Basından Seçmeler: Pişmanlık Yasası çıkarmak savaş kararıdır
Gönderen: rojin0621 Tarih: 18.12.2007, 22:04:08 (4263 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
AKP yeni bir pişmanlık yasası gündemleştirdi. Şimdiye kadar böyle 8 yasa çıkarıldı. Yasalar bir işlev görsün diye çıkarılır.

Ancak bu pişmanlık yasaları hep fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Bunun nedeni, Kürt halkının itirafa ve pişmanlık duymaya büyük öfke duymasıdır. Kürt özgürlük hareketinin kültürünü almış Kürt insanlarını itirafçı yapmak kolay değildir. Diyarbakır zindanında itiraf ve pişmanlıklar hep zorla ve işkenceyle yaptırılmıştır. İtiraf ve pişmanlığı en kötü şey gören toplum kültürü Amed cezaevinde oluştu. Büyük şehidimiz Akif Yılmaz'a baskı ve işkenceyle pişmanlık dayatıldığında 'Anamla zina yaparım, ama böyle bir şeyi kabul ettiremezsiniz' diyerek pişman olmanın ne kadar adi bir şey olduğunu ortaya koymuştur. Bütün pişmanlık yasalarını boşa çıkaran bu tutumla mayalanmış yeni Kürt kültürüdür. Bunun en rafine biçimini temsil edenler ise özgürlük gerillalarıdır.

Başbakan Erdoğan 'Eski yasalarda sonuç alınmamış, ama şimdi alınacağını söyleyen düşünceleri var' biçiminde bir değerlendirme yapmış. Anlaşılıyor ki birileri çok yüksek perdeden değerlendirmeler yaparak hükümeti böyle bir yasanın gerillayı çözeceğine inandırmıştır. Nitekim kendini AKP'nin anayasa ve yasa uzmanı gören Burhan Kuzu 'Tam böyle bir yasa çıkarmanın zamanı' diyerek kendilerini böyle bir yasanın sonuç alacağına ne kadar inandırdıklarını ortaya koymuştur.

Bu inançları; ABD ve AB'nin PKK'yi düşman ve terörist ilan etmesi, KDP ve YNK'nin olumsuz yaklaşımları ve içerden bazı çevrelerin AKP'ye destek vermek için Kürt özgürlük hareketine saldırmasından ileri geliyor. Herhalde Kürt özgürlük hareketini köksüz ve bu tür saldırılarla hemen devrilecek bir güç olarak görüyorlar. Bu hareket her zaman özgücüne dayanarak gelişmeler yaratmış, tüm kazanımlar hep özgüç ve büyük fedakarlıklarla yaratıldığı için tüm zorluklar karşısında ayakta kalmasını bilmiştir. PKK, dış güçlere dayanarak elde edilecek bir şeyin kısa sürede kaybedileceğine inanmıştır. Bu nedenle en zor koşullarda yaşamasını bilen bir hareket olmuştur.

PKK, Kürdistan özgürlük mücadelesinin tarzı olan zor koşullarda kazanmanın tarzını ilke edinerek tüm gelişmeleri sağlamıştır. Böyle pişmanlık yasalarıyla ve bazı güçleri yanına alarak kuşatma yapmayla bu hareketi kolay kolay dağıtmanın mümkün olmadığını en iyi Türk devleti bilir.

Gerilla sanki keyfinden dağda kalıyormuş da, biraz siyasi saldırı ve psikolojik savaşla karşılaştığında elindeki silahı bırakıp bir tabak mercimeğe ve sıcak aile odalarına koşacakmış! Böyle düşünmeyi sağlatan kapitalizmin yarattığı bireyci kültürdür. Herhalde herkesi kendileri gibi bireyci ve toplumsal sorumluluk duymayan bir yığının fertleri gibi görüyorlar. Doğrudur, kapitalist sistem insanları toplumsal fedakarlık düşünmeyen, bencil duyguları için toplumuna dahi sırt çeviren insanlar yığını ortaya çıkarmıştır. Ama PKK'nin, militanlarına ve Kürt toplumuna verdiği kültür bu değildir. Biz biliyoruz, 2003'te tasfiyeci provokasyonun örgüt içine attığı bireycilik fitnesinden Türk devleti umutlanmıştı. Bu nedenle de eve dönüş yasası çıkarmıştı. Tasfiyeci provokasyonun kendini örgüte dayattığı ortamda eve dönüş yasası ile bu tasfiye hızlandırılacaktı. Ne var ki sonuçta tasfiyecilik de kaybetti, Türkiye ve bazı güçlerin beklentileri de boşa çıktı.
Türk devleti bilmelidir ki şu anda örgüt yapısı ve örgütün moral motivasyonu hiçbir psikolojik savaşın bozamayacağı kadar güçlüdür. Öte yandan her türlü askeri ve siyasi saldırıyı püskürtecek biçimde ortak bir irade ortaya çıkarmıştır. Halkımız da Kürt özgürlük hareketine karşı uygulanmak istenen uğursuz planları görerek, inadına örgütüne daha fazla sahiplenmektedir. Kürt halkı artık bir tehlike gördüğünde, özgürlük hareketine bir saldırı gördüğünde eskisinden daha fazla destek sunmaktadır. Daha düne kadar PKK'ye mesafeli davranan, hatta bazen olumsuz yaklaşım gösterenler bile Türk devletinin ve dış güçlerin PKK'ye karşı saldırıyı yükselttikleri bu dönemde PKK'ye tam destek verdiklerini belirtmişlerdir.

Şimdi PKK'ye karşı olduğunu söyleyenler eskiden Kürt özgürlük hareketine veren güçler değildir. ABD her zaman PKK'nin karşısında olmuştur. Şimdiye kadar en küçük bir siyasi ya da başka bir destek vermemiştir. Avrupa'da hiçbir zaman siyasi ya da başka bir destek vermemiştir. Eğer iki milyondan fazla nüfusu olan Kürtler Avrupa'da örgütlenmişse, bu da Avrupa'nın verdiği bir destek değildir. Kürtler örgütlü olmanın güç olduğu bilincine ulaşarak örgütlenmişlerdir. Nasıl ki Türkiye'de Kürt özgürlük hareketine sempati duyuyorsa, Avrupa'da da sempati duymaktadırlar. Türk devleti her türlü baskı, tutuklama, faili meçhul cinayet, köy yakma ve yıkımlarla bu sempatiyi engelleyememişse, bu tür baskılar yapamayacak olan Avrupa nasıl engelleyecek! Herhalde Avrupa da Türkiye gibi yapamaz. Yaptığı taktirde Kürtlere karşı Türk devletinin inkarı ve sömürgeci politikası doğrultusunda hareket etmiş olur. Avrupa da tutuklama ve çok yönlü baskı yapıyor. Yasalarını çiğneyerek bunu yapıyor. Her türlü hukuk dışı yolu deniyor. Daha fazlasını deneyip, tüm Kürt derneklerini kapatamaz. Demek ki Avrupa tarafından PKK'ye verilen bir destek yoktur.

KDP ve YNK'nin de verdiği bir destek olmamıştır. Güney Kürdistan'da PKK yirmi yıla yakındır örgütlüdür. Binlerce şehit ailesi vardır. Dostları ve sempatizanları vardır. Hâlâ Güney Kürdistanlı gerillalar vardır. PKK, KDP ile savaştığı dönemde bile bu alanda ki halkla ilişkilerini kesmemiştir. Bu savaş yıllarında tabii ki lojistiğin fiyatı artmıştır. Kürtler yıllarca sınırlarda mayın tarlalarını geçerek istediğini almış ve satmıştır. KDP ve YNK'nin olumsuz yaklaşımları gerillayı daha fazla gerilla kurallarına göre hareket etmeyi sağlayacaktır. Böylece gerillaların bazı duyarsızlık ve rehavetten kaynaklanan kayıpları da azalmış olacaktır.

İran ve Suriye ise zaten uzun zamandır PKK karşıtlığı yapmaktadırlar.

Şimdi Türkiye içinde en zor koşullarda savaşan gerilla, gerilla savaşı karşısında tecrübe kazanan Türkiye'ye karşı mücadele eden gerilladır. Türkiye'ye karşı savaş içinde kendi tarzını da geliştiren gerillanın, şu veya bu gücün siyasi ya da başka türlü baskılarına pabuç bırakacağını düşünmek kendini kandırmaktır. Gerilla zaten zor koşulların savaşçısıdır. Yine bu koşullarda ayakta durmaya ve mücadelesini yürütmeye devam eder. Hatta bu koşullarda gelişebilecek daha kapsamlı bir savaş ortamında yeni kazanımlar ve imkanlar ortaya çıkarır. Sorunu çözemeyen ve zaman kaybeden Türkiye ise kaybeder.

Türkiye'ye sesleniyoruz; hiç kimse senin PKK'ye karşı savaştığın gibi savaşmaz. Şu veya bu desteğe dayanarak kendini kandırma! Bu tür umut vermelere de aldanma! Kürt Halk Önderi'nin dediği gibi bu savaş sürdükçe tek kaybedecek olan Türkiye devletidir.

Kürt sorununda çözüm projesi olmayanlar hiç kimseyi dağdan indiremez. Kürt sorunu çözülürse gerilla döner ve iki halkın kardeşliği ve özgür birlikteliği temelinde Türkiye'ye hizmet eder. Yeni eve dönüş yasaları işe yaramaz. Ancak gerillayı motive ve tahrik eder.

KCK hangi süreç gelişirse silahların bırakılacağını ortaya koymuştur. Bu deklarasyona karşı eve dönüş yasası ile cevap vermek, savaşa devam kararıdır. Bu savaşın sürmesine yol açan bir anlayıştır. Savaşın sürdüğü ortamda tabii ki gerilla da kayıp verebilir, ama asıl kaybedecek ve çözülecek olan Türkiye olur.

Bu savaş sürdükçe Türkiye daha fazla başkalarına bağlanacak; Ortadoğu'da iradesi ve inisiyatifi olmayan bir güç haline dönüşecektir. Böyle bir Türkiye'yi de zaman büyük tehlikelerle karşılayacaktır. Bizden söylemesi!

Mustafa Karasu
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: awafirat     Tarih : 2007-12-19 01:10:52     Puan :
siz hep soylersiniz ama bu barbar cellat suruleri anlamaz..ne zaman anlayacak 4 parcaya bolundugu zaman anlayacak...zaten o surece dogru hiz kesmeden ilerliyor...elbetteki sayin karasu hic kimse pkk ye yardim etmiyor..tam tersine PKK. avrupaya ,ABD ye ve hatta turkiyeye yardim ediyor..kurdun ofkesini PKK den baska dunyada hic bir guc frenleyemez...bir tek PKK bunu basarabiliyor..halk olumune baskan APO ya baglidir...40 tane kurdistan bile verseler BASKAN APOYA degismeyiz..bunu da bir kurt olarak ben soyleyeyim ...bizden soylemesi



Yazan: MUNZUR-KANDIL     Tarih : 2007-12-19 17:41:44     Puan :
KAHROLSUN TÜRKIYE YASASIN APOIZM

En çok okunan haberler
· HPG: 6 AĞUSTOS HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Hüseyin T: Bombayı babam bile koysa kabul etmem
· HPG’den Emniyet Müdürlüğü Binası’na saldırı: 1 ölü, 3 yaralı
· Öcalan’a 1 ton C4 ile suikast ittirafı
· 7 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Ateşin başındaki Makolu kadın gerilla
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir
· Swoboda: Kürtlerin hakları anayasal güvenceye alınmalı
· Kürtlere Kerkük kuşatması!
· 'Barbar Polis Tartıştığı Genci Karnından Vurarak Öldürdü'

Basından Seçmeler
· Ahmet Altan: AKP-Hürriyet'in Güngören ilişkisi kuşkulu
· Azadiya Welat da Ergenekon hedefindeydi
· İtirafçıya bile söyletemediler
· 1970’lerin ‘gerilim stratejisi’ aktifleşiyor!
· AKP 'devlet partisi' yolunda
· Roj TV'ye büyük destek
· Düğümü Erdoğan-Başbuğ görüşmesi çözdü
· AKP’NİN FETTULAHÇI NEO-GLADİO’SU
· Suçüstü yakalandılar
· KENDİNİ ÖZGÜR KILMA SAVAŞI, DİĞER TÜM SAVAŞLARIN BELİRLEYENİYDİ

© Rojaciwan.com