İSTANBUL (DİHA) – 5 bin Kürdün öldürüldüğü Halepçe katliamı ile 7 öğrencinin öldürüldüğü Beyazıt katliamları yapılan eylemlerle protesto edildi.
Eylemlerde katliamlardan sorumlu olanların yargılanmadığına dikkat çekilirken, yaşananların yeni katliamlar yaratacağına dikkat çekildi.
16 Mart 1978 tarihinde İstanbul Üniversitesi'nden çıkan öğrenciler üzerine atılan bomba ile yaşamını yitiren 7 öğrenci ile 1988 yılında Irak Devleti'nin Halepçe'ye yönelik saldırısında ölen 5 bin Kürt, Beyazıt Meydanı'nda yapılan 6 ayrı eylem protesto edildi. Eylemlerde, Beyazıt katliamını kontr-gerillanın yaptığını ve kontr-gerillanın hala var olduğu, Ortadoğu'da ise yeni Halepçe katliamlarının yaratılmak istendiğine işaret edildi. Yapılan eylemlerde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu, kırmızı karanfiller bırakıldı ve marşlar okundu.
İstanbul Üniversitesi Merkez Kampusu önüne gelen Barış ve Kardeşlik İçin Gençlik İnisiyatifi, SGD ve DGD üyesi öğrenciler, "16 Mart'tan Newroza özgürlük ve kardeşlik kazanacak" yazılı pankart açarak "Devrim şehitleri ölümsüzdür", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Katil devlet hesap verecek" sloganlarını attı. Katliamlarda yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu yapan grup 'Beyazıt Marşı'nı okudu. 16 Mart Beyazıt katliamını yaşayan yazar Kamil Tekin Sürek, katliamın işçi sınıfı hareketine yönelik kontr-gerilla eylemi olduğunu söyleyerek; katliam gününü anlattı. .jpg)
‘Hepimiz kürdüz diyerek kardeşliği büyütelim’
Grup adına konuşan Koray Türk, Beyazıt katliamını yapanların, Hrant Dink'i öldürenlerle aynı olduğunu belirterek, "Bu topraklarda katillere madalya verilir. Onlar ya doğrudan devletin kadrolu elemanıdırlar ya da gerektiğinde kullanılmak üzere yetiştirilirler. ‘İyi çocuklar’ olarak besleniyorlar. Ocak’ta pişip okullara katliam provaları yapmaya geliyorlar" dedi. Halepçe Katliamı'nı kınayan ve katliamın ABD desteğiyle gerçekleştiğini belirten Türk, "ABD şimdi de İran'a saldırı hazırlıkları kapsamında Türk devletiyle sınır ötesi operasyon pazarlıkları sürdürüyor. Yeni Halepçelere davetiye çıkarılıyor. DTP başkanlarına cezalar yağıyor, Newrozlar yasaklanıyor. Hrant Dink cinayetinden sonra ‘Hepimiz Ermeniyiz’ dediğimiz gibi, şimdi de ‘Hepimiz Kürdüz’ diyerek kardeşliği büyütelim" diye konuştu.
‘Ülkücü grupla gerginlik’
Öğrenci Kolektifleri, Ekim Gençliği, Gençlik Federasyonu, DPG, DGH, DSG, EHP Gençliği, Öğrenci Muhalefeti, ÖDP Gençliği, Öğrenci Otonomları ve ÇHD'nin yaptığı eylemde ise, Beyazıt katliamından bu güne dek üniversileterde faşist saldırıların devam ettiğine değinilerek, Ortadoğu'da yeni savaşların çıkarılmaya çalışıldığına işaret edildi. Halepçe katliamının kınandığı açıklamada, grup adına konuşan Dilan Oğuz, Beyazıt katliamının ülkede yaşanan diğer katliamlar gibi kontr-gerilla operasyonları olduğunu belirterek Hrant Dink cinayetinde ismi geçen Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay'ın da Beyazıt Katliamı'nda payı olduğunu söyledi. Açıklamanın ardından Grup Yorum, söylediği marşlara grup eşlik etti.
Kırmızı karanfilleri ölümlerin yaşandığı alana bırakan kitle dağılırken, Beyazıt Meydanı'na gelen ülkücü bir grupla, kitle arasında kısa süreli laf kavgası yaşandı.
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi ise, yaptığı eylemde Beyazıt ve Halepçe katliamlarını kınayarak, olaylarda yaşamını yitirenleri andı. ÇHD adına konuşan Ebru Timtik, olayda yargılananların 1982'de serbest bırakıldığını, sonrasında açılan ikinci davanın ise 2008'de zaman aşımına uğrayacağını belirtti. Timtik, katliam davalarının kasıtlı olarak çözümlenmediğini savundu.
Beyazıd ve Halepçe katliamamı İstanbul Üniversitesi önünde TKP, Yurtsevercephe, HKP Gençliği ve Kaldıraç aktivisteleri tarafından da ayrı ayrı protesto edildi.
URFA (DİHA) - Harran Üniversitesi öğrencileri, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sağlık durumuna dikkat çekmek için yemekhane ve kantin boykotu yaptı.
Harran Üniversitesi'nde öğrenim gören, 400 YÖGEH'li öğrenci, yemekhane ve kantinde oturarak yemek ve alış-veriş boykotu yaptı. Masalara vurarak "İrademiz zehirleniyor" sloganları atan öğrenciler, kısa bir açıklama yaptıktan sonra dağıldı. Eylemin ardından yoğun güvenlik önlemi alan polis ve askerler, üniversitenin giriş-çıkışında kimlik kotrolu yaptı. |