yöneliktir. Sadece Kürtleri ve Türkleri değil tüm Ortadoğu sorunlarına çözüm getiriyor. Örneğin Arapların durumu ortada. Bu kadar bölünmüşlük var. Benim tezlerim Araplara ilaç gibi gelir. Görüşlerimizi doğru değerlendiren Arap aydınları ve yazarlarını selamlıyorum. Gençlere çok selam söylüyorum. Bütün halkıma, herkese selamlar."
..
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: birhatcilo Tarih : 2007-02-16 23:44:17 Puan :      |
|
|
evet buyuklük ve devrimcilik ve önderlik böyledir bilmiyenler bu sese kulak versin butun orta doğu halklarina sesleniyorum önderliği iyi anlayin BİJİ SEROK APO BİJİ SEROKE MIN HER BİJİ SEROK APO YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ |
|
Yazan: bijihewalazilan Tarih : 2007-02-17 07:58:48 Puan :      |
|
|
biji serok apo seni ve tezlerini büyük bir hayranlıkla okuyoruz.sen kürt halkı için ilk ve sonsun sen bu halk uyandırdın onlara yolu gösetrdin.bu halkı ağa,şeh ve aişretlerin pençesinde kurtardın..bu halkı senin gösetrdğin yol ne şeh ne siyasiler ne ağalar ne aşiertle gösetrdi.biji seroke biji apo senin gösterdiğn bu yolda halkımız emin adımlarla yürüyecek arkayasın bakmadan tutuğun meşeleyi daime dimdik tutacağız hiç sünmeyecek .. |
|
Yazan: azad1987 Tarih : 2007-02-17 11:51:03 Puan :      |
|
dunyaya ABD YE ABYE TURKIYEYE HERYERE SESLENIYORUM DINLEYIN VE GORUUUN ONDERLIK NASILDIR YUCE VE KUTSAL BIR ONDER NASILDIR GORUUUUUUNN
BIJIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIII
SEROOOOOOOOOOOOKKKKKKKKKKKKK
APOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO |
|
Yazan: servan09876 Tarih : 2007-02-17 14:35:00 Puan :      |
|
|
Artık boyun eğmek yok hayat nasıl yaşanması gerekiyorsa öyle yaşanacaktır. Varlığın varlığımızdır. YAŞAMIN yaşamımız geleceğin geleceğimizdir. Umutları hayal ederek değil artık hayal ettiğimiz umutları hayatta geçirme vakti geldide geçiyor. 20 yıl öncesine bakın şuana bakın mutlaka mutlaka herşey güzel olacak kısa zaman içinde herkes artık farkına varıyor herkes uyanıyor artık kürd ve türk halkı uyandı artık milliyetçilik adı altında provakasyon yapan israilist güçler ve düşünceler(ABD başta olmak üzere) artık son noktaya geldi. Onalarda farkında son adımlarını attıklarından eğer yaşamaksa eğer kardeşçe en güzel olarak artık bu ülkede olacak. |
|
Yazan: carnewa_21 Tarih : 2007-02-17 21:49:34 Puan :      |
|
Beyinleri körermişlere buyrun büyük bilgemiz önderimiz nasıl bir öngörüye sahip umudum önderi biraz anlayabilecek beyniniz olur ve abd ve ab nin oyunlarına gelmez bilgemiz önderimizin tezlerini kendinize örnek alırsınız.
HERBİJİ SEROK APO
|
|
Yazan: kurdiyanbawer Tarih : 2007-02-18 22:14:31 Puan :      |
|
kürdistan artık siyasal devrimini tamalamıştır artık özelde orta doğu genelde tüm dünya bu gerçeğin farkına varmalıdır bizlerin barışta diretmemizin temel nedeni savaşın insanlığa her zaman kayıp ve acı getirdiğidir bundan dolayıdırki rkesin artık bu saon umut oln ateşkesin artık bir daha olamyacagını bilidn ve kürdistan halkı kadını ve ğiyle genci ve yaşlısı ile teslimiyt ve dayatılan insan modelin kabul etmeyeceği anşaşılsın bizler gerekirse bedenlerimzzi birere ateş parçası yapar halkımız ve önderliğimizin etrafın bir kalkan oluruz fazşizim kurdistanda kaybedecekti bizler asdbu direnişten vaz geçmiyecegiz bu böyle kabul görmüş ve böyle olcak tır hiç kimse özgürlüğümüzü elimzden alamıyacak tır
BİJİ SEROK APO BİJİ KURDİSTAN
BİJİ GERİLAYEN SERE ÇİYA BİZİ BIRATİYA GELAN |
|
Yazan: alexandre Tarih : 2007-02-19 08:45:32 Puan :      |
|
'''' Onlara bir katliam ya da saldırı olması durumunda en ufak bir onurları varsa kendilerini her türlü savunurlar. Zaten onurlu ve şerefli insanlar da bunu yapar '''' diyor önderlik...daha ne duruyoruz ki bu cehennemde...
bıjı serok apo
bıjı kurdıstan
bıjı pkk
bıjı hpg
egit_alexandre |
|
Yazan: ispanya Tarih : 2007-02-19 18:07:47 Puan :      |
|
HERBIJI SEROK HERBIJI APO
ZATEN TURKIYE BUGUNE KADAR SAYIN BASKANIMIZ APO NUN ACIKLAMALARINI HEP CULAK ARKASI YAPTIGI VE CIDDIYE ALMADIGI ICIN CIKMAZA GIRMIS BULUNMAKTADIR.. VE BU TURKIYENIN GELECEGININ KARANLIGI DEMEKTIR. SIMDI TURKIYEYE SORUYORUM YARIN VEYA ONUMUZDEKI AYLARDA TURKIYE IRAKLASIRSA SORUMLUSU KIMDIR.HIC BUNU DUSUNMUSLERMI?BUGUNE KADAR OLAYLAR HEP DOGU DA OLDUGU ICIN TURKLERHEP KENDI EVLERINDE RAHAT RAHAT OTURUP KENDI KURU POLITIKALARINI YAPMATALARDIR. AMA SIMDI OLAYLAR DEGIISECEK NEZAN OLAYLAR BATIYADONERSE TURK HALKI KENDI EVINE SIKISIP NEZAN BOMBA PATLAYACAK NE ZAMAN OLECEGIZ KORKUSUYLA YASAMAYA BASLADIGI ZAMAN OZAMAN SEROK UN NE KADAR IYI NIYETLE SIYASET YAPTIGI AKILLARINA GELECEK AMA IS ISTEN GECMIS OLACAK.TUM KURT VE KURTLERE CANDAN SELAMLAR SAGLICAKLA KALIN |
|
Yazan: pazarcix Tarih : 2007-02-19 23:46:53 Puan :      |
|
|
Hevalno denge xwe bidin seroke me, ez we dema aşitiye da naxwazim ku bibejim "dijmin",le bele disa ji ez bibejim,,, dijmino ku li ser we axe da şereki çe bu, ew şer na mina e bereya...Bizanibin ku eger bi aşitiye azadiya me nahat, bi şerre azadiya me u azadiya KURDİSTANE were............Biji aşiti,,,Biji serok Apo |
|
Yazan: ronicudi Tarih : 2007-02-24 09:54:30 Puan :      |
|
GELECEĞİ BU KADAR NET GÖREN KÜRT ÖZGÜRLÜK MÜCADELESI İLE BERABER ORTADOGU HALKLARININ GENELINI KAPSAYAN KONFEDARLİZM PROJESİYLE AYDINLATILMAYA CALISILAN ORTADOGU HALKLARININ TÜMÜNÜN BU TEZLERİ DİKKATLEPRATGE DOKMEYE KOYULMASININ TAM ZAMANI.BU SÜRECTE KÜRESEL SERMAYEYE BAGIMLI KALMAK ISTEMEYEN TÜRKKAMU OYUNUNDA BUNU DIKKATLE BİMESI VE GEREKEN DIYALOGUN SAGLANMASI ICIN CALISMALARDA BULUNMASI GEREKIYOR. DÜNYAYA BIR DAHA BÖLE BIR SANS NE TANRIDAN NEDE TABİATTAN GELİR ÖNDERLİĞİN DEGERİ BİLİNMELİ.
BJİ SEROK APO . BJİ BRATİYA GELAN . BJİ KURD U KURDİSTAN |
|
|
|
 |
| |
|