Basından Seçmeler: NURİ FIRAT:Fail 'komşu ülke' Türkiye
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 18.08.2007, 12:49:26 (1089 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Şengal'deki katliamdan 'komşu ülkelerin' sorumlu tutulmasından sonra gözler Türkiye'ye çevrildi. Türkiye'nin PKK, Kerkük ve Güney Kürdistan'ın statüsü konusundaki tehdit politikası şiddet olaylarıyla gündemdeki yerini koruyor. Yıl sonunda yapılacak Kerkük referandumu öncesinde Güney Kürdistan'daki istihbari eylemlerini yoğunlaştıran Türkiye'nin, 500 kişinin yaşamını yitirdiği Şengal katliamıyla ilgisi gittikçe netleşiyor.

Türk İntikam Birliği adlı bir örgüt katliamı üstlendiğini duyurdu. Ancak örgütün Irak Türkmen Cephesini Kürtlere karşı Kerkük ve Musul'da örgütleyen Türkiye istihbaratının ortaya attığı bir paravan örgüt olduğu belirtiliyor. Öte yandan Azadiya Welat Gazetesi, 28 Nisan 2007 tarihli sayısında 'Êzîdîlerin ölüm fermanını verdi (Fermana Êzîdiyan da)' manşetiyle yayınladığı haberde, Iraklı Ensar El Suna adlı örgütün 500 Êzîdî'yi öldürme yemini ettiği duyurmuştu. Birkaç ay sonra Şengal'de katliamın gerçekleşmesi dikkat çekerken, bu örgütün Türkiye ve Suriye'yle bağlantılı olduğu da ortaya çıktı. İngiliz The Guardian Gazetesi, 18 Temmuz'da yayınladığı haberde, 'Irak'ın yedi Sünni direniş örgütünün birleştiğini', bu birleşmenin ise Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan tarafından teşvik edildiğini yazmıştı. Bu örgütlerin başını ise Ensar El Suna, Irak İslam Devleti Örgütü, Irak İslam Ordusu ve 1920 Devrimi Tugayı çekiyor. Bu örgütlerin liderleri, The Guardian'a yaptıkları açıklamada, El Kaide'ye, Baasçılara ve ABD'ye karşı olduklarını belirtmişlerdi. Ayrıca Türkiye'nin Ensar El Suna, Irak İslam Devleti Örgütü, Irak İslam Ordusu ve 1920 Devrimi Tugayı gibi Sünni örgütlere son 6 aydır teknik-lojistik destek verdiği de belirlenmişti. Türkiye'nin Musul'da bazı Arap aşiretlerle görüştüğü ve Sünnilerin Kerkük ile Musul başta olmak üzere Güney Kürdistan'daki bazı hedeflere saldırılar yapması yönünde ekonomik ve lojistik destek sözü verdiği de ortaya çıkmıştı. Sünni örgütlerin, federasyon konusunda ortak tutum sergileyen Kürtler ve Şiilere karşı olan Suriye, Türkiye ve bazı Arap ülkeleri tarafından, çeşitli destekler karşılığında kullanıldığı kaydediliyor. Yapılan eylemlerin bu Sünni gruplar adına duyurulmasıyla birlikte, söz konusu ülkelerin de Irak'ta yürüttükleri savaşı 'örtülü' hale getirmeyi başardığı belirtiliyor. Irak Başbakanı Nuri El Maliki ile Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari de 'komşu ülkelerin' çeşitli provokatif girişimlerine dikkat çekmişlerdi. Iraklı Sünni grupların Aralık 2006'da İstanbul'da düzenledikleri toplantı da Türkiye'nin bu örgütlere olan desteğini ortaya koyuyor.

İzler Türkiye'yi gösteriyor

Türk Devletinin Kerkük-Musul politikalarını gerçekleştirmek ve Kürtlerin politik kazanımlarını geriletmek amacıyla Güney'de istikrarsızlık yaratmak için kontr-gerilla yöntemlerini kullandığına ilişkin kanıtlar giderek artıyor. Kontr-gerilla örgütlenmesi ve faaliyetleri konusunda tecrübeli ülkelerden birisi olan Türkiye bu birikimini Güney'de sürdürdüğü 'örtülü savaş'ta da kullanıyor. Şengal'de meydana gelen katliamın da bu kapsamda olduğu bildiriliyor. Katliama yönelik tepkiler büyürken, Türkiye ve Suriye gibi ülkelerin Sünni gruplar üzerinden 'örtülü savaşı' yürütmeye çalıştığı kaydediliyor. Buna ilişkin bağlantılar ise her geçen gün artıyor. The Guardian'a demeç veren Ensar El Suna, Ensar-ı Süne Ordusu, Irak İslam Devleti Örgütü, Irak İslam Ordusu, Ensar El İslam, Irak Haması ve 1920 Devrimi Tugayı liderleri, Türkiye, Suriye ve Arabistan bağlantılarını anlattı. El Kaide, ABD ve Baas'ı kabul etmeyen yedi Sunni örgüt, Suriye'nin başkenti Şam'da gerçekleştirdikleri toplantıda, birleşme kararı aldı. Irak Haması'nın Zubeydi kod adlı lideri, 'Türkiye ve Suudi Arabistan birleşmemiz yönünde bizi teşvik etse de bizden korkuyorlar' demişti. Suriye'yle bir bağ kurmaktan kaçındıklarını söyleyen Zübeydi, Türkiye'yle ilişki kurmaya daha sıcak baktıklarını ima etmişti. Bu örgütlerden Ensar El Suna, Azadiya Welat Gazetesi'nin, 28 Nisan'da manşetten bildirdiğine göre, Êzîdîlerin ölümü üzerine yemin etti. Son saldırıda da adı geçiyor. 9 Mayıs 2007'de 14 kişinin öldürüldüğü Hewlêr'deki saldırıyla 13 Mayıs'ta 45'ten fazla kişinin öldürüldüğü Maxmur'daki saldırıları ise Irak İslam Devleti adlı örgüt üstlenmişti. Türk istihbaratınınn Irak'ın özellikle 4 büyük Sünni radikal grubu olan Ensar El Suna, Irak İslam Devleti Örgütü, Irak İslam Ordusu ve 1920 Devrimi Tugayı'na son 6 aydır teknik-lojistik destek verdiği belirlenmişti. Türkiye'nin Musul'da bazı Arap aşiretlerle görüştüğü ve Sünnilerin Kerkük ile Musul başta olmak üzere Güney Kürdistan'daki bazı hedeflere saldırılar yapması yönünde ekonomik ve lojistik destek sözü verdiği de ortaya çıkmıştı. Irak Başbakanı Nuri El Maliki ile Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari de 'komşu ülkelerin' istihbarat çalışmaları adıyla çeşitli faaliyetler yürüttüğünü duyurmuştu. Maliki ve Zebari, Türkiye, Suriye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün'ün Bağdat hükümetini düşürmek için komplo girişimlerinde bulunduğunu ve bunun için çeşitli Sünni gruplara destek verdiğini söylemişlerdi. Zebari, 'Şiiler ve bazıları, bunu Şii karşıtı bir girişim olarak algıladı. Kürtlerin hissiyatı ise 'Türkiye'nin ne işi var burada? Tuhaf bir şey olmalı' şeklindeydi' demişti. Ayrıca Türk istihbaratının Diyarbakır'da askeri üste kurulan kontr-gerilla merkezinde Türkmen ve Arap gençleri eğittiği ve aynı şekilde İstanbul'da Vatan Caddesi'ndeki bir binada ise bazı Irak Türkmen Cephesi üyelerini tetikçi ya da bombacı olarak yetiştirdiği de açığa çıkmıştı. Güney Kürdistan'da yayımlanan Awêne Gazetesi'nin haberine göre, MİT İstanbul'da 44 Türkmen Cephesi üyesini suikast silahları konusunda da eğittikten sonra kontr-gerilla eylemleri için Güney'e geri gönderdi. Gazetemiz Gündem de 8 ağustosta yayımladığı haberiyle Musul'dan devşirilen Türkmen ve Arap gençlerinin Diyarbakır'daki askeri üste kontr-gerilla eğitiminden geçirilip eylem için Kerkük ve Musul'a gönderildiklerini duyurmuştu. Haberde Türk kontr-gerillasının ölüm mangalarına öldürüleceklerin listesinin verildiği ve ayrıca bunlara yardımcı olacak 'işbirlikçi' Kürtler'in ayarlandığı belirtilmişti.Bu arada Türkiye'nin Iraklı Sünni gruplara destek verdiğinin en önemli kanıtı ise 13 Aralık 2006'da Türkiye'de yapılan toplantı. İstanbul'daki toplantıya, Irak'taki Sünni direnişinin etkili isimleri olarak görülen, Sünni Ulema Birliği Başkanı Haris el Dari ve Irak Uzlaşı Cephesi Başkanı Adnan Duleymi gibi isimler katıldı. Kürtlerin sert tepki gösterdiği toplantı Dışişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından savunulmuştu. Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, tepkisini 'Türkiye'nin toplantıya izin vermesi şaşırtıcı' sözleriyle dile getirmişti. Toplantıyı tehlikeli bulan Talabani, 'Toplantı, Irak'ta ölüm ve şiddeti teşvik ediyor' demişti.

Şengal katliamını TİB üstlendi

500'den fazla kişinin yaşamını yitirdiği Şengal katliamanı öfke yağarken, Türk İntikam Birliği (TİB) katliamı üstlendiğini duyurdu. Söz konusu oluşumun internet sitesinden Genel Başkan Savaşan Atsız adıyla yapılan açıklamada, saldırının 'Türkmenlere yönelik saldırıya karşı' gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada 'Türk coğrafyalarında yaşayan Türk soylulara yapılacak her saldırıya karşı, kutsal Türkçü direnişini şiddetle sürdürecektir! Türk İntikam Birliği'ne bağlı Türkçü direnişçiler, Irak'ta yaşayan Türkmenlerin can ve toprak güvenliğini korumak için kanının son damlasına kadar savaşarak, Türkmeneli Devleti'nin kurulması için her türlü silahlı eylemde bulunacaktır! Irak'ın Tuzhurmatu kenti, Emirli bölgesinde pazaryerinde düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybeden Türkmenlerin intikamı alınmıştır! Kürtlere karşı, 4 Türkçü intihar komandosu tarafından saldırı gerçekleştirilerek 250'nin üzerinde aşağılık Kürt imha edilmiştir!' denildi. Kürtlerin söz konusu bölgeyi terk etmedikleri sürece benzer saldırıların olacağı belirtilen açıklamada, 'Kuzey Irak, Türkmen bölgelerinde taş üstünde taş, Kürt omuzları üstünde baş kalmayana kadar Türkçüler olarak savaşacağız! AND OLSUN.' Iraklı Türkmenlerin silahlandırılması için Türkiye'nin maddi destek sunması da isteniyor. Türkmeneli Devleti'nin kurulacağı savunulurken verilen haritada Kerkük, Musul ve Şengal de yer alıyor. Bu örgütün Irak Türkmen Cephesi'ni Kürtlere karşı Kerkük ve Musul'da örgütleyen Türkiye istihbaratının ortaya attığı bir paravan örgüt olduğu belirtiliyor. Örgütün Türk İntikam Tugayı gibi sadece isim düzeyinde var olduğu, ancak işin arkasındaki güçlerin istihbarat birimleri olduğu kaydediliyor. İHD Genel Başkanı Reyhan Yalçındağ, TİB'in üstlenmesinin kaygı verici olduğunu belirterek, bunlara ulaşmanın zor olmadığına dikkat çekti. Yalçındağ, 'Yakın geçmişimizde de benzer isimleri kullanan suç örgütlerinin gözaltında kayıplar, faili meçhul cinayetler, sivillerin yaşadığı yerlere konulan bombalarla adlarının anıldıklarını biliyoruz' diyerek Diyarbakır'daki Koşuyolu Parkı'nda patlamayı örnek gösterdi.

Êzîdîler: Hangi Tanrı kabul eder

Merkezi Almanya'da bulunan Êzîdî Dernekleri Federasyonu Meclisi, Êzîdî Kürtlere yönelik katliama sert tepki göstererek, 'Hangi tanrı bu zulmü kabul eder?' diye sordu. Êzîdî Meclisi, saldırılarıyı yapanların ne din, ne tanrı ve ne de insanlıkla ilgilerinin olduğunı belirterek, 'Olay tamamen Êzîdîlere karşı terörist bir eylem, katliam ve vahşettir' dedi. Bu olaylar bir kez daha 'terörün hiçbir din tanımadığının'' ortaya çıktığını belirten Êzîdî Meclisi, bu saldırının planlı ve bazı emeller için yapıldığını kaydetti. Irak'ın 'ölüm tarlası' haline geldiğini kaydeden Êzîdî Meclisi, bu saldırılarla Kürt bölgelerinde de istikrarsızlık yaratılmaya çalışıldığını ifade etti. Özellikle Kerkük, Xaneqin ve Şengal gibi bölgelerle ilgili referandumun engellenmeye çalışıldığını belirten Êzîdî Meclisi, bu saldırının dünya literatüründeki karşılığının 'etnik temizlik'' olduğunu ve bir insanlık suçu olduğunun altını çizdi. Kürtlerin bu saldırılarla provokasyona gelmemelerini ve kenti aralarında birlik oluşturmalarını isteyen Êzîdî Meclisi, Kürt hükümetini de bütün olanaklarıyla bu olayın üzerine gitmeye ve Êzîdîlerin güvenliğini sağlamaya çağırdı. Êzîdî Meclisi, 16-19 tarihleri arasında 3 günlük yas ilan etti. Saldırıları kınamak amacıyla 18 Ağustos'ta Hanover'de miting düzenleyeceklerini bildiren Êzîdî Meclisi Kürtleri eyleme katılmaya çağırdı.


 ÖZGÜR GÜNDEM
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: cheoo     Tarih : 2007-08-18 20:13:11     Puan :
HANI KURTLER NERDESINIZ BIZDE INTIKAMIMIZI ALALIM BUNU YAPAN FASIST TC DEN VE TETIKCILERINDEN HESAP SORALIM BUNUDA MI KALBIMIZE GÖMECEGIZ ????????

En çok okunan haberler
· HPG: 6 AĞUSTOS HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Hüseyin T: Bombayı babam bile koysa kabul etmem
· 7 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· HPG’den Emniyet Müdürlüğü Binası’na saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
· Öcalan’a 1 ton C4 ile suikast ittirafı
· Ateşin başındaki Makolu kadın gerilla
· Bahoz Erdal: Ekonomik kaynaklara saldırı sürecek
· Swoboda: Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınmalı
· 1. Ordu Komutanlığına saldırıyı adı hiç duyulmamış bir örgüt üstlendi
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir

Basından Seçmeler
· Ve dördüncü dönem
· Kürt sorunun çözümü için İtalyan örneği
· Ahmet Altan: AKP-Hürriyet'in Güngören ilişkisi kuşkulu
· Azadiya Welat da Ergenekon hedefindeydi
· İtirafçıya bile söyletemediler
· 1970’lerin ‘gerilim stratejisi’ aktifleşiyor!
· AKP 'devlet partisi' yolunda
· Roj TV'ye büyük destek
· Düğümü Erdoğan-Başbuğ görüşmesi çözdü
· AKP’NİN FETTULAHÇI NEO-GLADİO’SU

© Rojaciwan.com