Gönderen: lawikemetini Tarih: 23.02.2007, 11:43:55 (15333 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
İSTANBUL -Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çarşamba günü yaptığı görüşmede önemli mesajlar verdiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, geçen hafta Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın Amerika'da bazı açıklamalarda bulunduğunu kaydeden Öcalan, "Kısmen haberim oldu. ABD, PKK ve Kerkük bağlamında Türkiye'nin Güney Kürdistan'la ilişkiye geçmesini istiyor. Bu konuda Yaşar Büyükanıt, onlarla görüşemeyeceklerini, Hükümet ise görüşmenin olabileceğin belirtti. Bu hafta MGK toplantısı var. Irak, Kerkük ve Güneyli liderlerle görüşüp görüşmeme noktasında sadece politika oluşturulmayacak aynı zamanda karar da verilecektir. MGK, PKK ve Türkiye'ye yönelik oyunu bozmaya ilişkin de karar vermelidir. Oyunları bozacak en iyi politika benim bahsettiğim çerçevede oluşur" dedi.
TÜRKİYE TAZI, PKK TAVŞAN OLMASIN
"Türkiye, ABD ve Güney'li güçlerle de işbirliği yaparak PKK'yi bitirmek istiyor" diyen Öcalan, şu hususların altını çizdi: "Bu, sorunu ABD'ye havale etmektir. Oysa Kürt sorunu nedeniyle Ege'deki kıta sahanlığı, Kıbrıs ve Ermeni soykırımı konusunda birçok taviz kopardılar. Bu devletler, kendi politikalarını Türkiye'ye kabul ettirmek için Türkiye'ye tazı, PKK'ye tavşan muamelesi yapmak istiyorlar. Ben PKK'nin tavşan, Türkiye'nin de tazı olmasını istemiyorum. Yıllar önce söyledim. Türkeş'in Petrosyan'la görüşmesi beş yıl sonra ortaya çıktı. Fransa, Ermeni Soykırım Yasası nedeniyle bozulan Türkiye ilişkilerini düzeltmek için üç beş PKK'liye operasyon yapıyor. Şimdi de Türkiye ile anlaşmalar var. R.Holbrooke, Onur Öymen'e de söylemiş. R. Holbrooke biliyorum, daha önce Yugoslavya'nın parçalanmasında rol oynamış birisidir. Bazı politikaları bu kişi belirliyor. Türkiye ile gizli anlaşmalar yapılmış. Bunlar iki yıl sonra ortaya çıkar. Bu anlaşmalar karşılığında Ermeni Soykırım Yasası çıkarılacak. Aslında karar verilmiş ve Ermeni Soykırım Yasası çıkarılmıştır, Nisan'da sadece beyan edilecektir."
FEDERASYONLA KARŞISINA ÇIKARLAR
PKK'yi bitirmeye yönelik oyunlar oynandığını vurgulayan Öcalan, böyle bir girişim sonrası meydana gelecek olası gelişmeleri şöyle değerlendirdi: "PKK, direnecektir. Diyelim ki PKK'yi bitirdiler, beni de burada imha ettiler. Peki ondan sonrası ne olacak? Sonra çok daha fazla taleplerle, federasyonla Türkiye'nin karşısına çıkacaklar. HAK-PAR var. KADEP yeni kuruldu. PKK bitirilirse federasyon bağlamında bunlar öne çıkarılacak ve Türkiye'den federasyon talebinde bulunacaklardır. Osman ve Botan için düşünülenler kısa bir süreliğine askıya alınmıştır, ertelenmiş bir projedir. Türkiye bunları görmüyor. Bu federasyon talebiyle birlikte Kürt-Türk çatışması, Alevi-Suni çatışması, bir de sınıf çatışması doğar. Türkiye'de sınıf çatışması çok derin olur. Sınıfsal çatışma eklendiğinde ortaya nasıl bir tablonun çıkacağını tasavvur bile etmek istemiyorum. Gerçekte Türkiye beni teslim almadı, komplocu güçler Türkiye'ye 'gel Apo'yu size teslim edelim' dediler. Ecevit -ki basit bir adam değildir- dahi sonradan yaptığı açıklamada, beni neden Türkiye'ye teslim ettiklerini anlamadığını söylemişti."
PKK BİR GİDER BİN GELİR
Abdullah Öcalan, Türkiye'nin içine çekildiği tuzağa dikkat çektikten sonra, şu tarihi çağrıyı yaptı: "Ben sorumluluklarımı müdrik bir insanım. Tarihsel sorumlulukla yaklaşıyorum. İlgili herkese düşüncelerimi iletmek istiyorum. İki aylık süre kaldı. Öyle iki üç tane PKK'linin ortadan kaldırılması ile PKK hareketi ortadan kaldırılamaz. Bir gider bin gelir. PKK'de kadrodan çok ne var? Ben tarihsel ve siyasal sorumluluğum gereği olarak söylüyorum. PKK'nin tümden bitirilmesi Türkiye'nin lehine değildir. PKK bitirilmeye çalışılırsa veya daraltılırsa, o zaman demokrasi projesi zarar görür ve bahsettiğim federasyon eğilimini savunanlar güçlenirler. Uyarıyorum, o zaman PKK'nin de bu eğilime kayma tehlikesi ortaya çıkabilir. Bu aşamada dahi PKK üzerinde halen inisiyatifimin var olduğunu düşünüyorum. Kızıl kıyamet kopmadan bu sorunu çözmemiz gerekir. Ben tarihi sorumluluklarım gereği bu oyunu bozmak istiyorum. Çözüm isteyen çevreler var. Fakat çözüme ilişkin yaptıkları kifayetsiz. Asker de ikiye ayrılıyor: Biri çözümü istemeyenler, şiddet yanlısı olanlar. İkincisi ise yurtsever olan subaylardır. Ben o yurtsever kesimin de tavır alarak bu oyunu bozmalarını istiyorum. Hükümeti, Baykal'ı, ilgili kurumlara, herkesi sorumlu davranmaya çağırıyorum. Ben değişik zamanlarda çeşitli kurum ve kişilere mektuplar yazdım ama mektuplarıma cevap dahi vermediler."
KOMPLOYU BİRLİKTE BOŞA ÇIKARALIM
"Türkiye PKK'yi bitirmeye yönelik girişimlerde bulunabilir, bu Türkiye'nin bileceği iş" diyen Öcalan, sözlerini şöyle sürdürdü: "PKK de buna direnir. Türkiye sorunu ABD'ye veya hiç kimseye havale etmemelidir. Türkiye'nin sorunun çözümünü dışarıda değil, gelip bizzat benimle görüşmede aranmalıdır. Daha önce de bahsetmiştim, Cevat Öneş'in gazetedeki açıklamalarını okudum. Bizim taleplerimiz MİT Müsteşarının dile getirdiği görüşlerinden daha fazlası değildir. Bu bir iç sorundur. Bu sorunu kendi aramızda çözmeliyiz. Ben bu düşüncelerimi on dört yıldır dile getiriyorum. Özal zamanında da Erbakan zamanında da hatta Kıvrıkoğlu komuta kademesindeyken bazı çevreler üzerinden çağrılarının bana yansıması üzerine ben bu çağrıları ciddiye aldım. Soruşturmada da bir yetkilinin 'komployu birlikte boşa çıkaralım' önerisini dikkate aldım ama onlardan ses çıkmadı. Hatta Ecevit çıkarttığı o af yasasını aslında bir genel af yapmak istiyordu. Yapacağı affın siyasi affı da içermesini istiyordu bir şeyler yapmak istedi ama gücü yetmedi, MHP fırsat vermedi. MHP savaş istiyordu. MHP şimdi de engeldir."
YAŞAR KEMAL’İN SÖZÜ SÜRECİN ŞİARI OLABİLİR
Öcalan, PKK'nin silah bırakması taleplerine yönelik olarak da şu sözlerin altını çizdi: "Silah bırakmamızı talep ediyorlar. Silah bırakmanın koşulları oluşmamıştır. Silah bırakmanın koşulları oluşursa, Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu gibi bir komisyon kurulur ve bu komisyonun gözetiminde aşamalar ve garantiler mukabilinde silahlarımızı böyle bir komisyona teslim ederiz. Bu komisyonun işlevini görmesi halinde güçlerimizi demokratik devlete entegre ederiz. Türkiye Barışını Arıyor Konferansı'nda Yaşar Kemal'in bir sözü vardı; "Ya gerçek demokrasi ya hiç" diyordu. Aynen katılıyorum bu slogana. Biri Türkiye'nin en büyük yazarı diğeri de MİT Müsteşarı. Bunlar söylüyorlar. Yaşar Kemal'in bu sözü sürecin şiarı olabilir. Bu vesileyle Konferansa katılanların hepsine sevgi ve selamlarımı sunuyorum."
4 SOMUT ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Demokratik eylem stratejisini açıklayan Öcalan, şu tespit ve önerilerde bulundu: "Kendi demokratik plan önerilerimize değinmek istiyorum. Kürdistan'da direniş anlamında iki eğilim vardır. Birincisi Kürtlerin üst tabakasına dayanan ve daha çok federasyonu temel alan anlayıştır. Bunların Güney'deki temsilcileri Barzani-Talabani'dir. Kuzey'de de KADEP, HAK-PAR ayağı vardır. Sertaç otuz yıldır Alman istihbaratı ile işbirliği içindedir. Bu federasyon isteminin sözcüleri Şerafettin Elçi ve Sertaçlardır. Bunlar Amerikancıdır, kurtuluşu Amerika'dan ve Avrupa Birliği'nden beklerler. Bunlara dayanırlar. Bunların bir de PKK içinde de Osman ve Botan gibi pili bitmiş olanlarla kendilerini örgütleme durumu oldu. Osman ve Botan bin kişilik bir kadroyu götürdü. Onların da amaçları buydu. Bu çizginin daha önce söylemiştim bir de Nakşi ayağı vardır. İkinci eğilim ise daha çok benim ve PKK'nin demokratik özerklik veya demokratik konfederalizm diye ifade ettiğimiz demokratik anlayıştır. Onların ki tavandan devletin örgütlenmesidir. Bizimki ise tabandan halkın örgütlenmesidir. Onlarınkinin sonucu Sırbistan, Filistin ve Irak'tır. Halkların birbirini boğazlamasıdır. Bizim çizgimiz ise dış güçlere bağımlı olmaksızın ve mevcut sınırlara dokunulmadan tüm halkların kendini özgürce ifade ettiği demokratik bir projedir. Demokratik önerilerimizi sıralıyorum. 1) Devletin temel ilkelerine, üniter yapısı, anayasal kurumlarına karşı değiliz. Bizim bu kurumlarla bir sorunumuz yoktur. Dikkat edin demokrasi projemde sınır kavramı yoktur. Biz Türkiye'nin mevcut anayasal kurumlarını ortadan kaldırmak amacında değiliz. 2) Devlet Kürtlerin demokratik örgütlenmesine engel olmamalıdır. Kürtlerin temel hak ve özgürlükler bazında kendilerini ifade edebileceği ve örgütlenebileceği bir ortamın oluşturulması ve buna devlet tarafından engel olunmamasıdır. 3) Bireysel haklar ve kültürel haklar önemlidir. Bu aşamada bireyin özgürleşmesi temelinde çalışmalar ve örgütlenmeler yapılabilir. 4) Demokratik siyaset ve zihniyetin gelişmesi sağlanabilir. Siyaset kurumlarının rahat hareket edebileceği bir projedir."
AB’NİN ÇİRKİNLİKLERİNİ DEŞİFRE ETTİM
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin geçtiğimiz günlerde hakkında verdiği karara da değinen Öcalan, şöyle devam etti: "Komite alelacele benim aleyhime hızla karar verdi. Bunun nedeni komiteye üye bazı devletlerin çirkinliklerini, iğrençliklerini, komplolarını ve ikiyüzlülüklerini deşifre ettiğimden dolayıdır. Bakanlar Komitesi bir de Mustafa Kemal'e ilişkin analizlerim nedeniyle bu kararı almıştır. Ben Mustafa Kemal'i objektif değerlendirdim. Onlar, aslında Mustafa Kemal'i de sevmiyorlar. Hulki Güneş'in dosyası da benimki ile aynı konumdaydı. O'nun hakkında yeniden yargılansın dediler. Oysa benimki bu kadar kısa sürede ret edildi. Açıkça söylüyorum Bakanlar Komitesinin bu kararı bir infazdır, yargısız infazdır. Bunu anlamak lazım. Aslında bu tavır, benim komplo sürecimle birlikte başlamıştır. Benim de komplo başlangıcında önce imham planlanmıştı. Ama bu olmayınca Türkiye'ye teslim edildim. Türkiye'de kaba bir direniş göstereceğim ve asılacağımı düşünüyorlardı. Fakat ben özgün duruşumla bunu boşa çıkarttım. Böylelikle komplocuların maskelerini düşürdüm. Bu yüzden benim mahkemedeki savunmalarımı itiraf olarak değerlendiriyor ve bana yeniden yargılanma ve savunma hakkı tanımıyorlar. Daha önce de söylediğim gibi ben kimsenin savaşçısı olmadım, olmayacağım da. Benim savaşımım, özgürlük ve demokrasi içindir. Bu yüzden beni gözden çıkarıyorlar."
YUNANİSTAN’DAN KAÇIRILMDIM
Bakanlar Komitesi'nin kararına karşı itiraz mercii olmadığını bildiğini kaydeden Öcalan, "Yunanistan'daki dava önemli. Muhakkak üzerinde önemle durulması lazım. Bizim Yunanistan'a girişimiz yasaldı, Ama biz Yunanistan'dan yasa dışı bir şekilde çıkarıldık. Avrupa Konseyi, CIA uçaklarının Avrupa'da hukuk dışı şekilde insan kaçırdığına ilişkin karar aldı. Bizim bindirildiğimiz uçağın hangi ülkeye ait olduğu belli değil, üzerinde bayrak yoktu, numarası nedir, belli değil. Hangi hava alanından bindiğimiz belli değildi. Bunların tespit edilmesi lazım. Bu uçağın CIA uçağı olması kuvvetle muhtemeldir. Uçağa bindirilmeden önce çok iyi hatırlıyorum arabayla uçağa bizi götüren şoför, uçağa varmadan önce yedi ayrı yerde durdu. Dakikalarca bekledi. Tabii ben şimdi anlıyorum. Daha doğrusu olaydan hemen sonra daha iyi anladım. Şoför, aslında kaçmamıza fırsat veriyordu, belki de bu oyuna alet olmak istemiyordu. Adeta 'seni götürmek istemiyorum, bir yolunu bul kaç' demek istiyordu. Tabii ben dağın başında tek başıma nereye kaçacaktım! Tekrar söylüyorum; biz Yunanistan'dan çıkarılmadık, kaçırıldık. Bizim bu kaçırılışımız hem Yunan yasalarına hem de Avrupa Birliği hukukuna aykırıdır. Bu dava Türkiye ile alakalı değil. Yunan Devleti'ne karşıdır. Eğer ben sekiz yıldır burada direniyorsam bunun bir nedeni de bütün bunların açığa çıkmasını sağlamaktır" şeklinde konuştu.
GECELERİ UYUYAMIYORUM
Cezaevindeki uygulamaları ve sağlık durumunu değerlendiren Öcalan, şunları söyledi: İçeride de bana özel uygulamalar yapılıyor. Bu F Tipi Cezaevleri yönetmeliğine dair yapılan değişiklikler hakkımda uygulanmıyor. Bu durum Anayasanın 10. maddesine aykırıdır. Açıkça söylüyorum, Öcalan yasaları var, Öcalan yönergeleri var. Ayrıca ailem ve avukatlarım dışında üç kişi ile görüşme hakkım da engelleniyor. Yani, bana özel muamele yapılıyor. Bana özel Öcalan Yasaları veya Yönergeleri'nin uygulandığını herkes bilmelidir. Sağlığıma ilişkin olarak da şunları belirtmek istiyorum; Aslında sağlığımın ne olduğunu ben de bilmiyorum, farkında bile değilim. Sürekli vücudumda yanma, kaşınma, boğazımda akıntı ve acı var. Son bir haftadır kulağım cızlıyor, çınlıyor, sürekli sesler duyuyorum. Uyuyamıyorum. Beni zehirliyorlar demek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Fakat yapılan uygulamaların nasıl bir sonuç vereceğini de kestiremiyorum. Merak etmeyin ben sonsuza kadar direneceğim. Bunda kimsenin şüphesi olmasın."
KADINLAR ÇOK ÇALIŞMALI ÖRGÜTLENMELİ
"Önümüzdeki dönemlerde belki görüşmelerim engellenebilir. Bu nedenle 8 Mart'a ilişkin şimdiden şunları söylemek istiyorum" diyen Öcalan, kadın sorununa yönelik yaşkalışımı şöyle dile getirdi: "Benim kadın sorununa yaklaşımım bilinmektedir. Onların düşünsel, siyasal ve felsefi anlamda özgürleşmesi için yoğun bir emek sarf ettim. Kadın kurtuluş ideolojisini onların özgürleşmesi için geliştirdim. Kısaca şunu söylemek istiyorum; ben kadın özgürleşmesi konusunda kendimi çok yetkin bir hale getirmişim. Kadın ve cinsiyet özgürlüğü konusunda felsefi olarak çok önemli bir yerdeyim. Bütün kadınlara şunu söylemek istiyorum. Kadının beş bin yıllık boyunduruk altından kurtuluşu yönünde çok önemli çalışmalar yapmalı, kendilerini çok geliştirmeliler. Çok çalışmalı ve çok örgütlenmeliler. Kadın özgürlüğü konusunda cinsiyetçilik yapılmamalı. Cinsiyetçilik en az milliyetçilik ve diğer bazı fikirler kadar tehlikelidir. Bana bağlı olduğunu beyan eden kadınlar, kızlar var. Eğer bana bağlı ya da bu özgürleşme yolunda ciddilerse, kadının siyasi ve zihniyet devrimini gerçekleştirmelidirler. Yani tek başına cinsiyet özgürlüğü yetmez diyorum. Onlara söylersiniz, bu bir inanç meselesidir, kadının özgürlüğü kolay bir iş değildir. Benim imkanım olsa, daha önce olduğu gibi bu konudaki fikirlerimi kitaplarıma da yansıtacağım. Onlara her zaman katkıda bulunacağım. Benim, bir özgürlük mücadelecisi olarak aile konusunda, nesil olarak üremelerine ve diğer konularda bu aşamada bir şey diyecek değilim. Ben daha çok işin fikri ve felsefi boyutunu oluşturmaya çalışıyorum. Onların özgürleşmesi için mücadele verdim. Kadın özgürleşmesi sorunu çok önemli bir sorundur. Ancak dediğim gibi kendi örgütlenmelerini ve özgürlüklerini geliştirmeliler."
PROTESTOCULARA TEŞEKKÜR EDERİM
Öcalan, sözlerini şöyle tamamladı: "Alex Boraine de Türkiye'ye gelecek sanırım. Ben Alex Boraine'yi çok önemsiyorum. O'nun Güney Afrika'daki Apertheid politikasının sona erdirilmesinde çok önemli rolü vardır. Özellikle Alex Boraine'ye bizzat çok çok selamlarımı iletiyorum. Bana gelen mektuplar var. Selahattin Demir, Mardin Cezaevi'nden Emine Turan, Adıyaman Cezaevi'nden Serdar Aslan, Kandıra Cezaevi'nden Faik Taç ve diğerlerinin mektuplarını aldım. Derinleştiklerini belirtiyorlar. Bu vesileyle cevap veriyorum. Kendilerine ve tüm cezaevindeki arkadaşlara çok çok selamlarımı iletiyorum. 15 Şubat komplosu'nu protestolarına katılan herkese çok teşekkür ediyorum. Botan halkına, duyarlılık gösteren tüm halkımıza, herkese selamlarımı iletiyorum."
..
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: 72azad72 Tarih : 2007-02-23 19:54:06 Puan :      |
|
|
Yazan: midas Tarih : 2007-02-24 00:40:58 Puan :      |
|
|
her biji SEROKEMIN HER BIJI |
|
Yazan: adare Tarih : 2007-02-24 09:39:34 Puan :      |
|
|
Yazan: axinbatman Tarih : 2007-02-24 16:04:35 Puan :      |
|
|
aldığımız her nefeste sen varsın seni yaşıyor seninle var oluyoruz.8 mart ta sana yakışır bir çalışmayla günümüzüde seninle yaşayacağız.serokemın |
|
Yazan: koceropiro Tarih : 2007-02-25 12:23:32 Puan :    |
|
sevgili arkadaslar baskanimiza konplu döneminde kendim ceza evindeydim su anda özgrlügümüz icin ieride olan fiziksel cünkü onun düsenceleri ve idaleri hep önümüze koyulmus bir yasam felsefesi olmasina inaniyorum evet baskanim benim sen beni duyamasanda bana söylediklerini hic untmayacagim cünkü benim yasamima tek anlam veren sey o sözler ve özgürlügümüzdür
Biji KURDISTAN BIJI SEROK APO SENI COK özledik |
|
Yazan: ova_kentli Tarih : 2007-02-26 12:22:33 Puan :      |
|
|
yüksek ova apo cu gençlik sensız yaşayamaz ve yüksek ova apo cu geçklik dünyayı tc faşistin başına yıkar BİJİ SEROK APO |
|
Yazan: serxwebun_100 Tarih : 2007-05-07 21:44:05 Puan :      |
|
|
Her biji Serok Apo,her biji gerilayen li ser ciyan,her biji kurd u kurdistan! Ser cavan |
|
|
|
 |
| |
|