Basından Seçmeler: Son pişmanlık fayda etmeyecektir
Gönderen: lawikemetini Tarih: 21.02.2007, 16:16:28 (1920 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

SELAHATTİN ERDEM

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a karşı düzenlenen uluslararası komplo etkili eylemlerle dört bir yanda protesto edildi. Protesto eylemlerinde kadınların ve gençlerin çoğunlukta olduğu göze çarpıyordu.



Kürtler 8. yıldönümünde komployu protesto ettikleri gibi Önder Abdullah Öcalan’a özgürlük ve Kürt sorununa demokratik çözüm de istiyorlardı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin bu amaca hizmet etmeyen kararını protesto ediyor, ABD ve AB’nin Türk-Kürt çatışmasını tahrik eden yaklaşımlarına dikkat çekiyorlardı. AB devletlerinin Kürltler üzerinde artan baskılarını kınıyorlardı.

Kürtlerin Türkiye’nin demokratikleşmesini öngören bu talep ve eylemleri PKK’nin 1 Ekim 2006 tarihinden beri geliştirdiği ateşkes süreciyle uyumludur. Zaten ilgili çevrelerce ateşkese yanıt verilmesi ve ateşkes sürecinin stratejik başarı kazanması da Kürt etkinliklerinin en temel taleplerinden biridir.

1 Ekim 2006 tarihi itibariyle ilan edilen ateşkes sürecinin sonlarına doğru hızla gidilmektedir. Zaman su gibi akmaktadır. Nitekim üç ay gibi kısa bir zamanın kaldığı yönünde Kürt Halk Önderi de ilgili herkesi uyarmakta ve barışçıl çözüm için daha fazla çaba harcanması için çağrı yapmaktadır. Ancak ateşkes sürecine yaklaşımın çok zayıf olduğu gözle görülen bir gerçektir.

Kürt halkı kadını ve genciyle barışçıl demokratik çözüm için, ateşkesin başarısı için her alanda çırpınmakta yoğun çaba harcamaktadır. Yine Türkiye’nin barışsever ve demokrat güçleri belli bir çaba içindedir. Türkiye Barışını Arıyor isimli konferans önemli olmuştur. Bu yönlü çabalar sürmektedir. Ancak Kürt ve Türk demokratik güçlerinin yürüttüğü bu çabaların yetmediği açıktır. Bu çabalar siyasal alana fazla akmamakta ve bir demokratik siyasal harekete dönüşmemektedir. Dolayısıyla ateşkes sürecinin stratejik başarısını bu düzeyi ile yaratamamaktadır.

Bu durumda geriye liberal demokratik eğilim kalmaktadır. Ateşkes süreciyle birlikte Mehmet Ağar’ın yaptığı çıkış ve DYPnin katılımı bu eğilimin gelişmesi ve ‘çözüm umudu’ haline gelmesi bakımından önemli olmuştur. Geçmişte kirli savaşa en çok bulaşmış bir kişinin sonunda bu noktaya gelmiş olması elbette önemlidir. Ancak bu kesimlerinde giderek çabalarını arttıracakları yerde azaltmaları, belki de uyarı ve baskı sonucudur, seslerini daha cılız çıkartır bir duruma düşmüş olmaları gerçeği yaşanmaktadır ki bu da ateşkesin başarısı için yetmemektedir. Bunların dışında Türkiye siyasal arenasında kızılelmacılarla statükocular vardır.

CHP ile MHP’nin öncülük ettiği Kızılelmacı ya da neoittihatçı eğilimin Kürt inkarı ve imhasında ısrarlı olduğu, bu temelde Türkiye’yi yeni çatışmalar içine sürükleyerek tehlikelerle yüzyüze getirmekte olduğu, ateşkesi boşa çıkarmak için kirli savaşı dahada tırmandırdığı bilinmektedir. Bu eğilimin felaketten başka Türkiye’ye vereceği bir şey yoktur.

AKP’nin öncülük ettiği statükocu eğilimin maskesi ise ateşkes süreci ile iyice düşmüştür. Ateşkes süreci AKP’nin çokça söylediği gibi “yenilikçi” veya “değişimci” değil esas olarak statükocu ve muhafazakar olduğunu herkese göstermiştir. Aşırı iktidarcı ve rantçı konumunu ortaya koymuştur. Yine kızılelmacı eğilimle uzlaşma içinde olduğunu, CHP ve MHP ile yürüttüğü tartışmanın oy kavgasından öteye gitmediğini açığa çıkarmıştır.

Biz 2006 Ağustos başında “AKP’nin bir PKK’yi tasfiye planının olduğunu, süreci esas olarak o temelde götürmek istediğini yazmıştık. Gelişmeler bu yazdıklarımızı doğrulamış, ateşkes süreci AKP’nin gerçek yüzünü açığa çıkarmıştır. AKP’nin ateşkes sürecine yaklaşımının bir oyun olduğu bu temelde PKK’yi tasfiye planının başarılmak istendiği artık kanıtlanmıştır. Nitekim PKK ateşkes ilan ettiğinde “ordunun durduk yerde operasyon yapmayacağını” söyleyen Başbakan Tayyip Erdoğan daha sonra bu sözlerine sahip çıkmamış ordunun artan operasyonlarına ses çıkarmamış, dahada ötesi operasyonu yürüten güçlerle uyum içinde PKK’nin tasfiyesi için gereken ekonomik siyasi ve diplomatik faaliyetler içinde olmuştur. Bu doğrultuda İran, Suriye, Irak AB devletleri ve ABD ile Türkiye’yi ağır yükümlülükler içine sokan pazarlıklar yürütmüştür. Cumhurbaşkanı olabilmek ve iktidarda kalabilmek uğruna AKP’yi en kötü uygulamaların içine sokmuştur.

Kısaca AKP de kızılelmacılar gibi Kürt inkarı ve imhasını öngören politikanın sahibi ve uygulayıcı gücüdür. Dolayısıyla Kürt sorununu çözme ve Türkiye’yi demokratikleştirme gücü kalmamıştır. Buda 1 Ekim’de ilan edilen ateşkes sürecinin devlet yönetimi tarafından reddedilmesi demektir.

Yani durum ciddidir. Zaman su gibi akmakta ve ateşkes sürecinin sonuna doğru gidilmektedir. Eğer kalan zaman doğru değerlendirilmezse ateşkesin boşa çıkacağı ve sonu kestirilemeyen bir çatışma sürecinin gündeme geleceği açıktır. O halde barışçıl ve demokratik güçlere daha çok iş düşmektedir. Akıl ve sağduyu herkes için çok daha fazla gerekli olmaktadır. Son pişmanlık fayda etmeyecektir.
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: 21cudi73     Tarih : 2007-02-25 09:18:37     Puan :
bütün yoldaşlara slm lar kürt gençleri olarak metropollerde ve kırsal alan da her hürlü fedakar eylemliklere hazırız apocu adana gençligi

En çok okunan haberler
· PKK'den Türk ordusuna en sert uyarı
· Bozan Tekin: Olası saldırıda Ortadoğu ateş topuna döner!
· BEZELÊ EYLEMİ VATAN SAVUNMASIDIR
· Ortadoğu'yu değiştiren gün, 9 Ekim
· Eğitim komisyonunda yer alan HPG gerillası yaşamını yitirdi
· PKK: Hava saldırısında her hangi bir kaybımız yok
· Çatışmalarda, 1 asker, 1 ajan ve 1 JİTEM elemanı öldü
· HPG'li Tepe ve Bor'un cenazeleri ailelerine verildi
· Türk polisi Diyarbakır’da evlerin kapılarını kırdı
· Açlık grevi 47. gününde sona erdi

Basından Seçmeler
· Motosikletli gerilla
· Kürt gazetecilerinden 'zincirli' protesto
· Derstandard: TSK gerillayı askeri olarak yenemez
· CNN: PKK toplumsal değişim için savaşıyor
· Le Monde: Kürt gerilimi yeniden canlandı
· Sınırdaki birlikler Oramar bölgesine kaydırıldı
· Kurd1, Roj TV’den çaldığı film ile yayına başladı
· Hapishaneler Yılmaz Güney filmlerinin yaratıldığı mekanlardı’
· Kürtler 36’ıncı paralele razı mı oldu?
· Ragıp Duran: Kapışma medya mülkiyet ilişkilerini gösterdi

© Rojaciwan.com