Gönderen: Agit Tarih: 03.12.2004, 15:54:37 (1157 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
FRANKFURT (03.12.2004) MHA- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, ABD'nin Ortadoğu projesine karşı Kürtler için Kürdistan Demokratik Konfederasyonu oluşturulması gerektiğini bildirdi. Barış için karşılıklı ateşkes ve diyalogun önemine vurgu yapan Öcalan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Onurlu barış, özgür demokratik çalışma için biz bu olanağı sağlayacağız desin. Bu iki cümle on binlerce kişinin kurtulmasını sağlayacak" diye konuştu. Öcalan ayrıca aydınları ve tüm Kürt halkını Demokratik Toplum Hareketi’ne destek sunmaya çağırdı.
Kürt Halk Önderi Öcalan, avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, Ortadoğu'ya ilişkin "Kürdistan Demokratik Konfederasyon" projesini önerdi. ABD'nin Ortadoğu'ya yönelik projesini, "kapitalizmi krizden kurtarma operasyonu" şeklinde değerlendiren Öcalan, ABD'nin federatif Kürt politikasına karşı Kürtlerin esas alması gereken projenin Kürdistan Demokratik Konfederasyon projesi olduğunu vurgulayarak, "Ulus devlet önermiyorum, federatif, merkezi ulus devleti içermiyor. Önerdiğim devlet olmayan, ona asla teslim de olmayan model. Bunu tüm Kürdistan parçaları için öneriyorum" dedi. Projeyi milliyetçiliğe karşı geliştirdiğini kaydeden Öcalan, "Dudayev, Arafat durumuna düşmemek için, ilkel milliyetçiliğe karşı ve ABD'nin kanlı sürecini engellemeye yöneliktir. Ortadoğu ve Türkiye aydınlarını, demokratlarını uyanık olmaya çağırıyorum. Aksi halde Çeçenistan-Rusya, İsrail-Filistin benzer bir durum gelişir" uyarısında bulundu.
Karşılıklı ateşkes
Karşılıklı ateşkes ve diyalogun barışa ve çözüme büyük ivme kazandıracağını vurgulayan Öcalan, Avrupa Birliği ülkeleri başkanlarının bu yönlü çağrı yapması gerektiğini belirterek, "Çözüm için, çok kanlı bir sürecin önlenmesi için sizin yapacağınız karşılıklı ateşkes ve diyalogla barışa ve çözüme en büyük ivmeyi verecektir. Bu çağrıyı sizden bekliyorum. Böyle bir çağrı gelişirse üzerime düşeni yapmaya hazırım. Şiddetin sona ermesi, silahsızlanma ancak böyle gelişebilir. PKK böyle dağdan çekilebilir" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a mesaj gönderen Öcalan, "Barış söyleyeceğin iki cümleye bağlı. Genelkurmay Başkanı 'Biz Başbakanlığa bağlı bürokratlarız' diyor. Bu önemli bir söz. Her şey Erdoğan'ın elinde. Onurlu bir barış için demokratik çalışma imkanları açıktır, 'Gelin kaynaşın' demesi bile yeterli. Bir Şaron kadar bile olamıyor. Şaron'u eleştiriyor ama o bile çağrıda bulundu, Şaron'un onda biri kadar yapsın. 'Onurlu barış, özgür demokratik çalışma için biz bu olanağı sağlayacağız' desin. Bu iki cümle on binlerce kişinin kurtulmasını sağlayacak. Erdoğan'ı ciddi olmaya davet ediyorum. Bu olmazsa ben bu konuda en ufak bir rol oynayamam. Bir cümle sarf etsin bu kan bitsin. Aksi durumda olumlu rol oynayamam. Yanlış hesap yapılmasın" dedi.
'CHP gidiyor, AKP tüccar partisi'
Türkiye siyasetine ilişkin belirlemelerde de bulunan Öcalan, 1. partileşme döneminin Tanzimat'tan İttihat Terakki'ye kadar olduğunu, sonraki partileşmelerin hepsinin oligarşik cumhuriyeti taşıdığını, ikinci partileşmenin ise Bülent Ecevit ile bittiğini söyledi. Şimdi 3. dönemin başlayacağını belirten Öcalan, "CHP gidiyor, Mehmet Ağar, Nesrin Nas onlar partileşme dönemlerinin kaybettiğini anladılar. ANAP, CHP bunun sancısını çekiyor. Mümkün değil bu kadrolarla bu süreci karşılayamazlar. AKP tam bir tüccar partisi. Bunun arkasında ABD var. Demokrasi ile fazla alakaları yok. Çıkarları gereği gerekirse demokratik adımları da atarlar" diye konuştu.
3. dönem partileşmesi 'Demokratik Toplum'
3. dönem partileşmesinin Demokratik Toplum partileşmesi olduğunu vurgulayan Öcalan, yeni partiye ilişkin şunları aktardı:
"Tüzük taslağında eş başkanlık düzenlenir. Eş başkanlığı bütün kurumlarda her düzeyde düşünsünler. Bütün alanlarda uygulanabilir. Anlamlıdır, iyi bir ilkedir. Esnek bir partileşme olmalı katı merkeziyetçi olmamalı. Geniş bir parti meclisi, Geniş Başkanlık Kurulu oluşturulur. Başkanlık kurulu yarı yarıya ya da üçte bir kadın olur. Yarı yarıya olabilir. Bir de komisyonlar oluşturulur. Sayısı 10 -20 arası olabilir. Komisyonlar başkanlığa bağlı çalışır. Başkanlar Kurulu araştırma ve teorik çalışmalar yürütür. Parti Yürütme Kurulu yani icra kurulu oluşturulur. Bunlarda pratik çalışmalar yapar. Sekreterliğe bağlıdır. Yürütme organına bağlı 20-30 kişiden oluşan bürolar şeklinde, kadın, işçi, yardım daha önce belirttiğim bürolar oluşturulur. Politikanın yerel olduğunu anlamalıyız. Bu benim icadımda değil. Politika ilke olarak yereldir. Köy yereli, kasaba yereli, kent yereli, büyük kentlerde ise mahalleler yereli. Ben buna 'Özgür Yurttaş Meclisi' diyorum. Bunlar bir nevi taban örgütlenmesidir. Bu meclisler yetkili ve politikanın sahibi sayılırlar. Delegelerini seçerler. Bu delegeler yerelden bölgesel koordinasyona ve buradan başlayarak merkezi koordinasyona kadar dikey olarak oluşur. Bu yasal, demokratik bir modeldir. Bir de her konuya özgü sivil toplum örgütleri oluşturulur. Bu model Avrupa tarzı bir parti modelidir. Yeşiller de bu modeli biraz uygulamaya çalışıyor. Yeni dönem demokratik parti taslağı hazırlanır. Bir halkı savunmak kitabım taslak gerekçesi olarak alınır, işlenir. Üç ana belge temelinde yerel konferanslar, toplantılar yapılır. Kongreye beş bin delege ile gidilir."
Demokratik Toplum Hareketi'ne katılım çağrısı
Belirttiği modelin devlet düşmanlığı yapmayacağını ve devleti hedeflemeyeceğini ancak "devletin borazanı" da olmayacağını vurgulayan Öcalan, bu yeni model partileşmenin Türkiye'yi ileriye taşıyabileceğini kaydetti. "Gençleri, cezaevinden çıkanları, halkımızı, aydınları Demokratik Toplum Hareketi'ne katılmaya çağırıyorum" diyen Öcalan, şu mesajı verdi:
"Avrupa'da bunun bir komitesini oluşturabilirsiniz. Bu yeni bir demokrasi hamlesidir. Türkiye'nin yeni eğilimidir. Bu hızla herkes bu sürece katılsın. Türkiye bir demokrasi dönemecinde, bu çalışma bir kilometre taşıdır. 17 Aralıktan sonra Türkiye demokrasi dönemecine giriyor. Wallerstein 'Eski sosyal bilgileri yırtın' diyor. Ben de Türkiyeli bütün aydınlara diyorum ki eski sosyal bilgilerinizi atın hızla demokratikleşme sürecine girin."
'Kadın özgürlüğü bütün özgürlüklerin temelidir'
Öcalan kadın özgürlüğü konusunda da değerlendirmelerde bulunarak, kadın özgürlüğünün bütün özgürlüklerin temeli olduğunu kaydetti. Toplumun bütün özgürlüklerinin temelinin kadın özgürlüğünden geçtiğini belirten Öcalan, "Kadın özgürlüğü bütün özgürlüklerin temelidir. Toplumsal özgürlüklerin temelidir. Kadın köleliği de bütün köleliklerin temelidir. Bunu kabul ediyor musunuz? Etmiyor musunuz? Özgürleşmeyi kabul edenler mücadeleyi bu temelde göze almalılar" dedi. Kadınların, "Özgür kadın kimdir ve nasıl yaşamalıdır" konusunda araştırma yapması ve kölelik ile özgürlük olayına eleştirisel ve özeleştirisel yaklaşmasını isteyen Öcalan, "Bu hayati bir konudur. Avrupa'da birinci, ikinci ve üçüncü Feminist hareketler var. Son iki yüz yılın en önemli mücadelesidir. Ortadoğu'da kadın ölüdür. Yaşamı, bir tavuk, bir inek yaşamı değerindedir. Yiğit yaşanılması için kadın ve yaşam olayını köklü ele almalılar. Bu iç içedir. Kadın özgürlüğü çok büyük mücadeleyi göze almaktır" dedi. Erkeklere ilişkin de mesajı olduğunu ifade eden Öcalan, şunları aktardı: "Kadınla nasıl yaşamalıyı çözmeliler. Holywood kültürünü biliyorsunuz. Gılgameş için Türkiye'den kadın arıyorlar. Sosyalizme inanıyorsak, toplumculuğa inanıyorsak estetik güzellik anlayışımız nedir, toplumda kadın hareketinin yeri nedir? Bunu kişiliklerinde netleştirmeleri gerekiyor. Kitapta bunları hem özeleştirisel hem de eleştirel ele almalılar."
Öcalan son olarak, PKK'nin yeniden inşa çalışmalarına ilişkin de şunları dile getirdi: "Özgün bir program yapabilirler. Benim savunmam manifesto gibidir. Bu kış ayında bitirebilirler. Büyük ilgisi olanlar, entelektüel birikimi olanlar, yürekten bağlı olanlar, tutkusu ve iddiası olanlar katılırlar. Savunmam nettir, konu nettir. İsteyen katılır, istemeyen katılmaz. Kariyer hırsı olanlar, rütbe peşinde olanlar, kaçkın, ölmüş kişilikler buna giremeyecek. Bu çalışma büyük bir arzu ve irade gerektiriyor. İhtiyaç duyanlar örgütlenmesini sağlayabilirler. Demokratik örgütlenme, demokratik eylem, demokratik siyaset, demokratik toplum üzerinde yoğunlaşsınlar."
MHA NEWS AGENCY
|
|
|
|
|