Gönderen: rojin0621 Tarih: 19.08.2007, 14:12:59 (992 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
Türkiye'de ilk ve tek günlük Kürtçe gazete Azadiya Welat
bir yılını doldurdu. Azadiya Welat, dilleri, kültürleri ve kimlikleri yasaklanan
bir halkın dilinin ve kültürünün yaşatıldığı ender kurumların başında geliyor
gazete.
Bu açıdan bir okul işlevini görüyor, dil eğitimi ve kültür taşıyıcılığı
yapıyor. Aynı zamanda Azadiya Welat, Kürt gazeteciliğine de yeni bir soluk
getirdi. Türkiye Kürtleri arasında ilk kez anayurdunda ve dillerinde günlük
yayın yapan tek gazete. Hem bu açıdan hem de Kürtçe gazeteciliğin gelişmesi
açısından Azadiya Welat önemli bir miladı temsil ediyor. Ayrıca Azadiya Welat
tarafından düzenlenen Kürtçe gazetecilik yarışması ödül töreni bugün yapılıyor,
bu da gazetenin Kürtçe gazeteciliğe katkısını ortaya koyuyor. Bütün bunları
üstlenen bir gazetenin işi elbette kolay olmuyor. Bir yılını geride bırakan
gazete hakkında çok sayıda dava açıldı, yayını durduruldu, sayıları toplatıldı.
Bunlara rağmen, üstlendiği misyonun farkında olan Azadiya Welat, ikinci yılında
okurlarının karşısına daha güçlü bir şekilde çıkmayı tartışıyor... Azadiya
Welat'ın yayın politikası, gelecek planları, Kürt dilinin durumu ve Kürt
gazeteciliğin sorunları hakkında gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Tayip Temel'le
konuştuk.
Daha ilk yılınız dolmasına rağmen bir kez kapatma cezası
olmak üzere hakkınızda bazı davalar da açıldı. Şimdiye kadar size kaç dava
açıldı? Hukuki ne tür sorunlar yaşıyorsunuz?
Günlük yayına
başladıktan bu yana bir yıl geçti ve bu süre içinde iki yazı işleri müdürü
değiştirdik. Bunun sebebi gelen cezalar ve açılan davalardır. İlk yazı işleri
müdürümüz olan Hamdullah Yılmaz hakkında 24 dava açıldı ve iki ayrı davadan
toplam 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gerekçe ise hep aynı; Örgüt
propagandası yapmak. Yeni yazı işlerimiz hakkında ise şimdiye kadar 20'den fazla
dava açılmış ve açılan soruşturmaların sayısını da bilemiyorum. Çünkü bir
çoğunun akıbetiyle ilgili bilgimiz yok. Ayrıca Genel Yayın Yönetmenimiz hakkında
da davalar açılmış. Zaten 22 Mart 2006'da 20 günlük kapatma cezası aldık. Bunun
da gerekçesi hem örgüt propagandası yapmak, hem de Kürtlerin yaşadığı yeri
Kürdistan diye tanımlamak gibi komik nedenler oldu. Oysa Kürdistan Kürtlerin
yaşadığı coğrafyanın ismidir. Bu ismi Osmanlılar ve Cumhuriyet'in ilk
yıllarındaki devlet yetkilileri de kullanmıştır. Bir de Irak'ta Kürdistan
bölgesi diye resmi bir oluşum var. Her halde oraya da Hindistan dememizi
bekliyorlar.
Ayrıca dağıtım boyutuyla yaşadığımız sıkıntılar oldu.
Gazetemizi dağıtan şirketlere baskı yapılarak sözleşme feshettirildi. İkinci
sözleşme ise çok daha ağır koşullara bağlandı ve imzalamamamız için binbir
dereden su getirildi. Ancak her şeye rağmen bu sözleşmeyi imzaladık. Ve şimdi
gazetemiz tüm bayilere gidiyor.
Resmi açıklamalarda ise Kürtçenin
serbest olduğu, Kürtçe üzerine baskılar olmadığı ileri sürülüyor, siz kendi
cephenizden bu meseleye nasıl bakıyorsunuz?
 |
| Okuyucular bir gazeteden beklenin çok üstünde taleplerle
Azadiya Welat'a yaklaşıyor. Bir yandan haber ve aktüel gazete isterlerken, öte
yandan dil eğitimi, mizah, edebiyat, şiir hatta öykü istiyorlar. Bizce
okuyucunun haklı olduğu iki temel konu var. Bunlar dil eğitimi ve
mizah. | Kürtçenin serbest olduğu tam bir yalan. Kanımca
Kürtçe tarihinin en büyük asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya
bulunmaktadır. Devlet daha önce Kürtçe diye bir dili tanımıyordu ve onun
varlığını kabul etmiyordu. Ama buna inat Kürtler kendi dillerini konuşuyor ve
onunla yaşıyorlardı. Ancak şimdi Kürtçenin varlığını kabul ediyor ve onu inkar
etmeden onu ortadan kaldırma politikaları güdülüyor. Örneğin, İçişleri Bakanlığı
konuyla ilgili bir gizli genelge yayınlayarak Kürtçe'yle ilgili tüm çalışmaların
yakından takip edilmesini istiyor ve bu çalışmaların ayrı bir ulus yaratmaya
dönük olduğunu iddia ediyor. Oysa zaten bir ulus var ortada ve o ulusun yeniden
yaratılmaya ihtiyacı yoktur. Ancak politikaların ne kadar ince yöntemlerle
yürütüldüğünü anlamak için iyi bir örnektir. Yine hiçbir şekilde resmi
kuruluşlarda Kürtçe dilinin kullanılmasına tahammül edilmiyor. Bir Sur
Belediyesi örneği var. Meclis çok dilli belediyecilik çalışmasıyla ilgili karar
aldı ve hemen Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş ile beraber Belediye Meclisi
görevden alındı. Oysa orda sadece Kürtçe değil tüm dillerde çalışma yapmak için
karar alınmıştı. Yine Kürtçe davetiye basan Diyarbakır Büyükşehir Belediye
Başkanı Sayın Osman Baydemir ile ilgili davalar açılmış. Bir davetiyeye tahammül
yoksa, baskıların olmadığı nasıl iddia ediliyor, doğrusu merak konusudur.
Yayın politikanıza dönersek, haber kaynağınız ne? Rahat habere
ulaşıyor musunuz? Haber konusunda sıkıntı çektiğiniz oluyor mu?
Yayın
politikamızın temeli Kürt dilinin üzerindeki zincirleri hem dıştan, hem de içten
kırmaya dönüktür. Bununla beraber, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın tüm
Kürtleri anadilleriyle gelişen olaylardan haberdar etmek temel
hedeflerimizdendir. Haber kaynaklarımız, Kürtçe haber ajansları ve çeşitli
merkezlerde bulunan özel muhabirlerimizdir. Bir ilk olmasından kaynaklı haber
zenginliği konusunda istenilen düzeyde değiliz. Kürtçe habercilik giderek
gelişiyor. Ancak dünya ajansları, yerel ulusal yayınları mutlaka etkiliyorlar.
Bu yüzden özgün kalmak bu çağda oldukça zor. Kürtçede yaşanan kaynak sıkıntısı
da göz önünde tutulursa bu sorunun ne kadar ağır olabileceğini varın siz
düşünün. Ancak son dönemde gündemi belirleyecek özel haberlere imza attık. Bunun
da sebebi özel muhabir ağının örgütlendirilmesine ağırlık vermemizdir.
Sizce Kürtçe haberciliğin en temel sıkıntısı nedir?
Kürtçe haberciliğin birçok sıkıntı var. Ancak en temel sıkıntısı şu
ki; bu dilde haber kaynakları çok sınırlı. Var olanlar da birbirinden haber alıp
yayınlamaktan başka bir şey üretemiyorlar. Bu yüzden zengin bir habercilik
anlayışı yerine, başka dillerden çevrilen ve aslında içerik olarak da Kürtçe'yle
uyuşmayan haberler tercih edilmektedir. Ya da çok okunma kaygısıyla yalan yanlış
bilgileri abartarak vermek bir hastalık gibi yayılıyor. Örneğin Kürtçe
habercilik yapan bir site, Kürtlere her gün küfür eden başka bir dilde yayın
yapan yayından haberini alıyor ve Kürtçeye çevirerek yayınlıyor. Ne cümleler, ne
haber dokusu Kürtçe ile uyuşuyor. Fotosu bile bazen sırıtıyor. Zaten bu durum da
internet haberciliği açısından söylenebilir. Yoksa yazınsal habercilik ve
yayıncılık çok zayıf. Türkiye'de biz, Güney'de ise Hükümet destekli birkaç
gazete yayın yapıyor.
Gazeteniz Azadiya Welat'ta köşe yazarlarının
yeterli sayıda olduğunu düşünüyor musunuz? Bir de Azadiya Welat ve Kürt
gazeteciliğinde köşe yazarlığının durumu nasıl, gündem oluşturabiliyorlar mı, ne
kadar profesyoneller?
Köşe yazarlarımız sayfa sayımıza göre çok
fazla. Hatta sayıyı düşürdük. İlk başta 40'tan fazla yazarımız vardı. Şimdi ise
sayıyı 25'e indirdik. Yeni yayın döneminde yazarlarımızı gözden geçireceğiz ve
duruma göre sayıyı yükseltme gibi bir hedefimiz var. Kürt gazeteciliğinde köşe
yazarlığı hala sorunludur. Özellikle Azadiya Welat açısından, köşe yazarlığının
tam olarak oturduğundan söz edilemez. Gündem yaratan çok az yazarımız var. Yani
gündem yaratmada sıkıntılar var. Bunun birinci nedeni yayın kurulunun yoğunlaşma
düzeyi, diğeri de yazarların yaptıkları işi gereken düzeyde ciddiyetle ele
almamalarıdır. Örneğin kültür sayfasında yazıyor ama siyasetle ilgileniyor. Bu
konuda daha derli toplu olmaya ihtiyacımız var. Bunun eleştirisini de kendi
içimizde yapıyoruz. Özellikle dil bilmekle yazar olmak arasında bir fark var.
Bunun farkına da biraz vardık. Yani dili her iyi kullanan köşe yazamaz.
Gazeteler genelde haftada bir röportaj yayınlarlar, böylece gündemi
ele alırlar, Azadiya Welat bu konuda geride mi? Neden sizce?
Röportaj yayınlıyoruz ancak bir periyoda bağlamadık. Bunun sebebi
hem sayfa sayısının az olması hem de düzenli bir röportaj sistemi
kuramamamızdır. Ancak her gazetede haftada bir röportaj çıkacak diye bir
zorunluluk yoktur. Yoğun röportaj vermememizin bir nedeni de Kürtçe okumanın
hala istediğimiz düzeyde olmaması. Bu yüzden okuyucuyu sıkmak, uzun haberlerle
korkutmak istemiyoruz. Ancak oldukça gelişmiş bir okuyucu kitlemiz de var ki
onları mutlaka tatmin edecek bir yayın içeriği de gereklidir.
Şu an
tirajınız ne kadar? Tirajınızı yükseltmek için ikinci yılınızda yeni planlarınız
var mı?
Tirajımız ortalama dokuz bindi. Ancak yaz sezonuyla beraber
tüm gazeteler gibi bizim de tirajımız düşmüştür. Şimdi yedi sekiz binlerde
seyrediyor. Tirajımızı ikinci yılda en az iki katına yükseltmeyi hedefliyoruz.
Bunu da abone ve dayanışma seferberliği başlatmakla yapacağız.
Azadiya Welat, Türkçe yayın yapan Kürt medyasından çok farklı olması
gerekirken bu konuda çok farklı olamıyor diye izlenim var, ne
dersiniz?
Farktan ne kast ettiğiniz önemli. Temel farkımız dar ve
kısır tartışmalara girmeyişimizdir. Ulusal bir politika izliyoruz ve ulusal
çıkarları her şeyin üstünde tutuyoruz. Bence bu farklar fazlasıyla yeter.
Gazeteniz 8 sayfa çıkıyor ve genelde günlük bir gazete için 8 sayfa
çok az. Gazetenin sayfa sayısını ve kalitesini artmayı düşünüyor musunuz?
Bu konuda iki fikir var. Bir fikre göre, şimdi çıkan ebatta sayfa
sayısını artırmak. Diğer bir fikir ise şu; Azadiya Welat'ı tabloid boyda
çıkarmak ve sayfa sayısını 16'ya çıkarmak. Biz de bu önerilerden birini tercih
edeceğiz. Yani yeni yayın dönemimizde sayfa sayısını her halükarda arttıracağız.
Ama biz bu konuyu bir anketle okuyucularımıza götüreceğiz. Okuyucu ne derse o
olur.
Okuyucuların isteyip de cevap veremediğiniz, yerine
getiremediğiniz alan, konu var mı?
Okuyucular bir gazeteden
beklenenin çok üstünde bir talep ile Azadiya Welat'a yaklaşıyor. Bir yandan,
haber ve aktüel bir gazete isterlerken öte yandan dil eğitimi, mizah, edebiyat,
şiir ve hatta öykü bile istiyorlar. Ancak bizce okuyucunun haklı olduğu iki
temel konu var. Bunlar dil eğitimi ve mizahtır. Bu konulara yeni yayın
dönemimizde sayfa açacağız. Diğer talepleri de gazete içinde vereceğiz.
Gazete, radyo, tv ve interneti de sayarsak, sizce şu an Kürtçe
gazetecilik ne durumda?
Bu soruya yukarıda cevap verdiğimi
düşünüyorum. Zaten bu konuda daha fazla konuşursam şimşekleri üzerime çekmiş
olacağım. Çünkü bu konuda çok ciddi sorunlar var. Her şeyden önce Kürtçe
yayınların çok azında gazetecilik yapılıyor. Diğerlerine gazetecilik demek bile
zor.
Son olarak, Kürt dilinin gelişmesi ve yaygınlaşması için sizin
çabanızı da sayarsak, verilen mücadeleyi nasıl görüyorsun?
Günlük
yayına geçtiğimizde birçok kurum ve kuruluş bizi ziyaret etti ve belli
aşamalarda destek de verdi. Fakat bu desteğin pratiğe yansıdığını söylemek
mümkün değildir. Daha çok söz ve gösterişte kaldı. Oysa bize verilebilecek en
büyük destek Kürtçe yayınlara sahip çıkmaktır. Bu konuda gereken düzeyde bir
hassasiyet yoktur. Bu konu ciddi bir eleştiri konusudur. Çünkü anadil sorunu
insan olma sorunuyla eşdeğerdedir. Yine dil sorunu; toplumsal, kültürel, siyasal
ve ideolojik bir sorundur. Sıradan yaklaşımla ele alınamaz.
Cemil
Oğuz - ANF |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: welat_amed Tarih : 2007-08-20 21:42:24 Puan :      |
|
azadiya welat gazetesi kürt halkının ilk göz ağrısıdır
gazetemize sahip çıkalım.halkımız emekve bedel ödeyerek bu kurumlara sahip oldu.lütfen bunların kıymetini bilelim.ve dilimize ve onurumuza sahip çıkalım.unutmayalımki diline sahip çıkmayan hiç bir şeyine sahip çıkamaz.DİLİMİZ ONURUMUZDUR. |
|
|
|
 |
| |
|