Mehmet Ali BİRAND
Dikkatlerinizden kaçmamıştır. PKK’nın liderliğinde hareket eden Kürt milliyetçileri bir süredir çok hareketlendiler. Önce, Öcalan’ın tekrar yargılanmasıyla ilgili bir kampanya yaşadık. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bunu kabul etmedi.
Ardından, Öcalan’ın zehirlenmesi olasılığı ortaya atıldı.
Avrupa’da bir basın toplantısı ve ardından da, özellikle Kürt çevrelerde olay geniş şekilde yankılandı. Hükümet -her ne kadar kabul görmeyeceğini bilsek dahi- hemen hareket edip, hiç değilse belirli çevrelerdeki kaygıları bir oranda yatıştırmasını bildi.
Zehirlenme olayı AİHM’e de taşındı. Ancak AİHM yine, beklentilerin aksine ret yanıtı verdi.
DTP Kurultayı geçen yıllara oranla daha kontrollü geçti ve bence en önemli sinyal “İster ülke çapında olsun, ister bağımsızlarla olsun, genel seçimlere katılacakları ve gelecek Meclis’te varlıklarını gösterecekleri” idi. DTP bu şekilde, belki de ilk defa PKK’nın kontrolünün ötesine geçebileceğinin ve Kürtler adına TBMM’de söz sahibi olabileceğini gösterdi.
Bu arada, partinin Barzani’ye destek veren, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a girmesine karşı çıkan demeçleri yayınlandı. Hatta bazı DTP İl Başkanları’nın “Kerkük’e askeri bir müdahaleyi Diyarbakır’a yapılmış sayacakları ve bu şekilde tepki göstereceklerini” söylemeleri tüm dikkatleri çekti.
Barzani ile DTP arasında bir stratejik ortaklık çabaları izlenimi doğdu.
Bütün bunlar Nevruz hazırlığının bir parçasıydı. Nevruz’a doğru yeni yaklaşımların ortaya çıkarılması ve daha da önemlisi Kürt sorununu gündemden düşürmeme çabasıydı.
Doğrusunu söylemek gerekirse, PKK’nın terör eylemleri ve katliamları yerine, DTP’nin Kürt sorununu bu şekilde gündemde tutması tercih edilir.
Haftaya Nevruz’da nasıl bir yaklaşım deneyecekleri çok önemli.
Eğer PKK yeniden ortaya çıkar ve etrafı kana boyamaya kalkarsa, bu hareket, DTP’yi Türk kamuoyu önünde “Bu adamlar bizim emrimizdedir. Biz ne dersek onu yaparlar” mesajıyla küçük düşürmek ve kendini ön plana çıkarma çabası olarak görülecektir.
PKK uzun vadede, değişmediği sürece ve eskisi gibi kan dökerek mücadele ettikçe, etkinliğini kaybedeceğini acaba görebiliyor mu?
Ben pek emin değilim.
PKK’lı kadrolar, sadece kendilerini düşünüyorlar. DTP, umurlarında dahi değil. Dışardan bakıldığında amaçları, öncelikle genel af ilan ettirmek, Kuzey Irak’taki lider kadrolarının bazı Avrupa ülkelerine göçlerini sağlamak ve ardından da Meclis’e girip siyaset yapmakmış gibi görünüyor.
Nevruz’da yaşayacaklarımız, PKK’nın hedefleri hakkında biraz daha net bilgi sahibi olmamızı sağlayacak.
Bir Kürt-Türk çatışmasını mı körüklemek istedikleri, veya DTP’yi harcayarak Meclis’e girmesini dahi zorlaştıracak boyutta büyük eylemlere mi kayacakları, yoksa sahada DTP’ye daha fazla yer bırakmayı mı planladıkları anlaşılacak.
Nevruz kutlamaları, PKK ve DTP’nin kısa ve orta vadeli yol haritalarını ortaya çıkaracak.
ÖCALAN YENİDEN ÖN PLANA ÇIKTI…
Kürt sorununu yakından izleyenler, bu başlığı görünce hemen “Ne zaman gözden düşmüştü ki…” diyeceklerdir. Belki doğru. Öcalan hiçbir zaman gözden düşmemişti diyebilirsiniz, ancak bir ara PKK liderliği konusunda tereddütler yaşandığı da bir gerçek. Daha doğrusu, hapistekinin yerine, dışarıda dolaşan ve örgütü kontrol eden başkalarının çıkıp çıkamayacağı tartışıldı. Hatta bir ara, bazı isimler dahi dolaştırıldı. Ancak hiçbiri tutmadı.
Öcalan’ın hapiste bulunması ve Irak’ın işgalinden sonra yaşananlar, bölgede Barzani’nin etkinliğini büyük ölçüde arttırdı. Halen de bu etkinlik devam ediyor.
Ancak Barzani, ne kadar etkin ve sözü dinlenen bir kişi olursa olsun, son dönemlerdeki gelişmeler, Öcalan’ın tekrar eski statüsüne kavuştuğunu ve ön plana çıktığını gösteriyor. Bazı küçük gruplar tarafından eleştirilse, hatta Türk derin devletinin hizmetinde olduğu ileri sürülse dahi, durumun değişmeyeceği anlaşılıyor.
Henüz erken ancak, bir süre sonra “Öcalan’ı serbest bırakın” kampanyasının başlamasını görürsek, bunu sürpriz saymamalıyız. Bu aşamaya gelinmesinin en önemli koşulu, PKK’nın terör eylemlerinden vazgeçmesi ve Kürt politikasını DTP’ye bırakmasıdır ki, buna karar verebilmeleri henüz çok zor görülmektedir. Özetle görülüyor ki, Öcalan ile yaşamaya devam… |