Gönderen: inceli_25 Tarih: 05.05.2008, 11:45:28 (9136 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
BEHDİNAN - Sipan Afrin, gerilla arkadaşlarını 16 yıldır bu tepelerde kalarak uçaksavarla savunuyor. 16 yıldır bu tepelerden hiç inmedi. Savunduğu hiçbir tepe düşmedi, çok sayıda kobra düşüren Sipan, ‘’Buradaki Kürdistan hava sahası benden sorulur. Kimse habersiz bu bulunduğum gökyüzü parçasında dolaşamaz’’ diyor.
Kamptan ayrıldık. Ancak kampta gördüğümüz gerillaların güzel gülüşlerini, bakışlarını yüreğimize nakşederek çıktık oradan. Bu kez yolumuz tam o iki yıldır tepelerin başında ağır silah ve askeri literatürde uçaksavar olarak geçen silahın başında nöbet bekleyerek geçiren Sipan adındaki gerillanın kaldığı tepeye çıkıyordu.
Yanına çıkıp Sipan’la yaşamını, kaldığı tepeleri, tepelerde geçirdiği 16 yıl boyunca yaşadıklarını, atlattığı tehlikeleri ve bu yıllardan ona anı olarak kalan izleri konuşacaktık. Sabah yola çıktık durmadan tırmandık. Alta taze bahar yaşanmasına rağmen zirveye doğru çıktıkta kışa doğru yürüyormuşuz gibi geliyordu bize. Çünkü zirvelerde hala kar vardı. Yolun bir kısmını kar içinde yürüyerek akşama doğru Sipan’ın kaldığı tepenin doruklarına ulaştık.
Karşılama töreninden sonra Sipan bizi çadıra alarak sıcak bir çay tutuşturdu elimize. Çaydan sonra akşam yemeği faslı başladı.
Yemek ve çayın ardından Sipan yanında kalan genç gerillalara bir yerden görünmeyecek şekilde bir kuytulukta ateş yakmalarını istedi. Ne de olsa o bölgenin en yüksek tepesindeydiler ve ateşleri her yerden gözükebilirdi. Bu da gerillacılık açısından oldukça bariz sayılan bir kural ihtilaliydi. Gerillacılıkta kural ihlali sadece ihlal da bulunana değil, ondan çok korumakla görevli olduğu arkadaşlarına zarar verir. Hava kararınca yerde kar olmasına rağmen hava açıktı. Gökyüzün ise nazlı nazlı süzülen tepsi büyüklüğünde bir ay vardı. Ay ışığının altında ateşin etrafında oturunca Sipan’nın hayat hikayesini anlatmasını istedik.
DOÇKACI SİPAN
Sipan 42 yaşında olduğunu, 1981 yılında Suriye’de askerlik yaparken Suriye-İsrail savaşına uçaksavarcı olarak katılmış, uçaksavar kullanmayı orada öğrenmiş. Gerillaya 1992 yılında katıldığını, o günden bu yana hep en yüksek tepelerde kalarak uçaksavar kullandığını söylüyor: “Sürekli aynı işin yapınca insan bazen bazen onunla anılır. Benim içinde durum şimdi bu. Yani arkadaşlarım arasında ‘doçkacı’ yani ‘uçaksavarcı Sipan’ olarak anlıyorum. Doçka yani uçaksavarlar oldukça ağır ve taşınması zor silahlardır. Ancak ben pratikteyken bile yani Botan, Zogras gibi iç eyaletlerde bile hiçbir zaman doçkasız kalmadım. Büyüklerini yanımda bulundurama ve taşıma imkanım olmadığı zamanlarda en küçüklerinde birini sürekli yanımda gezdirmişim.”
SAYISIZ ÇATIŞMAYA KATILMIŞ
Gerillada Botan, Behdinan ve Zagros gibi eyaletlerde kalmış. Oralarda sürekli tepelerde uçaksavarcı olarak gerillacılık yapmış. Sipan sayısını hatırlamayacağı kadar çatışmaya katılmış, defalarca hava saldırılarına maruz kalmış ve bazılarından yara alarak kurtulmuş. Ama hiçbir koşulda uçaksavar silahını kullanmaktan vazgeçmemiş. 93 yılında çok önemli bir görev olan Botan-Behdinan konferansının güvenliğinin sağlanması görevinin kendisine verildiğini, bu sorumluluk bilinciyle tepede uçaksavarını kurarak görevine başladığını anlatan Sipan, “Konferans başlar başlamaz konferans alanı üzerinden uçaklar uçmaya başladı. Bir süre sonra bu uçaklara iki tane de kobra eklendi. Durmadan dolaşıyorlardı. Ben ilk fırsatta bir kobrayı vurdum. Ortalık bir anda toz duman oldu. Kobra ve uçaklar tepede bulunan bizlere yöneldiler. Bize hiçbir şey olmadı çünkü vurulan onlar oldu. Bir kobra vurulunca hemen geri çekildiler ve bir daha da gelmediler. Benim oradaki görevim arkadaşlarımı savunmaktı ve bende onu yaptım. Koşullar ne olursa olsun arkadaşlarımı savunacağım. Geçmişte de bunu yaptım bugünde bunu yapıyorum gelecekte de bunu yapacağım. Tabi ki var olduğum sürece” diyor.
‘HAVA SAHASI BENDEN SORULUR’
‘’Buradaki Kürdistan hava sahası benden sorulur. Kimse habersiz bu bulunduğum gökyüzü parçasında dolaşamaz’’ diyen Sipan, 16 yıllık gerillacılık yaşamında ve özellikle de uçaksavar kullanan bir gerilla olarak bir çok şey yaşamış. En korkunç çatışmaları ve nefes aldırmaz hava saldırılarına tanıklık etmiş.
Şimdiye kadar hiçbir çatışma ve hava saldırısına karşı tuttuğu tepeyi bırakmadığını ve kendisinin tuttuğu hiçbir tepenin düşmediğini anlatan Sipan şöyle diyor: “En sert ve kıran kırana süren bir savaş ’97 yılında Türklerin Güneye yani Zap’a yaptıkları operasyonda yaşandı. Arkadaşların tuttuğu tepelerin çocuğu düştü. Ben o sırada Cudi tepesindeydim. O tepe düşmedi ve savaşın sonuna kadar da elimizde kaldı. Bir kobra düştü diye kamuoyuna yansıdı. Oysa o yıl bir değil, o alanda üç kobra düştü. Türk güçleri çekilence bu kez, Türkiye’nin Şeladizê ve Amediye’deki güçlerinin üzerine intikam amaçlı gittik. Ben o sırada uçaksavarımı bu iki kentin üzerine kurdum. Uçaksavarımı etkisizleştirmek için 15 gün boyunca uçaklar, havanlar ve obüslerle vurdular. Karşıma iki tanede uçaksavar kurdular. Ancak ben yine tepeyi bırakmadım. Silahım darbelendi ancak bana bir şey olmadı. Darbelenen silahımı bizim her şeyimiz olan ‘şutuğumla’ bağlayıp çatışmaya devam ettim. Sonunda biz değil onlar geri çekildi”
‘DOÇKA İLE ARAMIZDAKİ KUTSAL BİR İLİŞKİ VAR’
1996 yılında tutmakla görevli olduğu Cudi tepesinde Türkiye savaş uçaklarından atılan bir füze ve ’98 yılında Amediye tepesine yapılan bir tank vuruşuyla yaralanıyor Sipan.
16 yıldır tepelerde olmasına rağmen yaptığı görevin kutsal bir görev olduğunu söyleyen Sipan, doçka ile arasında ‘kutsal’ bir ilişki olduğunu ifade ediyor: “Mücadelemiz varolduğu sürece ben bu tepelerin ve uçaksavarın başında olacağım. Devrimci mücadelemizde bana bu görev düşmüş. 16 boyunca bu görevi yaptığım için ben doçkaya o da bana bağlandı. Günlük olarak temizliğini yaparak bakımını yapıyorum. Kendimden çok onun temizliğine önem veririm. O yüzden bugüne kadar hiç elimde durmadı. Ona hep değer verdim o yüzden o da beni hiç yarı yolda bırakmadı.”
ARABİSTAN’DA İŞÇİYKEN GERİLLAYA KATILDI
Sipan, PKK hareketine Suudi Arabistan’da işçilik yaparken katıldı. Gerilla saflarına katılmaya karar verdiği 92 yılında ilk gittiği yer Mahsum Korkmaz Akademisi oldu. Bir süre akademide kalıp eğitim gördükten sonra savaş sahasına geçti. Gerilla saflarına ağabeyiyle birlikte katıldığını belirten Sipan, ancak dağda ağabeyini hiç görmediğini ve ağabeyinin 94 yılında Botan’da girdiği bir çatışmada yaşamını yitirdiğini söyledi.
Sipan Afrin, Suriye ordusunda yer aldığı yıllarda Golan tepelerinde bir İsrail uçağını da düşürmüş: ‘’Sonunda ülkem için bir şeyler yapmam gerektiğini bildiğin için gerillaya katıldım.”
16 yıldır tepelerde uçaksavarla savaşmayı sürdüren Sipan Afrin savaşın olmadığı günlerde resim yapıyor. Tepelerde sincap besliyor, evcilleştirdiği birkaç kuşla zamanını geçiriyor.
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: firat_fr Tarih : 2008-05-05 18:01:26 Puan :      |
|
|
apocu genclik senin verdiginin mucadeleyi selamliyor. |
|
Yazan: recep-40 Tarih : 2008-05-05 18:57:12 Puan :      |
|
|
Yazan: hazderamed Tarih : 2008-05-05 21:27:34 Puan :      |
|
bravo hewale sipan seninle grur duyuyorum. o zirveler gerçekten senden sorulur hewale sipan ne mutlu kürdüm diyene biji apo...
|
|
Yazan: osman12 Tarih : 2008-05-06 17:06:42 Puan :      |
|
|
gurur verici bi tablo sizin sayenizde gururlanıyoruz... |
|
|
|
 |
| |
|