Gönderen: Agit Tarih: 17.12.2004, 15:05:24 (1228 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
FRANKFURT (17.12.2004) MHA- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda Kürt siyasetçi ve aydınların verdiği ilan sonrasındaki tartışmaları değerlendirdi. İmralı Özel Tip Cezaevi'nde bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "etnik, dinsel ve bölgesel milliyetçiliğe karşıyım" sözlerinin samimi olmadığını söyledi.
Kürt siyasetçi ve aydınlarının Herald Tribune gazetesine verdiği ilan sonrasında TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın "Lozan'ı deliyorlar" şeklindeki açıklamasına yanıt veren Öcalan, "Ayrılık değil, 1. Meclis'in ruhunu istiyoruz. Lozan ne kadar Türkün anlaşmasıyla o kadar da Kürdün anlaşmasıdır" dedi.
Öcalan, Herald Tribune gazetesinde yayımlanan ilan sonrasında yaşanan tartışmalar, Kızıltepe'de baba-oğul ile Suriye'de 5 PYD yöneticisinin infazı ve Başbakan Erdoğan'ın etnik siyasetle ilgili açıklamaları konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.
İlan sonrasında Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın "Lozan'ı deliyorlar" şeklinde açıklama yaptığını hatırlatan Öcalan, "Ona cevap vermek istiyorum. 1. Meclis'in ruhu temelinde Kürt Türk kardeşliğini canlandıralım. Ayrılık değil, 1. Meclis'in ruhunu istiyoruz. Lozan ne kadar Türkün anlaşmasıyla o kadar da Kürdün anlaşmasıdır. Bunları İnönü'nün söylediklerine dayandırıyoruz. İnönü Lozan'ı iki Diyarbakır milletvekilini yanına alarak 'biz Kürtler ve Türkler adına imzalıyoruz' dedi. Bunların hepsi tarihte var, kayıtlıdır. Kürt Türk çatışmasını önlemek için Lozan ve 1. Meclis'in ruhunu istiyoruz. ABD'ye dayalı Türk milliyetçiliği geliştirildi. Bu tehlikelidir. Birlik böyle sağlanmaz. Gerçek birlik, hukukuna, demokrasiye kavuşmuş Kürtlerden geçer. Türkün güvenliği için Kürt ne kadar gerekliyse, Kürdün güvenliği içinde Türk o kadar gereklidir. Zorla ayırsalar da ayrılmayacağız" dedi.
Erdoğan'a yanıt verdi
Öcalan, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "etnik, dinsel ve bölgesel milliyetçiliğe karşıyım" şeklindeki sözleri ile ilgili şunları söyledi: "Bizi kast ederek bunları söylüyordu. Bana cevap hakkı doğdu. Dinsel milliyetçiliğe dayanan AKP'dir. Hem Türk, hem Kürt etnik milliyetçileri de en çok AKP'nin içindedir. Şeyhler, ağalar takımı da kendi içlerindedir. Suçlu insan telaşına girerek başkasını suçluyor. Bunu AKP'ye iade ediyorum. Çok net ortaya koyuyorum. Türkiye'de dinsel milliyetçiliğe, etnik milliyetçiliğe bulaşanlar çok."
Ortadoğu’da oyun içinde oyun var
Son dönemde ABD, Türkiye ve mevcut Irak Yönetimi arasında KONGRA-GEL'e karşı nasıl hareket edileceğine dair yapılan toplantıları "Tehlikeli bir ittifak" olarak değerlendiren Öcalan, Musul'daki 5 PYD üyesinin infazının peşinin bırakılmamasını istedi.
Öcalan, şunları söyledi: "Bu olayı iyice araştırmak lazım. Arkasında hangi güçler var, açığa çıkarmak lazım. Suriye halkına da yeni yıl vesilesiyle mesaj vermek istiyorum. Kendi haklarına, özgürlüklerine sahip çıksınlar. Kendi demokratik haklarını, kültürel kimliklerinin özgürlüğünü yürütmelerini istiyorum. Diğer parçalar içinde bu geçerli. Ortadoğu'da oyun içinde oyun var. Provokasyonlar var. Açık çalışıyorsanız ona göre hareket edeceksiniz. Kim vurduya getirebilirler. CIA olabilir, MOSSAD olabilir, KDP, YNK olabilir. Bizi Suriye ile çatıştırmak isteyenler olabilir. Türkiye MİT'i de olabilir. Bence çok net görünmüyor. Suriye'den açıklama istenebilir. Örgüt çalışması olarak da çok dikkatli olmak gerekiyor. Nasıl kendilerini ele geçirtiyorlar. Eskiden beri şikayetlerim, eleştirilerim vardı. Böyle politika, böyle savaş olmaz, bu sorunlar devam ediyor, benim tarzım olamaz. Diplomasi, siyaset böyle yürütülemez. Eğer adamın dört dörtlük savaşçı yeteneği varsa savaşır. Kars'ta da bu yaz benzer bir olay olmuştu. Gerilla köye iner mi? O zamanda değerlendirmiştim. Yapmayın dersiniz. Kızıltepe'de olanı gördünüz. Nedir bu Kızıltepe olayı? Söylendiği gibi silah filan da yok herhalde. Bir baba ile oğlunu infaz etmişler. Öyle anlaşılıyor ki, devlet politikası, merkezi bir karar sonucu yapılmış değil. Merkezi bir olay demiyorum ama karıştırıcılar var. Nitekim görevden alınmalarda oldu. Böyle kişiler, böyle gruplar vardır ve olacaktır."
Kürtler için demokratik konfederalizm
Kürt Halk Önderi Öcalan devamla şu değerlendirmelerde bulundu:
* Meşhur bildiri ortalığı karıştırdı. Bizimkiler bu işin içinden nasıl çıkacaklar. Benim demokratik çıkışım tarihidir. Devlet biliyor. Hatta AKP uygulamaya çalışıyor. Ama PKK'nin anladığını sanmıyorum. Altı yıldır APO taktik yapıyor diyorlar. Öyle taktik değil temel politik bilincimi özetliyor. Bu konularda çok ciddiyim. Ben bazen bir kelime, bir cümle üzerinde elli defa duruyorum çok ciddi duruyorum. Beni şeyh yerine koyuyorlar. Benim bilimsel bir temelim var. Tarihsel dönemler üzerinde ciddi bilimsel düşünüyorum, çok yoğunlaşıyorum eskiden de ciddiydim ama anlamıyorlardı. Türkiye hakkında söylediklerim, kullandığım bütün kavramlar bilimseldir. Türkiye'nin bütünlüğü, Kemalizim vs. Devletinde yaklaşımını doğru bulmuyorum, APO'dan yararlanalım anlayışı yanlıştır. Ben özlü bir insanım. Özlü bir insan kolay kolay yanıltılamaz. Kendine güvenenler benim söylediklerim üzerinde yoğunlaşsınlar.
* Genelde demokrasi kültürü yok. Birbirlerine tahammül yok. Lütfen bu konulara dikkat etsinler. Diğer partilerde yeni yeni bunlara geliyorlar, birleşmeler filan konuşuluyor, ortak platformlara geliyorlar. CHP, DYP'de de bunlar konuşuluyor. Son demokratik konfederasyon değerlendirmem önemli, sadece Kürtler için değil, bütün dünya için geçerli. Tartışmaya açmak gerekir. Demokratik konfederalizm Avrupa'nın şu an içine girdiği eğilimdir.
* Avrupa'da dört yüzyıl uluslar, mezhepler birbiriyle boğazlaştı. 1649 Westfelya, yine 1851 dönemi var, ondan sonra birinci, ikinci dünya savaşları yaşandı, yüz binler öldü. Dinler, mezhepler savaşı oldu. Bunların hepsine yol açan milliyetçiliktir ama şimdi bunlar aşılıyor. Dün Erdoğan, etnik, dinsel ve bölgesel milliyetçiliğe karşıyım diyordu. Bizi kast ederek bunları söylüyordu.
* Demokratik konfederalizmin öncülüğünü Avrupa'da bugün burjuvazi yapıyor. Ben halkın demokratik konfederalizmi kavramını kullanıyorum. Devlet değil, milliyete dayanmaz, siyasi sınırları esas almıyor, hangi siyasi kültür, hangi dinden olursa olsun hepsini kapsıyor. Daha önce altı maddelik ilkeleri belirmiştim. Siyasi içeriği budur. Taban demokrasisi kavramını kullanmıştım. Bu kavrama uygun olarak özgür yurttaş meclislerinden yukarıya doğru gelişir. Üstte gevşek bir koordinasyon merkezi olur. Türk, Kürt, Araplar içinde öneriyorum. Arapların yirmi iki devleti var. Bu yirmi iki devlet kendi içinde demokratik konfedaralizm oluşturabilir. Ama Arapların Türklerin devletleri var, devlet eğilimli düşünüyorlar, onların bu yaklaşıma gelmesi zor. Geriye bunu gerçekleştirecek sadece Kürtler kalıyor.
* Kürtler için demokratik konfederalizm olabilir. Barzani'nin, Talabani'nin federesi var. Onlar devlet hedefli oluşumlardır. Benim önerdiğim devleti hedeflemiyor. Bu nedenle, kavramı, kuramı, kurumu doğru tartışın demiştim. Demokratik ulus devletçi ulustan farklıdır. * Demokratik konfederalizm eşittir, demokratik ulus, demokratik ulus da eşittir halkın demokrasisi. Benim önerdiğimde devlet ekseni yoktur, gevşek bir örgütlenmedir. Bu bizim aynı zamanda eşitlik, özgürlük ve sosyalizm anlayışımızı da dile getiriyor. Nasıl ki Avrupa konfederasyona gidiyorsa, ileride Ortadoğu Konfederalizmi olabilir. Zaten Ortadoğu tarihi konfederalizme uygundur. Bu günden yarına hemen kurulacak anlamında söylemiyorum, ama çağın gidişi o yöndedir.
* Milliyetçilik ideolojisi üç yüzyıl Avrupa'yı, yüzyıldır da Ortadoğu'yu kasıp kavurdu. Ortadoğu'da Yahudileri, siyonist milliyetçilik; Arapları, Baas milliyetçiliği; Türkleri de, İttahat Terakki milliyetçiliği batırdı. Ecevit de bir dönem Türkiye, Azerbeycan, Kıbrıs federasyonu diyordu. Konfederalizm şiddete, ayrımcılığa yer vermeyen gönüllü bir çözüm modelidir. Benim çözüm tarzım, perspektifim budur. Bunun karşıtı da milliyetçi yaklaşımıdır. Milliyetçilik boğazlaşmaları halkları tüketir. Türkiye'de biz eğer konfederalizmi başaramazsak, Barzani, Talabani tarzı federe burjuva milliyetçiliği gelişir. Türklerde de milliyetçilik güçlüdür. ABD'de Kürt milliyetçiliğinin arkasındadır. Birbirini katletmenin hiçbir anlamı yok. Ben her zaman katletmeye karşı durdum. Burada da bunun için yaşıyorum. Kürtlerde demokratik bilincin gelişmesiyle bu işler çözülür. Diyarbakır'daki mitingde atılan farklılıklara evet ayrılıkçılığa hayır sloganı, güzel bir slogan. Önemliydi, doğru bir slogandı.
* Cezaevlerinde çıkanlar, kendi özgün örgütlenmelerini kurmaları gerekir. Tutuklu ve Kayıplar dayanışma derneği kurulabilir. Hala içeride olanlar var, kayıp olanlar var, faili meçhule idenler var. Onların hakkını hukukunu korumak gerekir. Çıkanların çeşitli sorunları var. Hasta olanlar var, maddi sorunları olanlar var, eğitim sorunları var. Bu sorunları aşmak için destek ve dayanışmayı sağlamları gerekir. Bu arkadaşların kendi kişiliklerini doğru çözümleyip, yaşamla doğru bütünleşmeleri gerekir. Kendi eğitimlerini, özgürlük problemlerini, kimlik sorunlarını çözsünler. Özgürlük problemini kendi kişiliklerinde doğru çözümlemeleri gerekir. Onlara söylersiniz bireysel heveslere kapılmasınlar, yoksa manen tatmin olamazlar, eski komünistler gibi felçli olurlar. Özgürlük demokrasi insan hakları mücadeleleri vermeliler. Bu kadar şeyin karşılığı özgür yaşam katılımı olmalı. Yirmi yıl, on yıl cezaevinde kalmışlar, bağlıyız, seviyoruz diyorlar ama söylediklerini pratikleştirsinler. Cezaevinden sürekli mektup gönderiyorlar. Kaldı ki Türkiye de yeni bir süreç başlıyor, AB sürecine giriliyor. Siyasi yasaklar filan kalmaz artık. Sanırım bir kısmının yasağı da kalkmış durumda. Belirttiğim çalışmaların yanı sıra DTH de katılım gösterirler.
Türk-Kürt kardeşliği
* DTH çalışması için de birkaç şey söylemek gerekir. Halk toplantılarına da benim düşüncelerimin gitmesi gerekiyor. Program gerekçesi olarak benim Bir Halkı Savunmak kitabımın tümü esas alınabilir. Bu görüşlerim de halka sunulur. Bana inananlar, görüşlerimi merak edenler bunu öğrensinler. Program konusunda bu son söylediklerimi de birleştirilibilir. Milyonlarca kişi söylediklerimi merak ediyor. Bu görüşlerime herkes katılsın demiyorum, katılan katılır. Farklı görüşler olabilir. Dostlar da yer alır, sempatizanlarda olur. Burada kanun dışı olan bir şey yok. Ben cezaevindeyim ama demokratik yurttaşlık hakkımı kullanıyorum. Bende bu partinin sempatizanı olabilirim. Yasaldır. Ayrı görüşler olabilir, ama birlikte hareket etmek gerekir. Tarihi bir dönemdir. Daha önce önerdiğim eş başkanlık modeli vardı, bunu tekrar ediyorum. Eş başkanlık benim tercihimdir. Bunu Türk Kürt kardeşliği içinde önemsiyorum. Benim önerim Türk birisinin olmasıdır. Bu Kürt Türk birliğini sembolize eder. Bakalım bu konuda kadınlar ne düşünüyor. Onların da önerileri olacak. Onların hakkıdır. DTH çalışmasını yürüten arkadaşlar, son bildiride adı geçenler gazete de bu konuları uzun uzun yazabilirler.
MHA NEWS AGENCY
|
|
|
|
|