Basından Seçmeler: Hatip DİCLE: Stratejik dengeler ve Kürtler
Gönderen: lawikemetini Tarih: 18.02.2007, 00:58:21 (899 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Fransa’nın Kürt kurum ve siyasetçilerine yönelik son operasyonları, medyada çeşitli boyutlarıyla tartışılıyor. Bu hamlenin perde arkası, değişik görüş açılarından siyasi analizlere tabi tutuluyor.



Operasyonun zamanlaması ve öncesinde yapılan çeşitli diplomatik görüşmelerle, operasyon sonrasında ABD’den yapılan resmi açıklamalara bakıldığında, Türkiye’ye Fransa ile birlikte ortaklaşa bir jest yapıldığı açıkça görülüyor. Ama bu son hamle, geçen yıl Almanya’nın PKK’ye yönelik benzer operasyonlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu tutumun, hiç de salt ‘Türkiye’nin ağzına bir parmak bal çalmayla’ değerlendirilemeyeceği de ortaya çıkıyor. Kanımca artık Kürtlerin, Almanya-Fransa eksenli bu yönelimin, taktik hamlelerin çok ötesinde Ortadoğu çapındaki uzun vadeli stratejik boyutunu da hesaba katmaları gerekiyor.

Bir kere, 2003 yılında ABD’nın Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Irak’taki Saddam diktatörlüğüne müdahalesi, bir boyutuyla da başta Fransa ve Rusya’nın ekonomik çıkarlarına aykırıydı. Çünkü Saddam yönetimindeki Irak’la, Fransa ve Rusya’nın başta petrol olmak üzere birçok sektörde uzun vadeli ekonomik anlaşmaları vardı. Şu anda, Irak’ta petrolün paylaşımında bile, sadece ABD ve İngiliz petrol tekellerinin öne çıkması; eskiden ağırlıklı olarak Fransa ve Rusya silah tekellerinin donattığı Irak Ordusu’nun, bugün artık ABD-İngiltere silahlarıyla teçhiz edildiği dikkate alındığında, Irak’a askeri müdahaleden kimin kazançlı, kimin zararlı çıktığı ayan beyan ortadadır.

Bu büyük Amerikan operasyonunun ardından, sıranın Ortadoğu’da İran ve Suriye’ye geleceği de artık sır değildir. Planlama, muhtemelen zamanlaması ve biçimi üzerinde devam etmektedir. Tabii bu durumda akla hemen şu soru geliyor: Suriye’de ABD operasyonu başarı kazanır ve Esad rejimi tasfiye edilebilirse, bundan en büyük zararı hangi küresel güçler görecektir? Bu sorunun yanıtı çok yalındır. Bir kere Fransa’nın Birinci Dünya Savaşındaki paylaşımdan bu yana, Suriye ve Lübnan üzerinde büyük bir nüfuzunun ve stratejik çıkarlarının olduğunu görmek gerekir. Ayrıca Suriye Ordusu’nun şu anda bile Rus silahlarıyla donatılmış olduğu dikkate alındığında, ABD’nin başarısı durumunda kimlerin stratejik açıdan kaybedeceği besbellidir. Gelelim İran’a... İran’ın bugün ticaretinin yüzde 60-70’i Almanya ile gerçekleşmektedir. İslam devriminden bu yana ABD ve İngiltere, İran üzerindeki stratejik çıkarlarını ağırlıklı olarak Almanya ve Rusya’ya kaptırmışlardır. Artık otuzuncu yıla yaklaşan bu kaybedişin, stratejik rövanşını almak çabasındadırlar. Başarı sağlarlarsa, kimlerin kaybedeceği, yine Irak’taki el değiştirmeden bellidir.

Peki büyük güçler arasındaki bu kapışmadan, Ortadoğu’da bir bütün olarak Kürtler stratejik açıdan nasıl etkilenecektir? Unutmayalım ki Kürtler, Birinci Dünya Savaşı sonrası, Ortadoğu’da oluşturulan statükodan çok çektiler. 20.yüzyılı ağır bedeller ödeyerek geçirdiler. Haklı ve meşru ulusal mücadeleleri, bu statükonun dişlileri arasında çiğnendi. Ama 2003 yılından itibaren Ortadoğu’da yeni bir aşamaya ulaşan ve bizzat ABD Başkanı tarafından 3. Dünya Savaşı olarak adlandırılan küresel kapışmanın deyim yerindeyse tozu dumanı arasında, onlarca yıldır kendi topraklarında özgür yaşamak uğruna yürüttükleri mücadelenin semeresini, Güney Kürdistan’da kısmen görmeye başladılar. Günümüzde Kürtler bu parça dışında, 20.yüzyılda kendilerine biçilen kefeni yırtıp atmak amacıyla, onyıllardır Türkiye, İran ve Suriye devletlerine karşı sürdürdükleri özgürlük mücadelesini zirveleştirirken; objektif olarak bazı küresel güçlerin çıkarlarına dokunmak veya bazı küresel güçlerle doğal müttefik pozisyonlarında olmak durumundadırlar. Ortadoğu çapında Kürtlerin içinde bulundukları konum, kendi iradeleri dışında da olsa objektif olarak, böyle bir politik tabloyu yaratmaktadır. Bu nedenle Kürtler, İran ve Suriye’ye karşı mücadele yürütürken; öncelikle Almanya ve Fransa devletlerinin stratejik çıkarları açısından kendilerine tavır alacaklarını da, artık hesaba katmak zorundadırlar.

özgür politika

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
·  GÜZELLİĞİN, SADELİĞİN, MÜTEVAZILIĞİN GENÇ KOMUTANI
· Öcalan: Penceremden görünen iki ağacı da kestiler
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· Türk ordusu Lice'de ağır darbe aldı
· Her onurlu Kürt direnecektir
· Binbaşı Süleyman Can özel görevle Ağrı'ya gelmiş
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· DTP’den Zaman’a yalanlama

Basından Seçmeler
· Babam heval Beşir
· ANF Türkiye’de dördüncü kez yasaklandı
· ‘JİTEM elemanıyız’ diyen 3 kişi tutuklandı
· Engin Çeber soruşturması tamamlandı: Şüpheli sayısı 60
· Ankara'da Kürt karşıtı Diyarbakır'da Kürtsever
· Roj Tv Türkiye'de reyting rekorları kırıyor
· ‘Hun bıxêr hatin’ dedi 7 ay hapis cezası aldı
· Ergenekon ve Ümit Fırat
· Kürt Egemenlerine ve Aydın Taslaklarına Bir Kaç Söz
· Le Monde Öcalan’ın tutukluluk koşullarını yazdı

© Rojaciwan.com