Görüşme Notları: Öcalan: Benim imham Türkiye'yi Iraklaştırır!
Gönderen: lawikemetini Tarih: 02.03.2007, 12:52:10 (7463 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

İSTANBUL - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan avukatları ile yaptığı görüşmede zehirlendiğine ilişkin laboratuar sonuçlarını değerlendirdi.

"Benim burada imham Türkiye'yi ıraklaştırır. Halkın benimle ilgili duyarlılığını biliyorum. Topyekün bir savaş başlar’’ şeklinde uyaran Öcalan, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ve Federal Kürdistan Bölge Başkanı Barzani'ye de birlik çağrısı yaptı.



Kürt Halk Önderi Öcalan, saç örneklerinin incelenmesi sonucu stronsiyum ve kroma rastlanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu sonucun, sağlığı ile ilgili geçen hafta belirttiklerini doğrular nitelikte olduğunu ifade eden Öcalan, yaşadığı koşullara ilişkin şunları söyledi: "Bu yönelim sürece yayılı bir şekilde yavaş yavaş yapılıyormuş. Devletin sorumluluğu var.Benim burada yapabileceğim fazla bir şey yok. Her şeyim dışarıdan geliyor, yemekler dışarıdan geliyor. Bırakalım kaba davranışları ama odanın mimarisi çok kötü. Nefessiz kalıyorum. Camı açıp havalandırıyorum o zaman da içerisi soğuk oluyor."

BAĞIMSIZ DOKTORLAR GELSİN

Uzun süredir dile getirdiği sağlık sorunlarını yineleyen Öcalan, şu bilgileri verdi: "Boğazımda acı ve yakıcı bir sıvı geliyor. Ben bu sıvıyı anlayamadım. Neden kaynaklanıyor, nedir bu bilemiyorum. Karaciğerden ya da akciğerden kaynaklanıyor olabilir, bilemiyorum, bunları genel sağlık bilgilerime göre söylüyorum. Boğazımdaki akıntıyı sürekli temizleyip dışarı vermem gerekiyor. O sıvıyı önlemezsem vücudumun içine akıyor ve vücuda zarar veriyor. Akut bir zehirlenme olsa midemde yanma olur ama midemde yanma yok. Odamda karbondioksit oranı yüksek, sanırım yüzde 75 oranında olabilir. Boğaz akıntım nedeniyle hap vermişlerdi. Bu hapı kullandığım zaman vücudum uyuşuyordu, kaskatı kesiliyordu. Bir süre kullandım, faydasını göremedim, kullanmayı bıraktım. Şimdi kullanmıyorum. Diz ve diz altındaki kaşınma ve dökülme, şimdi kollarımda da var. Hava ile temas ettiğinde kollarımda yanma ve kaşınma başlıyor. Kaşıntı çıban şeklinde değil, deriden dökülme şeklindedir. Daha önce avukatlarım bu kaşıntının ve diğer belirtilerin tehlikeli olmadığını söylemişlerdi. Fakat şimdi böyle kimyasal bir yönelim varsa daha önceden belirttiğim bu şikayetlerimle örtüştüğü görülüyor."

Bu şikayetlerin dışında son dönemlerde kulaklarında yoğun bir çınlama olduğunu aktaran Öcalan, "Bir ara bir damla verdiler kullandım ama hiçbir işe yaramadı. Son zamanlarda uykusuz uykusuzluk sorunu had safhada. Buraya gelen doktorlar sağlığımla ilgili bir şey demiyorlar. Ben daha önce istedim bana bağımsız doktorlar gelsin dedim ama bugüne kadar bu talebime olumlu bir yanıt verilmedi" dedi.

Cezaevi koşulları ve yaşadığı sağlık sorunlarının 'insanı çıldırtacak boyutta' olduğunu dile getiren Öcalan, "Fakat gördüğünüz gibi şu anda dayanabilecek durumdayım. Elimden geldikçe direnmeye devam edeceğim. Bütün halkımız böyle bilsin" diye konuştu.

BELKİ DEVLETİN DE BİLGİSİ YOKTUR

Devletin kendisi ile ilgili sorumluluktan kurtulmak için, gerekli analizlerin yapılmasına yönelik girişimleri reddetmemesini isteyen Öcalan, "Bilindiği gibi burası Başbakanlık Kriz Merkezi'ne bağlı. Böyle bir yönelim varsa devletin bütün kesimlerinin haberdar olup olmadığını bilemiyorum. Bir kısmının haberi olmayabilir. Ben devletin, yetkililerin hepsini zan altında bırakmak istemem. Belki cezaevi yönetiminin bile bu konuda bilgisi yoktur. Hatta belki devletin de bilgisi yoktur. Bilemiyorum" diye belirtti.

Başbakanlık, Tabipler Odası, İşkenceyi Önleme Komitesi'ne ve AİHM'e bu konuyla ilgili başvuruların yapılmasını isteyen PKK Lideri Öcalan, söz konusu kurumların sorumlulukları gereği üzerlerine düşeni yapmalarını istedi.

ÇAYIN DİBİNDE TORTU KALIYORDU

Kaldığı odanın oksijen oranının çok düşük olduğunu ve koşullarının çok kötü olduğunu yineleyen Öcalan, "Yediklerimi, içtiklerimi kontrol etme imkanım yok. Örneğin içtiğim çayın dibinde tortu kalıyordu. Bunu onlara söyledim. Ben öyle ani bir zehirlenme belirtisi hissetmedim. Bana olan bu yönelim, hava yoluyla solunum yoluyla olabilir veya yiyecek içecek yoluyla da olabilir. Fakat söylediğim gibi akut bir zehirlenme değil zamana yayarak yavaş yavaş, vücutta sürece yayılmış bir birikim yaratmak yoluyla yapılan bir yönelim olabilir. Daha önceleri yetkililerin 'yavaş yavaş öldüreceğiz' açıklamaları olmuştu. Burada böyle bir yönelim yapmaya niyetleri varsa benim yapabileceğim bir şey yok. Buradaki yaşanacaklardan hükümet ve devlet sorumludur" dedi.

İMHAM TÜRKİYE’Yİ IRAKLAŞTIRIR

Bir hücrede tek başına yaşamasının kendisi açısından bir önemi olmadığını ancak, kendisine yönelimin sonuçlarının önemli olacağını söyleyen Öcalan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Benim burada imham Türkiye'yi ıraklaştırır. Ben 14 yıldır barış ve demokratik çözüm için çalışıyorum. Fakat halkın benimle ilgili duyarlılığını biliyorum. Türkiye'nin içinden çıkılmaz bir kaosa sürükleneceği açıktır."

Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecini 'çok kritik' olarak niteleyen ve herkesin bu dönemde çok dikkatli olması gerektiği uyarısında bulunan Öcalan, sınır ötesi bir operasyon veya imha yöntemleri ile sonuç alınamayacağını vurguladı. Öcalan, bu konudaki değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

"Tekrar ediyorum, bana da burada böyle bir yönelme sonucunda bir imham gerçekleşirse biliyorum, Kürt halkı buna karşı tepki gösterecektir. Topyekün bir savaş başlar. Türk-Kürt savaşı gelişirse bunun altından kimse kalkamaz."

Kürtlere ve DTP'ye yönelimlerin artabileceğine işaret eden Öcalan, seçim öncesi oyların düşürülmesine yönelik 'sıkıştırma, daraltma, etkisizleştirme' politikasının yürütüldüğünü ifade etti. Demokratik ve barışçıl çözüm çabalarının karşılıksız kaldığını dile getiren Öcalan, "Kim engel oluyor? Ordu mu?" diye sordu.

TEK DÜŞÜNDÜKLERİ İKTİDAR

Ordunun içerisinde çözüm yanlısı ve gerçeği gören demokrat kesimlerin olduğunu düşündüğünü kaydeden Öcalan, devlet içerisinde şu an 2 kliğin çekişme halinde olduğu belirlemesini yaptı. Hrant Dink cinayetinin bu çekişmeyi biraz daha ortaya çıkardığını hatırlatan Öcalan, "Şimdi Baykal'ın elinde fırsat olsa benim gibi kırk Apo'nun idam edilmesini isterler. Kimin idam edildiği ve niçin edildiği onun ve onun gibilerin umurunda bile değil. Onların tek düşündükleri iktidardır. Ufak bir iktidar bile eline geçse halkın menfaatine olan bir çok şeyi gözden çıkarırlar" diye konuştu.

TÜRKİYE CESUR OLMALI

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in tartışma yaratan açıklamalarına da değinen Öcalan, şunları söyledi: "O sıradan biri değildir. Türkiye'de yıllarca ordunun en üst düzeyi olmuştur, askeri bir dehadır, yani onların beyin takımındandır. O bile tehlikeyi görmüş ki, bu kadar dönüş yapabiliyor. 'Kart-Kurt' söyleminden 'eyalete' geldi. Türkiye'nin cesur olması gerektiğini ileride eyalet sistemine bile geçilebileceğini söylüyor. O bile bu noktaya gelmişse ordu içerisinde de çözüm yanlısı olanlar vardır."

Turgut Özal'ın Kürt sorununda çözüm girişimleri ardından hala aydınlatılmayan bir şekilde öldüğünü, daha sonra Necmettin Erbakan'ın bu konuda bazı girişimlerde bulunduğunu ve 1997 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Oramiral Güven Erkaya'nın bu konuda girişimlerde bulunacağına dair bilgilerin kendilerine geldiğini kaydeden Öcalan, Türkiye'ye teslim edilmesinin altındaki asıl amacın bir Türk-Kürt savaşı yaratmak olduğu değerlendirmesini yineledi. İmralı'ya ilk getirildiği dönemde kendisi ile görüşen Genelkurmay yetkililerinin de bunu fark ettiklerini ve boşa çıkarmak istediklerini söylediklerini anlatan Öcalan, bu değerlendirmeyi her görüşmede yapmasının bir nedeni bulunduğunu söyledi.

KENDİM İÇİN EN UFAK KAYGIM YOK

Öcalan, Türkiye'ye getirilişi ve İmralı'da kendisi ile görüşen yetkililer ile arasında geçen diyalogları sık sık hatırlatmasının nedenini şöyle açıkladı:

"Bunları defalarca tekrar etmemin bir sebebi var. O zaman bu yetkililer bana 'Sayın Öcalan, siz bu uyarılarınızı neden daha önce yapmadınız?' diye soruyorlardı. İşte ben de bu nedenle önümüzdeki tehlikeler için şimdiden defalarca uyarı yapıyorum. Türkiye eğer demokratik çözüme gelmezse Irak ve Yugoslavya ile aynı akıbeti paylaşacaktır. Burada bana 'yavaş yavaş öldürme' politikası uygulanıyor da olabilir. Ama benim demokratik barışçıl çözüm için çabalamam görülmüyor mü? 'Apo, kendini kurtarmak için bunları savunuyor' diyorlar. Hayır. Korktuğum için söylemiyorum, korkmuyorum. Tehlikeleri gördüğüm için böyle konuşuyorum. Kendim için en ufak bir kaygım yok."

CHP VE MHP ÇÖZÜMSÜZ, AKP İKTİDAR HIRSIYLA DAVRANIYOR

Demokratik çözümü önemsediğini, kimsenin zarar görmesini istemediğini dile getiren Öcalan, "Burada zaman zaman çok kışkırtıcı uygulamalar da yaşadım fakat barışçıl ve yapıcı tavrımı her şeye rağmen sürdürdüm" dedi. Yargılama aşamasında mahkemedeki yumuşak tavrının da bu tehlikeleri görmesi ve Genelkurmay yetkililerinin baştaki sağduyulu yaklaşımları olduğunu kaydeden Öcalan, kendisinin Türkiye'ye teslim edilmesinde Türkiye'nin hiçbir rolünün olmadığını açıkladı.

ABD ve İsrail eliyle teslim edildiğini, yine kendisini Türkiye'ye teslim edenlerin amacının 'idam edilmesi' olduğunu belirten Öcalan, MHP'nin idam isteğine rağmen Ecevit'in sağduyulu yaklaştığını hatırlattı. MHP ve CHP Lideri Deniz Baykal'ın bugün de 'çözümsüzlük ve bastırmacı politikalar yürüttüğüne' işaret eden Öcalan, "AKP'nin tavrı biraz ılımlı ama o da iktidar hırsıyla davranıyor ve çıkarcıdır" diye kaydetti.

Öcalan, Genelkurmay ile hükümet arasında polemik konusu olan Talabani ve Barzani ile görüşme konusunda CHP Lideri Baykal'ın açıklamalarına atfen, "Baykal, Talabani ve Barzani ile görüşmenin PKK ile görüşmek olduğunu, PKK ile görüşmenin de benimle görüşmek olduğunu biliyor" diye kaydetti.

BAYKAL TÜRKİYE’Yİ DIŞA KAPATTI

MHP ve CHP'nin kendisi ile ilgili yaklaşımlarını yorumlayan Öcalan, devamla şunları dile getirdi: "MHP ve Baykal'ın eline fırsat geçse benim idamımı gerçekleştirir. Hatta benim gibi kırk Apo'nun idam edilmesi bile onun umurlarında olmaz. Bunların tek derdi iktidardır. Oysa Baykal'ın bu devleti yönetemeyeceği ortadadır. Baykal ulus-devletçidir. Başbakan, Baykal için haklı olarak 'iki koyun güdemiyor' demişti. Doğrudur. İktidara gelirse bu politikalarla Türkiye'yi dışa kapatır, 2 günde ekonomiyi batırır. Halk da birçok kesim de bunu biliyor, bu nedenle ona oy vermiyorlar. İktidara gelirse dış sermaye kaçar. Bu savaşın bitmemesinde bazı kesimlerin çıkarı var. Savaşın hep sürmesinden yanalar. Bu kesim iktidar hırsı ve çıkarlarından vazgeçmiyor. Savaşın sürdürülmesinde ekonomik nedenlerin de payı büyüktür. Dünyanın hiçbir yerinde yüzde 20 faiz yoktur. Türkiye'de yüzde 20 faiz ile işleyen bir sistem var. Türkiye buna mahkum olmuş durumda, bundan kurtulması bu şekilde mümkün değil."

Türkiye'de sağda da solda da iktidar hastalığı bulunduğunu belirten Öcalan, bu nedenle çözüm üretemediklerini belirtti. Öcalan, DYP ve lideri Ağar'ın da gerçekleri gördüğünü ancak cesur hareket etmediğini ifade etti.

İRAN VE TÜRKİYE FIRSAT BULSA KÜRT ULUS DEVLETİNİ ORTADAN KALDIRACAKTIR

Kürt sorununun çözüm anlayışı ile ilgili Kürtlerde 2 çözüm anlayışı bulunduğunu söyleyen Öcalan, bunlardan birincisinin, Barzani'nin Kürt ulus-devlet çizgisi olduğunu kaydetti. Talabani'nin de dahil olduğu bu çizginin daha çok Barzani üzerinden yürütüldüğünü söyleyen Öcalan, "Şimdi ABD tarafından da Kürdistan tabiri sık sık dillendirilmeye başlandı. Barzani de 'Kürdistan fikrine alışın' diyor. ABD bu konuda Barzani'ye destek veriyor. Barzani, ulus-devlete daha da sarılacak. Bunu yapmak zorundadır. Ama ulus-devletin yaşama şansı yok. Kurulacak Kürt ulus-devletinin Türkiye, İran ve Suriye ile çatışması kaçınılmazdır. Türkiye ve İran fırsat bulursa bu Kürt ulus-devletini ortadan kaldıracaktır" diye belirtti.

Amerika ve İsrail desteklediği sürece Kürt ulus devletinin ortadan kaldırılamayacağını ve İsrail'in verdiği bir karara Genelkurmay'ın da uzan süre direnemeyeceği değerlendirmesini yapan Abdullah Öcalan, "Barzani'nin Kürt ulus-devletini savunmaktan başka tutunacağı bir dalı yoktur. Kürt ulus-devlet fikrinden vazgeçerse biter. O da doğal olarak bunu yapacaktır. Ulus-devlet fikrini ben de uzun zaman savundum ama bunun çözüm getiremeyeceğini gördüm" dedi.

İkinci çözüm anlayışının ise kendilerinin savunduğu 'demokratik çözüm anlayışı' olduğunu ifade eden Öcalan, şunları söyledi: "Yaklaşık 14 yıldır demokratik çözüm üzerinde yoğunlaşıyorum. Bizim çözüm anlayışımızda toplum, demokratik komünlerden oluşur. Bu anlamda söylediklerim bazen devlet yapılanması anlamında yorumlanıyor ama öyle değil, öyle anlaşılmasın. Bunu devlet yapılanması anlamında söylemiyorum. Toplumun çeşitli kategorileri vardır. Yani toplulukları kastediyorum. Farklılıkların, inançların, toplulukların, kesimlerin, sınıfların, kadının kendilerini ifade edebildikleri bir yapılanmadır. Türkiye'de her halkın kendi komünü olur. Kürtler, Çerkesler, Lazlar, Araplar her topluluğun komünü olur. İngiltere'de de bu sistem uygulanıyorsa biz niye uygulamayalım?"

İmralı'da devlet ve devrimler konusunda detaylı araştırma ve çözümlemeler yaptığını belirten Öcalan, Saddam'ın idam edilmesini 'ulus-devletin trajik sonu' şeklinde değerlendirirken, "Saddam'ın bu şekilde asılması Irak'ta çözüme yaklaşmak bir yana tersine kaosu daha da derinleştirdi. Bugün de bana karşı bu kimyasal yönelimle böyle bir şey amaçlanıyor olabilir. Türkiye'de bir kesimin eline fırsat geçerse bunu bana yönelik kullanabilir. Cumhuriyetin kuruluşu sonrasında ulus-devlete geçiş, dönemine göre anlaşılırdır ama bugün aşılması lazım" diye konuştu.

TEHLİKELİ DÖRT İDEOLOJİ

4 ideolojinin bulunduğu tespitini yineleyen PKK Lideri Öcalan, 'milliyetçilik', 'dincilik', 'cinsiyetçilik' ve 'bilimcilik' olarak açıkladığı bu ideolojilerin tehlikeli olduğunu söyledi.

Bunların tümünde iktidar hırsı bulunduğuna dikkat çeken Öcalan, şöyle devam etti: "İktidarı ele geçirince her şeye sahip olacağını düşünürler. Milliyetçilik adına halklar birbirini boğazlıyor. Din adına mezhep çatışmaları yaşanıyor. Cinsiyetçilik adına kadın zorla bağımlı hale getiriliyor. Kadına zorla sahip olmakla iktidar olunmaya çalışılıyor. Cinsiyetçilik ideolojisi ile kadın tamamen tahakküm altına alınıyor. Bilim adına hareket ettiklerini söyleyenlerin yarattıkları tehlikeler ve sonuçlar ortadadır. Bu gidişle dünyanın yok olması için büyük sınıf savaşlarına gerek kalmayacak. Tüm toplum tehlike altındadır. Dünyada bilim adına yapılan tahribatlarla dünyanın daha ne kadar yaşayacağı da artık belli değil. On yıl sonra ne tür devasa sorunlarla karşılaşacağımızı bilim adamları bile bilmiyor."

TALABANİ VE BARZANİ’YE BİRLİK ÇAĞRISI

Son olarak Barzani ve Talabani'ye ilişkin görüşlerini ifade eden Öcalan, "PKK'ye karşı savaşma Barzani'nin çıkarına değildir. Onlar savaşmak istese bile peşmergeler PKK'nin üzerine yürümez. Barzani'nin PKK'ye karşı savaşmayacağını düşünüyorum. Buna YNK de dahildir. Onlarla zamanında çok çatıştık çok mücadele ettik ama artık belli bir ulusal ruh ve birlik ihtiyacı oluşmuş durumdadır" diye belirtti.

Kendisinin yine de ulus-devlet etrafında birleşmekten bahsetmediğine ve 'demokratik ulus' dediğine dikkat çeken Öcalan, şu çağrıda bulundu:

"Kürtler demokratik ulus çerçevesinde birliklerini sağlamalıdırlar. Herkese demokratik ulusal bütünlük etrafında birlik olun diyorum. Aydınlardan da istirham ediyorum, demokratik çalışmalarını sürdürsünler. Bu kritik süreçte onların çalışmaları önemlidir."

..

ANF NEWS AGENCY
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: serwan_amed21     Tarih : 2007-03-05 23:36:27     Puan :
ASLA BÖYLE BİR ŞEY DÜŞÜNMEK İSTEMİYORUZ SAYIN BAŞKANIM BÜYÜK ÖNDERİM.
SENİN İMHAN DURUMUNDA DEĞİL IRAK BİNLERCE IRAKTAN DAHA BETER OLACAKTIR, ARTIK DÜNYA BİLE BU KAOSUN ÖNÜNE GEÇEMEZ VE HİÇ BİR GÜÇTE TÜRK KÜRT KARDEŞLİĞİNDEN SÖZ EDEMEZ.
SENKİ İNSAN AKLININ ALAMİYACAĞI KADAR BASKI VE TECRİT ALTINDA OLMANA RAĞMEN YİNE YAPICI ÇAĞRILARIN BİTMEZ TÜKENMEZ SABRIN VE DÜNYA HALKLARININ DOSTLUĞUNU SAVUNARAK YAŞİYORSUN.
BUNA RAĞMEN SENİN DEĞERİNİ BİLMEYEN AKILSIZLAR KIZGIN BİR ATEŞLE OYNADIKLARINI BİLMİYORLAR GALİBA ÖYLE BİR ATEŞKİ HERKESİ YOK EDECEKTİR.

En çok okunan haberler
· HPG: BEZELÊ ŞEHİTLERİMİZ!
· KCK: Çatışmalar şiddetlenecek
· Gerillalar Türk medyasını nasıl izliyor?
· Öcalan: PKK'yi sınır dışına çıkarabilirim
· KCK’den asker annelerine çağrı
· Kandil’de bombardıman günleri... ( 2 )
· Ceylanpınar’da “vatan sağolsun” gerilimi!..
· Türk uçakları köy camisini vurdu!
· HPG: Iğdır’daki eylemde 2 asker öldü
· Ahmet Türk: Sözlerim çarpıtılıyor

Görüşme Notları
· 13.05.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 12.04.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 10.05.1999 Tarihli Görüşme Notu
· 06.04.1999 Tarihli Görüşme Notu
· KÜRTLER FİLİSTİN GİBİ DİRENİŞÇİ HALK OLUR
· Öcalan: AKP çözüme yanaşmıyor
· Öcalan: AKP yol ağzında, bir tercih yapmalı
· Öcalan: Operasyonları durdurun
· Öcalan: Türkiye daha da kaosa sürüklenecek!
· Öcalan: Operasyonlarla sorun çözülmez

© Rojaciwan.com