Gönderen: Demgul Tarih: 27.03.2008, 16:16:31 (657 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
HAKKÂRİ:Hakkâri'nin Yüksekova İlçesi'nde 30 sivil toplum örgüt temsilcisinin yayınladığı ortak deklarasyonda, Newroz kutlamalarında halkın alanlara çıkarak taleplerin dile getirmesinin Kürt sorunun demokratik çözümü için katkı sunduğuna dikkat çekildi. Deklarasyonda, başta Hakkâri Valisi, Emniyet Müdürü ve Yüksekova Kaymakamı ile İlçe Emniyet Müdürü olmak üzere tüm yetkililerin istifa etmesi istenerek, İkbal Yaşar'ı vuran ya da vuranların ortaya çıkartılması, ilçe halkının maddi ve manevi zararının karşılanması talep edildi.
Yüksekova'da 23 Mart'ta Newroz kutlamasına yönelik polisin sert müdahalesinin ardından İkbal Yaşar'ın ölümüyle sonuçlanan olaylara ilişkin, aralarında işverenler, siyasi parti, emek örgütleri, demokratik kitle örgüt temsilcilerinin de bulunduğu 30 sivil toplum örgütü temsilcisi ortak bir deklarasyon yayınladı. Deklarasyon sivil toplum örgüt temsilcilerinin katılımıyla DTP Yüksekoava İlçe Örgütü binasında kamuoyuna duyuruldu. Deklarasyonu okuyan DTP Yüksekova İlçe Başkanı Vahit Şahinoğlu, Newroz'un genelde tüm Ortadoğu özelde ise Kürt halkının yaşamında 3 bin yıllık geçmişi bulunan önemli bir bayram olduğunu belirterek, Türkiye'de de Newroz'un Kürt halkının kendi geleneklerine insani ve toplumsal taleplerine uygun olarak kutladığını söyledi.
Geçmişten bu yana sistemin Newroz'da ortaya çıkan iradeden korkup yasaklarla bu bayramı yok sayma ve bastırma yolunu seçtiğine işaret eden Şahinoğlu, "Bu uygulamaların sonucu olarak 90'lı yıllarda halkımıza dayatılan kanlı Newrozlar belleklerimizde yer edinmiştir. Ancak Kürt halkının ısrarlı, demokratik mücadelesi sonunda geliştirilen barışçıl Newrozlar sürecinde başta Diyarbakır olmak üzere alanlara çıkan milyonlar taleplerini en açık şekilde dile getirip ülkemizin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü konusunda katkı sunmuştur" dedi.
AKP HÜKÜMETİ NEWROZ’U KANA BULADI
Sistemin, Newroz kutlamalarında ortaya çıkan taleplerden ve meydanlara çıkan milyonlardan korktuğunu, hükümetin gösterdiği tahammülsüzlüğün bu yılki Newroz'u kana buladığını dile getirdi. "Kürt halkının Newroz Bayramı'na atfettiği önem bilinmesine rağmen bu yılki kutlamalarla ilgili bir politika geliştiremeyen basiretsiz hükümet, Newroz kutlamalarını askere ve bürokratların insafına terk etmiştir" diyen Şahinoğlu, bunun sonucunda demokratik ve çağdaş bir ülkeye yakışmayan çok farklı ve keyfi uygulamanın ortaya çıktığını kaydetti. Olayların yaşanmaması için başta Vali olmak üzere yetkililerle yapılan tüm görüşmelerin sonuçsuz kaldığına vurgu yapan Şahinoğlu, şunları dile getirdi: "Bir dayatma olarak diğer illerin aksine Hakkâri'deki kutlamaların 21 Mart'ta yapılması istenmiştir. Bizce, bu istenç olacak olayların habercisi gibi görülmüştür. Kaldı ki, Newroz etkinliklerinin İstanbul, Adana ve Batman illerindeki kutlama tarihleri 22 ve 23 Mart günleri olarak belirlenmiş ve söz konusu yerlerdeki kutlamalarda herhangi bir olumsuzluk yaşanmamıştır. Bütün bunlar gösteriyor ki Hakkâri, Van ve Siirt halkının onurlu duruşunu hazmedemeyen güçler planlı bir saldırı öngörmüş ve uygulamıştır."
Son olarak 21 Mart günü İl Valisi ile yapılan görüşmede halkın hassasiyetleri ve barışçıl bir Newroz kutlama isteminin iletildiğini hatırlatan Şahinoğlu, "Kendisinden devleti temsiliyetinden doğan sorumluluğu gereği, inisiyatifini olumlu kullanması talep edilmiştir. Ancak konuyu değerlendirip gerekli önlemlerin alınacağını söylemesine rağmen, iki günlük iç savaşı andıran gelişmelerin yaşanmasından halkın can ve mal güvenliğini ve ilimizin huzur ile sükûneti açısından hiç bir çabasının olmadığı görülmüştür" şeklinde konuştu.
GÜVENLİK GÜÇLERİ HALKI TAHRİK ETTİ
3 gün süren olaylar boyunca müdahalenin biçimi, kullanılan orantısız aşırı güç, takınılan tavır ve güvenlik güçlerinin attığı sloganların tamamen halkı tahrik etmeyi amaçlamaya yönelik olduğuna vurgu yapan Şahinoğlu, "Olaylara müdahale etmek üzere ilçede bulunan, Meclis temsiliyetini taşıyan ve halkımızın iradesi konumundaki milletvekilleri dahi saldırı ve hakaretlere maruz kaldı" dedi. Deklarasyonda şu taleplere yer verildi:
"* Başta, Hakkâri Valisi, Emniyet Müdürü ve Yüksekova Kaymakamı ile İlçe Emniyet Müdürü olmak üzere tüm yetkililer istifa etmelidirler.
* İkbal Yaşar'ın katili ya da katilleri ortaya çıkartılıp gereken cezaya çarptırılmalıdırlar
* Gözaltına alınıp tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdırlar. Ayrıca gözaltında bulundukları süre içinde maruz kaldıkları işkence tespit edilmeli ve sorumlular hakkında cezai yaptırımlar uygulanmalıdır
* Hakkâri ve Yüksekova halkını uğradığı maddi ve manevi zararları acilen tanzim edilmelidir
* Olaylar sırasında aşırı güç kullandığı tespit edilen, halkı açıkça tahrik eden, hakarette bulunan güvenlik kuvveti mensupları hakkında yasal işlem başlatılmalıdır
* Toplumsal olaylar sırasında halkı aşağılayan, tahrik eden, aidiyet duygusunu yaralayan "Her Türk Asker doğar", "Yüksekova bizim olacak" gibi sloganların güvenlik güçleri tarafından atılması, uygulaması, gözden geçirilmeli, engel olunmalı ve sorumlular hakkında yasal işlem başlatılmalıdır.
* Dışarıdan gelen gözlemci heyetlere yapılan hakaretler (milletvekilleri, belediye başkanları, insan hakları bölge sorumluları vb.) soruşturulmalı ilgililer hakkında yasal işlem yapılmalıdır.
* İlçe merkezindeki üstyapı tahribatlarının tanzimi sağlanmalıdır.
* Halkın maddi ve manevi zararları tazmin edilmeli
* Ulusal medyanın basın dilinin toplumsal barışa ve halkların kardeşliğine hizmet sunabilecek bir boyuta getirilme sorumluluğu taşınmalıdır.
* Yerelde hizmet veren basın emekçilerine yönelik saldırılar terk edilmeli, darp edenler tespit edilmeli yargı önüne çıkarılmalıdır.
* Halkımıza reva görülen, baskı ve zulümden ötürü sorumluların halkımızdan özür dilemesi talebimizdir."
..
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|