Basından Seçmeler: Cemresiz
Gönderen: lawikemetini Tarih: 21.02.2007, 11:46:38 (710 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 


Resmi olarak bugün baharın başlaması icap ediyordu, zira ilk cemrenin düşmesi bekleniyordu. Ama sabah erken kalkıp baktım, düşmedi. Havada duruyor cemre, bir buluta takılmış ağır ağır sallanıyor.
Konuyla ilgili birimlerle iletişime geçtim, nedir, ne oluyor, ne bu lakaytlık diyerekten. Biraz da sert konuştum doğrusu. Derken beni cemreden sorumlu yetkiliyle görüştürmek için beklemeye aldılar. Epey de bekledim ama aldırmadım. Çünkü bilirsiniz bazen yukarıda hatlar karışır. Bir de bekleme müziği fena değildi:
"Baharı görmeden yaz geldi geçti."

Bahar İşleri Masası
Sanırım yukarıdakiler küresel ısınmaya dikkat çekebiliriz ümidiyle böyle bir girişimde bulunmuşlar. Olumlu. Beğendim. Derken telefon açıldı ve Büyük Müdürlük'ün, Bahar Masası'nın idari işler bölüm şefi hanımefendi çıktı.
Ben yine aynı kararlılıkla tepede asılı duran cemreyi, bu işlerin ciddiye alınması gerektiğini, savsaklamanın kabul edilemez neticeleriyle başa çıkamayacağımızı, sonunda onları benim bile kurtaramayacağımı anlatan konuşmamı yaptım. Kısa bir sessizlikten sonra aşağıdaki konuşmayı dinlemek mecburiyetinde kaldım...

Aydın Engin mahkemede
"Hanımefendi düşündük taşındık, biz bu memlekete bu yıl cemreyi biraz geç göndereceğiz. Takdir edersiniz ki işleriniz pek yolunda gitmiyor, bizde cemre kısıtlı, tasarruf tedbirleri, malum.
Önce Hrant meselesi var ki beyaz berelilerden biraz korktunuz gibi oldu, bizce. Sonra Meclis'te 301. madde konuşulurken, şaka gibi ama, gazeteci Aydın Engin Şişli Adliyesi'nde aynı maddeden ifade veriyordu. Savcılarınız hâlâ bu maddeden dava açma ihtimali barındıran davranışlar sergiliyorlar. Bilmiyoruz, ama biz çok ayıpladık."
Araya girip "Yahu açmazlar herhalde, o kadar da değil" diyecek oldum, yok, olmuyor, dinletemedim.

Kanaltürk
Aynı kararlılıkla devam etti:
"Sonra şu Kanaltürk meselesine gelelim. Bazen yaptığı militarist yayınların farkındayız ve fakat bir TV kanalına iktidar tarafından uygulanan karartma operasyonu için yeterince ses çıkardınız mı?
Üstelik ortalıkta bu kadar yolsuzluk meselesi varken, hükümetin paçalarından şaibe akarken, hükümete muhalif yayınları sebebiyle bu habercilerin üzerinde yolsuzluk şüphesi yaratarak baskı kurulması için lüzumu oranında patırtı kopuyor mu? 'Hayır' dediğinizi duyar gibiyim."

Can Dündar
Biraz yumuşatırım umuduyla "Can Dündar yazdı" diyecek oldum, vay sen misin bu konuyu açan:
"Ben söyleyecektim, ağzımdan aldınız. Neydi o Serdar Turgut'un yazısı? Bu adamlar nasıl bir ülkede yaşadığının farkında değil mi? Artık bu hedef gösterme işinin şakası olmadığını anlamaları için daha kaç kişinin vurulması gerekiyor?
Biz, hanımefendi, açıkça ifade edeyim, Serdar Bey'in Alaattin Çakıcı'yı yücelten, Can Bey'in sadece haber yapmasından dolayı uğradığı tehdidi her nasılsa komik bulan yazısını... Nasıl diyeyim? Bildiğiniz gibi, kınıyoruz yani. Bu kadarı hakikaten... Kelime bulamıyorum, görüyorsunuz."

Alo? Orada mısınız?
Sessizliğim uzun sürünce, kapattığımdan şüphelendi bölüm şefi:
"Alo? Alo? Orada mısınız?"
Buradayım hanımefendi. Havada asılı duran cemreye bakıyorum. Bu cemre bizim kafamıza düşer de ayılırız diye bekliyorum. Burada, böylece duruyorum, yazıyorum, konuşuyorum.
Bazen duyuruyorum, bazen herkes sağır oluyor. Siz de haklısınız, evet, tasarruf tedbirleri, kısıtlı cemre imkânları, anlıyorum. Bu memleket daha iyisini hak ediyor, onu düşünüyorum.
Bu ülke bu kadar "baharsız" olmamalı, bu kadar "cemresiz" kalmamalı, ben de size bunu söylüyorum. Alo? Alo? Orada mısınız?
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· Güçlükonak’ta yaşamını yitiren gerillaların kimlikleri açıklandı
· Diyarbakır’da polislere yönelik eylemi HPG üstlendi
· Karayılan: Her olasılığa hazırlıklıyız
· 13 Ekim HPG BİM Açıklaması
· Karayılan: Süreç orta yoğunluklu savunmaya gidiyor
· Neçirvan ‘Federe Kürdistan’ı şirketi gibi yönetiyor
· 9 Ekim Komplonun yıl dönümünde Apocu Gençlerden Faşistlere Ağır Darbe
· Karayılan: Temsil hakkı verilmezse kopuş olur
· ‘Kopuşa doğru yol alıyoruz’
· Birand: PKK kimyamızı bozdu

Basından Seçmeler
· -Kürt Sorununa Kürtsüz çözüm- Nazım ALPMAN
· Motosikletli gerilla
· Kürt gazetecilerinden 'zincirli' protesto
· Derstandard: TSK gerillayı askeri olarak yenemez
· CNN: PKK toplumsal değişim için savaşıyor
· Le Monde: Kürt gerilimi yeniden canlandı
· Sınırdaki birlikler Oramar bölgesine kaydırıldı
· Kurd1, Roj TV’den çaldığı film ile yayına başladı
· Hapishaneler Yılmaz Güney filmlerinin yaratıldığı mekanlardı’
· Kürtler 36’ıncı paralele razı mı oldu?

© Rojaciwan.com