Gönderen: imrali21 Tarih: 29.05.2007, 17:12:43 (1045 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
Yazar Adı: Beritan DERSİM
|
|
|
|
| Son dönemlerde Türkiye de yaşanan karmaşaya bakılacak olursa gidişat hiç de hayra alamet gözükmüyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, Kürt sorunu karşısında yaptıklarının cezasını çekiyor. Önderliğimizin büyük bir öngörüyle dile getirdiği tehlikeler bir bir karşılarına çıkıyor. Kürt-Türk savaşından rant sağlayanların nasıl devlet içerisinde yuvalandıkları, büyük organizasyonlarla nasıl çete örgütü haline geldiklerini büyük bir ibret ve şaşkınlıkla kamuoyu izliyor sadece. Çünkü yangın bacayı sarmış. Elden ne gelir dercesine baka kalıyorlar. Bu kadar da olur mu dedirten çete olayları neredeyse normalleşti. İşte tehlike de burada zaten. Halk bu terörist çete örgütlerine alıştırılmaya çalışılıyor. Bir Türk vatanseveri çıkıp bütün bunlar da ne demek oluyor diyemiyor. Türk halkı bu kadar avanak olmamalı. Bütün bunlar olup biterken, onlar utanmadan hala bizi terörist olarak lanse edip, vatan hainleri, ülkemizi bölüp parçalıyor diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışıyorlar. Bölünecek bir vatan mı kalmış? Zaten Türkiye param parça olmuş. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Devlet yetkilileri iktidar kavgalarını it dalaşı misali sürdüre dursunlar. Vatan sizlere ömür. Kimin bu vatanın haini olduğu her geçen gün daha da açık bir biçimde deşifre oluyor. Bunu anlamayanlar bence bir akıl hastanesine uğramalı, aklını nerede unuttu diye sormalı. Yıllarca hareketimiz Türk halkı nezdinde bölücü, terörist vb. yakıştırmalarla hedef haline getirildi, düşmanlık aşılandı. Türk halkının gözünde neredeyse en tehlikeli güç olarak anlaşıldık. Bütün bu çarpıtmaların niçin yapıldığı, nasıl yapıldığını bugün daha net görüyoruz. Türk halkının yurtseverlik duygularıyla oynanmıştır. Sadece duyguları değil, gururu ve onuru da bu çeteler tarafından ayaklar altına alınmıştır. Sözde bir de kendilerine vatanperver diyorlar. Atatürk’ü de en çirkin bir biçimde kullanarak kendi kirli emellerine alet ediyorlar. Türkiye için bu kadar düşmanlık yapanlar, karıştırıp bundan rant sağlayanlar Türk halkının kahramanları gibi medyada yansıtılmakta başta genel kurmay olmak üzere diğer yetkililer tarafından ‘en iyi elemanımız, iyi bir çocuk’ yalanlarıyla sahiplenilmektedirler. Yazık. Başbakan Erdoğan ilk göreve geldiğinde sözde bu çeteleri açığa çıkaracaktı. Bol bol karamanlık tasladı, ancak genelkurmay biraz kulaklarını çeker çekmez süt dökmüş kediye döndü. Kasım paşa kabadayılığını bıraksın da gerçekten gücü ve biraz dayılığı varsa göstersin. Çok gürleyip hiç yağmayan bir başbakan bu ülkede hiçbir sorunu çözemez. Şekil ‘A’ da görüldüğü gibi. Türkiye nereye doğru yuvarlanıyor acaba diye soruyor herkes şimdi. Dipsiz bir kuyuya yuvarlandığından kuşku yok. Bunun önüne geçilemezse o derin kuyuda son pişmanlık fayda etmez. Bu devlet ve yetkililerinden medet ummamak gerekir. Zaten kimsede medet ummuyor. Bir şeyler değişecekse bunun halk gücüyle olacağı kuşku götürmez bir gerçekliktir. Sivil toplum örgütleri ve bilinçli halk kitleleri kendi hakkını aramalı ve kendi temsilcileri için doğru secim ve tercihi yapmalıdır. Erdoğan hükümeti gidici gözüküyor. Aşamadığı, çözemediği sorunların altında kaldı. Biraz daha cesaret ve gayret gösterselerdi Türkiye bu gün çok farklı bir kulvarda olacaktı. Uluslar arası siyasette de en güçlü konumda yer alacaktı. Bugün her yerden sıkıştırılmış durumda. Bu sıkıştırılmaların temel nedeni çözmediği, çözmeye yanaşmadığı ve bütün bu kirlenmenin nedeni olduğu, kirlenenlerin, kirletenlerin kendilerini arkasına gizlediği Kürt sorunudur. Yani Türkiye’nin kilit sorunu Kürt sorunudur. Dolayısıyla tüm sorunlarının çözümü de buradan geçiyor. |
|
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
| |
|