Bu kadar zahmete ne gerek var? Samimi ve içten olalım. Diyelim ki "Kürt kardeşlerimiz lütfen aday olmayınız. Sıkıntı yaratıyorsunuz. Dış dünyaya karşı demokrasimizin de görüntüsü bozuluyor." Peki hiç mi Kürt politikacı seçilmeyecek?
Nazım Alpman-İnternet haber
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt Harp Akademileri’nde yaptığı konuşmada diyor ki:
-Bazı teröristlerin halen TBMM ile irtibatları devam ediyor!
Bu “kapalı geçiş” bazı yanlış anlamalara neden oluyor: Terörist faaliyetler gösteren kurumlar arasına TBMM de katılmış gibi görünebiliyor!
Bu yüzden Genelkurmay Başkanlığı adına bir yazılı açıklama yapma gereği kendini hissettiriyor. O zaman anlaşılıyor ki, Komutan eski HEP’li milletvekillerinin yurt dışında yaşayanlarını kastetmiş.
Neyse, çok şükür… TBMM milli iradenin çatısı olarak kazasız belasız yoluna devam edecek! En azından şimdilik böyle görünüyor.
Bu iç rahatlatan haberin hemen altında küçük bir başlık yer alıyor:
“DTP’li Cizre Belediye Başkanı tutuklandı!”
Haydi “hayırlı demokrasiler olsun” bakalım!
Bütün halkın oy kullanacağı genel seçimler yaklaşırken, seçilecek yerlerde duran Kürt politikacılar demokrasi açısından sıkıntılar(!) yaratıyor… Aday oluyorlar, oy alıyorlar, sandıktan çıkıyorlar, belediye başkanı veya milletvekili oluyorlar!..
Oysa kendilerini “bu ülkenin gerçek sahipleri” olarak gösterenler, Kürtlerin seçimli makamlarda bulunmalarından pek fazla hazzetmiyorlar.
Onlar ellerinde kazanılmış seçim mazbatası olan Kürtleri sevmiyorlar. Dağlarda dolaşan, bellerinde el bombaları, ellerinde Kalaşnikoflar bulunan gerilla kılığındaki genç Kürtlere bayılıyorlar.
Kalaşnikoflu genç Kürtler dağlarda olduğu sürece, yatırımlar artıyor, modernizasyon gelişiyor. Çok amaçlı gelişmiş helikopterler için ihaleler açılıyor, felaketin F’si ile başlayan F serisi son model uçaklar satın alınıyor. Bunların makul aracı komisyonları pişiyor, komşuya da düşüyor. Can alan silahlar sayesinde ekonomik canlanma oluyor!
Eğer Kürtler seçime girip kazanırlarsa, pek çok sorun ortaya çıkıyor.
Bunların parlamentodan atılması yıllarca süren başlı başına bir dert haline geliyor. Belediye Başkanları ise yol yaparak, çöp toplayarak, hizmet vererek “propaganda” yapıyorlar.
Her seçim döneminde Kürtlerle sandık arasına kalın tuğla duvarlar örülüyor.
Bu kadar zahmete ne gerek var?
Samimi ve içten olalım. Diyelim ki:
-Kürt kardeşlerimiz lütfen aday olmayınız. Sıkıntı yaratıyorsunuz. Dış dünyaya karşı demokrasimizin de görüntüsü bozuluyor.
Peki hiç mi Kürt politikacı seçilmeyecek?
Kürtlüğünden ziyade ikbal yerlerinde elde edecekleriyle meşgul olanlar elbette sandığa gidebilir. Seçim kazanabilir. Başkan, bakan olabilir.
Sayın Bakan Abdülkadir Aksu’ya bakınız. Hizmet aşkından kendini kurtarıp kültürel haklar falan gibi ayrıntılarla uğraşmaya hiç zamanı kalıyor mu?
Seçilecek Kürt olmak istiyorsanız , Aksu gibi olacaksınız! |