Biz Kürtler olarak tarihin en görkemli Newrozunu gerçekleştirirken,büyük bir inanç ve kararlılıkla Önderliğimizin özgürlüğüne ne kadar kilitlendiğimizi,gerillanın direnişiyle ne kadar bütünleştiğimizi,Önderlik,gerilla ve halk olgusunun ne kadar iç içe geçtiğini bir kez daha tüm çıplaklığıyla dünya kamuoyuna gösterdik.Newroz kitleselliğiyle,siyasal mesajlarıyla,açığa çıkardığı iradeyle ve çözüm tutumuyla herkesi bir kez daha derinden sorgulamaya itmiştir.Hiçbir gücün görmezden gelemeyeceği bir gücü açığa çıkarmıştır.Karşıtlarımız bile newrozda açığa çıkan irade ve kararlılık karşısında sessizliğe bürünmüş ve afallamıştır.
Bu Newroz tam bir Serhildan çizgisinde gerçekleşmiş ve baştan sona kadar uluslar arası konsepte karşı bir irade savaşı biçiminde gelişmiştir.AKP Hükümeti ve ordu adeta ikinci Zap operasyonunu Newrozda Kürt halkına ve onun örgütlü tüm güçlerine karşı geliştirmiştir.Bizler sağlık komitesi olarak Newrozu bir serhildan Konsepti biçiminde ele alırken karşı tarafta tam bir katliam konsepti,halkı ve kurumları bastırma,sindirme ve teslim alma konsepti biçiminde ele aldı.Newrozu birgünle sınırlı tutma yaklaşımı bu konseptin bir parçası olarak geliştirlidi.Burada amaç özgürlük hareketinin son iki ayda açığa çıkardığı kitlesel hareketliliği parçalamak ve halkın iradesini kırmaktı.Gerçektende son iki aydır muazzam bir kitlesel güç ve hareketlilik açığa çıkmış ve bu durum karşı tarafı oldukça korkutmuştur.İşte Newroz bu yüzden tam bir muharebe meydanı haline geldi.Bir tarafta Oramar ve Zap direnişiyle açığa çıkan halk iradesi diğer taraftanda karşı tarafın uluslar arası konseptinin ÖNDER APOSUZ ve PKK’siz sahte Kürt çizgisi vardı.
Newroz siyasal çatışmaların ve mücadelelerin bu kritik eşiğinde kendi tarihsel mirasından aldığı güçle Kürtler açısından tam bir devrimci duruşu ve devrimci doğuşu açığa çıkardı.Özellikle Siirt,Van,Hakkari ve Yüksekovada sergilenen duruş direniş duruşu olmuştur.Bu alanlar APOCU direniş mirasını ve çizgisini doğru bir temelde temsil etmiş,düşmanın dayatmalarını kabul etmemiş,bu konsepte karşı mücadele kararlılığını ortaya koymuştur.Bu anlamda Hakkari,Siirt,Van,Yüksekova çizgisi bizim direniş çizgimizdir.İkbal Yaşar ve Zeki Erinç duruşu hepimiz açısından esas alınması gereken çizgidir.Bu çizgi ikinci zap direnişi çizgisidir.Bu zafer çizgisidir,özgürlük ve demokrasi çizgisidir.Bu alanlar duruşuyla örgütümüzün doğrultusunu netleştirmiştir.Bundan sonra bu ölçülere göre kendimizi sorgulayacağız,ele alacağız.Ama diğer taraftanda eleştirmemiz gereken,bu konsepte karşı yeterince mücadele etmeyen duruşlar vardır.Örneğin Mersin vb. alanların kendisini bu çizgiye göre ele alıp sorgulaması ve özeleştiri vermesi gerekmektedir.Böyle mücadeleci olmayan,kendisini düşmana göre ele alan kadrolara karşı Zap ve Yüksekova direniş çizgisini hatırlatmakta yarar vardır.
Devrimci selam ve saygılar..
Doğu İntikam Hareketi(dih)
|