KCK: KCK’den Mayıs ayı şehitleri açıklaması
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 17.05.2008, 14:27:44 (3119 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
BEHDİNAN: KCK Yürütme Konseyi, 18 Mayıs 1977 tarihinde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren Haki Karer şahsında Mayıs ayında hayatını kaybeden devrimciler anısına bir mesaj yayınladı.

Başta Haki Karer olmak üzere Kürt özgürlük hareketinin ilk geliştiği dönemlerde Mayıs ayında birçok devrimcinin hayatını kaybettiğinin belirtildiği açıklama şöyle: “Mücadele tarihimizde önemli ve ilk şahadetlerin yaşandığı Mayıs ayı şehitler ayı olarak kabul edilmiştir. 18 Mayıs 1977 yılında özel harp dairesine bağlı ajan-provokatör bir grup tarafından Haki Karer yoldaş katledilmiştir. İlk büyük şehidimiz olan Haki Karer yoldaşın bu dönemdeki şahadeti Kürdistan’da yeni bir sürecin başlangıcını teşkil etmiştir.

Yine aynı gün 1982 Amed zindan koşullarında teslimiyete, aşağılanmaya, insanlık dışı uygulamalara, işkencelere karşı bedenlerini ateşe vererek eylem geliştiren Ferhat Kurtayların ölümsüzleştikleri tarihsel bir gün olmuştur. Daha sonra aynı gün ve aynı ayda yüzlerce şahadet yaşanarak, Mayıs ayını bir şahadetler ayı haline getirmiştir. Kahraman şehitlerimizin harcadıkları emek ve döktükleri kanlarıyla destanlar yaratarak toplumsal diriliş devrimine yol açan 18 Mayıs ve tüm Mayıs ayı şehitleri şahsında bütün devrim şehitlerini büyük bir minnetle anıyoruz.

Haki Karer yoldaşın döktüğü kanın anısına bağlılığın bir gereği olarak Önder Apo parti programını yazmış ve tarihsel direniş kararı anlamına gelen partileşme sürecini başlatmıştır. Sömürgeci asimilasyon politikası altında yok oluş sürecine tabi tutulan Kürdistan halkı, alınan bu ulusal direniş ve var olma kararı temelinde PKK öncülüğünde yeni bir sürece girmiştir. 18 Mayıs kararlaşması temelinde başlayan mücadelemiz, her aşamada önemli şahadet halkaları yaratarak bugünkü gelişme düzeyini ortaya çıkarmıştır. Özgücüne dayanan Kürdistan Özgürlük Hareketi gelişen saldırılar karşısında var olma mücadelesinde halkımızın en seçme gencecik evlatlarının kanını dökerek toplumsal bir güç olmayı başarmış ve önemli kazanımlar elde etmiştir. Hareketimiz bugün var olan her şeyini şehit kanı temelinde elde eden ve gerçek bir şehitler hareketi haline gelen bir harekettir.

Yok etme kararına ve inkar-imha politikasına karşı direnen özgürlük hareketini tasfiye etmek amacıyla geliştirilen çok yönlü saldırılar sonucu uluslar arası komplonun Önderliğimizi esir alındığı bilinmektedir. Buna rağmen Önderlik çizgisini ve hareketimizi tasfiye edemeyen egemen güçler İmralı’da eşine rastlanmayan bir statüde tutulan Önderliğimize karşı uyguladıkları izolasyon ve tecritle beraber 2006 yılı sonlarında kimyasal bir saldırı sürecini başlatmışlardır. Bu tespit uluslar arası bir kuruluş olan CPT’nin yaptığı analizlerle de doğrulanmıştır. Uluslar arası bir kuruluş olan CPT statüsü gereği taşıdığı kaygılardan dolayı doğrudan ‘zehirlenme yapılmıştır’ dememiştir. Zaten Türkiye’yi doğrudan sorumluluk altına alacak bir suçlamayı yapmayacağı beklenmekteydi. Ancak CPT’nin resmi olarak tespit ettiği bulgular Paris Enstitüsü’nün raporunu da doğrulamıştır. Hem CPT, hem Paris Enstitüsü’nün raporlarındaki bilimsel verilere göre Önderliğimizin vücudunda olması gerekenden çok daha fazla yabancı kimyasal maddeler tespit edilmiştir. Bu maddelerin Önderliğimizin sağlığı üzerinde ciddi ve kalıcı bir tehdit oluşturmuş olduğu kesindir. Hatta CPT’nin üç ayda bir tahlil edilip sonuçların kendisine iletmesini istemesi durumu da bu konuda bu kurumun da ciddi kaygılar taşıdığını göstermektedir. Ancak halkımızın hassasiyeti ve bütün istemlerine, yine uluslar arası kurumların bu konudaki taleplerine rağmen, Türk devleti şimdiye kadar Önderliğimizin aciliyet arz eden kapsamlı tedavi koşullarını yaratmamış, çok gerekli olduğu tespit edilen kapsamlı tedavi ihtiyacı giderilemediği için sağlık koşullarında herhangi bir iyileşme yaşanmamıştır. Bu yaklaşım açıktan çürütme ve ölüme terk etme politikasının bir gereği olarak geliştirilmektedir. Türk devletinin hukuk ve insanlık dışı bu tutumuna karşı tüm halkımızın, barıştan, demokrasiden yana olan bütün demokratik kurumların ve insan hakları kuruluşlarının mücadele etmesi vazgeçilmez bir görev durumundadır. Çünkü Önder Apo şahsında Türk devleti büyük bir hukuksuzluğu ve insanlık dışı uygulamayı yaşarken, bununla beraber uyguladığı politikalarla katliamlar gerçekleştirmek ve halkımızı iradesizleştirmek üzere Kürdistan özgürlük dinamiklerini yok etmeyi amaçlamaktadır.

Türk devletinin bu politikasına karşı hareketimiz tarafından 9 Ekim 2007 yılında başlatılan Edi Bese Hamlesi’nin birinci aşaması başarıyla tamamlanmıştır. Bilindiği gibi Edi Bese Hamlesi ideolojik, politik, diplomatik, sosyal, kültürel örgütsel ve öz savunma boyutları olan bir hamleydi. Bu süre boyunca yurtsever Kürdistan halkı bulunduğu her yerde çeşitli düzeylerde eylemsellikler geliştirmiş, bu eylemselliklerini siyasal serhıldan biçiminde 2008 Newrozu ile doruğa çıkarmıştır. Aynı biçimde meşru savunma alanında da gelişen hamlesel çıkış önemli bir düzeyi ortaya çıkardığı bilinmektedir. Bu hamle döneminde hareketimiz her alanda bir toparlanmayı yaşarken, amaçları arasında bulunan uluslar arası bağımsız bir heyetin İmralı’ya gitmesi ve sonuçlarını açıklaması istemi CPT’nin gidişi ve raporunu açıklamasıyla gerçekleşmiştir. Bu anlamda hamlenin 1. aşaması önemli oranda tamamlanmış ve yeni koşullarda 2. aşamasını aynı kapsamda, ancak 1. aşamanın başarılarına dayanarak daha güçlü ve nitelikli geliştirilmesi gereği bir zorunluluktur. Çünkü hamlenin bugüne kadar ortaya çıkardığı önemli bir sonuç olarak CPT raporlarında kesinlik kazanan tecridin kaldırılması ve tedavinin yapılması gereği Türk devleti tarafından yerine getirilmemiştir.

Bu açıdan hamlenin bundan sonraki bölümü daha büyük önem kazanmaktadır. Her ne kadar son haftalarda avukat görüşleri düzenli oluyorsa da Önderliğin hemen her konuşmasına ilişkin verilen cezalarla hücre içinde hücre cezaları, dünyadan izolasyon yöntemleri ve tecrit olduğu gibi devam etmektedir. En önemlisi de tıbbi tedavi imkanları tanınmamaktadır. Bütün bu saldırılar, hukuk ve insanlık dışı uygulamalar ve saldırılar hareketimize karşı geliştirilen imha konsepti çerçevesinde planlı bir biçimde yürütülen uygulamalardır. Önderliğimizin, hareketimizin ve halkımızın bütün barış çağrılarına ve Kürt sorununu barışçıl-siyasal yöntemlerle çözme çabalarına karşılık Türk devleti uyguladığı devlet terörüyle savaşı dayatmaktadır. Sokak ortalarında insanlarımız kurşunlanırken, gençlerimizin kolları kırılmakta, analarımız yerlerde coplanırken, gerilla güçlerimizde hava ve kara saldırılarıyla imha edilmek istenmektedir. Kürt halkının haklı taleplerini bastırmak için Türkiye’yi uluslar arası ve bölgesel güçlere pazarlamaktan çekinmeyen AKP hükümeti, en kirli yöntemlere başvurmaktadır. Ciddi çelişkiler yaşayan sistem güçlerinin ittifak noktası Kürt halkının katledilmesi ve Kürdistan’da bir tür soykırımın geliştirilmesidir. Geliştirdikleri bütün kara ve hava saldırılarından sonuç almayan Türk devleti, son umudunu Kürtler arası çıkarmayı düşündüğü çatışmaya bağlamış ve bunun için her türlü ahlak dışı pazarlama ve yöntemler içerisine girmiştir.

Buna karşı Kürdistan’ın dört parçasında bulunan tüm yurtseverlerin, Türkiye’nin barıştan, halkların kardeşliğinden ve bir arada yaşamaktan yana olan tüm demokratik güçlerin mücadele etmesi bir görev durumundadır. İktidarı uğruna her şeyi yapabilecek AKP ile ırkçı-şövenist savaş rantçılarının Türkiye’yi tehlikeye sürükleyen, halklar arası düşmanlığa yol açan bu politikasına karşı mücadele etmek ve hakların demokratik düzenini geliştirmek için Edi Bese Hamlesi’nin 2. aşamasını daha güçlü bir biçimde geliştirmenin gereği vardır.

Demokrasi, özgürlük ve barış çizgisinde tüm devrim şehitlerinin anısına bağlı kalmanın bir gereği olarak Edi Bese Hamlesi’nin 2. aşamasını şehitler günü olan kutsal 18 Mayıs’ta startını vermek ayrı bir önemi ve anlamı olmaktadır. Bu açıdan 18 Mayıs’tan itibaren başlayacak olan hamlenin öncelikli amacı ‘İmralı İşkencesine Son ve Acil Tedavi’ sloganları ekseninde Önderliğin yaşamına sahip çıkma temelinde tüm saldırılara karşı cevap olmaktır. Hamlemizin nihai amacı ise ‘Önder Apo’ya Özgürlük, Kürdistan’a Barış’ sloganı ekseninde Kürt sorununda demokratik çözümü geliştirmektir.

Hamlemizin temel amacı Kürt Halk Önderliği’ne, özgürlük gerillasına, halkımızın demokratik sosyal, siyasal ve ekonomik yaşam alanına karşı Türk devletinin yürüttüğü politikalara artık yeter demektir. Aşağılanmaya, ikinci sınıf vatandaş muamelesine tabi tutulmaya, açlık içinde tutularak teslim alınmaya, insan onuru ve haysiyetine yakışmayan dayatmalara, coplanmaya, işkenceye Edi Bese demek için tüm yurtsever halkımızı hamleye daha güçlü katılması gerekmektedir. Özellikle hamlenin ilk aşamasında sağlanan gelişmelere dayanarak bu ikinci aşamayı mutlaka zaferle taçlandırmak için demokratik çözüm ve özgürlük yolunda daha güçlü yürümek için herkesin fedakarlık yapmaya ve güçlü katılmaya çağırıyoruz. Başta özgürlük yolunda Zilanlaşmakta olan ve büyük fedakarlıklar sergileyerek rolünü oynamaya çalışan yurtsever Kürdistan kadını ve toplumun geleceği durumunda olan yiğit Kürdistan gençliği olmak üzere tüm yurtsever sosyal kesimleri, kurum ve kuruluşları tüm Kürdistanlı özgür yurttaşları Edi Bese demeye ve hamlemize tüm gücüyle katılmaya çağırıyoruz.

Kutsal şehitlerimizin anısına bağlılığın bir gereği olarak, şehitlerimizin fedakarlığı ve kanıyla yaratılan mücadele zeminini doğru değerlendirmeye ve bu tarihsel süreci başarıyla taçlandırmak üzere başta KCK sistemi içinde bulunan kadrolar olmak üzere, tüm çalışan yurtsever, demokratik, kesimleri görev başına davet ediyoruz”.

..

ANF NEWS AGENCY
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: roda_dildar     Tarih : 2008-05-17 17:27:56     Puan :
bütün şehitlerimiz önünde saygıyla egiliyorum onların biraktıgı yolda ilerliyoruz şehidé me rümeta mene
biji pkk
biji hpg
biji serok apo
biji kürd ü kürdistan
ji hemi kesira serkeftin
an mirin an azadi

Yazan: azadcan42     Tarih : 2008-05-18 10:41:12     Puan :
oncalikle mayis sehitlerini saygiyla aniyorum vur pkk acima bu genckik takipcindir linz gencligi her zaman sizinlan haydi genclik eylemlere biji apo biji kurdistan faisimi olum her yerde

En çok okunan haberler
· 45 gerilla adayı mezun oldu
· İnfaz edip kulağını kestiler, üzerinde sigara söndürdüler
· Sttutgarta Gençler iki ülkü ocağı bastı
· 28 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
·  25 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Mardin'de sağ yakalanan iki gerilla kurşuna dizildi-FLASH-
· 27 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Bitlis'te çatışma: 3 korucu öldü
· Bir buçuk saatte gerilla kıyafeti!
· Zap bozgununu unutamayacak

KCK
· ‘Agitleşmek zaferin garantisidir’
· KNK: 15 Ağustos halkımıza kutlu olsun
· Türk anaları 'Kürdistan bizim neyimize' diyebilmeli
· Kerkük için ulusal politika şart
· Bayık: Ergenekon’u devlet görevlendirmiştir
· KCK: AKP gerçek suçluları koruyup gizliyor
· Karayılan’la çay içmek
· Bayık: Kerkük Kürdistan’ın bir parçası olmalı
· Cemil Bayık: Demokratikleşme değil, yeni saldırı konsepti var
· KCK: Kerkük ve Güngören saldırıları aynı odakların işi

© Rojaciwan.com