Basından Seçmeler: 20. yılında bir direniş türküsü: Bagok!
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 01.04.2008, 10:49:09 (3162 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
20. yılında bir direniş türküsü: Bagok!BRÜKSEL - Bundan tam 20 sene önce bugün 20 ARGK savaşçısı Bagok dağında büyük bir direniş örneği sergileyerek toprağa düştü. Binlerce Türk askeri ve korucu tarafından 4 çembere alınan ARGK savaşçılarının o güne kadar Türk ordusuyla giriştikleri en büyük çatışmaydı bu. APOcuların belki de ilk büyük muharebesiydi.

Aynı türküde söylendiği gibi : “Çiyayê bagokê bi dar e / Leşker hat ser bi hezar e / Li wir bu bû axir dewran / Li ser serê çend hevalan”

31 Mart günü Nusaybin’in kuzeyindeki Bagok dağının çevresinde üslenenen Türk birliklerine yoğun bir askeri sevkıyat yapıldı. Bir ihbar alınmıştı.

Gün içinde Mardin’den, Nusaybin’den Midyat’ta binlerce asker alana aktarılmış ve ertesi günkü operasyon için hazırlıklar akşam saatlerinde tamamlanmıştı. Türk askerlerinin yanı sıra Bagok’u tanıyan çetelerden yüzlercesi operasyon alanına getirilmişti.

1 Nisan 1988 sabahı helikopter ve uçakları desteğinde binlerce Türk askeri Bagok dağındaki Efşe köyü yakınlarına bir devriye çıkardı. Devriyede bulunan askerler tam da ARGK gerillalarının üslendiği noktaya girdi. İlk ateş karşısında şaşkına dönen askerler çok sayıda kayıp vererek geri çekildi.

Kısa süren paniğin ardından Türk subayları binlerce askerle alana tam 4 çember attı. Amaçları ARGK gerillalarını yoğun bir ateş altına alarak kısa sürede imha etmekti.

Bundan tam 20 sene önce bugün o çemberin içinde Veli Yaşar (Delil) komutanlığında 20 ARGK gerillası bulunuyordu. Delil, PKK’ye henüz ideolojik grup aşamasındayken katılmış bir öncüydü.

Halfetiliydi Delil. O küçük yaştayken ailesi Antep’e göçmüştü. Henüz çocuk yaşta emekle, sömürüyle tanışmıştı. PKK ile tanışması da burada oldu. PKK’ye katılarak 12 Eylül darbesinin ardından yurtdışına çıkan Delil, 1983 yılında ülkeye dönen gerilla birlikleri içinde yer almış ve 1986 yılına kadar Çukurca, Pervari, Siirt, Bitlis ve Garzan’da faaliyet yürütmüştü.

Tecrübeli bir gerillaydı. Birçok çatışmaya girip çıkmıştı. Aslında kendi faaliyet bölgesi olan Garzan alanına gidiyordu. Ancak görev yerine geçmeden önce Mardin’de yeni ARGK savaşçılarının eğitim görevini üslendi. 30 yeni savaşçıya 45 günlük bir eğitim vermişti.

İşte Türk ordusunun 1 Nisan sabahı kuşattığı alan ARGK’nin yeni savaşçılarını eğittiği bir alandı. Kuşatma başladığında yemin törenine katılan gerilla birlikleri daha alandan ayrılmamıştı.

Delil’in yanında Mustafa Kaplan (Kazım) ve 18 yeni ARGK savaşçısı bulunuyordu. İlk Türk devriyesini onlar karşılamıştı. Bu çatışma sırasında askerin paniklemesinden faydalanan diğer tüm gerilla birlikleri çatışa çatışa operasyon bölgesinin dışına çıktı. Yani bir anlamda Delil’in öncülüğündeki grup diğer ARGK savaşçıları için kendini feda etti. Grubun içerisinde henüz 23 gün önce PKK’ye katılan Bingöl-Karlıovalı Ayten Tekin (Rojin) de vardı.

Aynı türküde söylendiği gibi: “Heval Delil bibû rêber / Xwuşka Ayten eriş bir ser”

Bagok dağında binlerce askerin kuşatması altındaki grup sabahın erken saatlerinden öğlene kadar hiçbir kayıp vermeden kendini korumayı başardı. Komutanları Delil ve Kazım’ın tecrübeleri, eğitimden henüz çıkmış genç savaşçıların kararlılıkları Türk ordusunun çemberi daraltmasını engelliyordu.

Grubun bir öncüsü olarak en önde savaşa Kazım öğle saatlerinde yaralandı. Delil bu saatten sonra hem savaşçılarını hem de yaralı Kazım’ı gözeterek çatışıyordu.

Kazım Nizipliydi. Devrimcilikle henüz çok gençken tanıştı. Birçoğunu tek başına gerçekleştirdiği birçok eyleme katılan Kazım henüz lise yıllarında tutuklandı ve işkencelerden geçirildi. Cezaevinde PKK’li tutsaklarla tanışan Kazım, tahliyesinin ardından Suriye’ye geçerek PKK’ye katıldı. 1985 yılının sonbaharında ARGK savaşçıları arasında Mardin’e geçen Kazım, 3 sene boyunca burada mücadelesini yürütmüştü. Şimdi ise yaralıydı ve öncülük yapması gereken 18 savaşçısı vardı. Bunun için dişlerini sıkarak çatışmaya devam etti.

Çatışmanın en şiddetli saatleri henüz başlamıştı. Türk ordusu çemberi daraltıyor gerillaların direnişi yükseliyordu. Havadan helikopterler de ARGK savaşçılarına karşı devreye girmişti. Çember daraldıkça Türk ordusunun kayıpları artıyordu. Xwuşka Ayten her bir asker vurduğunda zılgıt çekiyordu.

Aynı türküde söylendiği gibi: “Li Mêrdînê li Bagokê / Xwin herikî wek cuhokê”

Bu sırada savaşçılar üzerlerine taarruz eden bir helikopteri düşürdü. Delil ve Kazım helikopterin düştüğü noktanın çok yakınındaydı. Enkazdan bir subayın çıkıp kaçmak istediğini gördüler. Kazım yaralı olmasına rağmen subayın kaçmasına izin vermemek için mevzisinden çıkıp ileri atıldı. Delil de O’nu takip etti. Her iki ARGK komutanı da bu hamleleri sırasında Türk askerinin kurşunlarına hedef oldu ve toprağa düştü.

Gün akşama doğru evriliyordu. Geride artık öncüsüz kalan yeni 18 ARGK savaşçısı kalmıştı. Yaşar TALAY (Hamit), Faysal ÇATIKKAŞ (İsa), Mehmet Musbah YAVUZ, Cevat YAVUZ (Şiyar), Emin ÇEVİK (Yasin), Mehmet KURT (Lokman), Nurişan AY (Beşir), Ayten TEKİN (Rojin), Nesim ORAL, Mehmet Emin KAYA (Devran), Cemal KARAKAŞ (Rustem), Veli KUMAK (Şoreş), Mehmet Vahaç DOĞAN (Delil), Koçero GÜLMEZ (Diyar), Güney Kürdistanlı Xebat, Nevaf YILDIRIM (Celal), Bismilli Cuma, ve Cizreli Murat’tı (Cemal) direnenlerin adı. Delil ve Kazım’ın yokluğunda bu yeni savaşçılar direnişlerini sürdürüyor ancak çemberin daralmasını engelleyemiyorlardı.

Akşam olduğunda Türk ordusu halen çemberi yeterince daraltamamıştı. En eskisi 3-4 aylık savaşçı olan Kürt gençleri Bagok dağında büyük bir direniş sergiliyordu.

Aynı türküde söylendiği gibi: “Çav ji dujmin ne şikandin / Şer xweş kirin xemilandin / Çiyayê Bagokê hecandin / Dirok bi zêr neqişandin”

Direnişin önündeki isimlerden biri de Rojin’di.

Bingöl-Karlıvalı olan Rojin PKK ile henüz çocuk yaşta tanışmıştı. 1967 doğumlu olan Rojin, Bingöl yöresindeki PKK öncülerinden Mehmet Güler’in köylerine gelmesinin ardından milisliğe başladı. Ancak 12 Eylül darbesinin ardından Rojin, PKKlileri uzun süre göremedi.

Darbenin ardından artan asker baskıları nedeniyle ailesi İzmir’e göç eden Rojin, 15 Ağustos atılımıyla başlayan mücadeleden etkilendi. Metropolde PKK ile ilişki kuran Rojin, bir görev üslenir ama bunu kendine yeterli görmedi. Rojin bir kadın arkadaşıyla birlikte 8 Mart 1988 tarihinde ARGK saflarına katıldı.

Türk subayları karşılarındaki direniş karşısında adeta çılgına dönmüştü. Artık akşam olmak üzereydi ve karanlığın çökmesi ARGK savaşçıları için büyük bir avantaj sağlayacaktı. Bu noktada Türk ordusu artık final saldırısına girişti. Dört bir koldan ARGK savaşçılarının üstüne bombalar yağdıran Türk ordusu tüm birliklerini savaşçıların üzerine saldı.

Karanlık çöktüğünde Türk ordusu o güne kadar PKK karşısında tarihinin en büyük kaybını vermiş 18 ARGK savaşçısı da komutanları Delil ve Kazım’ı takip ederek toprakla buluşmuştu.

Aynı türküde söylendiği gibi: “Çiyayê Bagokê bi nave / Xwîn herikî weke av e / Bijîn bijîn ey partizan / Li wan şehîdan sed slave”

Türk ordusu tarihinde Bagok savaşının ardından ilk kez PKK ile olan bir çatışmada bir helikopterin düştüğü ve 1 pilot binbaşının öldüğünü duyurdu. Türk gazeteleri 20 ARGK savaşçısının ölümünü zafer naralarıyla verdi. Kendilerinin kat be kat fazla olan kayıplarını ise gizledi.

Bagok, gerilla savaşına çok da elverişli olmayan bir arazi yapısına sahip olmasıyla bilinir. Ancak stratejik konumu nedeniyle Kürt gerillası her zaman verilen tüm kayıplara, ödenen bedellere Bagok’ta bulunmuştur. Bagok dağı özellikle 1990’larda da çok büyük çatışmalara sahne oldu. Ancak bugüne kadar 1988 yılının 1 Nisan’ında gerçekleştirilen direnişten her zaman farklı bir değer biçilerek bahsedildi, anıldı.

Her gerilla halayında mutlaka söylenen, her eylem alanında mutlaka yankılanan türküde söylenegeldi hep: “Bijî şerê me li Bagokê”

..

ANF NEWS AGENCY
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: seyraney     Tarih : 2008-04-08 22:31:24     Puan :
20 genc fidan,20 güzel yoldas.kürdistan tarihine altindan yazilacaksiniz.cünkü yeriniz halkin kalbinde ,türkünüz dilimizde..sizi gönülden aniyoruz kaniniz yerde kalmiyor diyoruz...biji sere me li bagoke
biji serok apo
biji pkk
biji kürdistan
biji sere me li bagok e

En çok okunan haberler
· Güçlükonak’ta yaşamını yitiren gerillaların kimlikleri açıklandı
· Diyarbakır’da polislere yönelik eylemi HPG üstlendi
· Karayılan: Her olasılığa hazırlıklıyız
· 13 Ekim HPG BİM Açıklaması
· Karayılan: Süreç orta yoğunluklu savunmaya gidiyor
· Neçirvan ‘Federe Kürdistan’ı şirketi gibi yönetiyor
· 9 Ekim Komplonun yıl dönümünde Apocu Gençlerden Faşistlere Ağır Darbe
· Karayılan: Temsil hakkı verilmezse kopuş olur
· ‘Kopuşa doğru yol alıyoruz’
· Birand: PKK kimyamızı bozdu

Basından Seçmeler
· -Kürt Sorununa Kürtsüz çözüm- Nazım ALPMAN
· Motosikletli gerilla
· Kürt gazetecilerinden 'zincirli' protesto
· Derstandard: TSK gerillayı askeri olarak yenemez
· CNN: PKK toplumsal değişim için savaşıyor
· Le Monde: Kürt gerilimi yeniden canlandı
· Sınırdaki birlikler Oramar bölgesine kaydırıldı
· Kurd1, Roj TV’den çaldığı film ile yayına başladı
· Hapishaneler Yılmaz Güney filmlerinin yaratıldığı mekanlardı’
· Kürtler 36’ıncı paralele razı mı oldu?

© Rojaciwan.com