Basından Seçmeler: Bir Pomak Sevda(lı)sı
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 08.12.2007, 13:52:17 (1627 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Bulgaristan’da ‘hayin’ Türkiye’de ise ‘Batı Trakya Türkleri’ olarak anılan Pomaklar, 130 yıllık bir tarihten sonra yok olmakla karşı karşıya kaldı. Bugüne kadar herhangi bir yazılı tarihe sahip olmayan Pomaklar, 130 yıl sonra anadilde eğitim talep ederken, Pomakça dilinde ise ilk kez bir şiir kitabı kaleme alındı.

Türkiye’de bir süre cezaevinde kaldıktan sonra uzun bir sürgün yolculuğunun ardından Birleşmiş Milletler denetiminde İsveç’e getirilen Trakya Pomaklarından şair İbrahim Kenar ilk kez Pomakça dilinde bir şiir kitabı kaleme aldı. ‘Etna Pomaçka Obiç’ adlı şiir kitabını Mezopotamya Yayınları’ndan çıkaran Kenar ile Ermeni-Bulgar katilamlarından sorumlu tutulan ve adeta kapalı bir kutu içinde yaşayan Pomakların ilginç tarihi ve yaşamları üzerine görüştük.

Pomakların ana yurdu neresidir?

Pomakların ana yurdu Balkanlardır. Rodop bölgesi denir ve Rodop Dağları Bulgaristan’ın güneyi Yunanistan’ın kuzeyinde bulunuyor.

Türkiye’ye nasıl geldiniz?

Pomaklar 1890 yıllardan sonra Türkiye’ye gelmiştir. O tarihten önce yoklar. Osmanlı döneminde Balkan savaşlarının kaybedilmesiyle birlikte Balkanlardaki Müslüman azınlık bir anda Türkiye’ye göç etti. Dedem 1887 yılında Türkiye’ye göç etmiş. Türkiye’ye göç eden bütün Pomaklara resmi kayıtlara göre ‘93 macırı (mahacir) derler. Ağırlıkta yerleşim alanları Trakya’dır. Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Muğla ve İzmir’e de yerleşmişlerdir. Eskişehir’de 3 ya da 4, Kütah’ya’da 1, Samsun’da ise 6 Pomak köyü var. Balkanlara bakıldığında ise yüzde 70 Pomak halen Rodop bölgesinde yaşar. Fakat 2. Balkan savaşından sonra Pomak toprakları bölünerek bir kısma bugünki Gümüldüne, İskeçe bölgesi ve Yunanistan’a bırakıldı. Diğer taraf ise Bulgaristan’a bırakıldı. Ancak her iki tarafta ise halen Pomaklar yaşıyor. Tıpkı Kürtlerin kaderine benziyor. Bizde de Keşan ve İpsala’da yaşayan Pomakların Yunanistan’da akrabaları vardır. Arada sadece bir nehir geçiyor. Ancak bu sınırlara bölündü. Pomaklar bir kimlik olarak kabul edilmediklerinden dolayı sınırı geçip akrabalarını göremiyorlar.

Türkiye’de ne kadar Pomak var?

Türkiye’de yazılı bir tarih yok. Balkanlardan gelenler kayıt atına alınırken Müslüman ya da Hristiyan olarak kayıtlara alındı. Sonradan yapılan, Alman araştırma enstitüsünün tahmini rakamlarına göre Türkiye’ye 1965 yılında 300 bin Pomak’ın geldiği kayıt altına almış. Ama Türkiye’de Pomaklara Batı Trakya Türkleri diyorlar...

Ama Batı Trakya’da Türklerinin savaş sırasında getirildiğinden söz ediliyor...

Bu tamamen büyük bir yalandır. Bu durum bilinçli olarak böyle lanse ediliyor. Sadece 93 mahacir döneminde 300 bin Pomak Batı Trakya’dan getirildi. Özellikle Pomak köyleri ikiye bölündü ve yarısı getirilirken yarısı ise bırakıldı. Çünkü amaç Pomakları birbirinden ayırıp asimile etmekti. Pomaklar Türkiye’ye getirilirken Rum kökenliler ise Yunanistan’a gönderildi. Türkleri değiş tokuş yaptıklarını söylediler, ama Türklerin yerine Pomakları getirdiler.

Pomakların tercih edilmesinin nedeni asimilasyonun kendi içlerinde başlamış olması değil miydi?

Doğru. Bilinç düzeyinde zaten Pomaklar arasında bir asimilasyon yaşanıyordu. Çünkü o dönem Balkanlarda özel bir durum vardı. Türk ya da Pomak olduğunuzu söyleyemezdiniz. Ya Müslüman ya da Hristiyandınız. Osmanlı’dan sonra Türkler de kendilerini Müslüman olarak tanıtıyordu. Bugün gidin Türkiye’deki Pomak köylerine yaşlılara sorun Pomak olduklarını söylerler, ama Pomakların kim olduğunu sorduğunuzda ise Müslüman yanıtını alırsınız. Osmanlıyı tercih ettikten sonra Türkleşme başladı. Bugün Türkiye Cumhuriyetini kuranların yüzde 60’ı Pomaktır.

Bugün aşırı Türk milliyetçiğini yapanlar da Pomak kökenli...

Kesinlikle Türk milliyetçiliğini yapanların da büyük bir kısma Pomak kökenlidir. Ama aynı zamanda 1879’dan 1886 yılına kadar Rodoflar’da Pomak Timras cumhuriyetini kurarak ulusal anlamda bir devlet kurulabileceğini, ümmet toplumundan çıkılabileceğinin ilk mesajını verenler de Pomaklardır. Talat ve Enver paşaların öncülüğünde kuruldu. Mustafa Kemal daha sonradan gelmiştir. Talat Paşa zaten Rodoplu’dur ve Pomak kökenlidir.

Talat Paşa aynı zamanda Ermeni ve Bulgar katliamlarınında baş sorumlusu değil mi?

Evet. Talat Paşa ilk pratik deneyimini Bulgaristan’da yaptı ve daha sonra Ermeni katliamında başrol oynadı. Pomaklar kullanılarak önce Bulgarlar katlettirildi. Osmanlı-Rus savaşından sonra ise Pomaklar Bulgarlara karşı baş düşman ilan edildi. Çünkü Pomaklar hem Slav kökenliydi hem de Slavlara karşı Osmanlı’nın yanında savaşmıştı. Pomakların tek kurtuluşu o dönemde Türkiye idi.

Gerçekten kucak mı açıldı?

Aslında Türkiye bize kucak açmadı. Rodop bölgesinden Trakya bölgesine geldik. Yani zaten kendi topraklarımızdı. 1923 yılından sonra gelen Pomaklar ise zorla getirildi. Tarihimiz herkesin üzerinde rahatlıkla oyun oynamasına müsait bir tarihtir. Örneğin Pilevne bölgesi Pomaklarının yüzde 80’i Bulgar kökenlidir. Müslümanlaştıktan sonra Pomaklık kimliği ediniliyor. Pomak ismi zaten Müslümanlıktan sonra ortaya çıktı. 1800’lü yıllardan önce Pomak diye bir halk yoktu.

Pomak kelimesi ne anlama geliyor?

Pomak kelimesi Pomakçada ve Bulgarcada ‘Pumogni’ demektir. Yani ‘yardım eden’ anlamına gelir. ‘Pomaç’ ise yardım eden kişi demektir. Bu bir süre sonra halk arasında değişerek Pomak adını almıştır. Yani Pomak köyleri dendiğinde bunlar Osmanlı’ya yardım eden köyler anlamına gelir. 130 yıl öncesine bakıldığında ise böyle bir isme rastlanılmamakta. Tarihte böylesi bir isim yok.

Pomak dili hangi guruba mensup?

Güney Slavları dil ailesine bağlı. Bulgar, Makedon, Sırp, Hırvat, Çek, Slovakya, Slovenya, Boşkan, Polonya ve Ukrayna Güney Slav dil ailesine mensuptur. İyi Pomakça bilen biri bunlarla rahatlıkla anlaşabilir. Ama ayrı bir dildir.

Ama Pomakçanın Türkçe-Bulgarca karışımı bir dil olduğu söyleniyor...

Pomakça, Ukrayna kırması olduğu söylenirse belki anlaşılır. Çünkü dil benzerliği çok ama Türkçe ve Bulgarca ile alakası yoktur. Biz din olarak ise Bogomilizme mensubuz. Bogomolizm, Zerdüştlüğün Avrupa uyarlamasıdır. Avrupa’da Bogomolizm dininden gelen iki gurup vardır. Birincisi; Boşnaklar ikincisi; ise Pomaklardır. Zaten Boşnaklar ve Pomakların kütleler halinde Osmanlı geldiğinde Müslümanlığa geçişinin sebebide budur.

Halen Bogolizmden kalıntılar var mı?

Bogomolizm dininden kalma gelenekler İslam dini adı altında yürütülüyor. Ateşin kutsallığı, ateş dansları halen devam ediyor. Hıdırelles denir ama bizde Gergör şenlikleri olarak kutlanır ve ateşe bir gece öncesinden adaklar adanır. Sular yıldızlar altına bırakılır. Sedanka dedikleri toplu halde kendi müziklerini söyledikleri sohbetlerin geçtiği oturumlar yapılır. Sedanka zaten Pomakçadır ve anlamı oturum demektir. Bu oturumlarda köyün sorunları tartışılır. Bunların hiç biri Türk geleneklerinde yoktur. Bogomolizm dinine mahsustur...

Pomaklar hep iktidardan yana mı oldular?

Tabii ki en büyük kötülüğü aynı zamanda kendine de yaptı. Taraf olduğu her iktidar biraz daha erimesine neden oldu. Dilimiz yok oluyor. Hatta Bulgar hükümetinin propagandaları sonucu Bulgar olduklarını söyleyen bir kesimde var. Ama Türkiye ya da Batı Trakya Pomaklarına baktığımızda zihinlerde Türkleşme mevcuttur.

Ama Türkiye’de açtığınız sivil toplum örgütleri Balkan Müslümanları şeklinde açılıyor. Neden Pomak ismi kullanılmıyor?

Çünkü halen insanlar Pomaklık adına birşeyler yapma cesaretini göstermiyor. Türkiye’de Balkan Müslümanları olarak örgütlenmişlerdir. Pomak adını kullanmaya çekiniyorlar. Yunanistan’da yaşayan Pomaklar ilk kez çıkıp kendi anadillerinde eğitim talep etti. Gümilcine Pomak Araştırmaları Merkezi açtılar. İskeçe’de 4 Nisan 2007 tarihinde Pomak Kültür Derneği açtılar.

Bir de gazete hazırlığı var galiba...

Evet.. Gümilcine Pomak Araştırmaları Merkezi tarafından Pomakça Nes Press isminde bir gazete hazırlığını yürütüyor. Sadece Pomakça çıkaracaklar. Bulgaristan’da yaşayan Pomaklar ise kendi televizyonlarını kurma çalışması başlattı. İnternet üzerinden yayın yapan bir televizyonları var, ama kurumlaşma çalışması başlattılar. En geri kalmış Pomak kitlesi ise şu an Türkiye’de yaşıyor. Türkiye’deki Pomaklar korkuyor. Bazı Pomaklarda ‘nasılsa cumhuriyeti biz kurduk ne talep edebiliriz ki’ diye düşünüyor. Zaten kurucularda Pomaktır..

‘Atatürk de Pomak’

Atatürk de mi?

Atatürk Selanikli bir Pomaktır ve cumhuriyetin mimarları Pomaklardır. Atatürk’ün bulunduğu mahalle Pomak mahallesidir ve o dönem Pomakların bulundukları semtlerde başka halklar oturmazlardı. Türk, Pomak ve Yunan mahalleleri ayrıydı. Pomak mahallesinde bir Türkün ne işi var. Atatürk Pomaktır.

 

‘Edna Pomashka Obich’

İlk kez Pomakça bir şiir kitabı çıkardınız. Kitabınızda ne anlatıyorsunuz?

Kitabım çok şey anlatıyor. ‘Edna Pomashka Obich’ (Bir Pomak Sevdası) adında bir şiir kitabı. Obiç Pomakça sevda, aşk anlamına gelir. Yani bir Pomak sevdasıdır. Pomaklar kendi kültürlerini kaybediyorlar. Küçük köylere sıkıştılar. Şiirsel tarzda yaklaşmamın amacı ise Pomakların kendi dilinde şarkı söyleyebildiği gibi kendi dilinde de şiir okuyabileceğini göstermek ve dili yazılı hale getirmekti. Hiç bir kaynakta olmayan bir dili kitaplaştırdım. Madem Pomakların bir dili yok. O zaman nasıl şiir yazıldı? sorusunu kafalara yerleştirmek istedim.

Yunanistan’da kurulan bir derneğimiz oldu, bunu Türk medyası ‘Batı Trakya Türklerinin yüz karaları’ diye yazdı. Bakalım kitabıma ne diyecekler? Pomak örgütlenmesi başladı ve tepkiler de sert birşeklide geliyor. Biz sadece Pomakların kendi özüyle kabul edilmesini talep ediyoruz. Dilimizle kültürümüzle var olmak istiyoruz. Bundan sonrada yeni bir kitap yazmayı düşünüyorum.


YENİ ÖZGÜR POLİTİKA


YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· PKK'den Türk ordusuna en sert uyarı
· Bozan Tekin: Olası saldırıda Ortadoğu ateş topuna döner!
· BEZELÊ EYLEMİ VATAN SAVUNMASIDIR
· Ortadoğu'yu değiştiren gün, 9 Ekim
· Eğitim komisyonunda yer alan HPG gerillası yaşamını yitirdi
· PKK: Hava saldırısında her hangi bir kaybımız yok
· HPG'li Tepe ve Bor'un cenazeleri ailelerine verildi
· Çatışmalarda, 1 asker, 1 ajan ve 1 JİTEM elemanı öldü
· Türk polisi Diyarbakır’da evlerin kapılarını kırdı
· Açlık grevi 47. gününde sona erdi

Basından Seçmeler
· Kürt gazetecilerinden 'zincirli' protesto
· Derstandard: TSK gerillayı askeri olarak yenemez
· CNN: PKK toplumsal değişim için savaşıyor
· Le Monde: Kürt gerilimi yeniden canlandı
· Sınırdaki birlikler Oramar bölgesine kaydırıldı
· Kurd1, Roj TV’den çaldığı film ile yayına başladı
· Hapishaneler Yılmaz Güney filmlerinin yaratıldığı mekanlardı’
· Kürtler 36’ıncı paralele razı mı oldu?
· Ragıp Duran: Kapışma medya mülkiyet ilişkilerini gösterdi
· AKP'nin programında Kürt inkarı

© Rojaciwan.com