Gönderen: imrali21 Tarih: 21.05.2007, 14:50:34 (943 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
SELAHATTİN ERDEM
Kürtler otuzuncu şehitler gününü yaşıyorlar. Büyük devrimci Önder Haki Karer’in katledilişinin otuzuncu yıldönümü oluyor.
Geçtiğimiz 1 Mayıs’ta Taksim katliamının da otuzuncu yıldönümü yaşanmıştı. Haki Karer’i katledenler Taksim işçi katliamı içinde de yer almışlardı. Devlet Taksim katliamını hala aydınlatamadı, suçluları açığa çıkaramadı ve yargılayamadı. Oysa PKK, Haki Karer katliamını tüm yönleriyle çözdüğünü ve PKK’yi intikam alma temelinde geliştirdiğini defalarca ifade etti.
Haki Karer 18 Mayıs 1977’de Antep de katledildi. Olayı yapanların kendilerine bir grup ismi takmış olan istihbaratçılar olduğu kesindi. Bu biçimde henüz doğmakta olan Kürt Özgürlük Hareketi bastırılmak istenmişti. Oysa mücadele kararlılığı gösterilince yaşanan gelişmeler tersinden oldu. Haki Karer için “benim gizli ruhum gibiydi” diyen PKK Önderi Abdullah Öcalan “PKK’nin Haki Karer’in anısına geliştirildiğini ve geçen otuz yıldaki silahlı direnişin bu katliam ardından ve bu katliam nedeniyle ortaya çıktığını” ifade etti. “Antep katliamı olmasaydı PKK’nin hangi yolda ilerleyeceği belli değildi” diye de ekledi.
Şimdi Antep katliamı üzerinden tam otuz yıl geçmiş bulunuyor. Katledildiğinde 27 yaşında olan Haki Karer’in anısı otuz yılı bulmuş oluyor. Bu otuz yılda neler yaşanmadı ki… Haki Karer katledilirken henüz bir gençlik grubu olan PKK katliamdan bir buçuk yıl sonra partileşti. Yaklaşık üç buçuk yıl sonrada 12 Eylül askeri darbesi gerçekleşti. Katliamın beşinci yılında büyük zindan direnişi yaşanırken, yedinci yılında da 15 Ağustos gerilla atılımı ortaya çıktı. Katliamın on dördüncü yılında ulusal diriliş devrimi gerçekleşti. Kürt halkı direniş içinde cepheleşti ve gerillalaştı, özgür insanlık alemine yeni bir güneş gibi yerleşti. Katliamın yirmi ikinci yılında uluslararası komplo gerçekleşti. Şimdi otuz birinci yıla girilirken uluslararası komploya karşı her alanda mücadele ediliyor. Kürt halkı geçen otuz yılda öğrendiklerine ve yarattıklarına dayanarak Kürt kapanını kırmaya çalışıyor, inkar ve imha sistemi tümden parçalayarak özgür ve demokratik bir yaşama ulaşmak istiyor.
Otuz yıl önce bir Haki katledildi şimdi Kürt toplumunda otuz yaşında yirmibeş yaşında, yirmi yaşında, on yaşında, bir yaşında binlerce Haki var. Otuz yıllık mücadele içinde binlerce şehit verildi. Haki Karer’le başlayan şehitler kervanı on binleri aştı. Şimdi Mayıs Şehitler ayında Kürt halkı bu kahraman şehitlerini anıyor. Her alanda geliştirdiği anma etkinlikleri ile kendini şehitler gerçeğine ulaştırmaya çalışıyor. Her türlü kir-pastan arınmayı bencilliği aşmayı ve güce ulaşmayı şehitler gerçeğine dayanarak yaşıyor.
Otuz yıl önce Kürt özgürlük mücadelesinin nasıl gelişeceğini Haki Karer’in katledilmesi olayı belirledi. Onu katledenler özgürlük mücadelesinin yolunu da çizdiler, şimdi otuz yıl sonra Kürt sorununun nasıl çözüleceği ve Kürt demokrasisinin nasıl örüleceği sorusu yine cevap bekliyor. Özgür Kürt duruşu karşısında egemenlerin gösterdiği tutum Kürt özgürlük mücadelesinin gelişim çizgisini belirliyor.
Geçen otuz yılda yaşananlar bu 18 Mayıs’la birlikte yeniden gündeme mi gelecek? Özgür demokratik Kürt duruşuna yine katliam mı dayatılacak? Kürtlere direnişten başka bir özgürlük yolu bırakılmayacak mı? İşte bu otuzuncu yıldönümünde bu sorulara yeniden cevaplar verilecek. Bazıları “Kürtlerin tutumu ne olacak” diye merak ediyorlar. Oysa Kürtlerin tutum belirleme özgürlüğü kendilerine has seçenekleri bile yok. Nasıl davranacakları adeta egemenler tarafından onlara dayatılıyor. Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ’un sözlerine bakılırsa Kürtlere onurlu direnişten başka bir yol kalmıyor. Çünkü her fırsatta “yok etmekten” söz ediyorlar. “Bir tek nefer kalmayıncaya kadar” savaşacaklarını belirtiyorlar. Peki, kendileri ve Türkiye kamuoyu bu tutum karşısında Kürtlerden ne bekliyorlar? Her canlı ölüme karşı çırpınır. Kürtlerin de onurlarıyla direnecekleri, ama köleliği ve aşağılanmayı asla kabul etmeyecekleri, bunun için gerekirse binlerce Haki’yi daha feda etmekten çekinmeyecekleri kesindir.
Oysa otuz yıl sonra gelinen nokta bu olmamalıydı. Tarihe adeta yeni bir tekerrür dayatılmamalıydı. Ancak görünen o ki inkar ve imha sistemi, neo-ittihatçılar bunda ısrarlıdırlar. Hakiler’in katledilmesine doymamışlar. Yeni katliamları nasıl geliştireceklerinin arayışı içindeler. Söz dinlemiyor tarihten ders çıkarmasını bilmiyorlar. Geçen otuz yıla bakıldığında kaybedenin kendileri oldukları açıktır. Adeta döktükleri kanda boğulur bir durumu yaşıyorlar. Bundan sonrasının da farklı olmayacağı kesindir.
Kürt halkı kan ve zorluk içeren direnme yolunu kendisi tercih etmemektedir. Ancak başka hiçbir yol bırakılmadığı için buna mecbur kalmaktadır. Yıllardır uzattığı barış eli havada kalmıştır, demokratik birlik çözümü için harcadığı çabalar karşılık bulmamıştır. Madem böyledir o halde direnme yoluyla da Kürt halkı kazanmasını bilecektir. Bunun somut kanıtı geçen otuz yılın sonuçlarıdır. Nasıl ki Haki Karer’in anısına geçen otuz yılda direnerek bu büyük gelişmeleri yaratmayı bilmiştir, bundan sonrada direniş temelinde özgür ve demokratik yaşamı kazanmayı bilecektir. Şehitlerinin anısına diktiği anıt özgür ve demokratik yaşam olacaktır.
Haki Karer’in anısı ölümsüzdür!
|
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: yoldas_che Tarih : 2007-05-25 14:40:22 Puan :      |
|
HAKI KARER YOLDAS I saygıyla anıyoruz ve PARTİMİZ PKK DEN İSTEDİĞİMİZ KANININ YERDE KALMAMASI PARTİLEŞMEDE EN BÜYÜK ÖNDERLERİMİZDEN BİRİYDİ EYLEME GECİLMESİ GEREKİR
KAHROLSUN MİT JİTEM
|
|
|
|
 |
| |
|