Gençlik: DEHAP gençliğinden kampanya: Farklılıklara Evet Ayrılıkçılığa Hayır
Gönderen: tirejamed Tarih: 23.11.2004, 11:49:26 (927 okuma)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
ANKARA (23.11.2004) MHA - DEHAP Gençlik Kolları, Türkiye'nin AB'ye giriş sürecine katkıda bulunmak amacıyla, 'Farklılıklara Evet, Ayrılıkçılığa Hayır' adlı bir kampanya başlatıyor. DEHAP Gençlik Kolları Başkanı Zehra İpek, kampanyanın ilk ayağının 17 Aralık tarihine kadar süreceğini belirterek, özellikle Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi alabilmesini destekleyecek eylemler yapacaklarını ifade etti.

Türkiye siyasetinin en aktif gençlik örgütlerinden biri olan DEHAP Gençlik Kolları, geçtiğimiz hafta yaptıkları konferans ile yeniden yapılanma sürecini hızlandırdı. Uzun süren sessizliği konferans ile bozan DEHAP'lı gençler, yeni eylemlerle Türkiye gündemine damgalarını vurmaya hazırlanıyor. Türkiye'ye müzakere tarihinin verilip verilmeyeceğinin karara bağlanacağı 17 Aralık tarihi yaklaşırken, Türkiye'de uzun süredir devam eden "azınlık" ve "asli kurucu öğe" tartışmaları, DEHAP Gençlik Kolları'nın yapacağı eylemler ile yeni bir boyut kazanacak. Türkiye'nin demokratikleşmesi, barış ve Kürt sorunu çerçevesinde önemli eylemler gerçekleştiren DEHAP gençliği, bu kez Türkiye'nin AB'ye giriş sürecine katkıda bulunmak amacıyla, "Farklılıklara Evet, Ayrılıkçılığa Hayır" sloganıyla bir kampanya başlatıyor. 'Yüzyıl Türkiye'yi değişime zorluyor' Kampanyaya ilişkin bilgi veren DEHAP Gençlik Kolları Genel Başkanı Zehra İpek, Türkiye'nin bir değişim süreci içerisinde olduğuna dikkat çekerek, "Yeni yüzyıl ve dünya dengeleri yaşadığımız ülkeyi dönüşmeye zorluyor. Bugün ordudan devlete, ekonomik çevrelerden demokrasi güçlerine kadar herkes değişimin gerekliliğini savunuyor. Ancak biz, değişim tartışmalarının yüzeysel ve temel noktaların çözümüne dönük olmadığını düşünüyoruz" dedi. 'Türkiye'nin yeniden tanımlanmaya ihtiyacı var' 80 yıllık Cumhuriyet tarihinin Osmanlı'dan sonra kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye gerçeğini açığa çıkardığını belirten İpek, ancak diğer taraftan darbelerin, yasakların olduğu, ekonomik darboğazın eşiğinde kendi halkı ile barışık olmayan yasakçı, tutucu bir devlet gerçeğinin de bu süreçte geliştiğine işaret etti. "Güncel koşullarda değişim bizce kimi yasal değişikliklerle sınırlandırılmamalı. Yani AB sürecinde olduğumuz için değişimler yapmaktan ziyade, demokrasinin evrenselliği içerisinde adalet ve hukuk ilkelerine dayanarak bir dönemi başlatmak bu ülkenin gençlerine ve sonraki nesillerine geleceği kazandıracaktır" diyen İpek, bunun için Türkiye'nin kendisini yeniden tanımlaması gerektiğini kaydetti. 'Cumhuriyet Atatürk'ün kurduğu öze uygun yapılandırılmalı' Mustafa Kemal Atatürk'ün 80 yıl önce kurmuş olduğu Cumhuriyetin özüne uygun bir uyarlamaya ihtiyaç olduğunu vurgulayan İpek, "Türkiye Cumhuriyeti bu coğrafyada yaşayan ve Türkiye çatısı altında kendisini ifade eden herkesin cumhuriyeti olma erdemini göstermelidir" şeklinde konuştu. Son dönemlerde çok tartışılan ulus kavramının, gelişmiş pazarlar etrafında ortak dil ve kültür ile ulus bağlarının ortaya çıkmasını sağladığını ve başlangıçta tek bir etnik yapının özelliklerini taşıdığını ifade eden İpek, bugünkü koşullarda ise ulus kavramının birçok kimliği bünyesinde barındığını belirterek, şunları dile getirdi: "Hatta Avrupa'da devlet sınırları ile yetinmeyerek daha geniş coğrafyayı kapsayan Avrupa ulusu kavramı giderek bir kimlik haline geldi. O halde Türkiye öncelikle bu coğrafyada yaşayan tüm kimlikleri -dil, din, cins ayrımı yapmaksızın- tanımalıdır. Böylelikle yeni bir kuruluşun başlangıç adımları atılmış olacaktır. Bu tanımlama Türkiye'de ulus kavramının da değişmesi anlamına gelecektir. Türk ulusu bu coğrafyada yaşayan herkesi kapsamamaktadır." 'Türkiye ulusu kavramı herkesi kapsar' Hakim olmayı ifade eden ve tek renk anlamına gelen "Türk ulusu" kavramının aşılarak "Türkiye ulusu" tanımlamasını kabul etmenin, farklılıkları tanımak ve ayrımcılığa son vermek anlamına geleceğine dikkat çeken İpek, "Aynı zamanda muazzam bir güç birlikteliği açığa çıkartacaktır. Bu coğrafyada yaşayan herkesin üst kimliği olacaktır. Böylelikle biz Türkiye'de yaşayan Türkiyeliler olarak çok kimlikli zengin bir yapıya kavuşmuş olacağız. Türk ulusu, Kürt ulusu olmak temel kimliklerimiz olurken, Türkiye ulusu olmak üst kimliğimizi oluşturacaktır. Avrupa ulusu ise AB'ye girdiğimiz takdirde 3'ncü kimliğimiz olacaktır. Böylesi 3 kimlikli bir yapıda milliyetçilik olmayacaktır. Aksine hoşgörü, birbirini anlama ve bütünlük olacaktır" diyerek kampanyalarının çıkış noktasını anlattı. 'Türkiye'nin müzakere tarihi almasına destek vereceğiz' Gençlik Kolları olarak, bu çerçevede yapılan konferansta AB ve demokratikleşme sürecine bir kampanya ile katılma kararını aldıklarını ifade eden İpek, konferansın ardından yaptıkları tartışmalarda kampanyanın ismini "Farklılıklara Evet, Ayrılıkçılığa Hayır" olarak belirlediklerini ve bu kampanyayı uzun vadeye yayma kararı aldıklarını söyledi. Kampanyanın ilk ayağının 17 Aralık tarihine kadar süreceğini belirten İpek, kampanyanın ilk ayağında tanıtımı esas alacaklarını ve özellikle Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi alabilmesini destekleyecek eylemler yapacaklarını ifade etti. Anayasanın 3. ve 4. maddeleri değiştirilsin' Kampanyanın startını, DEHAP'ın örgütlü olduğu alanlarda vereceklerini belirten İpek, ardından 1 Aralık'tan başlamak üzere TBMM'ye sunulmak üzere dilekçe kampanyası başlatacaklarını kaydetti. İpek bu eylemin amacını şöyle özetledi: "Amacımız Meclisin Türkiye'de yaşayan halkların çok kimlikli yapısını tartışmaya açmasını sağlamak ve Anayasanın kökten değişmesi için bir başlangıç oluşturmak. Bu nedenle öncelikli olarak Türkiye'ye tekil bir görünüm veren, katı ve tutucu olmayı dayatan Anayasanın 3 ve 4. maddelerinin değişmesini sağlamak olacak." Kampanya etkinlikleri DEHAP Gençlik Kolları Genel Başkanı Zehra İpek, kampanya ekseninde çeşitli panel, seminer gibi tartışma platformlarının oluşturulacağını; afiş, bildiri ve el ilanları ile de kampanyayı destekleyeceklerini ifade ederek, kampanya çerçevesinde toplumun geniş kesimlerine ulaşarak 3 kimlikli Türkiye projesini anlatacaklarını söyledi. Kampanya çerçevesinde AB'ye üye ülkelerin gençlik örgütleri ile de diyaloga geçip, düşüncelerini paylaşarak ortaklaşma olanaklarını zorlayacaklarını ifade eden İpek, Türkiye gençliği ile de tartışacaklarını, bu çerçevede sol sosyalist gençlik örgütleriyle tartışma olanaklarını yaratmaya çalışacaklarını belirtti. İpek, "3 kimlikli tanımlama bu coğrafyada yaşayan tüm kesimlerin önünü açacaktır" dedi.
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· Öcalan: Devlet kendi Kürdünü yaratıyor
· Rojaciwan "Özgürlük Daglarinda" Bölüm 1
· HPG: 2008 YILI SAVAŞ BİLANÇOSU
· Kemal Pir’in yayınlanmayan fotoğrafları -Özel
· HPG ANAKARAGAH KOMUTANLIĞI AÇIKLAMASI
· Kandil, Gazze benzetmesi AB başsözcüsünü zorda bıraktı
· Meclis'te Kürtçe'ye hakaret! 'Bilinmeyen dil'di bu kez üç nokta oldu
· Baydemir: Türkiye Gazze saldırısından haberdardı
· Türk savaş uçakları Kandil'i bombalıyor
· Askeri helikopterler köy taradı, yaralılar var

Gençlik
· Paris 1.Bölge genclik meclisi aradonem,toplantisini gerceklestirdi
· Kürt öğrenciler: Kürtçe'yi resmi dil olarak tanıyın
· İstanbul'daki Kürt öğrencilerden anadilde eğitim talebi
· Silopi Milli Eğitim Müdürü'nün aracına molotofkokteyli saldırı
· Essen üniversitesinde YXK birimi kuruldu
· Viyana’da Hasankeyf için banka işgal edildi
· İtalya’nın Venedik şehrinde Şehit Botan Çektar futbol turnuvası
· Graz Kürt Gençlik Meclisi II. Kongresi’ni yaptı
· Kürt öğrencilerine yönelik tutuklama furyası sürüyor
· Marsilya Gençlik Meclisi II. Kongresi’ni yaptı

© Rojaciwan.com